Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin menfi tespit davasında, otizmli çocukları için daire arayan davacının yanlış beyanla dolandırılma iddiası ve tapu satışının iptali.
Özet: Davacı, otizmli ikiz bebekleri için internette bulduğu 2+1 dubleks evi davalıdan satın almak üzere anlaştığını, banka kredisi kullandığını ve kalan bakiye için senetler düzenlediğini, ancak tapu devri esnasında kendisine gösterilen ve anlaşılan evin 2+1 dubleks değil, 1+1 farklı bir daire olduğunun ortaya çıkması üzerine satış işleminin durdurulduğunu, kendisinin dolandırıldığını belirterek yaptığı ödemelerin iadesi ile düzenlediği senetlerin geçersizliğinin tespiti talebiyle menfi tespit davası açmıştır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:█████/2025
Birleşen dosya Dava Tarihi:24.01.2023
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili asıl ve birleşen dosyada dava dilekçelerinde özetle;Müvekkili ...'in, ... tarihinden 15-20 gün önce otizm hastası ikiz erkek bebeklerinin güneş ve denizden faydalanmaları için internet ortamından Antalya ilindeki satılık ev ilanlarına baktığını ve Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyasının davalısı ...'ın ilan sahibi sıfatıyla koymuş olduğu Antalya ilindeki 2+1 ölçülerinde 190,000,00-TL bedelli eve rastladığını, bunun üzerine müvekkili, ilan sahibi olan ...'ın ilandaki (...) telefon numarasını aradığını ve davalı ile görüştüğünü, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyasının davalısı ...'ın, telefonda Antalya'da 3 tane satılık evi olduğunu ve hangisini beğenirse onu alabileceğini söylemesi üzerine müvekkili ..., █████/2018 günü Antalya'ya ilandaki bahse konu eve bakıp pazarlık yaparak satın almak üzere gittiğini, 25.03.2018 günü Antalya'ya giden müvekkili aynı gün ...'ı aradığını ve tarafların buluşarak ... Mah. ... Sok. ... nolu .../Antalya adresine gittiğini ve burada davalı tarafından müvekkiline 2 adet daire gösterildiğini, bu dairelerin bir tanesi 1+1 diğer daire ise 2+1 dubleks olup müvekkili ...in, dubleks olan daireyi beğendiğini, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. sayılı dosyasının davalısı ... ile pazarlık yaparak dairenin 150,000,00-TL bedelle satışı hususunda anlaştığını, pazarlık esnasında müvekkili ...in, ...'a daireyi bankadan kredi çekmek suretiyle alacağını, nakit parasının olmadığını, banka kred miktarının yeterli olup olmadığını bilmediğini söylediğini, ... da bir sorun olmayacağını beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkili ..., ... günü (ertesi gün) Ankara/...-Elvankent Şubesi ile telefonda görüşerek kredi başvurusunu yaptığını, 850,00-TL ekspertiz ücretini ...’a yatırdıktan sonra 3 gün içerisinde eksper, bahse konu 2+1 dubleks olan evi görmeye gittiğini, bu esnada ... günü Ankara ilinde özel bir okulda müdür olarak çalışan müvekkili, görevinin başına dönmek zorunda kaldığını, ...'tan gönderilen eksper gerekli olduğunda Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyasının davalısı ... ile görüşmüş, eve bakarak raporunu düzenlendiğini, bu süreçte müvekkilinin Ankara'da olduğundan eksperin hangi eve baktığını bilmediğini, ... günü bankanın müvekkili araması üzerine ... günü müvekkili, ...'ı aradığını ve kredisinin onaylandığını söylediğini, ... günü satış işlemleri için Antalya'ya giden müvekkili, ... günü Tapu Müdürlüğü'nde ev sahibi olan ... ile buluştuğunu ve imzaları atmak üzere ... tarihi için randevu aldıklarını, 03.04.2018 günü tapu harcı olan 2,500,00-TL'yi yatırırken randevu saatini kaçırdıklarını ve memur taraflara ... günü gelmelerini söylediğini, ... günü saat ...'da müvekkili ...in, Antalya Tapu Müdürlüğü'nde Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyasının davalısı ... ile buluştuğunu, aynı gün saat ...'da mal sahibi ... tapuya nakit para verdiğini, bankadaki kredisi 116,000,00-TL olarak onaylandığından 5,000,00-TL sonrası kalan 30,000,00-TL için de Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyasının davalısı ... cebinden çıkardığı senetleri 10,000,00-TL ve 20,000,00-TL şeklinde imzaladığını ve ...'a verdiğini, ...'da müvekkil ..., mal sahibi ... ile Tapu Müdürlüğü'ne çıktığını, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyasının davalısı ... ise müdürlüğün önünde beklediğini, işlemler yapılırken mal sahibi ...'nın müvekkiline hitaben "Komşu olacağız, hayırlı uğurlu olsun, 1+1 biraz küçüktür ama" demesi üzerine müvekkilinin büyük bir şaşkınlığa uğradığını ve ...'ya "Hayır, 1+1 almıyorum 2+1 alıyorum" diyerek itiraz ettiğini, Bu sırada ... Hanım telefonla mimarı ile görüşmüş, mimar da 1+1 evi satın aldığını söyleyince mal sahibi ... böyle bir sorumluluğa giremeyeceğini söyleyerek satışı iptal ettiğini, dolandırıldığını anlayan müvekkili, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyasının davalısı ...'