İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, kasko sigorta şirketinin trafik kazası sonrası ödediği hasar bedelini halefiyetle davalıdan rücu ederek itirazın iptalini talep ettiği dava.
Özet: Bu hukuki evrak, kasko sigortalısına trafik kazası sonucu ödediği hasar bedelinin bakiye kısmını, Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu iddia ettiği diğer araç sahibinden rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile yüzde yirmi oranında icra inkar tazminatı talep eden bir sigorta şirketinin davasını ele almaktadır; davalı ise kazada kusurunun olmadığını, davacının sigortalısının kusurlu olduğunu ve talep edilen tazminat miktarının gerçekçi olmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████ DAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : 18.07.2024KARAR TARİHİ : 23.06.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu --- plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ---- numaralı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, 09.05.2022 tarihinde -----plakalı araçların karıştığı kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre ---- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle 72.053,73-TL tazminatın 21.06.2022 tarihinde ----ödendiğini, TTK.nun 1472. maddesi gereği halefiyet ilkesi uyarınca --- plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ----- poliçe limiti olan 50.000,00-TL'nin 28.07.2022 tarihinde tahsil edildiğini, bakiye kalan 22.053,73-TL tutar için araç maliki --- sorumlu olduğunu, davalı tarafa yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını, ----- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, alacağın likit olması nedeniyle davalı aleyhine yüzde yirmi oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; ---. İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptalini, takibin 22.053,73-TL asıl alacak ve 21.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamını ve yüzde yirmi oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı --- cevap dilekçesinde özetle; 09.05.2022 tarihinde sürücülüğünü --- yaptığı --- plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza neticesinde kendisine ait ---- plakalı aracın hasar gördüğünü, kazada hiçbir kusurunun bulunmadığını, 09.05.2022 tarihinde ---- geçiş yaparken kavşağın boş olduğunu kontrol ettiğini ancak davacı tarafından sigortalanan ---- plakalı aracın aşırı hızla gelerek kendi aracına ve başka bir araca çarptığını,---- yorgun ve uykusuz olduğunu, işe yetişmek için hız yaptığını ve 100 - 120 km hızla ilerlediğini beyan ettiğini, olay yerinde tutanak tutulmasına rağmen sonradan farklı beyanlarda bulunulduğunu, bu nedenle ---Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyası ile dava açtığını, kazanın davacının sigortalısının trafik kurallarına ve hız sınırına uymamasından kaynaklandığını, davacının sigortalısının tam kusurlu olduğunu, bu sebeple kusur oranının tespiti için olay yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının talep ettiği maddi tazminat miktarının gerçekçi olmadığını, soyut nitelik taşıdığını ve gerçek zararın saptanması için gerekli ayrıntıları içermediğini, davacıların zarar kalemlerini ispat etmeleri gerektiğini, tazminat taleplerinin haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, bilirkişi incelemesi ile davanın reddinin gerektiğini, kazada tarafına izafe edilecek bir kusur bulunmadığını, oluşan zararlardan sorumluluğunun olmadığını, istenen faiz türüne itiraz ettiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, dava masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araç ile davalıya ait araç arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı tarafından kasko sigortalısına ödenen bedelin halefiyet kuralları gereğince davalıya rücu edilmesi için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Dava dışı kişiye ait ---- plaka numaralı hususi otomobil, ---- poliçe numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile 07.09.2021 tarihi ile 07.09.2022 tarihi arasında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır.---- plakalı araç davalıya aittir. 09.05.2022 tarihinde --- (davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan araç),--- (davalıya ait araç) ve----- plakalı araçların karıştığı dava konusu kaza meydana gelmiştir. TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir.Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç malikinin tacir olmaması, aracın hususi nitelikte olması ve davalının tacir olmaması dikkate alındığında somut davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli mahkemenin -----Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,2-Yargılama giderleri ile harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.