İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinde görülen, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında müşterek borçlu ve müteselsil kefilin sorumluluğuna ilişkin karar.
Özet: Bu dava, bir bankanın genel kredi sözleşmesi kapsamında müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu iddia ettiği davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılmış olup; davalı ise süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddini, sözleşme aslının ibraz edilmemesi nedeniyle imza incelemesi yapılamamasını, kefaletinin belirli bir limitle sınırlı olduğunu ve bu borcun kapandığını, ayrıca bilgisi ve onayı dışında sözleşme üzerinde değişiklikler yapılarak yeni krediler kullandırıldığını savunarak icra takibine itirazlarını ileri sürmüştür.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI: █████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu şahıs ile müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu .... Şti. arasında imzalanan 21.09.2006 tarihli, 220.000,00 TL'lik Genel Kredi sözleşmesine istinaden ticari nitelikli nakdi krediler kullandırıldığını, davalı/borçlu...'ın, genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamış olduğundan, müvekkili bankaya karşı .... Şti'nin borçlarından dolayı sorumlu olduğunu, müvekkili bankaca kredi borçlarının ödenmemesi üzerine imzalanmış olan genel sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca, kredi hesabının kat edildiğini, davalı borçlulara kredi hesabının kat edildiği ve borcun ödenmesi gerektiğine ilişkin, .... Noterliği'nin 10.05.2011 tarih ve ... yevmiye na.lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, borçluların yoğun mal kaçırma şüphesine istinaden, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ D. İş dosyası kapsamında, ihtiyati haciz kararı alındığını ve uygulandığını, söz konusu kararın esas takibi olmak üzere, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, borçlular hakkında ilamsız icra takibinin yapıldığını, takip dosyasından gönderilen ödeme emrine davalı/borçlu tarafından itiraz edildiğini, dava konusu itirazın taraflarına 16.10.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, davalı/borçlu tarafından kötü niyetli olarak takibe, borca, yetkiye, faize ve ferilerine itiraz edildiğini, bu nedenle, Sayın Mahkemenize müracaatla takibe yönelik itirazların iptali ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme mecburiyetinin doğduğunu belirterek, izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; müvekkili bankanın yapmış olduğu icra takibine yönelik, davalı-borçlu tarafından yapılan tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına, Davalı-borçlu hakkında, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yapılacak olan masraflar ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı ve borcu kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartıyla davanın yasada öngörülen süre içinde açılmadığı, bu nedenle yasada öngörülen süre içinde açılmayan davanın öncelikle süre yönünden reddini talep ettikleri, 21.09.2006 tarihli 220.000,00.-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi aslı dosyaya ibraz edilmediği, fotokopi belge üzerinde müvekkiline atfedilen imza bakımından sağlıklı inceleme yapma olanağı bulunmadığı, genel Kredi Sözleşmesi aslı dosyaya ibraz edildiğinde müvekkiline atfedilen imzanın kendisine ait olup olmadığı yönünde beyanda bulunacaklarını, takip dayanağı 21.09.2006 tarihli 220.000,00.-TL. bedelli Genel Kredi Sözleşmesinde müvekkilinin imzasını taşımayan sayfalara ve bu sayfalardaki müşterek borç, müteselsil kefalet, borç miktarı, tarih, temerrüt, işlemiş ve işleyecek faiz ve sair müvekkili aleyhindeki düzenlemelerin tamamına itiraz ettikleri, genel kredi sözleşmesinin son sayfasında müvekkiline atfen bir imza bulunduğunu, bu sayfada müvekkilinin hangi miktarla müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı, bu nedenle sadece müvekkiline atfen imza bulunan sayfaya dayanarak müvekkilinden hak ve alacak talebinde bulunulamayacağını, müvekkilinin davacı bankanın ....