Trafik kazası sonrası araç değer kaybı nedeniyle sigorta şirketine açılan tazminat davasında, yapılan kısmi ödemenin yeterliliği ve ek tazminat talebi tartışması.
Özet: Trafik kazası sonucu park halindeki aracında oluşan değer kaybının tespiti ve tazmini talebiyle açılan davada, davacı vekili, davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın müvekkilinin aracına çarpmasıyla oluşan hasar nedeniyle sigorta şirketinden kısmi ödeme (35.000 TL) alındığını ancak gerçek değer kaybının bu miktarın üzerinde olduğunu belirterek, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamaması üzerine temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tam değer kaybının ödenmesini talep etmiş; davalı vekili ise, yapılan 35.000 TLlik ödemenin farklı değer kaybı hesaplamalarına (28.077 TL veya 30.634 TL) göre sorumluluklarını fazlasıyla karşıladığını ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ███████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- plakalı araç 23.09.2024 tarihinde --- İli ----- İlçesi --- Mahallesinde seyir halindeyken maruz kaldığı trafik kazası sonucunda maddi hasara uğradığı, Söz konusu kaza, diğer araç sürücüsü olan ----- poliçe numarası ile davalı şirkette sigortalı bulunan----plakalı aracın müvekkilin park halindeki aracına çarpmasıyla gerçekleştiği, Bu olay üzerine müvekkil tarafından 13.11.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, davalı tarafından ---- sayılı değer kaybı dosyası açıldığı, Davalı tarafından açılan bu dosya kapsamında müvekkile █████/2024 Tarihinde 35.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığı, Ancak müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı bu miktarın üzerinde olduğundan tarafımızca arabuluculuk süreci başlatıldığı, davalı şirket ile arabulucu görüşmesi sonucunda anlaşma sağlanamadığından iş bu davayı açma zorunluğu hasıl olduğu, Sunulan sebepler doğrultusunda, tarafımızca ileri sürülen haklar, fazla talepler hariç tutularak saklı tutulduğu, gerçek zararın belirlenmesi mümkün olmadığından öncelikle müvekkilin aracında oluşan hasarın davalı sigorta şirketi tarafından temerrüde düştüğü tarihten itibaren ticari faizle birlikte talep edilmekte olup, yargılama esnasında yapılacak bilirkişi incelemesinde daha yüksek bir miktar ortaya çıkması durumunda fazla talepler de saklı tutulduğu, fazla olan haklarımızın korunması şartıyla davanın kabulüne, şu aşamada gerçek zararın belirlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle 100 TL değer kaybının davalı tarafından temerrüt tarihten itibaren işleyecek ticari faizle birlikte ödenmesine, yargılama piderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçlu taraflara yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusunun █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı tarafın değer kaybı bedeli talebi olduğunu, ilgili kazaya karışan ---- plakalı aracın müvekkili ----. Tarafından █████/2024 - █████/2025 tarihlerini kapsayan ----- poliçe numaralı Karayolları Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalanmış olup, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı aracın kusuru oranında poliçe limitleri ve poliçe dönemi ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından işbu davaya konu olmuş █████/2024 tarihli kazada ---- Plakalı araç için toplam 56.424,07 TL ödeme yapıldığını, █████/2024 tarihinde ----- Şirketi'ne eksper raporu doğrultusunda rücuen 21.424,07TL hasar bedeli tazminatı ödemesi yapıldığını, █████/2024 tarihinde davacı tarafın vekilliğini üstlenen----- reel değer kaybı hesaplaması doğrultusunda 35.000,00TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, uyuşmazlık konusu araçta meydana gelen değer kaybı zararının ekte sunulan değer kaybı hesap raporunda ve aşağıda görüleceği üzere iki farklı hesaplama yöntemi ile hesaplandığını, ancak ---. sayılı AYM kararı doğrultusunda müvekkili şirketin başvuran tarafa reel değer kaybı hesaplamasına göre █████/2024 tarihinde 35.000,00TL tazminat ödemesi yaptığını, Reel hesaplama neticesinde yapılan bu ödeme ile tüm sorumluluklarının yerine getirildiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlar Ek-1 Değer Kaybı Tazminatı Hesaplamasına Göre; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarında 04.12.2021 tarihli ---- Gazete ’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar, “Ek-1 Değer Kaybı Tazminatı Hesaplaması” tablosunda yer alan kriterler esas alınarak, mağdur aracın meydana gelen kaza sonrası uğradığı değer kaybının 28.077 TL olduğu tespit edildiğini, Reel Değer Kaybı Tazminatı Hesaplamasına Göre; Değer kaybı hesabında, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si,metal yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orijinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan kısımları ve aracın onarımında kullanılan parçaların niteliği gibi temel kıstaslar göz önünde bulundurularak 14.02.2023 tarihli ----. sayılı AYM kararı doğrultusunda Reel olarak 30.634,00 TL değer kaybettiği tespit edildiğini, yapılan bu reel değer kaybı hesaplamasına göre █████/2024 tarihinde 35.000,00 TL değer kaybı tazminatı başvuran yana ödendiğini, Ekspertiz Raporu ve dekont dilekçe ekinde sunulduğunu, ----- plakalı araç bakımından Karayolları Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi maddi araç başına sigorta limiti 200.000,00 TL olup; ----- bu teminat limiti ile sorumlu olduğunu, yapılan ödeme itibariyle araç başına bakiye poliçe limitinin 143.575,93-TL kaldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun bu bakiye limit ile sınırlı olduğunu, hasar dosyası kapsamında yapılacak ödemelerin teminat limitiyle sınırlı olduğnu, bu nedenle Mahkeme tarafından hasar dosyası kapsamında yapılmış olan ödemelerin teminat limiti kapsamını aşıp aşmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmekte olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacının huzurdaki dava bakımından talep ettiği değer kaybı tutarı net bir şekilde tespit edilebilir bir zarar kalemi olduğunu, davacı tarafından kesin olarak belirlenebilir bir rakam mevcutken belirsiz alacak davası açılması kabul edilemeyeceğini, davacının dava öncesi ekspertiz raporu alarak dosyaya ibraz ettiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, Reel değer kaybı hesaplaması sonucu alınan ekspertiz raporu sonucunda yapılan ödeme ile poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluk yerine getirildiğinden değer kaybı talebinin esasına ilişkin inceleme yapılmadan usulden reddi gerekmekte olduğunu, değer kaybı talebinin reddi gerektiğini, davacıya ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini talep ettiklerini, faiz talebinin reddini aksi halde haksız fiil hükümleri kapsamında yasal faiz uygulanması gerektiğini, KTK'nın tazminatın biçimi ile ilgili borçlar kanunun haksız fiil hükümlerine gönderme yaptığı ve borçlar kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğu, ayrıca müvekkil şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında uygulanacak faizin her halde yasal faiz olacağı açık olduğunu beyan ederek ihbarı kabul etmediklerini, haksız davanın reddini, yargılıma giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat isteminden ibarettir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat çıkartılmış, araç tescil bilgileri, hasar dosyası, poliçe ve tramer kayıtları incelenmek üzere dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere uzman bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Dosya muhteviyatında bulunan bilgi ve belgeler birlikte nazara alındığında, kaza yerinin konumu ve mahal şartlarla dikkate alınarak olay değerlendirilip. yukarıdaki hususlar muvacehesinde 08.09.2024 tarihinde meydana gelen Muddi Hasarlı Trafik Kazasında; Sürücü---- sevk ve idaresindeki ----plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: 04 100 kusurlu olduğu, -----plakalı araç sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde 4ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı, Yargıtay uygulamaları doğrultusunda “aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ne olduğunun, daha önce aracın karıştığı kazaların neler olduğu ve bunların değer kaybına etkisinin olup olmadığı”, hususları çerçevesinde yapıları teknik incelemede: Bu bilgiler dâhilinde----model araçta oluşan Değer Kaybı bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, DEĞER KAYBI BEDELİ - 50.000,00 TL Davalı sigorta firması tarafından 35.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, bakiye değerkaybı bedeli- 50.000,00 TL 35.000,00 71. - 15.000,00 TL olarak hesap edilmiştir." tespitinde bulunmuştur. Davacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporu ile tespit edilen tazminat ve tüm ferilerin ödendiğinden konusuz kalan davada müvekkili şirket yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Dava açıldıktan sonra davalı tarafın ödeme yaptığı, davacı vekilinin duruşmada, davanın konusuz kaldığını beyan ettiği anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, yargılama gideri talebi olmadığı ve herhangi bir alacağının kalmadığı beyanı olduğu görülmüş, hal böyle olunca davalının yalnızca harç ve arabuluculuk ücretinden sorumlu olmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Alınması gerekli 732,00-TL başvuru harcı ve 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,6-TL 'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına
3-Davacı tarafından yargılama gideri talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Dair, kararın davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!