Eski genel müdürün hileli faturalandırma ve kur oyunlarıyla şirketi zarara uğrattığı iddialarına karşı denetim ve ibra savunması içeren tazminat davası istinafı.
Özet: Davacı şirket, eski genel müdürü ve ortağı olduğu diğer şirketin, müdürü olduğu dönemde, şirketin ihtiyaç duyduğu malzemeleri kendi şirketi üzerinden fahiş fiyatlarla müvekkil şirkete faturalayarak ve döviz kuru manipülasyonlarıyla şirketi finansal olarak zarara uğrattığını ileri sürerek tazminat talep etmekte; davalılar ise şirketin muhasebe kayıtlarının düzenli olarak denetlendiğini, faaliyet dönemlerinin genel kurulca ibra edildiğini, tüm işlemlerin davacının bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleştiğini ve iddia edilen zararın davacının kendi finansal yönetim sorunlarından kaynaklandığını belirterek, haksız ve dayanaksız iddiaları reddetmektedirler.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:█████/2023DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, ... firması ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin █████/2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nden anlaşılacağı üzere, müvekkili ... Sanayi A.Ş.'yi kurduğunu, ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin sahibi ve tek ortağı diğer davalı ... olduğunu, müvekkili şirket kurulurken şirketin genel müdürlüğüne ve yönetim kurulu başkanlığına ...'nin getirildiğini, ... firması ...'nin davalı ...'ye çok güvendiğini ve kurulan şirketi ona teslim ettiğini, 2018 yılında ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin müvekkili şirketin ortaklığından ayrıldığını, diğer davalı ...'nin temsil yetkisinin ortadan kalktığını, sonrasında müvekkili şirket hesaplarının incelenmesinde, ... Şirketi üzerinden müvekkili şirkete kesilen faturalarla büyük vurgun yapıldığının tespit edildiğini, ... şirketi yetkilisi ...'nin müvekkili şirketin yetkilisi iken müvekkili şirkete alınması gereken malzemeleri önce ... Şirketine fatura ettiğini, sonra ... Şirketi üzerinden de müvekkili şirkete fatura ettiğini, örneğin basit bir şekilde ifade edecek olursak müvekkili ... şirketinin ihtiyacı olan bir malzemeyi başka bir firmadan 10,000 TL'ye ... Şirketi'ne satın almış sonrasında 14.000 TL'ye müvekkili ... şirketine sattığını, hal böyle olunca normalde 10.000 TL'ye alınabilecek bir malzemenin ... Şirketi'nin ve ...'nin hileli hareketi ile 14.000 TL'ye mal olduğunu, müvekkili şirketin ... ve ... şirketi eliyle ciddi şekilde zarara uğratıldığını, ... şirketi ve yetkilisi ...'nin müvekkili şirketi; ... Şirketi'nin müvekkiline döviz cinsinden kestiği tüm faturalarda kur oyunları ile hileli olarak müvekkili şirketin zarara uğratıldığını, şirketi batırdığını, müvekkili şirkete zarar verme usullerinin bunlarla sınırlı olmadığını, ticari defter ve faturalar incelendiğinde başkaca zarar kalemlerinin de ortaya çıkacağını, davalı şirketin tüm ticari defterleri ile yurtiçi/yurtdışı gelir/gider faturaları tek tek incelendiğinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, davalı şirket ve şirketin yetkilisi ...'nin kendilerine olan güveni kötüye kullandıklarını, davalıların kötü niyetli olduklarını, müvekkili şirketin zararının 750.000,00 TL ve hatta daha fazla olduğunun tahmin edildiğini, gerçek zarar tutarının şuanda bilinemediğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar vekili, davacı şirket her ne kadar davalılardan ...'ye çok güvenmiş denilmiş ise de bunun doğru olmadığını, yıllarca her ayın sonunda ... şirketinden gelen personel tarafından şirketin muhasebe kayıtlarının denetlendiğini, beyannamelerin verildiğini, bilanço, kâr zarar tablosu raporlarının da davacının tek hakim ortağı ... şirketine mail ortamında taratılıp gönderildiğini, yine bir suretinin de aynı şirket tarafından ...'nin mail adresine gönderildiğini, davalı ... ve şirketine ancak bu her aylık denetim sonucu güvenildiğini ve █████████/2017 yılları faaliyet döneminin █████/2018 tarihinde yapılan olağan genel kurulda oy birliği ile ibra