Şti.ne tahsis ettiği kredi tutarının 80.000,00 TL kısmına bu limitle sınırlı olmak üzere müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, Müvekkilinin ....Şti.'ne 80.000,00.-TL. limitle sınırlı olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu kredi borcu kapanmış olmakla müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sorumluluğu sona erdiği, Müvekkilinin sadece ve sadece ....Şti.nin kredi borcuna 80.000,00.-TL.limitle sınırlı olmak üzere 2006 tarihinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, ....Şti.'nin kredi borcu kapanmış olmakla da müvekkilinin 80.000,000 TL limitle sınırlı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sorumluluğunun sona erdiği, Takip dayanağı kredi sözleşmesinin son sayfasında müvekkiline atfedilen imzanın davacı yan tarafından müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında sonradan “....Şti.”nin kaşesi basıldığı, Müvekkilinin bilgisi dışında, müvekkilinin onayı alınmadan, müvekkilinden habersiz olarak “....Şti.'ne aynı sözleşme üzerinden kredi kullandırıldığı, müvekkilinin bilgisi dışında, onayı alınmadan, kendisinden habersiz olarak kullandırılmış olan krediden müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu tutulamayacağı, müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla daha önce imza attığı 2006 tarihinde “....Şti.” daha kurulmadığı, ....Şti. 2010 tarihinde kurularak İstanbul Ticaret Siciline tescil edildiği, 2006 yılında ....Şti. kurulmamış olduğundan müvekkiline atfedilen imzanın da 2006 yılında atılmış olması madden imkansız hale geldiği, bu durumda müvekkiline atfedilen imza gerçekse ....Şti. nin sözleşmenin son sayfasına sonradan ilave edildiği sübut bulduğu, açıklamalardan anlaşılacağı üzere müvekkilinin sadece ....Şti.nin kredi borcuna 80 000,00.-TL.limitle sınırlı olmak üzere 2006 tarihinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, işlemiş faizin yasal dayanaktan yoksun olduğu, müvekkilinin yasanın aradığı şartlarda temerrüde düşmediği, işlemiş faizin hesabında esas alınan faiz türü ve faiz oranı ile işleyecek faizin hesabında esas alınacak faiz türü ve faiz oranının yasal dayanaktan yoksun olduğu, işlemiş faize bu faizin hesabında esas alınan faiz türü ve faiz oranına yine işleyecek faizin hesabında esas alınacak faiz türü ve faiz oranına yasal dayanaktan yoksun olması nedeniyle itiraz ettikleri, takibe konu edilen alacağın muayyen ve belirli bir alacak olmadığı, alacak iddiasının likit olmadığı, Likit olmayan alacak iddiasının varlığı yada miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, Likit olmayan varlığı yada miktarı yargılamayı gerektiren alacak iddiası için müvekkili aleyhinde alacağın % 20'sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin davacı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddi gerektiği, ....Şti.nin kredi borcu kapanmış olduğundan, müvekkilinin ....Şti. İle ilgili 80.000,00.-TL. limitle sınırlı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sorumluğu sona erdiğinden, müvekkilinin bilgisi dışında, onayı alınmadan, kendisinden habersiz olarak sözleşmeye ilave edilmek suretiyle "....Şti.'ne kullandırılmış olan krediden müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu tutulamayacağından, davacın müvekkili aleyhinde başlattığı İcra takibi ve devamında açtığı iş bu davada haksız ve kötü niyetli olduğu açıkça görüldüğü, haksız ve kötü niyetli davacı aleyhinde alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Davalının, dava dışı kefil ... .... .... Şti' nin imzası geçerli olmadığına yönelik itirazına gelince; genel kredi sözleşmesinin akdedildiği tarih itibariyle dava dışı şirketin / kefilin henüz kurulmamış olması ya da imzanın bu şirketin yetkilisine ait olmaması yalnızca bahsi geçen borçlu şirket / kefil için hukuki sonuç doğuracaktır. Bu durumun, davalı