Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinde ölümlü trafik kazası sonrası manevi tazminat talepli davanın, sigorta şirketinin sorumluluğu ve kusur tespitine ilişkin istinaf incelemesi.
Özet: Sigortalı bir aracın karıştığı ölümcül bir trafik kazasında yaşamını yitiren kişinin mirasçıları tarafından, ölenin yakınlarının duyduğu elem ve acı için sigorta şirketine karşı açılan manevi tazminat davasında, davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limitleri ve sürücünün kusur oranıyla sınırlı olduğunu savunurken, mahkemece alınan uzman raporu sonucunda kazada yayanın araç trafiğini kontrol etmeden ve kendi can güvenliğini tehlikeye atarak yola çıkması nedeniyle asli kusurlu, araç sürücüsünün ise yolun karşı istikametindeki duran minibüs nedeniyle alması gereken tedbirleri almaması sebebiyle tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C.

DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : █████/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın ... poliçe nosu ile genişletilmiş kaska sigorta poliçesi ile sigortalısı ... adına kayıtlı Kasım ... ve idaresindeki ... plakalı aracın, ... tarihinde ... ... karayolu ... KM sinde ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken ... İlçesi ... Mahallesi ... Mezrası yol kavşağında yolun karşısına geçmek isteyen ... çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkillerinin murisi ...'nun vefat ettiğini, kaza sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında araç sürücüsünün aracın hızını görüş yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiği için kusurlu bulunduğunu belirterek , ...'nun ölümü nedeniyle duyulan elem ve acı nedeniyle,müvekillerinden baba ... için ...TL,anne ... için ...Tl olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın ihbar tarihinde itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) DAVALININ SAVUNMASI:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın, müvekkil şirket nezdinde, ... poliçe no’lu ...-... vade tarihli kasko ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketi şahıs başına azami poliçe limiti ile sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi poliçe teminatı ile sınırlı olarak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunu yerine getirmek istediğini ancak davacıların buna izin vermediğini, müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine de hükmolunmamasını, hükmolunması halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami police limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını talep ve beyan etmiştir.
C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... Kararı ile; Dava, manevi tazminat davasıdır.
Uyuşmazlık konusunun ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında müteveffanın kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti, müteveffanın vefatı nedeni ile davacıların davalı sigorta şirketinden manevi tazminat talep edip edemeyeceğinin ve miktarının belirlenmesine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Dosyada bulunan kasko sigorta poliçesinin, davalı ... Sigorta ile ... plakalı araç için sigortalı ... ile akdedildiği,poliçe numarasının ... olduğu ve ...-... tarihlerini kapsadığı, kaza başına ...TL manevi tazminat klozunu içerdiği anlaşılmıştır.
... tarihinde meydana gelen trafik kazası incelendiğinde; kaza tarihinde jandarma tarafından kaza tespit tutanağı tanzim edildiği, tutulan tutanağa göre kazanın sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken ...'nun karşıya geçmek için yola çıktığı ve aracın sol kısmı ile ...'ya çarptığı ve kaza neticesinde ...'nun ağır şekilde yaralandığı, sürücünün yaralıyı hastaneye götürmek için uzaklaştığının belirtildiği anlaşılmıştır. Kazanın akabinde ... CBS tarafından soruşturmanın açıldığı, ... CBS ... Soruşturma sayılı dosya incelendiğinde trafik bilirkişisi ...'dan kusur raporu alındığı, raporda yaya ...'nun asli kusurlu ,...'ın ise kural ihlalinin olmadığının belirtildiği yine ... CBS tarafından rapor tanzimi için İstanubul ATK'ya müzekkere yazıldığı fakat henüz cevabının dönmediği gelen yazı cevabından anlaşılmıştır. Soruşturma dosyasında bulunan rapor (yayanın asli kusurlu olduğunu belirttiği diğer yandan sürücüye tali kusura hükmetmemesinini çelişki içermesi nedeni ile) hüküm kurmaya elverişli olmadığından hükme esas alınmamıştır. Mahkememizce dosya içerisinde bulunan bu evraklar nazara alınmak sureti ile kusur raporu hazırlanması için dosya Ankara ATK'ya gönderilmiş alınan raporda müteveffa yayanın araç trafiğini gerekli ve yeterli biçimde kontrol etmediği, yolun karşı yönünden seyreden otomobile rağmen seyir halindeki aracın arkasından koşar adımlarla, görünürlüğü kısıtlar şekilde hareket ederek kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü olayda asli kusurlu olduğu, sürücü ...'