Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, teminat senedi kaynaklı menfi tespit davasında dolandırıcılıktan beraat sonrası yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir borçlunun, daha önce aleyhine sonuçlanan ve bir senedin bedelsiz olduğu iddiasını reddeden menfi tespit davasının yargılamasının yenilenmesi talebini konu almaktadır; borçlu, söz konusu senedin aslında teminat senedi olduğunu kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararıyla ispatladığını, bu yeni delilin borçlu aleyhine verilen icra ödemelerini haksız kıldığını ve alacaklının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülmesini talep ederken, alacaklı ise yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yeni bir durum olmadığını ve iddiaların daha önce istinaf mahkemesince incelenip reddedildiğini savunmaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:█████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:█████/2023DAVANIN KONUSU:Yargılanmanın YenilenmesiGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mahkemede görülen menfi tespit davasında davanın reddine karar verildiğini, davanın reddine ilişkin kararda "Denizli 7.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının dosyamız açısından ... dosyamızda davacının davaya konu senedi imzaladığı hususunda çekişme bulunmadığından ceza yargılamasının neticesinin beklenmesi talebinin reddine, davaya konu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından senedin bedelsiz kaldığına ilişkin ispata elverişli yazılı bir delil sunulmadığı..." hükmüne dayandığını, Antalya BAM 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında da "..Senetle ispat kuralı gereği kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasının kesin delillerle ispat edilmesi gereklidir..." denilmek suretiyle dava dosyasının esastan reddedilerek kesinleştiğini, Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından "...bahse konu yerin 2B arazi olduğu için tapunun ilgili daireden çıkması uzun sürdüğünden tanık ...'e teminat olarak suça konu 60.000,00 TL bedelli senedi düzenleyerek verdiği, senedin borçlu kısmına kendi yazdığı ve imzaladığı, kefili bölümüne ise ... Gayrimenkul kaşesine vurarak imzaladığı ve tanık ...'e verdiği anlaşılan olayda sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket etmediği, yüklenen suçlarda kastının bulunmadığı anlaşıldığından..." sanığın beraatına karar verildiğini, bu dosyanın katılanı ... gerek savcılıkta gerekse de mahkeme huzurunda verdiği ifadelerde "...arsa bedeli olan 60.000,00 TL için ben de kendilerinden tapu alınıncaya teslim ettiğime dair senet verilmesini istedi. Teminat senedini ofiste ... düzenleyip bana verdi. Arsanın fiyatını bana bildirip güvence senedini vermeyi kendisi kabul etmiştir..." denmek suretiyle teminat senedinin düzenlendiğini açıkça kabul ettiğini, kaldı ki müvekkili davalı adına ... ... Müdürlüğü'ne 53.000,00 TL para yatırdığını, paranın halen orada olduğunu, müvekkili dava açtıktan sonra iadesini istemiş ise de kendisine iade edilemeyeceği ...'a ödenebileceği ve hatta ...'ın başvurusu halinde tapuyu verebileceklerinin söylendiğini, dolayısıyla davalının icra yoluyla bu senedi tahsil ettiğini, aynı zamanda da ...'ta ki parayı sahiplendiğini, Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı incelendiğinde; işbu senedin güvence (teminat) için verildiğinin tespit edildiğini, müvekkilin üzerine atılı suçtan beraat ederek; kararın kesinleştiğini, müvekkilinin işbu teminat senedinden kaynaklı davaya konu Denizli 7. İcra Müdürülüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına 81.133,42 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının 06.10.2022 tarihinde kesinleştiğini, işbu dava için kesin delil niteliğinde olduğunu, müvekkilinin icra tehdidi altında yargılama devam ederken parayı ödemek zorunda kaldığından davayı istirdat davası olarak sürdürmek gerektiğini belirterek, HMK m. 375/ç, e ve h uyarınca yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile müvekkilinin icra tehdidi altında senet bedelini ve masraflarını ödemek zorunda kaldığından menfi tespit davasının istirdat davası olarak sürdürülmesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili 28.12.2022 tarihli dilekçesiyle; davacının taleplerinin istinaf mahkemesince incelendiğini ve davacının bu yöndeki taleplerinin reddedildiğini, bu inceleme sırasında mevcut olan tüm durumların; yargılamanın yenilenmesinin talep edildiği 21.11.2022 tarihinde de bulunmakta olduğunu, yeni bir durum olmadığını, yargılamanın yenilenmesini gerektirir bir durum bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; karşı tarafın, özellikle müvekkili adına 53.000,00 TL'yi ... ... Müdürlüğü'ne ödediğine dair beyanı kabul etmenin mümkün olmadığını, karşı tarafın bu yönde bir beyanı olmadığı gibi davanın hiçbir aşamasında böyle bir ödemeden bahsetmediğini, iddia da etmediğini, hatta mahkemeye verdiği dava dilekçesinde 60.000,00 TL'yi emlak komisyon ücreti olarak aldığını belirttiğini, bu nedenle karşı yanın, önce şöyle diyeyim o olmazsa, böyle diyeyim mantığı ile tamamen hukuk dışı, mahkemeyi yanıltmaya yönelik beyanda bulunduğunun açık ve net olduğunu savunarak; davacının yargılanmanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Davacı vekili her ne kadar Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının 06.10.