kefilin kefaletine herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Davalı kefil, genel kredi ve kefalet sözleşmesindeki imzasından, başkasının imzasına dayalı olmaksızın sorumludur ve kendi kefaleti kuşkusuz geçerlidir. Mevcut durumda, açıklanan nedenler karşısında davalının ispatlanamayan savunma sebeplerinin ve dayanaktan yoksun tüm itirazlarının kabul edilmez olduğu anlaşılmıştır. Nihayetinde, bankacı bilirkişinin █████/2017 tarihli kök ve █████/2018 tarihli ek raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamında bulunan genel kredi sözleşmesi hükümleri ve delillerle uyumlu, tarafların ve Mahkemenin denetimine açık şekilde düzenlendiği görülmekle içeriği de denetlenerek hükme esas alınmış , hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddi ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalının ....İcra Müdürlüğü'nün ... ( yenileme öncesi ..., yenileme öncesi ... ) Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin 120.193,29 TL asıl alacak, 31.969,61 TL işlemiş faiz ve 1.598,48 TL BSMV olmak üzere toplam 153.761,38 TL üzerinden; asıl alacak ( 120.193,29 TL ) tutarına takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %75 oranında temerrüt faizi ve bu tutarın %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, ayrıca alacak likit ve muayyen olduğu için İİK 67. maddesindeki yasal koşullar oluştuğundan hükmedilen toplam nakdi alacak tutarı üzerinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fotokopi belge üzerinden inceleme ve karşılaştırma yapılmasının usule, yasaya ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına aykırı olduğunu, █████/2022 tarihli İstanbul Jandarma Kriminal Labaratuvar Amirliği Uzmanlık raporu denetime hüküm kurmaya elverişli olmadığını, genel ve soyut bir tespitte bulunulduğunu, sonuca etkisi bakımından çok önemli deliller toplanmadan karar verildiğini, uzmanlık raporu mahkemenin ayrıntılı olarak belirlediği görev tanımına uygun şekilde tanzim olunmadığını, borcun sebebi olarak gösterilen genel kredi sözleşmesinin 30. son sayfasında müvekkil...'a ait herhangi bir yazı bulunmadığını, bu hususun █████/2019 tarihli bilirkişi raporu ile açıkça tespit edildiğini, temlik eden davacı ... Anonim Şirketi'nin, mahkemenin █████/2022 tarihli tekit müzekkeresi ile kendisinden istediği ödeme planına konu 140.000,00.-TL tutarındaki kredinin kimin hesabına yatırıldığına dair bilgi ve belgeleri dosyaya göndermediğini, temlik eden davacı ... Anonim Şirketinin, mahkemenin █████/2022 tarihli tekit müzekkeresi ile kendisinden istediği ödeme planı ile ilgili taksitlerin kim tarafından ödendiğine dair bilgi belgeleri dosyaya göndermediğini, bilirkişi ek raporunun 11. sayfasında yer alan ve dosyaya sonradan sunulan bila tarihli ödeme planında müvekkil...'a atfedilen imza ve yazılar asla ve kat'a müvekkil...'ın eli ürünü olmadığını, takibe konu edilen alacağın temlik eden davacı ... Anonim Şirketi tarafından ...Limited Şirketi'ne kullandırılan krediden kaynaklandığını, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen alacağın temlik eden davacı ... Anonim Şirketi tarafından ...Limited Şirketi'ne kullandırılan krediden kaynaklandığını, █████/2018 tarihli bilirkişi ek raporunun 11. sayfasında yer alan bila tarihli ödeme planındaki alacağın temlik eden davacı ... Anonim Şirketi tarafından dava dışı ...Limited Şirketi'ne kullandırılan krediden kaynaklandığını, kararının dosya kapsamına, usule, yasaya, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına aykırı olduğunu, haksız ve kötü niyetli davacı aleyhinde alacağın % 20'si oranında tazminata hükmedilmesini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı tarafça davalı ve dava dışı asıl borçlu ve kefiller hakkında toplam 154.894,87 TL alacağın tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğünün ... esas dosyası ile takip başlatıldığı davalının itirazı üzerine eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir.
