Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, deprem ve liman yangınında zarar gören yüke ilişkin sigorta şirketinin itirazın iptali davasında, konişmentodaki Marsilya yetki şartı itirazını değerlendirdi.
Özet: Deprem ve liman yangını sonucu hasarlanan sigortalı emtia için yapılan ödeme sonrası rücuen alacak talebiyle icra takibi başlatan sigorta şirketinin, davalıların itirazı üzerine açtığı itirazın iptali davasında, liman işletmecisi, taşıyan ve diğer sigorta şirketini sorumlu tutarak tazminat ve icra inkar tazminatı talep ettiği, davalıların ise konişmento hükümlerine göre davanın Marsilya Ticaret Mahkemelerinin münhasır yetkisinde olduğunu ileri sürerek yetkisizlik itirazında bulunduğu, ilk derece mahkemesinin taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkin kararının istinaf incelemesine konu olduğu bu hukuki evrakta, tarafların iddia ve savunmaları detaylandırılmıştır.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : ████████ Esas ve ████████ Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı müvekkil sigortalısı ... İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ait polyester polipropilen makine halısı emtiası, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, davacı şirket sigortalısına ait polyester polipropilen makine halısı emtianın yüklü olduğu ... ve ... numaralı konteynerlerin ... liman sahasında gemiye yüklenmek için beklemekteyken █████/2023 tarihinde meydana gelen deprem ve sonrasında ... ... Limanında çıkan yangın akabinde hasarlandığını, ekspertiz incelemesi neticesinde ... ve ... numaralı konteynerlerin muhtelif kısımlarında yırtılma, ezilme, göçme, eğilme şeklinde deformasyonların meydana geldiği, yangından kaynaklı halıların üzerinde is emarelerinin mevcut olduğunu, söndürme çalışmaları kapsamında söndürme suyuna maruz kalarak ıslanan polipropilen ve polyester makine halılarının bir kısmının kurutulmak suretiyle kurtarılmaya çalışıldığı ancak yoğun şekilde ıslanan emtianın kokmaya başlamasından dolayı satış özelliğini kaybettiğini, söz konusu deprem sebebiyle yüklerde meydana gelen hasarlara ilişkin olarak ... Üniversitesi Öğretim Görevlileri tarafından tanzim edilen Teknik Rapor ile de davalıların meydana gelen hasardan sorumlu olduklarının tespit edildiğini, davalı ... ... Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş., TBK md.49 haksız fiil hükümleri, TBK md.561'de düzenlenen saklama sözleşmeleri hükümleri, TBK md. 572 maddesinde düzenlenen ardiyecinin saklama borcu hükümleri ve ayrıca TBK md. 69/II'de düzenlenen intifa hakkı sahiplerinin kusursuz sorumluluğu hükümleri uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş. TTK md. 1473 uyarınca meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı ... TBK md. 69/I uyarınca yapı malikinin sorumluluğu uyarınca limanda emtialarda meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, davalı ... SA'ya İzafeten ... ... A.Ş. taşıyan sıfatıyla TTK md. 1178 uyarınca meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, bu nedenlerle; ... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin ilgili konişmentoda yer alan yetki şartı nedeniyle davayı görmeye görevli ve yetkili olmadığını, Türk Ticaret Kanunu m.1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konişmentoya tabi olduğunu, davanın █████/2023 tarihli konişmentoya dayandırıldığını, bahse konu konişmentodan kaynaklanan bir uyuşmazlık doğması halinde Marsilya Ticaret Mahkemelerinin münhasıran yetkili olduğunu, ilgili maddenin tercümesinin “İş bu yük senedi ile belgelenen taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyan ve tacir arasında meydana gelen tüm talepler ve uyuşmazlıklar Marsilya Ticaret Mahkemesinde görülecektir ve buna ilişkin taleplere ve uyuşmazlıklarla ilgili olarak başka hiçbir mahkemenin yetkisi olmayacaktır.” hükmünde olduğunu, davacı konişmentonun tercümesini yetki şartını kapsayan maddeleri tercüme etmeden sunduğundan dolayı konişmentonun ilk sayfasının tercümesini ekteki gibi mahkemenin bilgisine sunduklarını, yetki şartı uyarınca bahse konu yük senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Marsilya Ticaret Mahkemeleri münhasıran yetkili olup mahkemenin işbu davayı görmeye yetkili olmadığını, bu nedenlerle; yetkisizlik sebebiyle davanın usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih,████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında, davacı tarafın taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebinde bulunduğunu, davalı tarafın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiğini, Türk Ticaret Kanunu m.1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konişmentoya tabi olduğunu, işbu davanın █████/2023 tarihli konişmentoya dayandırıldığını, konişmentonun yetki şartını kapsayan maddesinin “İş bu konşimento ile belgelenen taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyan ve tacir arasında meydana gelen tüm talepler ve uyuşmazlıklar münhasıran Marsilya Ticaret Mahkemesinde görülecektir ve buna ilişkin taleplere ve uyuşmazlıklarla ilgili olarak başka hiçbir mahkemenin yetkisi olmayacaktır.” hükmünü düzenlediğini, yetki şartı uyarınca bahse konu konşimentodan kaynaklanan uyuşmazlıklarda Marsilya Ticaret Mahkemeleri münhasıran yetkili olup mahkemenin davayı görmeye yetkili olmadığını, bu nedenlerle; davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konşimentodaki yetki şartıyla ilgili olarak Yargıtay'ın █████/2020 tarihli kararında, konşimentodaki yetki şartının geçersiz olduğuna ve uyuşmazlığın çözümünde Türk mahkemeleri'nin yetkili olduğuna hükmedildiğini, bu kapsamda yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı taşıyanın Türkiye'deki acentesinin aracılık etmiş olduğu bir taşıma ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin yetkili olacağını ve bu yetkinin münhasır yetki olacağını, konşimentonun üzerinde ... ... A.Ş.'nin taşıyanın acentesi olarak hareket ettiğinin not düşüldüğünü, konşimentonunda ... ... A.