İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, rıza dışı elden çıktığı iddia edilen ve sahte ciro zinciriyle faktoring şirketine geçen çeke dayalı istirdat davasında borçlu olunmadığının tespiti ve ödenen bedelin tahsili talebi.
Özet: Bu hukuki süreç, davacı şirketin, kargoda kaybolduğunu iddia ettiği ve sahte ciro ile üçüncü kişilere devredilerek icra takibine konu edilen bir çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve icra marifetiyle ödediği tutarın iadesini talep ettiği bir istirdat davasını özetlemekte olup; davalı faktoring şirketi, çeki iyi niyetle ve 6361 sayılı Faktoring Kanunu hükümlerine uygun olarak iktisap ettiğini, bu nedenle kendisine karşı şahsi defilerin ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İstirdat ( Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız--------Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İstirdat (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket aralarındaki ticari ilişki nedeniyle dava dışı --------- Şti.'ne ödenmek üzere -------- Şubesine ait 292.627.-TL bedelli ve 11.11.2023 tarihli çek düzenlemiş ve alıcısına gönderilmek üzere --------- Şubesine 09.10.2023 tarih ve --------- irsaliye no ile teslim ettiğini, ancak bahse konu çekin içinde bulunduğu kargo kaybolduğunu, ---------- 10.10.2023 tarih ve ███████ bildirimde bulunarak söz konusu gönderinin bulunmadığını bildirdiğini, bunun üzerine çeklerin iptalini teminen dava dışı -------şirketi tarafından --------- E sayılı çek iptali davası ikame edildiğini, davalı Tam Finansın esas takibe ilişkin icra tebligatı müvekkil şirkete 23.11.2023 tarihinde yapılmış olup, söz konusu çek incelendiğinde --------- şirketi adına bir kaşe yaptırılıp, uydurma imza ile ----------- şirketine ciro edildiği, bu şirketin de çeki --------- şirketine ciro ettiği ve bu şirketin de çek'i ----------Ş. ne ciroladığı görüleceğini, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile, takip konusu yapılan 290.510,00.-TL bedelli 10.12.2023 tarihli çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti ile icra takibi sonucunda ödenen 425.850,00.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, masraf ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /TALEP:Davalı ---------Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiği, davalı şirketin-------- ili --------- ilçesinde bulunduğu ve dava konusu çek nedeniyle ---------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı dikkate alındığında yetkili mahkemenin --------- Mahkemeleri olduğu, esas yönünden ise davalı---------Ş. ile dava dışı---------- Şti. arasında 04.01.2023 tarihli Genel Faktoring Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında 12.10.2023 tarihli Alacak Bildirim Formu ile faturaya dayalı alacakların temlik edildiği ve dava konusu ---------- seri numaralı çekin usulüne uygun şekilde ciro edilerek davalı faktoring şirketine devredildiği, çekin 6361 sayılı Faktoring Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca gerekli incelemeler yapıldıktan sonra iktisap edildiği, ciro zincirinin, faturaların ve çek bedelinin alacağı doğuran belgelerle uyumunun kontrol edildiği, davalı şirketin çeki iyi niyetli ve yetkili hamil sıfatıyla edindiği, 6361 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi gereğince keşideci ile önceki cirantalar arasındaki şahsi def'ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceği, davacı tarafından davalı şirketin çeki kötü niyetle veya borçlunun zararına hareket ederek devraldığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 790. maddesi anlamında yetkili hamil olduğu, çeki iktisap ettiği sırada iddia olunan hırsızlık olayından haberdar olmasının mümkün bulunmadığı, bu konuda herhangi bir ihtar veya tedbir kararının da mevcut olmadığı, davaya konu çek yönünden davacı şirket ile çek üzerinde kaşe ve cirosu bulunan tüm şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiği, davacının iddialarında haklı olduğu kabul edilse dahi iyi niyetli faktoring şirketi olan davalıya karşı talepte bulunulmasının 6361 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi gereğince mümkün olmadığı, bu nedenlerle davanın reddine, %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP / TALEP :Davalı diğer şirketlere dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen anılan davalı şirketler tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirketlerin temsilcileri duruşmalara katılmamış; şirketler kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.DELİLLER: Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı,--------- ve ----------- Ticaret Sicil Kayıtları,--------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyası, ---------- Esas Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, ------------ Esas Sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, ----------- soruşturma sayılı dosyası, Çek fotokopileri, dosyadaki sair bilgi ve belgeler. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, 6102 Sayılı TTK'nin 763.maddesi gereğince rıza dışında elden çıkan çeke ilişkin olarak aynı yasanın 790 ve 792. maddeleri mucibince çek ciranta ve son hamiline karşı açılmış çek bedelinin iadesi davası (istirdat) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada tensip zaptı hazırlanarak usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak taraf teşkilinin sağlandığı ve dilekçeler aşamasının tamamlandığı anlaşılmakla dava şartları da incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın davacı vekilinin ve davalı faktoring şirketi vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, tahkikat işlemleri ve incelemeleri yerine getirilmiş ve araştırılacak bir husus bulunmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin ve faktoring şirketi sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince; mahkememizde açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, davalı şirketlerin ikisinin davaya süresinde yanıt vermediğinden anılan davalılar yönünden HMK'nin 128. maddesi gereğince davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamının inkar edildiği kabul edilerek davacı vekili ve davalı ----------- şirketi vekili tarafından gösterilen deliller toplanmış, incelenip değerlendirilmiştir. Buna göre öncelikle davacı şirket ile davaya esas çekin arkasında yer alan davalı ikinci ciranta ve doğal olarak devam eden davalı ciranta ve davalı son hamil arasında herhangi bir ticari ve hukuki ilişki olmadığı anlaşılmıştır. Ne var ki, dava konusu çekin dava dışı -----------Şti lehine (nama yazılı) düzenlendiği, çekin arkasındaki ilk cironun bu şirkete ait olduğu, davacı keşideci şirket tarafından lehtara ait cironun sahte olduğunun ileri sürülerek ondan sonra gelen cirantalara ve son hamile karşı çek bedelinin istirdadı davası açıldığı anlaşılmaktadır. Çekin istirdadı davası, çeki ağır kusurlu veya kötü niyetle iktisap eden hamile karşı açılabilir. Dosya kapsamındaki açıklamalara, delillere ve özellikle çek örneğine göre çekteki ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı tartışmasızdır. 6102 sayılı TTK'nin 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK'nin 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790. maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nin 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK'nin 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa... ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir. Bu bilgilere göre bu davada ispat yükü HMK'nın 190. maddesine göre davacıya aittir. Davacı, dava konusu edilen çekin keşideci olup çekin lehtara kargo yoluyla gönderildiği sırada kaybolduğunu ileri sürmekte olup davalıların çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür.---------- soruşturma sayılı dosyasından konuya ilişkin takipsizlik verilmiş olup karar kesinleşmiştir. Davacı keşidecinin çekteki imzasına bir itirazı bulunmamakta olup lehtar ve araya giren cirolar dikkate alındığında, çekteki hakkın birbirini takip eden cirolardan anlaşılması karşısında, davalının çek cirantaları arasındaki ticari ilişkileri tahkik ederek çeki iktisap etmesi beklenemez. Geçerli imzaların sahipleri ,başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi ciro zincirinde bulunan imzaların sahteliğine dayanamaz. Görüldüğü üzere son hamilin TTK'nin 790. maddesine göre sadece iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. TTK'nin 677.maddesi gereğince imzaların bağımsızlığı ilkesine göre çeki başka kişilerden alan kişinin iktisabının TTK'nin 682 vd. maddelerine göre korunması gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde 4721 Sayılı TMK'nin 6. ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddeleri gereğince ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamından aleyhinde hüküm verilen davacı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------------ bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın REDDİNE,2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 7.272,46 TL harçtan mahsubuyla bakiye 6.540,46 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,5-)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 68.136,00 TL nispi vekalet ücreti ve 60,80 TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin ve davalı ---------- Şirketi vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalı şirketlerin temsilcilerinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle;--------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026