İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, konkordato talebi reddedilerek iflasına karar verilen şirketin yetkilisine usulüne uygun tebligat yapılmaması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak dosyayı iade etti.
Özet: Global ve yerel ekonomik faktörler nedeniyle mali sıkıntıya düşen bir şirketin konkordato talebinin reddedilerek iflasına karar verilmesi üzerine, şirket yetkilisine iflas koşullarıyla ilgili duruşma tebligatının şahsen yapılmayıp usul hükümlerine aykırı hareket edildiği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilmiştir; bu nedenle, ilk derece mahkemesinin iflas kararı kaldırılarak dosyanın eksikliklerin giderilmesi ve yeniden yargılama yapılması için yerel mahkemeye iadesine hükmedilmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2026NUMARASI:████████ Esas, ███████ KararTALEP:Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)KARAR TARİHİ:█████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında kayıtlı müvekkili şirketin 20.04.2020 tarihinde tek ortaklı olarak kurulduğunu, şirketin kuruluşundan beri; Bilgisayar Programlama, Sistem veri tabanı, Network, Web Sayfası, Yazılım ve müşteriye özel yazılımların kodlanması, mobil cihazlar için uygulama geliştirme ve kısa ve orta dönemli eşyalı ev kiralama ve gayrimenkul yönetimi, yurtiçi ve yurtdışı pazarlaması, kiralamasını gerçekleştirdiğini, 2021 tarihi itibari ile Hisse senetleri İhraç Primi ile çok çeşitli ortak almış ve şirketi uluslararası konuma getirdiğini, ...'in 76,69 % 50.000,00 TL, ... AŞ 4,30 %, 2.803,60 TL, ... AŞ 2,34 %, 1.525,61 TL,... 2,33% 9.351,64 TL, toplam 100,00 % 65.200,00 TL olduğunu, son yıllarda dünya genelinde yaşanan global kriz, ülkede meydana gelen döviz dalgalanması ve dünya üzerinde yaşanan savaşlar ile deprem, salgın hastalık gibi sebeplerle nakit akışlarında dengesizlikler meydana geldiğini belirterek müvekkili lehine konkordato tasdik kararı verilerek konkordatoya ilişkin tedbir hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; somut olay bağlamında, davacı şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşmayacağı anlaşıldığından █████/2025 tarihli, ████████ Esas sayılı dosya üzerinden konkordato talebinin reddine karar verildiği, bununla birlikte, davacının borca batık olup olmadığının tespiti için bir kez daha rapor alınmasına karar verilerek iflas yönünden dosyanın tefrik edildiği, davacının marka ve yazılım değerlerinin dikkate alınmasına göre alternatifli olarak yapılan hesaplamaların her ikisinde de şirketin borca batık olduğunun tespit edilmesi nedeniyle iflas kararı verilmesi yönünde yasal koşulların oluştuğu gerekçesiyle konkordato talebinin reddine, konkordato talep eden şirketin iflasına karar verildiği, davacı vekili tarafından şirket yetkilisine usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadığı ileri sürülmüş ise de dosyadaki mübrez vekaletnamenin incelemesinde, şirket yetkilisinin şahsı adına da aynı vekili görevlendirdiği ve vekaletnamede görevli avukata usulüne uygun şekilde duruşma bildirimi yapıldığı gerekçesiyle bu itiraz yerinde görülmeyerek İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında kayıtlı ... Anonim Şirketi'nin iflasına, iflasın 29.05.2025 günü saat 13.16 itibari ile açılmasına karar verilmiştir.DAİREMİZİN █████████ ESAS █████████ KARAR SAYILI İLAMI KALDIRMA İLAMI:Mahkemece █████/2025 tarihli ara karar ile 22.