Ticari nitelikteki taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, Asliye Ticaret Mahkemesi görevsizlik kararı vererek uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Özet: Operasyonel araç kiralama hizmeti sunan davacı şirket, yerel temsilcisi olan davalıya kiralanan aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle ödediği 90.000 TL ikame araç bedelini davalıdan rücu etmek amacıyla icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Davacı, Karayolları Trafik Kanunu ve Yargıtay içtihatları gereği işleten sıfatının davalıya geçtiğini, bu nedenle ödenen bedelin rücuen tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, uyuşmazlığın davacı ile davalı arasındaki araç kiralama ilişkisinden kaynaklandığını ve HMK 4/1-a maddesi uyarınca kira ilişkisinden doğan tüm alacak davalarının Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğini belirterek, davanın Ticaret Mahkemesinde görülemeyeceğine hükmetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2001 yılında operasyonel kiralama hizmeti sunmak üzere kurulduğunu, 2019 yılı itibarıyla Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki --------Ş. iştiraki olan --------- Ş. çatısı altında hizmet verdiğini, 17 ilde 32 şubesiyle faaliyet gösterdiğini, ticari faaliyetlerini kendi personeliyle veya bayilik ilişkisi kurduğu 3. kişiler vasıtasıyla yürüttüğünü, bu kapsamda ----------- ile 20.09.2017 tarihli 36 ay süreli Yerel Temsilcilik Sözleşmesi imzalandığını, mülkiyeti müvekkil şirkete ait araçların zilyetliğinin bu sözleşme uyarınca davalıya devredildiğini, takibe konu --------- plakalı aracın --------- zilyetliğinde iken dava dışı ---------- kiralandığını, ---------- sevk ve idaresindeki aracın 28.04.2023 tarihinde dava dışı -------- ait --------- plakalı araçla çarpışması sonucu zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, kazada --------- asli ve tam kusurlu olduğunu, --------- E. numaralı dosyasında açılan tazminat davasında müvekkil şirket ve ---------- müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, mahkemenin 27.06.2024 tarihli kararıyla 90.000,00-TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline hükmedildiğini, --------- İcra Dairesi'nin --------- E. numaralı dosyası üzerinden başlatılan ilamlı icra takibi neticesinde müvekkil şirketin dosya borcunun tamamını ödediğini, ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Yargıtay içtihatları gereği bayilik ilişkisi nedeniyle işleten sıfatının -------- geçtiğini, müvekkil şirketin araç üzerinde fiili hakimiyeti ve iktisadi yararlanması bulunmadığını, bu nedenle ödenen bedelin davalıdan rücu edilmesi gerektiğini, -------- İcra Dairesi'nin ------- E. numaralı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, Arabuluculuk Bürosu'nun --------- numaralı arabuluculuk sürecinin 24.06.2026 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, alacağın likit olması nedeniyle davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek -------- İcra Dairesi'nin ---------- E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMADilekçeler teatisi ve ön inceleme tamamlanmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, --------- İcra Müdürlüğünün ---------- E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Bunun yanında görev hususu HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartlarından olup HMK'nın 115/1. Maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 4/I-a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, █████/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda; davacı ile davalı arasındaki ilişkinin araç kiralama işi olduğu, davacı yanın icra dosyasında yapmış olduğu ödemelerin rücuen tahsiline ilişkin olduğu görülmüştür. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine ya da re'sen gözetilmesi gerekir. Bu haliyle söz konusu uyuşmazlığın görevli sulh hukuk mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu temel ilişkinin araç kiralama sözleşmesinden doğması, HMK.'nın 1. maddesi gereğince görevin kamu düzeninden olması ve HMK.'nın 115. Maddesi uyarınca davanın her aşamasında dikkate alınabileceği, davanın görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ---------- Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!