Alkollü sürücünün karıştığı trafik kazası sonucu ağır yaralanan davacının özel sigorta şirketinden tazminat talepli davasında arabuluculuk şartının yerine getirilmemesi ve usuli süreçlerin değerlendirilmesi.
Özet: Alkollü araç sürücüsünün sebep olduğu trafik kazasında ağır yaralanan davacının, özel sigorta şirketinden geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi gideri, ekonomik geleceğin sarsılması ve kazanç kaybı gibi kalemlerde talep ettiği tazminat davasında, mahkeme sigorta şirketi yönünden davanın asıl dosyadan tefrikine karar verdikten sonra, davacı vekilinin sigorta şirketi hakkında dava açılmadan önce arabuluculuk sürecine başvurulmadığını, ancak tahkim sürecinin devam ettiğini beyan ederek, mahkemenin arabuluculuk eksikliği görmesi halinde bu eksikliğin giderilmesi için süre talebi üzerine devam eden yargılama süreci ele alınmaktadır.

T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin mahkememizin... esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; 02.11.2024 günü araç sahibi ve sürücü ...'ün yaptığı... plakalı aracı ile alkollü olduğunun sonradan öğrenildiğini, direksiyon hakimiyetinin kaybedilerek aracın yoldan çıktığını, aracın takla attığını ve müvekkilinin ağır yaralandığını, ...plakalı araç sürücüsünün ve araç maliki olan ...'ün Cumhuriyet savcısının talimatıyla kan testi yapılarak alkol sonucunun alındığını, söz konusu kazaya aracın malikinin ve sürücüsünün sebebiyet verdiğini, araç sürücüsünün ve malikinin %100 kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçe gereği diğer davalılar kadar sorumlu olduğunu, müvekkilinin ağır bir ameliyat geçirdiğini, tedavisinin yatarak devam ettiğini, müvekkilinin kazadan dolayı sağ kolundaki sinirlerin zedelendiğini ve bu yüzden kolunu kullanamadığını, iç organlarının zarar gördüğünü, müvekkilinin belki de ömür boyu çalışamama gibi bir durumla karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin günlerce hastanede yattığını, ...plakalı araca ihtiyati tedbir talebi konulması taleplerinin olduğunu belirterek çalışma gücü ve kazanç kaybı talebi için şimdilik 1.000,00 TL'nin, tedavi giderleri ve iyileşme sürecinde yapılan tüm masraflar için şimdilik 500,00 TL'nin ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı şimdilik 25.000,00 TL'nin, kazanç kaybı için şimdilik 1.000,00 TL'nin olmak üzere toplam 27.500,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememizin ...esas sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sağlık kurulu raporunun iletilmeden usulüne uygun başvuru yapılmadan iş bu davanın açıldığını, ilgili yönetmelik doğrultusunda kaza sonrasında en az 1 yıllık süre geçmeksizin iş bu davanın açıldığını, 1 yıllık sürenin geçmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından dolayı temerrüde düşmediğini, müvekkilinin poliçe gereği geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ████████ esas sayılı dosyasının █████/2026 tarihli celsesinde davacı vekilinden huzurdaki dava açılmadan yada mahkememize gelmeden önce davalı sigorta yönünden arabuluculuk yönünden başvuru yapılıp yapılmadığı hususunun sorulduğu ve davacı vekilinin beyanında:" Huzurdaki dava ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı için sigorta yönünden arabuluculuk yoluna başvurulmamıştır, mahkeme bu hususta bir eksiklik görüyorsa ilgili eksikliği gidermek için süre talep ederiz, tahkim nezdinde sigortaya başvuru yaptık." dediği ve imzasının alındığı görüldü. Yine mahkememiz dosyasının ████████ esas sayılı dosyasının █████/2026 tarihli celsesinde davalı sigorta yönünden dosyanın tefrikine karar verildiği ve dosyanın ████████ esas sırasına kaydı yapıldığı, duruşma gününde █████/2026 saat 13:30 olarak belirlendiği duruşmaya katılan davacı vekiline tefhim edildiği görüldü. Mahkememizin ████████ esas sayılı dosyasının █████/2026 tarihli celsesinde davacı vekilinin beyanında:" Tefrik edilen dosyada beyan ettiğimiz gibi dava açılmadan önce, dava ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı için arabuluculuğa başvurulmamıştır. Ancak sigorta ile tahkim sürecimiz devam etmektedir. Şayet mahkeme arabuluculuk hususunda eksiklik olduğunu düşünüyor ise bu eksikliği gidermemiz için tarafımıza süre verilsin." dediği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava; meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı tarafından davalılar aleyhine açılan ; geçici işgöremezli, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık) , tedavi gideri , ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat ve kazanç kaybı taleplerinin yerinde olup olmadığı istemlerine ilişkindir. Dava ilk olarak mahkememizin ████████ E. Sayılı dosyası ile açılmış, bu davada , dosyamız davalısı dava dışı kişilerle birlikte davalı gösterilmiş, mahkememiz ████████ E. Sayılı dosyasının █████/2026 tarihli celsesinde mahkememizce davacı vekilinden huzurdaki dava açılmadan yada mahkememize gelmeden önce davalı sigorta yönünden arabuluculuk yönünden başvuru yapılıp yapılmadığı hususu sorulmuş davacı vekili beyanında; " Huzurdaki dava ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı için sigorta yönünden arabuluculuk yoluna başvurulmamıştır, mahkeme bu hususta bir eksiklik görüyorsa ilgili eksikliği gidermek için süre talep ederiz, tahkim nezdinde sigortaya başvuru yaptık. " şeklinde beyanda bulunmuş akabinde mahkememizce davalı ...Türk Sigorta Şirketi yönünden açılan davanın tefriki ile mahkememiz ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiş ve dosya huzurdaki esasa kaydedilmiştir. TTK'nın 5/A maddesinin ilk fıkrası; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü, 6325 Sayılı Arabuluculuk Yasası'nın 18/A maddesinin 2. Fıkrası ise; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmünü düzenlemektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuğa başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı haline gelmiştir. Somut olayda davalı yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi huzurdaki davada; dava █████/2025 tarihinde açıldığından ve davacı tarafa arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığı, dosyada görevsizlik kararı verildikten sonra henüz dosyanın mahkememize gelmediği aşamada da ilgili eksikliğin tamamlanmadığı, anılan düzenleme emredici nitelikte olup, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının 6100 sayılı HKM'nın 114/2 hükmünün atfı ile 6325 sayılı kanunun 18A maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi 7/2 maddesi uyarınca 4.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip (e-imzalıdır) Hakim (e-imzalıdır)