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunun konkordato talep eden şirket vekiline tebliğine, konkordato talep eden şirket yetkilisinin iflas koşulları yönünden dinlenmek üzere tayin olunan duruşma gün ve saatinde mahkeme duruşma salonunda hazır bulunması için tebligat çıkartılmasına, duruşma gün ve saatinin ...'nda usulünce ilanına, iş bu tensip zaptının konkordato talep eden vekiline tebliğine, yargılamanın █████/2025 günü saat 13:05'e bırakılmasına tensiben karar verildiği, bu tensip ara kararları sonrasında, talep eden şirket vekiline tebliğ yapılarak şirket yetkilisini duruşma gününde hazır etmek üzere süre verildiği, vekil tarafından ise dosyaya sunulan 20.05.2025 tarihli dilekçe ile şirket vekili olarak şirket yetkilisini hazır etme yükümlüklerinin bulunmadığı ve vekaletnamede şirket yetkilisinin yurt dışı adresinin yazılı olduğu belirtilerek şirket yetkilisinin mernis adresine tebligat yapılmasının talep edildiği görülmekle somut olayda, İİK 292/son hükmü gereğince borçlu şirket yetkilisine duruşma gün ve saatinin bizzat tebliğ edilmediği, şirket yetkilisi yerine vekiline tebligat yapıldığı anlaşılmakla yasanın amir hükmü ihlal edildiğinden konkordato talep eden şirket vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu gerekçesiyle konkordato talep eden şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.5 ve 355. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine iadesine, sair istinaf sebeplerinin kaldırma gerekçesine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.KALDIRMA İLAMI SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda, şirket yetkilisinin yurtdışı giriş-çıkış kayıtları ve güncel adres bilgilerinin temini için yapılan yazışmalar neticesinde; Şişli İlçe Nüfus Müdürlüğü'nün 05.02.2026 tarihli cevabi yazısı ekinde yer alan rapordan şirket yetkilisinin tebligata yarar adresinin "..." olduğu, Londra Başkonsolosluğu'nun 05.12.2025 tarihli cevabi yazısı ve eklerinin incelenmesi neticesinde dosyada yer alan adrese yönelik olarak düzenlenen formun ilgili adrese gönderildiği, 30 günlük süre içerisinde muhatabınca teslim alınmadığı ve bu haliyle tebliğ işleminin tamamlandığı, İİK'nın 288/1. maddesinin birinci fıkrasında; geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağının hüküm altına alındığı, aynı Kanun'un 292. Maddesinin (b) bendinde konkordato projesinin başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde şirket hakkında iflas kararı verileceği, somut olay bağlamında, davacı şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşmayacağı anlaşılmakla █████/2025 tarihli, ... sayılı dosya üzerinden konkordato talebinin reddine karar verildiği, bununla birlikte davacının borca batık olup olmadığının tespiti için bir kez daha rapor alınmasına karra verilerek iflas yönünden dosyanın tefrik edildiği, davacının marka ve yazılım değerlerinin dikkate alınmasına göre alternatifli olarak yapılan hesaplamaların her ikisinde de borca batık olduğunun tespit edildiği, iflas kararı verilmesi yönünde yasal koşulların oluştuğu, davacı vekilince, bir kez daha şirket yetkilisine usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadığı ileri sürülmüş ise de yetkilinin adresine usulüne uygun şekilde tebligat yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine, konkordato talep eden şirketin iflasına karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi marifetiyle yapılan değerlendirmede müvekkiline ait envanterlerin değerinin çok düşük gösterildiğini, bu değerlendirme sonucunda şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık çıktığını, duruşma gününü bildirir davetiyenin şirket yetkilisinin kendi mernis adresine çıkartılması ve duruşmada şirket yetkilisinin dinlenmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince şirketi temsil eden avukata yapılmış tebligatın şirket yetkilisine de yapılmış sayılacağı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Mahkemece İİK 292/ a, c ve son maddeleri kapsamında iflas hükümleri tartışılmadan karar verilmesinin isabetli olmadığını, bu nedenlerle hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak şirket yetkilisi duruşmaya çağrılıp dinlenmeden verilen iflas kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek müvekkili şirket hakkında verilen iflas kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet kararı verilerek konkordatonun tasdikine ilişkindir.Mahkemece, davacı şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı gerekçesiyle aynı mahkemenin ...sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada █████/2025 tarihli karar duruşmasında konkordato talebinin reddine karar verildikten sonra iflas koşullarının değerlendirilmesi yönünden davanın ... sayılı dosyadan tefrikiyle mahkemenin 2025-267 esas sırasına kayıt edilmesine, tefrik ara kararının ikmalinden sonra konkordato talep edenin iflası koşullarının oluşup oluşmadığının tefrik edilen bu dosya üzerinden yapılacak inceleme ile değerlendirilmesine karar verilmiştir.Dosya kapsamından, mahkemece İİK'nın 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulduğu belirtilerek davacılar lehine █████/2024 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, geçici komiser heyeti atandığı, daha sonra geçici mühlet süresinin █████/2025 tarihinden itibaren 2 ay süre ile █████/2025 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiği, mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyadan tefrik kararı öncesinde █████/2025 tarihli geçici mühlet nihai raporuna göre █████/2025 tarihli duruşmada konkordato talebinin reddine karar verdiği anlaşılmıştır.Tefrik kararı sonrası ████████ Esas sayılı dosya üzerinden borca batıklık konusunda bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup raporda talep eden şirketin borca batık olduğu görüşüne mahkemece itibar edilerek konkordato talep eden şirketin aynı zamanda iflasına da karar verilmiştir. Bu karar, Dairemizce yukarıda belirtilen gerekçe ile kaldırılmıştır. Kaldırma ilamı sonrasında mahkemece, yukarıda belirtilen esas numarası üzerinden yapılan yargılama neticesinde yeniden konkordato talep eden şirketin iflasına karar verilmiştir.Karar, konkordato talep eden şirket vekili tarafından bilirkişi raporunda şirket envanterlerinin çok düşük gösterilmesi nedeniyle şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık çıktığı, envanterler doğru değerlendirilmediğinden şirketin borca batık gözüktüğü ve şirket yetkilisi duruşmaya çağrılıp dinlenmeden iflas kararı verildiği, bu durumların usul ve yasalara aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf edilmiştir.İstinaf konusu uyuşmazlık; konkordato talep eden şirket hakkında verilen iflas kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK'nun 288/1 maddesinde "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur."düzenlemesi yer almaktadır. İİK'nın 288/1. fıkrası uyarınca geçici mühlet süresinde de uygulanması gereken İİK'nın 292/1. b bendi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, mahkemece komiserin yazılı raporu üzerine mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verilir. İİK‘nın 289. maddesinin üst başlığı kesin mühlettir. Maddenin ilk fıkrasında, kesin mühlet hakkındaki kararın, geçici mühlet içinde verileceği, üçüncü fıkrada,konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. İİK'nın 292. maddesi, sadece iflas kararı verilebilmesi hükmünü düzenlememektedir. Anılan maddeye göre, öncelikle borçlunun konkordato talebi hakkında karar verilmesi gerekir. İİK'nun 292. maddesinde, iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir.İİK'nın 292. maddesinin son fıkrası; "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder, diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmünü düzenlemektedir. İİK'nın 287/5 fıkrası gereğince, anılan hüküm geçici mühlet hakkında da kıyasen uygulanır.Yargıtay HGK'nın 2022/(15)6-387 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile Yargıtay 15. HD'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında; İcra ve İflas Kanunu’nun 292/son maddesi hükmünün emredici nitelikte olduğu, bu hüküm uyarınca konkordato talep eden hakkında geçici mühlet kararının kaldırılması ile iflâs kararının verilmesinin gerektiği durumlarda, konkordato talep eden borçlunun duruşmaya davet edilerek dinlenmesi gerektiği, bu hususun istinaf sebebi yapılmasa dahi re'sen gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.Mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden alınan 03.04.2025 tarihli konkordato geçiçi mühlet komiser heyeti raporunda; Konkordato Geçici Komiser Heyeti olarak yaptığımız incelemeler neticesinde, borçlu şirketin Hizmet Sektöründe “taşınmazlar kiralayarak, kiraya vermek ve ayrıca taşınmazların kiraya verilmesini sağlayarak, bu yerlerin yönetilmesi hizmeti sunmak” faaliyet gösterdiği, davacı şirketin çalışma kabiliyetini kaybetmediği; bilirkişi raporuyla rayiç değerleri belirlenen demirbaş, mobilyalar ve ev aletleri ile mevcut çalışma düzenini koruduğu, faaliyetlerine küçülerekte olsa devam ettiği, Şirketin mevcut demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, Ocak/2025 ayı sonu itibari ile şirkette 8 kişinin istihdam edildiği, Borçlu şirketin 31.01.2025 tarihi itibariyle KESİNLEŞMEMİŞ kaydi özvarlıklarının (+) 85.750.558,80 TL olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla, şirketin kaydi değerlere göre BORCA BATIK DURUMDA OLMADIĞI, Şirketin 31.01.2025 tarihi itibariyle TTK 376/3. maddesinde belirtilen “aktiflerin hem işletme devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları esas alınmak suretiyle düzenlenen bilançoya göre” Davacı şirketin özvarlığının (-) 8.129.746,57 TL negatif olduğu, davacı şirketin 31.01.2025 tarihi itibariyle BORCA BATIK OLDUĞU, Şirketin 65.200,00 TL sermayesine karşılık 31.01.2025 tarihli rayiç değer bilançosuna göre 161.416.875,05 TL aktif büyüklüğü bulunmasının çok yüksek finansal kaldıraç kullandığını gösterdiği, şirketin varlıklarının dış kaynaklardan (banka kredileri ve özellikle piyasadan borçlanılarak) finanse edildiği, şirket borçlarının incelenen son 3 yılda istikrarlı bir biçimde arttığı, gerek işletme sermayesi yetersizliği, gerekse son 3 yılda piyasa dalgalanmaları, kurların yükselişi, ülkede meydana gelen afet, seçimler vb. olaylar sonrası faizlerin yükselmesi, kredi maliyetleri ve günlük kiralamalar ile ilgili yapılan düzenleme ve mevzuatların zorluğu vb. nedenlerle şirketin vadesi gelen borçlarını ödeyememesi darboğazına girmesine neden olduğu, Şirketin rehinle teminat altına alınmamış adi nitelikte borçlarının tamamını projenin mahkemece tasdikinden sonra 42 (kırkiki) ay içinde aylık eşit taksitler ana para + % 25 fazlasıyla ödemeyi teklif ettiği, Ön projede konkordato kaynağı olarak 2029 yılı sonuna kadar elde edilmesi hedeflenen kâr tutarı ve sermaye artışı kaynaklarının gerçekleşmesinin konkordatonun başarıya ulaşması için vazgeçilmez unsur olduğu, Şirketin konkordato başvurusunda dayanak yaptığı 31.08.2024 tarih ile 31.12.2024 dönem sonu arasında 35.962.994,27 TL hedeflemiş ise de, 9.927.191,70 TL NET