ı aramış ve neden böyle olduğunu sorarak senetleri ve verdiği parayı geri istemiştir. Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyasının davalısı ..., telefonda müvekkiline senetleri yırtıp attığını söylediyse de müvekkilinin inanmadığını ve müdürlüğün önünde duran ...'ın yanına gittiğini, ...'a ... Mimarlık'a giderek durumu çözmeyi teklif ettiğini ancak Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyasının davalısı ... müvekkili mimarlık şirketi yerine havaalanına doğru götürüp araçtan indiğini ve müvekkiline araçta beklemesini söylediğini, 20 dakika sonra ise müvekkilini arayarak tapuya gidip harçları iade almak üzere başvuru yapmasını söylediğini ve telefonu kapattığını, bundan sonra müvekkili defalarca aradıysa da ...'a ulaşamadığını, tüm bu yaşananalar sonucunda aynı gün ... tarihinde müvekkili ..., ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, akabinde ... da müvekkili hakkında karşılık suç duyurusunda bulunarak kendisini aklamaya olayı kendi lehine çevirmeye çalışmış ise de savcılık aşamasında toplanan tüm deliller ile ...'ın, müvekkil hakkındaki şikayetlerinin ve suç isnadına dair delil bulunmadığına kanaati ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyasının davalısı ...'in ise, Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi ...-Esas, ...-Karar Sayılı ve █████/2020 tarihli kararı ile dinlenilen tanıklar, alınan beyanlardan da görüldüğü üzere ...'ın müvekkili dolandırma kastıyla hareket ettiği, ilanda yer alan ve müvekkile göstermiş olduğu dairenin mülkiyeti kendisine ait olmadığı gibi tapu devrine dair işlemler sırasında da müvekkili kandırma kastıyla hareket ettiği, dairenin 2+1 olarak taahhüt edildiğine dair müvekkil beyanlarının tanık anlatımlarıyla uyumlu olduğu ve ve yine başkasına ait bir daireyi ekonomik ve haksız menfaat elde etmek amacıyla satmaya çalıştığı, bu işlem için hem ofis yetkililerine hem de müvekkile gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu gerekçesiyle TCK 157/1. Maddesi gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 6,000,00-TL adli para cezası ile cezalandırıldığını, İşbu karar istinaf incelemesinden de geçerek 03.12.2020 tarihinde kesinleştiğini, müvekkili ... gerek ...'a nakit olarak verdiği 5,000,00-TL gerek ekspere ödediği 850,00 TL, gerekse imzalamış olduğu toplam 30,000,00 TL 'lik senetler dolayısıyla son derece mağdur olduğunu, bu mağduriyetinin giderilmesi için ... aleyhine Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyası kanalıyla dava açtığını, ancak bu sırada Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyasının davalısı ..., müvekkilinin verdiği senetleri tahsil etme umuduyla birlikte iş yaptığı davalı ...'a ciroladığını, davalı ... da senetleri Antalya Genel İcra Dairesi'nin ...-E. Sayılı dosyası kanalıyla muvazaalı olarak takibe koyduğunu, davalı ..., Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...-E. Sayılı dosyasının davalısı ... ile iş ortağı olduğunu, bu durum davalı ...'la aynı tarihlerde aynı ilanların satış sayfalarına yüklenmesinden ve ilanların altında da aynı numaraların yer almasından bariz bir şekilde anlaşıldığını, yine davalı ...'ın, göstermelik olarak borçlu sıfatıyla icra takibi yaptığı ... hakkında icra müdürlüğünce bir kez dahi sorgulama yaptırmamasından da muvazaalı işlem yaptığının görüldüğünü, davalı ...'ın müvekkiline dair haciz tehdidi ile yaklaştığından müvekkilinin İcra Müdürlüğü'nün kasasına işbu borcu ödemek zorunda kalmışsa da ödenen miktarın dosyada depo edildiğini, bu doğrultuda verilecek karar ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin ...-E. Sayılı dosyasına yatan paranın davalı ...'a ödenmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebinde bulunma zaruretinin hasıl olduğunu, yukarıda kısmen de olsa izahına çalışılan ve re’sen değerlendirilecek nedenlerle;