İstinafa konu uyuşmazlık ise sözleşme üzerinde davalıya atfen müteselsil kefil olarak atılı imzanın davalıya ait olup olmadığı, kefaletin geçerli olup olmadığı ve sözleşmenin imza içermeyen önceki sayfalarının davalıyı bağlayıp bağlamadığı noktasındadır.
Davacı; adına atfen atılı imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur.
Dosyaya Adli Tıp Uzmanı Grofolog Bilirkişi Dr. ...' tarafından sunulan █████/2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... başvuru formu aslı, ...'a verilen taahhütname aslı, yapı kredi bankası na ait 4 adet çek üzerinde atılı imza asılları ve 2 adet noter vekaletname fotokopisi mukayese edilmek suretiyle dava konusu sözleşmedeki davalıya atfen atılan imzanın davalı eli ürünü olduğu rapor edilmiştir.
Dosyaya alınan █████/2020 tarihli Adli Tıp ve belge incelmeme uzmanı Prof. Dr. ... imzalı bilirkişi raporunda; noterlikçe düzenlenen ticaret sicil müdürlüğüne hitaben düzenlenmiş belge aslı, fatih tapu müdürlüğünün 2014 tarihli başvuru belge aslı, sandık seçmen listesi aslı, ... vergi dairesinden gönderilen 5 adet yoklama fişi aslı, mahkeme huzurunda alınan 4 sayfalık karşılaştırma tutanağı aslı, SGK aylık alanlara promosyon ödemesine ilişki taahhüt aslı, ... form dilekçe aslı, ... vergi dairesine verilen 11 adet dilekçe aslı, Bakırköy noterliğinin imza beyannamesi, ... vergi dairesi ne yazılı internet hizmetleri kullanım başvuru formu mukayese edilmek suretiyle
"... İnceleme konusu ... Aş, ... Şubesi'nin 21.09.2006 tarihli, ...sözleşme sayılı, 37 sayfadan ibaret 30. Sayfasında müşteriye ve kefillere ait imzaları içeren Genel Kredi Sözleşmesindeki...'a atfen atılmış olan imzanın karşılaştırma belgelerindeki bir grup imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan uygunluk ve benzerliklere nazaran davalı...'”ın eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir.
Prof. Dr. ...' tarafından sunulan █████/2021 tarihli ek raporda ; "... İnceleme konusu ... Aş, ... Şubesi'nin 21.09.2006 tarihli, ...sözleşme sayılı, 37 sayfadan ibaret 30. Sayfasında müşteriye ve kefillere ait imzaları içeren Genel Kredi Sözleşmesindeki...'a atfen atılmış olan imzanın karşılaştırma belgelerindeki 1, 4, 5, 6, 7, 18 ve 20 no'da belirtilen imzaların kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan uygunluk ve benzerlikle nazaran davalı...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varışmış, █████/2020 tarihli raporda belirtilen sonuçta herhangi bir değişiklik olmamıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir. Bahsi geçen belgelerin noterde düzenlenen resmi evraklar, vergi dairesince düzenlenen resmi evraklar olduğu anlaşılmaktadır. Dosya alınan Jandarma Kriminal Laboratuvarının █████/2022 tarihli raporunda; raporda ayrıntısı yazılı 15 adet mukayese belge üzerindeki imzalar ile yapılan inceleme sonucunda "... İnceleme konusu "... A.Ş. Genel Kredi Sözleşmesi" ve ekindeki "Ödeme Planı" üzerinde... adına atfen atılı bulunan imzalar ile...'ın mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; 1-İmzaların genel şekli ve işleklik derecesi, 2-İmzaların başlangıç hareketlerinin yapılışı, 3- İmzalardaki dairesel dönüş hareketinin yapılışı,4-İmzalar içerisindeki buklesel el hareketlerinin yapılışı,5-İmzalardaki yatay çekilişlerin yapılışı, 6-İmzaların meyil ve istikamet pozisyonları,7-İmzaların bitim hareketlerinin yapılışı yönünden benzerlikler görülmüş olup, inceleme konusu"... A.Ş. Genel Kredi Sözleşmesi" ve ekindeki "Ödeme Planı'' üzerinde... adına atfen atılı bulunan söz konusu imzaların... eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu kanaatine varılmıştır ..." şeklinde tespit yapıldığı görülmektedir.