ın ise yolun karşı istikametindeki duran minibüsü dikkate alarak bu araçtan inecek yayalara karşı tedbir alması gerekirken riayet etmemesi nedeni ile tali kusurlu olduğu belirtilmiş; alınan bu rapor dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaati ile hükme esas alınmıştır. Müteveffa ... ... tarihinde kaza nedeni ile vefat etmiş geriye mirasçı olarak davacı anne ve baba kalmış, anne ve baba da işbu davayı ikame etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, taraf delilleri, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre ülkenin ekonomik koşulları, davacıların sosyal ekonomik koşulları, kazada tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı dikkate alındığında Davanın Kısmen Kabulü ile; Davacı ... yönünden ... TL ve Davacı ... yönünden ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
D) İSTİNAF NEDENLERİ:
Hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinafında özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, :Davalı tarafın ... poliçe nosu ile genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalısı ... adına kayıtlı Kasım ... ve idaresindeki ... plakalı araç ... tarihinde ... karayolu ... KM ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken ... İlçesi ... Mahallesi ... Mezrası yol kavşağında yolun karşısına geçmek isteyen ...'ya çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, davalı şirkete karşı açılan manevi tazminat talepli davada davanın kısmen kabulü ile müvekkil ... yönünden ... müvekkil ... yönünden ...Tl manevi tazminata hükmedildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu,ülkenin içerisinde bulunduğu enflasyonist ortam,asgari ücret miktarı, satın alma gücünün düşüklüğü .hükmedilen manevi tazminatın müvekkillerin duymuş olduğu derin acı ve ızdırabı bir nebze dahi olsa azaltmaktan çok uzak olduğunu belirterek manevi tazminat davalarının tam kabulü yönünde kararır kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat talebidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede;
Somut olayda; ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, ... tarihinde yolun karşısına geçmek isteyen ...'ya çarpması sonucu,davacıların müşterek çocukları ...'nun vefat ettiği, dosyada bulunan kasko sigorta poliçesi incelendiğinde; davalı ... Sigorta tarafından ... plakalı araç için sigortalı ... ile kasko sigorta poliçesi akdedildiği ve ...-... tarihlerini kapsadığı, kaza başına ...TL manevi tazminat klozunu içerdiği anlaşılmıştır. Davacı vekilince, poliçe kapsamında ... için ... TL, ... için ...Tl olmak üzere toplam ...TL manevi tazminatın, davalı sigorta şirketinden tahsili talep edilmiş, mahkemece her bir davacı için ... TL manevi tazminata hükmedilmiş olup, karar davacılar tarafından istinaf edilmiştir.
Trafik kazalarında kasko poliçesi kapsamındaki İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) teminatından manevi tazminat talep edilebilmesi için poliçede özel bir manevi tazminat klozunun veya ek teminatın yer alması zorunludur. Kural olarak sigorta şirketleri manevi tazminatlardan sorumlu tutulmasa da, bu klozun varlığı halinde manevi tazminat ödenmesi talep edilebilir.
Kaza nedeniyle alınan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin ... tarih ve ... sayılı raporunda"... doğumlu müteveffa yaya ...'nun davranış faktörlerinin, olayın meydana gelmesinde %75(Yüzde Yetmişbeş) oranında etken olduğu Sürücü ...'ın %25(Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğu" belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK 49. Maddesinde " Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmünü düzenlemiş, 51. Maddesinde; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." hükmü düzenlenmiştir.
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
2918 sayılı KTK 85. Maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" düzenlemesi yer almaktadır. Dava konusu poliçe kasko poliçesi kapsamında İhtiyari Mali Mesuliyet Klozu içinde kaza başına ... TL ile sınırlı manevi tazminat teminatı kapsamında talep edilmiş, olup, kazaya sebebiyet veren aracın sorumluluğu doğrultusunda poliçeye dayalı olarak zarar görenler tarafından tazminat talep edilmektedir.
