Sigorta şirketinin, haksız eylemden kaynaklanan nakliye hasarı nedeniyle ödediği tazminatı taşıyıcıdan rücuen talep ettiği itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısının davalı nakliye firmasının aracıyla taşınırken zarar gören mallarına ödediği hasar tazminatını, TTK 1472/1 gereği halefiyet prensibiyle rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptali için dava açmıştır; davacı icra inkar tazminatı da talep ederken, davalı ise ödemenin lütuf olduğunu, aktif husumet eksikliğini, CMR kurallarına göre sorumluluğu olmadığını, hasar bildirim eksikliği ve zamanaşımı savunmalarını ileri sürmüş olup, daha önceki bir karar metninde davalının yeminden kaçınması nedeniyle davacı iddialarının kabul edildiği ancak taşıyıcının ağır kusuru yoksa sorumluluğun CMR 23/3 uyarınca kilogram başına 8.33 SDR ile sınırlı olduğu vurgulanmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████ DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : █████/2018KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ----. . yararına nakliyat muhataralarına karşı ---- sayılı poliçe kapsamında sigortasını sağladığı, emtianın davalının sorumluluğu altında ---- plakalı araçla ---- taşınırken hasar gördüğünü, dava dışı alıcı ----- unvanlı şirketin deposunda emtiada nakliye sürecinde oluşan hasarın tespit edildiğini, müvekkilinin yaptırdığı ekspertiz çalışması sonucuna göre sigortalısının zararını tazmin ettiğini, 12.07.2017 tarihinde 13.869,57 TL. hasar tazminatı ödemekle davalının sebebiyet verdiği zarar için sigortalısının halefi sıfatıyla müvekkilinin TTK md.1472/1'e göre davalıya rücu hakkı doğduğunu, ödenen hasar bedelinin rücuen tahsilini amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibinin itirazla durdurulması üzerine iş bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu beyan etmek suretiyle, davanın kabulü ile icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının geçerli bir poliçeye dayanmadan sigortalısına yaptığı ödemenin lütuf ödemesi niteliğinde olduğundan rücu konusu yapılamayacağı gibi davacıdan ödeme alan sigortalının müvekkiline rücu hakkı yoksa davacının da davalıdan talep edebileceği herhangi bir alacağının olmayacağını, dava konusu olayın taşımacının önlemesine olanak bulunmayan ileri geldiğini dava dışı sigortalının talep hakkı bulunmadığını, davanın aktif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, bu bağlamda talebin kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla davalının somut olayda üzerine düşen sorumluluğun, istenebilecek faizin ve mesuliyet sınırının davacı tarafın sigortalısına sovtaj bedelini gözetmeden yaptığı fahiş ödemeye ve onun talebine göre değil her halükarda taşımanın tabi olduğu kurallara göre belirlenebileceğini, bu kurallar çerçevesinde dava konusu hasar için müvekkiline CMR Md.17/4-c'ye göre mesuliyet yüklenemeyeceğini, kaldı ki CMR Md.30'da öngörülen şekilde müvekkiline nakliye sürecinde oluştuğu iddia edilen hasar için herhangi bir bildirim de yapılmadığını, 22.06.2017'de teslim edildiği belirtilen emtia için 23.11.2018'de ikame edilen işbu dava ve davaya konu edilen taleplerin ise CMR Md.32 hükmü uyarınca zaten zamanaşımına uğradığını beyan ederek davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından ve iddia edilen hasardan müvekkilinin sorumluluğu da bulunmadığından davanın reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİ VE GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle ---. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. İLK KARAR: Mahkememiz --- Esas, ----- karar sayılı ilamında; " Davalı şirket yetkilileri usulüne uygun davetiyeye rağmen yemin edası için Mahkeme huzurunda hazır bulunmamakla davacı tarafın yemin konu iddialarını kabul ettiklerini davacının iddiasını ispat etiğini kabul etmek gerekmiştir.Bununla birlikte tazminat bağlamında taşıyıcının kendisini sorumluluktan kurtarabilecek beyyinelerden istifade edemeyeceği ve nakliye sürecinde meydana geldiği sübuta eren zarardan dolayı taşıyıcının CMR Md.29 kapsamında ağır kusurlu olmadığı hallerde; CMR Konvansiyonumun 23/1. Maddesi gereği, taşıyıcıyı yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı eşyanın taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre TL. bazındaki taleplere yasal veya 3095 SK. Md.2/2'ye göre avans faizi oranında ticari faiz işletilmesi mümkün olsa da; CMR Md.27 uyarınca, taşıyıcıdan miktarını belirterek tazminat talep eden tarafından keşide edilen yazılı bildirimin yapıldığı tarihten; yazılı bildirim yapılmaması durumunda ise takip veya dava tarihinden itibaren yıllık %5 oranında maktu faiziyle birlikte tazminat ödemekle sorumlu tutmuş ve aynı maddenin 3. fıkrasında tazminat miktarının; hasar dolayısıyla zarar gören, eksilen ya da zayi olan malın brüt ağırlığının kilogramı başına 8.33 hesap birimini (somut olayda nakliye sürecinde hasarlanan brüt 155 kiloluk yük için [155 kg x 8,33 sdr=]1.291,15 SDR yi) aşamayacağı, 23/7-2. maddesinde de üst sınırın belirlenmesinde kullanılacak olan SDR kurunun taraflar aksini sözleşme ile kararlaştırmamış ise Mahkemenin karar verdiği tarihteki SDR kuru olacağı belirtilmiştir. Karar tarihi itibariyle ----- SDR kurunun TL için 12,2647 olduğu, buna göre 1.291,15*12,2647=15.835,57-TL olduğu, davacı talebinin de bu tutarın altında kaldığı görülmüştür.Nakliye sürecinde vuku bulan hasar/zarar/kayıp için taşıyıcının hak sahibine ödeyeceği tazminatın miktarı ise rücu durumu söz konusu olduğunda halefiyet ilkesi gereği, sigortacının sigortalısına gerçek zararın tazmini için ödediği tazminatın miktarı ile sınırlı olsa da CMR. md.25/2-a ve b'ye göre "CMR md.23/3'de öngörülen mesuliyet sınırını aşmaması kaydıyla", CMR md.23/1-2 ve 4'e göre belirlenen değerin hasar/kayıp nedeniyle azalmış kısmına göre belirlenir ve bunun için de önce eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız/noksansız değeri bulunur ve bu değere hasar/noksanlık için ödenen navlun ücreti, varsa gümrük vergileri ve taşıma ile ilgili diğer giderler ilave edilir; taşıyıcı, hak sahibine bunlar dışında başka tazminat ödemez. Bu kapsamda somut olayda bağımsız eksperin ihracat faturası birim fiyatına navlun bedelini ilave etmek suretiyle belirlediği hasar bedeli hesaplaması CMR Md.25' ve sair düzenlemelere uygun bulunmaktadır.Belirtilen sebeplerle; davacının davasının 13.869,57-TL asıl alacak üzerinden kabulüne, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 5 faiziyle takibin devamına, itibaren işleyecek yıllık % 5 faiziyle takibin devamına, takip konusu alacak takip öncesinde belirli bulunmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine " karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. BAM KARARI: ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesinin █████/2025 Tarih, -- Esas, ------ Karar sayılı ilamında: "...tüzel kişiler adına yemini eda etme veya reddetme yetkisi, tüzel kişinin, yeminin icrası anındaki yetkilisine aittir. Bu nedenle, yemin davetiyesinin doğrudan tüzel kişiliğe tebliği gerekir. Yeminin eda edileceği gün itibariyle temsil yetkisi bulunun yetkiliyi veya yetkilileri temsil belgeleriyle birlikte mahkemem huzurunda bulundurmak, tüzel kişiliğin sorumluluğundadır. Zira yemin, tüzel kişilik adına eda veya reddedilecektir. O hâlde, ilk derece mahkemesince, yemin davetiyesinin tüzel kişilik olan davalı yerine, temsilci olduğu iddia edilen kişilere yemin davetiyesi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olmuş, bu nedenle işin esası incelenmeksizin kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılarak yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. Davalı şirket yetkilisi ---- █████/2026 tarihli duruşmadaki beyanında; "Davaya konu kurutucu ünite emtiasındaki hasarın taşıma işi sırasında gerçekleşmediğine, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün değerlerim üzerine yemin ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Davacı taraf oluşan hasarın davalının ya da davalı çalışanlarının ihmal ya da kusurlarından ileri gelip gelmediğini ve süresinde hasar ihbarının yapılıp yapılmadığını ispat edememektedir.Davacı vekili, yemin deliline dayanmış, davalı şirket yetkilisi, davaya konu kurutucu ünite emtiasındaki hasarın taşıma işi sırasında gerçekleşmediğine, dair yemin eda etmiştir. Bu itibarla, takip konusu alacak ispatlanamamış olup, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, kötüniyet tazminatı yönünden ise; olayın özelliğinden davacının takipte kötü niyetli olduğu anlaşılamamaktadır. Davalı da davacının takipte kötü niyetli olduğunu ispatlayamamıştır. Bu nedenle şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebine hükmedilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE,2-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,3-Alınması gerekli 732,00-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 236,86-TL harçtan mahsubu ile bakiye 495,14-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan 80,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (red olunan dava değeri 13.869,57 TL üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücreti tutarı) 13.869,57-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya verilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.