Asıl davada (Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ... açılış esaslı) ; Antalya Genel İcra Dairesi'nin ...-E. Sayılı dosyadaki takibin tedbiren durdurulmasını, davalıya ödenen 5.000,00 TL ve kredi için ekspere ödenen 850,00 TL' nin iadesini, müvekkilinin Antalya Genel İcra Dairesi'nin ...-E. Sayılı dosyası aracılığıyla takibe koyulan senetler dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada (Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi ... açılış esaslı) ; Antalya Genel İcra Dairesi'nin ...-E. Sayılı dosyasındaki paranın davalı ...'a ödenmesi yönündeki tedbir taleplerinin kabulüne, müvekkilinin Antalya Genel İcra Dairesi'nin ...-E. Sayılı dosyası aracılığıyla takibe koyulan senetler dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine ve Antalya Genel İcra Dairesi'nin ...-E. Sayılı dosyasındaki takibin iptaline, müvekkilince borçlu olmadığı halde ödenen 62.886,17-TL bedelin ödeme günü olan 28.12.2022 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak hareket edildiğinden alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkil lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Asıl davada (Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ... açılış esaslı) davalı ...'a usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edildiği, davalı tarafın cevap dilekçesi ibraz etmemekle davacının tüm iddialarını inkar etmiş sayıldığı, yargılamanın ileri safhalarında vekilinin davacı tarafın iş bu mahkemede esas almadan önce arabuluculuğa başvurmadığını, öncelikle bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca müvekkilim dava konusu icra takibinde alacaklı sıfatına haiz olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiği belirlenmiştir.
Birleşen davada (Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi ... açılış esaslı) davalı ... usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edildiği, davalı tarafın cevap dilekçesi ibraz etmemekle davacının tüm iddialarını inkar etmiş sayılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Dosya kapsamından, asıl davanın asıl davanın █████/2021, birleşen davanın █████/2023 tarihinde açıldığı, her ne kadar dava görevsiz mahkemede açılmış ise de, yukarıda anılan ilke ve esaslar uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerektiği, zira görevli mahkemede görülmeye başlanan dava yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğinde olduğu açıktır. Mahkememizce görevsizlik kararları gözden kaçırılarak dava ve birleşen davanın mahkememiz esaslarına kaydedildiği tarihlere göre aşağıdaki şekilde karar verilmiş, gerekçe ile hüküm arasında çelişki doğurmamak üzere bu belirleme ile yetinilmiş, dava şartına ilişkin 6502 sayılı TTK m. 5/A ve 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükümleri gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevsizlik kararı kesinleştikten sonra görevli mahkemede esasa girilmeden önce arabuluculuk başvurusu yapılarak dava şartı ikmal edildiğini, Bölge Adliye Mahkemelerinin "istisnai ikmal" yaklaşımıyla uyumlu olarak usulden ret yerine esas incelemesine geçilmesi gerektiğini, somut olayda görevsizlik kararının █████/2024 tarihinde kesinleştiğini, tensibin █████/2024 tarihinde düzenlendiğini ve tarafına █████/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, çok kısa süre içinde █████/2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu ve █████/2024 tarihinde son tutanağın düzenlendiğini, mahkemenin "ilk açılış tarihi" gerekçesine dayanarak usulden ret kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlığın ticari dava olarak nitelendirilmesinin tartışmalı olduğunu, ticari dava kabul edilmemesi halinde TTK m. 5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk rejiminin uygulanamayacağını, dolayısıyla salt arabuluculuk dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden ret kararı verilmesinin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin tensipte dahi HUAK m. 18/A(2)'de öngörülen kesin süre ve ihtarat mekanizmasını işletmeden usulden ret kararı vermesinin usul güvencesi ihlali olduğunu, arabuluculuk son tutanağının dosyada mevcut olduğu/ibraz edildiği hallerde mahkemece kesin süre verilmeden usulden ret yoluna gidilmesinin isabetsiz olduğunu, yerel mahkemenin "ilk açılış tarihleri █████████ olduğundan sonradan tamamlanamaz" yaklaşımının somut olayda adil yargılanma/mahkemeye erişim hakkı ve usul ekonomisi bakımından ölçüsüz sonuç doğurduğunu, arabuluculuk son tutanağının usulüne uygun olup, anlaşamama halini ve sürecin işletildiğini açıkça ortaya koyduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Görevli mahkemede görülmeye başlanan dava yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemede açılmış olan davanın devamı niteliğindedir. Asıl davanın görevsiz mahkemede █████/2021, birleşen davanın ise █████/2023 tarihinde açıldığı, dava şartının da görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerektiği, anılan tarihlerde ticari nitelikteki menfi tespit davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartının aranmadığı hususları Mahkemece göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuş, davacı vekilinin buna ilişen istinafının kabulü gerekmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!