Ş. tarafından taşıyan adına düzenlendiğini, dava konusu konşimentonun İstanbul'da düzenlenmiş olup davalı taşıyanın Türkiye'de mukim acentesinin konşimentoyu düzenlediğini, davalının kendi yerleşim yerinde savunma haklarını kullanması daha kolay olmasına rağmen kötüniyetle hareket ederek MK m. 2'ye aykırı olacak şekilde yetki itirazında bulunduğunu, yetki anlaşmasının tek taraflı yapılamayacağını, yetki anlaşmasında taraflardan yalnızca birinin imzasının olmasının yetki anlaşmasını hukuken geçersiz kılacağını, yetki şartının bir an için geçerli olduğu düşünülse dahi yetki şartı borçlar kanununun 20 ve 21. maddeleri kapsamında "genel işlem şartı" olup yazılmamış sayılması gerektiğini, bu nedenlerle; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. Sayılı █████/2026 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak yerel mahkemenin yetkili olduğuna ve HMK m.353/a-3 uyarınca dosyanın yeniden görülmesi için ilgili yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesine, istinaf incelemesi süresince kararın icrasının geri bırakılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih,████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyana izafeten davalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemecesince davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesine konu olan uyuşmazlık, Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan hasar ödemesinin sigortalının halefi olarak izafeten davalı hakkında başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Taşımaya konu konişmentoda, "İş bu konşimento ile belgelenen taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyan ve tacir arasında meydana gelen tüm talepler ve uyuşmazlıklar münhasıran Marsilya Ticaret Mahkemesinde görülecektir ve buna ilişkin taleplere ve uyuşmazlıklarla ilgili olarak başka hiçbir mahkemenin yetkisi olmayacaktır." düzenlemesi bulunmaktadır. Yetki şartının bulunduğu bu düzenlemede davacının dava dışı sigortalısının imzası yer almamakla birlikte sigortalı ile taşıyan arasında ayrı bir navlun sözleşmesi de bulunmamaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1237. maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede 'taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı' öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır.TTK'nın 1228. Maddesine göre; konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Bu belge, bir gemi şirketinin veya onun yetkili acentesinin veya yükleme limanında acentesi yoksa gemi kaptanının malı yükletene verdiği, nama, emre ve hamile yazılı olarak düzenlenebilen ve belge konusu malların taşınmak üzere kabul edildiğini gösteren kıymetli evrak niteliğinde taşıma senedidir.Somut olayda konişmentonun yükletene verildiği ve konişmentoda yer alan ....nın hüküm ve koşullarına itiraz edildiğinin iddia ve ispat edilmediği gözetildiğinde taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler için uygulanması gereken navlun sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle onun yerine kaim olarak konişmento uygulanacaktır. Buna göre konişmentoda yer alan yetki şartı geçerli olup, dava, doğrudan acentenin şahsına açılmadığından konişmentodaki davacının dava dışı sigortalısını bağlayan yetki şartı , halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlar. Taşıma sözleşmesi konişmentoya göre ifa edilerek yük alıcısına teslim edildiğinden, konişmentodaki tüm şartlar halefiyet yoluyla davacı açısından da bağlayıcı niteliktedir.Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Buna göre bir sözleşmede genel işlem koşulları bulunması bu düzenlemeleri geçersiz kılmaz. Ancak sözleşme kapsamındaki karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının geçerli olması, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 20 vd. maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümler tacirler hakkında da geçerli olmakla birlikte, genel işlem koşullarının TTK'nın 18/2. Maddesinde düzenlenen her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Konişmentoda bulunan taşıyanın hüküm ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ithalat işiyle uğraşan gönderilen/alıcının taşıyanın "taşıma şart ve koşullarını" basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerekir. Diğer yandan TBK'nın 46/1. Maddesine göre, bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. .... adına acente olarak ... ... A.Ş. tarafından bildirilen gümrük özet beyanına konu taşıma, taşıyan .... tarafından kabullenilerek ifa edildiğinden artık acentenin yetki anlaşması yapabilmesi için bu hususta özel yetkisinin bulunup bulunmadığının önemi bulunmamaktadır. 5718 sayılı Yasanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi başlıklı 40.maddesinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarna göre tayin edileceği belirtilmiştir. Yetki anlaşmasının sınırlarına ilişkin olarak da 47. maddesinde düzenleme yapılmış ve anılan maddede, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, anlaşmanın, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olacağı, davanın ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülebileceği ifade edilmiştir. Bu düzenlemelere göre Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edilmelidir. Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta MÖHUK'un 47. maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir.Yabancılık unsuru bulunan eldeki davada, yetkiyle ilgili olarak MÖHUK'un 47. maddesi uygulanacak olup, Marsilya Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin yetki şartının geçerli olması karşısında iç hukuka ilişkin HMK'nın 18. Maddesinin uygulanma olanağı yoktur. Davalı tarafça süresinde milletlerarası yetki itirazında bulunulduğu ve davanın konusuna göre kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre yetkinin tayin edilmediği gözetildiğinde Türk mahkemelerinin yetkili olmadığının kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece milletlerarası yetki itirazının kabulü nedeniyle davanın usulden reddine dair karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih,████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar harcı başlangıçta peşin olarak alındığından yeniden davacıdan alınmasına YER OLMADIĞINA,3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır