Ticaret Mahkemesinde görülen özel sigorta sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasında görevli mahkemenin tüketici işlemi niteliği nedeniyle Tüketici Mahkemesi olup olmadığı inceleniyor.
Özet: Bu hukuki evrak, site yönetiminin elektrik panosu yangınından kaynaklanan hasarlar için sigorta şirketinden talep ettiği tazminat davasını ele almaktadır; davacı, ekspertiz raporunda birçok kalemin teminat dışı bırakıldığını ve kısmi ödeme yapıldığını iddia ederek, ortak alan sigorta poliçesindeki tanımların ve istisna maddelerinin geçersizliğini ileri sürerken, mahkeme, uyuşmazlığın hukuki niteliğini ve yargı yetkisi konusunu derinlemesine inceleyerek, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bir tüketici işlemi olup olmadığını değerlendirmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----------- yöneticiliği ile davalı sigorta şirketi arasında 19.07.2024 tanzim tarihli ve ---------- numaralı ortak alan sigorta poliçesi akdedildiğini, 06 Eylül 2024 tarihinde sitede meydana gelen elektrik panosu yangını neticesinde elektrik altyapısının hasar gördüğünü, arıza başvurularının yapıldığını, hasar gören kabloların yenilendiğini, izolasyon ve kazı çalışmalarının gerçekleştirildiğini, peyzaj alanlarının eski hale getirildiğini, kamera sistemi ve motorlar gibi diğer sistemlerin de zarar gördüğünü, davalı tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda zarar kalemlerinin büyük kısmının teminat dışı bırakıldığını ve 118.269,51-TL kısmi ödeme yapıldığını, poliçedeki ortak alan tanımının hasar gören tesisatı kapsadığını, elektrik kablolarının mekanik özelliklere sahip mühendislik malzemeleri olduğunu, poliçedeki istisna maddesinin genel şartlara aykırı ve geçersiz olduğunu, peyzaj ve kazı masraflarının poliçe kapsamında bulunduğunu, kamera sistemine uygulanan çoklu muafiyetin hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMADilekçeler teatisi ve ön inceleme tamamlanmadan dosya üzerinden karar verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. 6335 Sayılı yasanın 2. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. 6100 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesi gereğince görev kamu düzenindendir. Yine HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev, dava şartlarından olup, HMK.'nın 115/1 maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Amaç başlıklı 1. maddesinde aynen "Bu Kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir." hükmü bulunmaktadır. Yine aynı Kanunun 2. maddesi düzenlemesinde, "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar." hükmü bulunmaktadır.6502 Sayılı yasanın 3. maddesinde yapılan tanımlamalar uyarınca, d)Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu, ı) Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi," şeklinde tanımlanmıştır. Aynı yasanın 73. Maddesinde ise, Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmü düzenlenmiştir. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Somut olayda davacı şirketin site yönetimi olduğu ve tüketici konumunda bulunduğu ve davanın esasına ilişkin olarak taleplerin tüketici mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği kanaatiyle açılar davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026