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğunu ve iş bu dava için kesin delil niteliğinde olduğunu beyanla yargılamanın yenilenmesini talebinde bulunmuş ise de, ceza dosyasında verilen beraat kararı ceza soruşturması yönünden verilmiş olup Mahkememiz yönünden herhangi bir bağlayıcılığı olmadığı gibi, Mahkememizin yargılanmanın yenilenmesi talep edilen ... Esas ... Karar sayılı kararın gerekçesinde de belirtildiği gibi, söz konusu karar verilirken ilgili ceza dosyası da incelenmiş ancak dosyamız yönünden hükmü etkilemeyeceği kanaatine varılarak dosyanın bekletici mesele yapılmasına gerek görülmemiş, söz konusu kararımız istinaf incelemesi ile kesinleşmiştir. Davacı vekilinin diğer talepleri ise HMK'da tahdidi olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirini taşımadığından bu taleplerinin incelenmesi mümkün olmamıştır.Tüm bu nedenlerle, HMK'nin 379/2. maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi talebinin yasal koşulları oluşmadığından ..." şeklindeki gerekçe ile yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, ceza mahkemesinde senedin teminat senedi olduğunun kabul edildiğini, ceza mahkemesindeki maddi vakıa kabulünün hukuk mahkemesini bağlayacağını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... E, ... K sayılı emsal ilamında da açıkça belirtildiği üzere; Kesin hükme bağlanmış olan bir davaya bakılamayacağına ilişkin kuralın en önemli istisnası yargılamanın yenilenmesi yoludur. Yargılamanın iadesi, bazı ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur (Baki, Kuru: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt V, s. 5165).Belirtmek gerekir ki, karar kesinleşmiş olsa dahi bazı yargısal hatalar çok ağır olabilir, toplum vicdanını derin bir şekilde zedeleyebilir ve hukuk düzenine duyulan güveni ortadan kaldırabilir. Bu ağır ve kabulü zor hataların karar kesinleştikten sonra anlaşılması hâlinde dahi, kararı ayakta tutmaya çalışmak, kesinleşmenin amaçladığı hukuki güvenliği zedeleyecek, hukuk barışını bozacak, adalet hissine dokunacaktır. Yargılama sırasında meydana gelen hatalar ve eksiklikler çok ağır ise bu tür kararlara karşı olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın iadesi (veya yargılamanın yenilenmesi ya da iade-i muhakeme) yolu kabul edilmiştir (Muhammet, Özekes: Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2323, 2324).Yargılamanın iadesi sebepleri, 6100 sayılı Kanunu’nun (HMK) 375 inci maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Bunun dışındaki bir sebepten dolayı, yargılamanın iadesi yoluna gidilemez. Bir başka anlatımla, maddede sayılan yargılamanın iadesi sebepleri kıyas yolu ile genişletilemez (Kuru, s. 5171).Yargılamanın iadesi, 6100 sayılı Kanun'un 374 üncü maddesinde de belirtildiği üzere kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı istenilebilir. Dolayısıyla, bir karar henüz kesinleşmemiş ise 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinde sayılan sebeplerden biri mevcut olsa bile, hüküm kesinleşmeden önce yargılamanın iadesi yoluna gidilemeyecektir.Kurum hakkında yapılan bu genel açıklamalardan sonra istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi dosyasına bakıldığında, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.01.2022 tarih ... esas ... karar sayılı dosyasına bakıldığında, davanın taraflar arasındaki senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama neticesinde davacının davasının reddine karar verildiği, kararın davacı tarafça istinaf edilmesi neticesinde, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 15.04.2022 tarih, ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır.Yargılamanın iadesine konu olan Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.01.2022 tarih ... esas ... karar sayılı dosyasına bakıldığında, mahkemece, Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyasının yargılama aşamasında incelendiği ve gerekçede bu hususa değinilerek; "...Denizli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının dosyamız açısından bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de; ilgili dosyanın dava dışı ...'ın müşteki, davacı ...'ın sanık olarak yargılandığı ve suça konu iddianın, ...'ın 60.000TL değerindeki senedin borçlu kısmında bulunan müşteki ...'ın kaşesinin bulunduğu kısma müştekinin haberi olmaksızın başkaca bir şahsa imzalatarak sahte senet oluşturduğu ve alacaklı ... isimli şahsa verdiği iddiasına yönelik olduğu, dolayısıyla dosyanın taraflarını ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı doğrudan etkilemeyeceği, dosyamızda davacının davaya konu senedi imzaladığı hususunda çekişme bulunmadığından, ceza yargılamasının neticesinin beklenmesi talebinin reddine karar verilmiştir..." şeklindeki gerekçe ile değerlendirmesini açıkça belirttiği anlaşılmaktadır.Ceza dosyasında, "... sanık ...'ın, katılan ...'a ait gayrimenkul firmasında çalıştığı dönemde tanık ...'a 60.000TL karşılığında Antalya ili ... ilçesinde bulunan ...'a ait arsanın satışı konusunda anlaşma yaptığı ve parayı aldığı, bahse konu yerin 2B arazi olduğu için tapunun ilgili daireden çıkması uzun sürdüğünden tanık ...'e teminat olarak suça konu 60.000TL bedelli senedi düzenleyerek verdiği, senedin borçlu kısmına kendi adını yazdığı ve imzaladığı, kefili bölümüne ise ... Gayrimenkul kaşesini vurarak imzaladığı ve tanık ...'e verdiği anlaşılan olayda sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket etmediği, yüklenen suçlarda kastının bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine..." şeklinde hüküm verildiği ve kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile █████/2022 tarihinde kesinleştiği (istinaf başvurusunun esastan reddi ile) anlaşılmaktadır. Tüm açıklamalar ışığında, HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı her ne kadar senedin teminat senedi olduğuna dair ceza mahkemesinin kabulünün olduğunu ve bu kabulün hukuk mahkemesini bağlayacağını belirterek yargılamanın iadesi talebinde bulunmuşsa da ceza dosyasının hukuk mahkemesince incelendiğinin anlaşılmasına, yargılamanın iadesini gerektirir bir şartın mevcut olmadığının görülmesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...