edildiğini, ibra edilen yılların davaya konu olmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, ...'nin kendine duyulan güveni hiçbir zaman kötüye kullanmadığını, aksine aylık denetim raporlarını düzenli olarak göndermiş bulunduğunu, davalı ...'nin davacı şirketi temsil yetkisinin █████/2018 tarihinde sona erdiğini, yapılan her işten ve işlemden davacının bilgisi olup, her ay ... ve şirketini hesap mutabakatı yaparak ibra ettiklerini, sorunun kaynağının ... tedarikçilerine sözleşmelere uygun olarak iş vermemesi ve borcunu ödemek istememesi olduğunu, davacı şirketin her zaman denetlettiği şirketine ... Ltd. Şti. tarafından malzeme tedariki yaptırdığını, satın alınan her malzemeyi de üzerine kar koyarak sattığından dolayı ortaya çıkan bir zararın söz konusu olmadığını, davacı şirketin Serbest Bölgeler Kanunu'na tabi olması ve o tarih itibariyle toplam sermayesinin 50.000 TL gibi az olup kredi fizibilitesinin yetersizliği, tanınmışlığının yetersizliği ve sermayesinin %51 yabancı ortaklı bir şirket olması nedeniyle ödemeler için ayrı ayrı onay alınmakta ve iletişimde zorluk çekildiğinden (ödemelerde problem doğduğundan) bankalarda yabancı hakim sermayeli şirket ile çalışmak istemediklerini, mal satan tedarikçi şirketlerde yabancı şirket ağırlıklı olduğundan alacaklarını tahsil edemeyiz endişesiyle malzeme vermekten imtina ettiklerini, dolayısı ile yerli şirket olan ... Makine Ticaret ve San. Ltd. Şti. ile çalışmayı tercih ettiklerini, banka ve malzeme veren tedarikçilerin kendilerini güvende hissetmediklerinden bu şekilde çalışmak bir zorunluluk olup amaç şirketi zarara uğratma, kar elde etme değil bir zorunluluk olarak karşılarına çıktığını, kendi onay verdikleri bir işlem nedeniyle hiçbir kimseye kusur atfedilemeyeceğini, tedarikçiler arasında ... Ltd. Şti.'nin tanınırlığı ve kredi fizibilitesi yüksek, sektöründe kabul gören, alacaklı ve borçlularına sorun yaratmayan bir şirket olduğu gerek davacı gerekse davanın hakim tek ortağı ... tarafından da bilindiği için birlikte çalışma yapıldığını, davacı ... San. A.Ş.'nin tek ortağı bulunan ve tacir sıfatını haiz ... ile davalılardan ... Mak San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında █████/2018 tarihinde her biri 100 TL itibari değerde 245 adet toplam 24.500 TL toplam itibari değerde olan ve davacı şirketin genel kurulunun yapıldığı █████/2018 tarihinden 23 gün sonra yapıldığını ve 10.650 Euro devri yapılmış olup TL karşılığı 52.717,50 olduğunu, bir başka ifade ile 24.500 TL itibari değerdeki pay 52.717,50 TL ye devredilmiş olup % 100' ü aşan bir değerde olup bu değerin 493. madde uyarınca gerçek değer olup burada gerek şirketin gerekse pay sahibinin zararının bulunmadığını, zararın TBK bağlamında kişinin mal varlığında eksilme, azalma olarak tanımlandığını, pay değerinin azalması söz konusu olmayıp aksine %100'ü aşan bir değer kazandığını, 6102 sayılı TTK'nın 549. ila 561 maddeleri aralığında hukuki sorumluluk düzenlendiğini, buna göre hukuki sorumluluk davasının davalılarının 553. maddesi uyarınca kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları olduğunu, davalılardan ... San. ve Tic. Limited Şirketi'nin sayılanlar arasında olmadığını, işbu davalıya karşı dava açılmasının söz konusu olmadığını, bu davalı yönünden davanın reddinin gerektiğini, bu nedenlerle işbu hukuki sorumluluk davasının açılması için TTK'nın 479/3 (c) fıkrası uyarınca genel kurul kararı bulunmadığından yargılamanın durdurulmasına, davalılardan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye husumet yöneltilemeyeceğinden bu davalı yönünden davanın usulden reddine, davalı ... yönünden yasal dayanağı bulunmayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...davacı şirket tarafından her ne kadar davalı ... Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine de şirket müdürü olan diğer davalının sahibi olduğu davalı şirket adına mal alıp daha sonra davacı şirkete satış yapması neticesinde zarar uğradığından bahisle dava açılmış ise de davalı şirket TTK'nın 553/1 maddesinde sayılan aleyhine sorumluluk davası açılabilecek kişilerden olmadığından davalı ... Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Mahkememizce aldırılan ve birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarına göre; davalı ...'nin davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu, aynı zamanda davacı şirketin █████/2015 tarihinden █████/2018'e kadar münferiden imzası ile şirketi yönetim kurulu başkanı olarak temsile yetkili olduğu görülmüştür. Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 2015-2016-2017 ve 2018 yıllarında tedarikçi firmalardan toplam 854.493,72 TL tutarında alınan emtia-malların, davacıya toplam 1.353.813,14 TL olarak satışının yapıldığı, davalı ... Ltd. Şti.'nin tedarikçi firmalardan alarak davacıya satışı yapılan emtia mallardan %58,43 oranında kâr sağladığı, sağlanan kâr tutarının ise (1.353.813,14 TL - 854.493,72 TL) 499.319,42 TL olarak hesaplandığı, davacı şirketin ihracatına ilişkin emtia- mal alımlarının ilk önce davalı şirket üzerinden alımı yapılarak daha sonra davacı şirkete satış yapılması sonucunda, davacı şirketin yapacağı 499.319,42 TL'lik kâr tutarını davalı şirketin yaptığı, davacı şirketin bu tutar kadar kârdan yoksun kaldığı tespit edilmiştir. Davalı ... davacı şirkette 2015-2016-2017 ve 2018 yıllarında yönetici olduğu, davacı şirkette yönetici olduğu 2015-2016-2017 yılları için ibra edildiği ancak; 2018 yılı Ocak ve Şubat aylarında yönetici olduğu döneme ilişkin ibra edilip edilmediğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı görülmüştür. Davalı yan davacı şirket genel kurulunda verilen ibra kararları nedeniyle sorumluluklarının bulunmadıklarını savunmuştur. Şirket yönetiminin zarara yol açan işlem ve eylemleri genel kurulda tüm açıklıkla ve ayrıntılarıyla açıklanıp irdelenmişse yapılan ibra gerçek anlamda borçtan kurtarma ve aklama niteliği taşır. Bu şekilde bir ibranın varlığı halinde ise zarara neden olsalar dahi sorumlular aleyhine sorumluluk davası açılamaz. Genel kurulda yapılan ibranın aklanma sonucunu doğurabilmesi için davada ileri sürülen ayrıntının faaliyet raporunda tartışılması ve buna rağmen ibra kararı alınmış olması gerekir. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden celp edilen kayıtlara göre ibranın yapıldığı █████/2018 tarihli genel kurulda, dava konusu eylemlerinin faaliyet raporları ve bilançolara konu olmadığı, değerlendirilip tartışılmak suretiyle ibra kararı verilmediği tespit edilmekle alınan ibra kararının davalı şirket müdürü yönünden borçtan kurtulma ve aklanma sonuçlarını doğurmadığı sonucuna varılarak tespit edilen davacı şirket zararı olan 499.319,42 TL'nin davalı ...'den tahsiline" gerekçesiyle davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 150.000,00 TL'nin dava tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont faizi ile birlikte, 349.319,42 TL tazminatın ıslah tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın TTK'nın 54. vd. maddelerinde açıklanan haksız rekabete dayalı tazminat davası olduğunu, mahkemece hukuki nitelendirmenin hatalı yapıldığını, faiz başlangıç tarihleri parçalanarak 150.000,00 TL'ye dava tarihinden, 349.319,42 TL'ye ıslah tarihinden itibaren faiz işletildiğini, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme serbestisi ilkesi bulunduğunu, davalı şirketin aldığı fiyattan davacıya mal satmak zorunda olmadığını, taraflar arasında satış sözleşmesi bulunduğunu, borcun ifa edildiğini, davacının tacir olduğunu, aşırı ifa güçlüğünün dahi henüz ifa etmemiş olma şartına bağlı olduğunu, aşırı yararlanmanın söz konusu olmadığını, █████/2018 tarihli genel kurul kararı ile ibra edildiklerini, faaliyet raporlarının, bilançonun, mali tabloların müzakere edildiğini, onaylandığını, bir iptal davası bulunmadığını, şirketlerin faaliyet raporunda sattığı hizmetlerin kalem kalem yazmadığını, kar ve zarar olarak yazdığını, sadece pay sahiplerinden birinin talebi olması halinde