Dosyaya kazandırılan ve tümü bir bütün halinde inkar edilen imzanın davalıya ait olduğu yönünde görüş bildiren denetime ve hüküm kurmaya elverişli raporlar esas alınarak sözleşme üzerindeki imzanın davalıya ait olduğunun kabulünde bir isabetsizlik yoktur.
İcra takibine dayanak sözleşmenin bir kapak sayfası, 2 sayfa içindekiler ve 30 sayfa içerikten, 1 sayfadan ibaret herhangi bir imza ve içeriği olmayan boş rehin sözleşmesi, kredi yıllık azami faiz bildirimi eklerinden oluştuğu anlaşılmaktadır.
Sözleşmede asıl borçlu ve kefillere ait tüm imzalar bu amaçla ayrılmış 30. Sayfada atılmış durumdadır. Sözleşmenin diğer sayfalarında herhangi bir imza bulunmamaktadır. Bu bölümde davalının adı soyadı adresi ve ona izafeten atılı imza bulunmaktadır. Sözleşmenin kapak sayfasında tarihini █████/2006 olduğu, tutarının 220.000 YTL olduğu, 1. Maddesinde asıl borçlunun unvanı ile birlikte kredi limitinin 220.000 YTL (ikiyüzryirmibin yeni Türklirası) olduğu belirtilmiştir.
Takibe dayanak sözleşme ve kefaletnamenin düzenlenme tarihinin █████/2006 olduğu anlaşılmakla geçerlilik şartları bu tarihte yürürlüktü bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre belirlenmesi gerekmektedir.
Kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan ve uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu 484 maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olduğu kefalet limiti, belirli bir miktarın gösterilmesi gereklidir.
Kefil, sözleşmenin imzalandığı tarihteki yürürlükte olan 818 sayılı BK hükümleri uyarınca, asıl borçlunun borcundan ve ferilerinden (temerrüt faizi, masraflar) kefalet limiti kapsamında sorumludur.
Bahsi geçen sözleşme incelendiğinde sözleşmenin sadece 30 sayfasında davalı ve diğer sorumlulara atfen atılı imzalar bulunduğu, sözleşmenin 1 maddesi ile kredi limitinin 220.000 YTL olarak gösterildiği, ayrıca sözleşmenin taraflarının isim ve adreslerini içerdiği, kefilin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu kaydının bulunduğu görülmektedir. Davalı kefil ve diğer tarafların imzasını içermeyen sözleşmesinin önceki sayfaları ile davalı kefilin imzasını taşıyan sayfanın bütünlük arz ettiği, sözleşmenin sayfaları arasında metin, içerik, anlam ve devam bakımından bütünlük bulunduğu görülmektedir. Bu durumda kefaletnamenin imza için ayrılan 30. Sayfasında imza bulunmasının sözleşmenin yazılı olması koşulunu sağladığı, önceki sayfaların imzalanmamış olmasının kefalet sözleşmesinin geçerliliğine bir etkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı yasada kefaletin geçerliliği için yazılı olması ve kefil olunan azami miktarın gösterilmiş olması yeterli olup limit bilgilerinin imzanın bulunduğu sayfada yer almasına dair bir zorunluluk bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu sözleşmede bu kabulden hareketle kefil olunan azami limit gösterildiği gibi sözleşmenin bütünlüğü içerisinde davalının da imzası bulunduğu dolayısıyla imzanın tüm sözleşmeyi kapsadığı buradan hareketle de yazılı olma şartının yerine geldiği sonucuna ulaşılmakla bu yöne ilişkin davalının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 2.625,86 TL harcın, alınması gerekli olan 10.503,43 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.877,57 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!