''...Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (6098 sayılı TBK m. 56) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. █████/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir...." (Yargıtay 4. H.D. █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı)
"....6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. (818 sayılı BK 44.) maddesine göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve trafik mevzuatı uyarınca sürücü ve yolcuların araçların kullanılması sırasında koruyucu tertibatları kullanması zorunludur. Araçlarla gerek sürücü gerekse de yolcu olarak seyir halinde iken zorunlu olan koruyucu ekipmanların kullanılmaması zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet veren etkenlerdendir. Özellikle de motorsiklet gibi bir araçla seyir halinde iken mevzuata göre sürücülerin takmak zorunda olduğu koruma başlığı (kask) hayati öneme sahiptir. Bu nedenle ilgili şahsın kaza anında kasksız olduğunun anlaşılması halinde müterafik kusuru bulunduğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereğince tazminattan indirim yapılıp yapılmaması gerektiği hususu değerlendirilmelidir...." ( Yargıtay 17. H.D ██████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı)
Yukarıda verilen kararlarda belirtildiği üzere Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna dair zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacıca göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK █████/2004, ██████-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Tüm dosya içeriğine göre; kazanın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu, davacıların küçük yaştaki çocuklarını kaybetmiş olması nedeniyle yaşadığı acı ve üzüntü, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı dikkate alındığında hüküm altına alınan tazminat miktarı düşüktür. Davacıların sigorta poliçesinde kaza başına maksimum teminat limitinin ... TL ile sınırlı olmasına göre talepte bulunduğu, her bir davalı için ayrı ayrı ... TL manevi tazminat talep edildiği dikkate alındığında talep edilen miktar ve tarafların kusur durumu gözetilmesi doğru bir yöntem olmayacaktır. Manevi tazminat yönünden kusur oranı talebe doğrudan etki eden bir unsur olmayıp manevi tazminatın miktarını tayin edilirken dikkate alınması gereken bir husus olduğu, davacıların henüz ... yaşında olan genç yaşta çocuklarını kaybetmiş oldukları anlaşılmaktadır. Manevi tazminat isteyen yakının, kazalı ile olan saygı ve bağlılığının, duygu birliğinin derecesi, birbirlerine gösterdikleri koruma, sevgi, düşkünlük, göz önünde tutularak, manevi zararın oluşup oluşmadığı ve tüm bunların yanı sıra olayın meydana gelişindeki özellikler dikkate alınarak manevi tazminatın miktarı değerlendirilmelidir. Küçük yaştaki bir evladını kaybeden anne-babanın üzüntüsü de dikkate alınarak, hüküm altına alınan tazminat miktarının düşük olduğu, talep edilen miktar ile davalıdan talep edilebilecek azami miktar gözetildiğinde davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı verilmiş olması yerinde görülmediğinden, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak tam kabul yönünde yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere ilk derece mahkemesinin kararında yukarıda belirtilenler dışında HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden başkaca herhangi bir yanlışlığın da bulunmadığı gözetilerek davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen ilk derece mahkemesi kararının HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca KALDIRILMASI VE ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMAK suretiyle;
Davanın KABULÜ ile;
a) Davacı ... yönünden ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı ... yönünden ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınmasına gereken 2.049,3TL harçtan, peşin alınan 341,55 TL lik kısmın mahsubu ile bakiye 1.707,75- TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Davacı tarafın ödediği 80,70 TL başvurma harcı, 341,55 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, ATK faturası 1.578,00 TL, posta ve tebligat gideri toplamı 189,00 TL, dosya masrafı 7,5TL olmak üzere toplam 2.208,25TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davacı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacılara verilmesine,
6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.600,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333.Md.uyarınca ilgililerine iadesine,
II- İSTİNAF YARGILAMA GİDERLERİ BAKIMINDAN:
İstinaf eden davacıların ödemiş olduğu harçların talep halinde davacılara iadesine,
İstinaf eden davacı tarafça yapılan 157,00 TL istinaf posta giderinin davalıdan alınarak davalıya verilmesine,
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Temyizi kabil kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!