SATIŞ gerçekleştiği, 2025 yılı ilk ayında ise 10.190.577,24 TL hedeflenmiş ise de, 1.717.760,84 TL net satış gerçekleştirdiği, davacı şirketin dosyaya sunduğu projesine göre 2025 yılı ilk ayının karlılık hedefine yaklaştığı, ancak şirket ticari defter kayıtlarının şirketin borçluluk durumu ve giderleri yansıtması şüphesi hasıl olduğundan, teyide muhtaç olduğu, nitekim; tarafımıza sunulan satış verileri, sözleşmeler ve maliyeti belirleyen unsurlar kontrol edilmiş olup lakin, Ocak ve Şubat satış gelirlerinden yola çıkılarak ve bu veriler baz alınarak yapılan hesaplamalarda, satış verileri muhasebesel olarak ve mali defter verilerinden kontrol edilememiş, bu nedenle satış verilerinin sadece beyan üzerine değerlendirilmeye alınabildiği, Davacı şirketin konkordato başvurusuna dayanak yaptığı mali verilerinden alacaklı sayısının 250’yi aştığı, imtiyazlı alacaklılar dahil toplam borcunun ise 192.866.703,51 TL olduğu, Şirketin 30.11.2024 tarihli geçici mühlet tarihindeki mali tablolarından, imtiyazlı alacaklılar dahil toplam –FAİZ HARİÇ– borç tutarının 150.553.956,70 TL olduğu, ancak şirketin ön projesinde, şirket ortağı ’...in konkordato kapsamı borçlar tamamen ödenene kadar herhangi bir alacak talebinde bulunmayacağını taahhüt ve beyan etmiş olduğundan, şirketin faiz hariç konkordatoya tabi borçları 135.317.790,60 TL hesaplandığı, bu tutarında teyide muhtaç olduğu, çünkü kiralar ödendikçe kayıtlara alındığından, defter kayıtlarının kira borcunun tamamını yansıtmadığı, alacaklı sayısı ise, 31.11.2024 geçici mühlet tarihi itibariyle borç detayı sunulmadığından, 250’yi aşıp aşmadığının tespit edilemediği, ancak borç tutarı 125 milyon TL’yi geçtiği tespit edilmiş olduğundan, Alacaklılar Kurulunun oluşturulması gerekliliğinin mahkemenin takdirinde olduğu, şirketin kaynak olarak gösterdiği hesap bakiyeleri teyide muhtaç olsa da, kaynakların 13.11.2024 geçici mühlet tarihinde tükenmiş olduğundan şirketin konkordatoya tabi borçları ödeme kabiliyeti, uzun vade de faaliyetinden elde edecek kar ve sermaye artışı haricinde kaynağı kalmadığı, şirketin faaliyetini büyüterek gelirini artırma ve kar elde etme dışında projesini gerçekleştirme ihtimali bulunmadığı, bunun da uzun vadeli olabileceği, bu durumda 2026 yılında öngördüğü sermaye artışı tutarını arttırarak ve gerçekleştirerek mümkün olabileceği, şirketin aktiflerinde, diğer bir değişle borçlarının bir kısmını karşılayacağı kaynakları aktifindeki Taşıtlar (... bankasına rehinli), Demirbaşlar olup, marka değerinin göreceli ve faaliyetinin ana omurgası olan yazılımın ise piyasa alıcısının bulunmasına bağlı olduğu, Netice olarak; konkordato borçlusu şirketin, konkordato projesinde faaliyet karları ve sermaye artışı ile kaynaklarını yaratmayı öngördüğü, ancak büyük bir kısmı faaliyet karına dayalı bu kaynakların kırılgan bir ekonomi ve sektörel dinamiklerde gerçekleşmeme ihtimali de dikkate alındığında, faaliyet karı harici -mali veriler ile sermaye artışının 2026 Haziran ayı sonuna kadar planmış olması ve tüm değerlendirmeler dikkate alındığında- komiser heyetimizce davacı konkordato borçlusunun konkordato projesinin uygulanabilirliğinin bu koşullar altında çok mümkün olamadığı ve borçlunun projedeki faaliyet karı kaynağını borçlarını ödeyecek derecede yaratması ihtimalinin mümkün olamayacağı değerlendirildiğinden, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin de olamayacağı, İİK. m.292/b gereği konkordato talebinin reddinin gerekeceği, bu baptan olmak üzere, “İİK. m. 292/1 düzenlemesi sebebiyle konkordato geçici veya kesin mühlet kaldırılırsa ve borçlu da iflasa tabi borçlulardan ise mahkeme borçlunun iflasına yasa gereği karar verir” hükmüne binaen bu raporda borca batık olduğu ifade edilen ve iflasa tabi tüzel kişi tacir niteliğindeki konkordato borçlusunun konkordato talebi red edildiği takdirde iflasının açılmasına karar verilmesi gerekeceği için mahkeme tarafından re'sen konkordato borçlusu davacı şirketin iflasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.22.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Borçlu ... A.Ş.'nin 31.01.2025 tarihli Rayiç Değer Bilançosunun yukarıda düzenlenmiş olduğu ve özkaynaklarının -153.341.735,62 TL olduğu, ... -153.341.735,62 TL olan, borçlarını ödemekte zoruluklar yaşayan, konkordato talebi reddedilmiş olan bir firmanın marka değerinin istisnai durumlarda ancak olabileceği, borçlu için ise bu istinai koşulların söz konusu olmadığı, borçlu tarafından geliştirilen yazılım, sadece borçlu şirkette kullanılabilecek olup, piyasa değeri ve piyasa satış kabiliyeti bulunmadığından konkordato talebi kabul görmeyen bir şirketi için rayiç değer atfedilemeyeceği, hesaplanan marka değerinin ve yazılım bedelinin piyasa değeri olmadığından borca batıklığın hesabında dikkate alınmadığında borçlu şirketin, 31.01.2025 tarihi itibariyle -153.341.735,62 TL borca batık olduğu, öte yandan atanan bilirkişiler tarafından tespit edilen marka değeri ve yazılım değerleri hesaba katıldığında da yine -6.943.056,21 borca batık olduğu borçlu şirket yukarıda hesaplandığı üzere her durumda borca batık olduğundan TTK ve İİK kapsamında iflas koşullarını sağladığı yönünde görüş belirtilmiştir.Mahkemece, kaldırma ilamı sonrasında şirket yetkilisinin mernis adresi olarak gözüken yurt dışı adresine konsolosluk aracılığıyla TK 25-A kapsamında tebliğ yapılmasına karar verildiği, konsolosluk cevabi yazısına göre şahsın tebligat adresinde artık ikamet etmediği / ayrıldığı belirtilerek tebliğ ihtar bildirim mektubunun iade edildiği, şahsın konsoloslukta kayıtlı başkaca bir adresinin de bulunmadığı belirtilmiştir.Mahkemece, şahsın mernis adresinin tespiti için yazılan müzekkereye Şişli Nüfus Müdürlüğü'nce verilen 04.02.2026 tarihli cevabi yazıdan, şahsın sorgulama kaydında gözüken en son mernis adresinin, yurtdışı iade dönen adres ile aynı adres olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla mahkemece, İİK 292/son hükmü gereğince borçlu şirket yetkilisi duruşmaya davet edilerek yasanın amir hükmü yerine getirildiğinden konkordato talep eden şirket vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Tefrik edilen dosyada alınan denetime ve hükme elverişli komiser heyeti raporuna göre talep eden şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin olmadığı tespit edilmiştir. Yine, tefrik kararı sonrasında alınan raporda, şirketin marka değeri ve yazılım değerleri hesaba katıldığında dahi -6.943.056,21 TL borca batık olduğu tespit edilmiştir. Bu belirlemelere göre, talep eden şirketin konkordatosunun başarıya ulaşma ihtimalinin olmayacağından İİK. m.292/b gereği konkordato talebinin reddi ile birlikte borca batık olması da gözetildiğinde mahkemece şirketin iflasına karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, konkordato talep eden şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ve █████/2026 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan konkordato talep eden şirket vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları konkordato talep eden şirket tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Konkordato talep eden şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK'nun 308/a maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026