Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacının ticari defterleri ve bilirkişi raporu ışığında davalı itirazının haksız bulunarak icra takibinin devamına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki belge, ticari işlemlerden kaynaklanan ödenmemiş faturalara ilişkin başlatılan 1.855.735,27 TL tutarındaki icra takibine yapılan itirazın iptali davasını ele almaktadır; davalı taraf, dava dilekçesine ve ticari defter ibrazına ilişkin ihtara süresinde cevap vermeyerek davacı iddialarını inkar etmiş, ancak davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda, bilirkişi raporu davacının defterlerinin delil vasfına haiz olduğunu, faturaların kayıtlı olduğunu, ticari ilişkinin devam ettiğini ve davalının 1.995.476,19 TL borçlu olduğunu tespit etmiştir, bu durum davalının itirazının haksız olduğunu ve takibin devam etmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları:Taraflar arasındaki ticari iş nedeniyle ödenmeyen alacak faturalardan dolayı ... █████████ Esas sayılı dosyası ile takip yürütüldüğü, davalının takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz etliği ve takibi durdurduğu, bu nedenle davalının itirazının iptaliyle takibin devamına ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi konuları ileri sürülmüştür.
Davalı taraf süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış ve münkir sayılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, açık hesap ve fatura ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Taraflar arasında ticari ilişkinin olup olmadığı, ... █████████ sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği hususlarında olduğu anlaşıldı.
... █████████ sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 1.840.832,10 TL asıl alacak ve 14.903,17 işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.855.735,27 TL üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "CARİ EKSTRE ALACAĞI 1.840.832,10 TL" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya tarihinde tebliğ edildiği, süresinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
“Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı HMK'nın 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda;
Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu alacağın düzenlenen faturalardan kaynaklandığını belirtmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış ve davacının iddialarını inkar etmiştir.
Davacı tarafın süresi içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yer adresini bildirdiği, ancak davalı taraf, adına tebliğ edilen muhtırada belirtilen sürede ticari defterlerini ibraz etmediği ve bunların bulunduğu yer adresini bildirmediği tespit edilmiştir.
Mahkememizin 10.02.2026 tarihli celsesinde davacının ticari defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ... sunduğu 06.03.2026 tarihli raporda davacının ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğunu, dava konusu faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu faturalardan sonra da ticari ilişkinin devam ettiği, davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 1.995.476,19 TL alacaklı olduğunu, tarafların karşılaştırmalı analiz formlarının uyumlu olduğu belirtmiştir.
Alınan rapor taraflara tebliğ edilmiş ve rapora itiraz edilmemiştir.
Dosya kapsamı ve hükme elverişli görülen 06.03.2026 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak; davalı taraf süresi içerisinde ticarini ibraz etmemesi nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 222/3.maddesi gereği davacının delil olma vasfına haiz ticari defter kayıtlarına itibar etmek gerekmiştir. Davacının ticari defter kayıtlarına, faturaların tarafların karşılaştırmalı analiz formunda yer almasına ve sunulan delillere göre taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu anlaşılmıştır. Davaya konu faturaya 6102 sayılı yasanın 21.maddesine göre 8 gün içerisinde itiraz edilmediği tespit edildiğinden taraflar arasında takibe konu faturalara esas hizmetin gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Davacının delil olma vasfına sahip ticari deterlerin incelenmesi ile takibe dayanak yapılan faturalara göre davalıdan 1.840.832,10 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafça bu faturalara karşı makbuz ya da ödeme belgesi sunulmadığı gibi, faturaların içeriğine yönelik somut bir itiraz da ileri sürülmemiştir. Ödeme emrindeki asıl alacak yönünden yapılan itirazın yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
TBK 117. madde dikkate alınarak davacı tarafça takip tarihinden önce davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair delil ibraz edilmemesi nedeniyle temerrüt durumunun oluşmadığı ve davacının işlemiş faize yönelik talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Kabul edilen alacak likit olduğundan kabul edilen alacak miktarının üzerinden yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
2-Davalının ... █████████ Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 1.840.832,10 TL asıl alacak yönünden iptali ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işletilecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alacak likit olduğundan İİK 67/2. madde uyarınca 1.840.832,10 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatına davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 125.747,24-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 22.412,64-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 103.334,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 275.716,49-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 22.412,64-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 23.028,04TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
7-Davacı tarafından yapılan; 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.556,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.556,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı(%99,20) dikkate alınarak 10.471,55-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL ara bulucu ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak (%99,20 oranında kabul) 4.563,20 TL sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiyesinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına
9-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğuna verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!