TTK 437. maddesi uyarınca belgelerin hazır bulundurulduğunu, bilançonun onaylanmasının ibra etkisini doğurmaması için bazı hususların hiç veya gereği gibi belirtilmemiş ya da gerçek durumun saklanması sonucunu doğuracak olması gerektiğini, 558. madde uyarınca ibra kararının genel kurul kararıyla kaldırılamayacağını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davalı ... şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.A- Kabule göre, dava limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin olup mahkemece davalı ... yönünden davanın kabul edilmesine göre; ödenmesine karar verilen tazminat miktarına haksız fiil tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekmesine, ancak taleple bağlılık gözetilerek, ıslah edilen kısım yönünden dava tarihinden tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar vermek gerekirken, ıslah edilen kısım yönünden faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olarak belirlenmesi doğru olmamıştır (bknz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas - █████████ Karar sayılı emsal ilamı).B- Davalı şirket yönünden ise; davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; hukuki nitelendirme hakime ait olup, davalı şirketin davacı şirketin ortağı olduğu, diğer davalının ise davacı ve davalı şirketin yöneticisi olduğu, davalı şirketin eyleminin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, nitekim söz konusu şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan diğer davalı tarafından eylemlerin gerçekleştirildiği bu doğrultuda davalı şirketin de TMK'nın 50. maddesi uyarınca oluşan zarardan sorumlu tutulması gerekirken aksi yönde karar verilmesi hatalıdır.C- İbra açık olabileceği gibi örtülü de olabilir. Açık ibra kararı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının gündemde yer alması ve mali tablolarının görüşülüp onaylanmasından bağımsız olarak oylanması halinde söz konusudur. Örtülü ibra ya da ibra varsayımı ise genel kurulun gündeminde ibra kararı alınmasına ilişkin bir gündem maddesi olmamasına rağmen aynı genel kurulda bilançoların onaylanmasına ilişkin bir gündem maddesi olması ve genel kurulca bilançoların onaylanmasına karar verilmesi halinde söz konusu olup bu durum 6102 sayılı Kanun'un 424. maddesinde düzenlenmiştir (Ersin Çamoğlu, Ünal Tekinalp, Reha Poroy, Ortaklıklar Hukuku I, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 15. Baskı, 2021, s.461). Anılan hükme göre bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı, kararda aksine açıklık bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve denetçilerin ibrası sonucunu doğuracak, başka bir deyişle anılan kararın alınması yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğine dair bir karine meydana getirecektir. Ancak somut olayda genel kurul tutanaklarının incelenmesinde; yöneticinin sorumluluğuna ilişkin konunun özel ve açık olarak tartışılmadığı görülmekle, mahkemenin, davalı yöneticinin oluşan zarardan sorumlu olduğunu kabul etmesi yerindedir.D- Dosya kapsamında alınan zarara ilişkin bilirkişi raporuna davalıların esaslı itirazları bulunmasına rağmen bu itirazlar giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi ise hatalıdır.Mahkemece yapılması gereken iş; davalıların cevap dilekçesindeki savunmalarının ve bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporu alınması ve varsa zarar miktarının net olarak tespit edilmesi, zarar var ise hüküm kurulurken temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilerek hüküm kurulmasından ibarettir.Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının ilk derece mahkemesince talepleri halinde taraflara İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Davalı ... tarafından tehiri icra talebi kapsamında Denizli 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen █████/2023 tarihli ve ... numaralı 860.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatırana İADESİNE,9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi....