İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, hizmet faturaları ve işçi temini sözleşmesine dayalı alacak için reddedilen ihtiyati haciz talebinin delil yeterliliği açısından istinaf incelemesi.
Özet: İhtiyati haciz talebi, ilk derece mahkemesince e-faturaların tek başına yeterli görülmemesi, hizmet alacağının niteliğine uygun sevk irsaliyesi veya mal teslim belgesi gibi destekleyici evrak ile borçlu mutabakatı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş; istinaf eden, hizmet sözleşmesi gereği işçi teminine ilişkin alacakta sevk irsaliyesinin anlamsız olduğunu, borçlu tarafından onaylanmış işçi ödeme dekontları ve faturaların kesin ispat sağladığını, dosyanın yeterince incelenmediğini ve borçlunun mal kaçırma girişiminde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiş, bu bağlamda üst mahkeme İcra İflas Kanununun 258. maddesindeki "kanaat verici deliller" hükmünün, alacağın niteliği ve taraflar arasındaki ilişki göz önüne alınarak yazılı belge zorunluluğundan ziyade alacağın varlığına hakimi ikna edecek her türlü ispat aracını kapsayacak şekilde yorumlanması gerektiğini incelemiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
NUMARASI:████████ D.İş, ████████ Karar
TALEP:İHTİYATİ HACİZ
KARAR TARİHİ:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından karşı tarafa sunulan hizmet nedeniyle düzenlenen 4 adet e faturanın ödenmediğini,alacağın rehinle teminat altına alınmamış olduğunu, muaccel olduğunu, müvekkili şirketin 2.522.400,00-TL tutarındaki alacağını güvence altına almak amacıyla, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile bankalar dahil üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının teminat karşılığında ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; işbu itirazın iptali davasına esas icra takibinin cari hesap alacağına dayandığı, dava dilekçesinde buna ilişkin herhangi bir belge veya fatura sunulmadığı, ancak bilindiği üzere faturanın tacir tarafından tek taraflı olarak düzenlenen bir belge olduğundan alacağın varlığı ve miktarı noktasında tek başına ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli olmadığı, talep dilekçesi ekinde alacağın varlığını ortaya koyabilecek herhangi bir sevk irsaliyesi, teslim - tesellim belgesi yahut mallarını teslimini ortaya koyan delil ibraz edilmediği, dolayısıyla bu hususta kanaat verici belge sunulmadığından ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığı, öte yandan davalı tarafından alacak hakkında davacının haklılığını ispat edecek bir beyanın ve muhasebesel yönden bir kaydın (davalı cari hesap / davalı muavin döküm ya da mutabakat beyanı vs.) dosya içerisinde bulunmadığı, bu noktada dahi İİK 258. maddesi uyarınca kanaat verici bir beyan, belge yahut delil sunulmadığından mevcut delil durumu itibariyle İİK 257.maddesi hükmü uyarınca mahkememizce yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığı, ihtiyati haciz talep eden vekilinin alacağın varlığı yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf nedenleri olarak;Mahkemece cari hesap alacağına ilişkin herhangi bir belge ve fatura sunulmadığını belirtmiş ise de borçlu ile yapılan sözleşme ve buna dayalı olarak kesilen faturaların dosyada bulunduğunu, Mahkemece sevk irsaliyelerinin olmadığını gerekçe göstermiş ise de, sözleşme işin konusunun borçluya işçi temini olduğunu ve temin edilen işçilere yapılan ödemelere ilişkin banka dekontlarının dosyaya sunulduğunu, bu dekontların altının borçlu tarafından onaylandığını, işin mahiyeti gereği sevk irsaliyesinden daha kesin bir kanıt sunulduğunu, bu durumun dosyanın ve eklerinin yeterince incelenmediğini gösterdiğini, Mahkemenin mal teslim belgesinden bahsetmesinin dosyanın incelenmediği ortaya koyduğunu, sözleşme konusunun yerine getirildiğinin borçlu tarafından altı onaylanan dekontlarla sabit olduğunu, yaklaşık ispat koşulundan ziyade kesin ispatın sağlandığını, Mahkemece borçlunun mutabakat beyanının olmadığını belirtmiş ise de borçluya temin edilen işçilere yapılan ödeme dekontlarının ve faturaların altına borçlunun mutabakat onayının alındığını, davalının mal kaçırma girişiminde olduğunu belirterek ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik kararının kaldırılarak talebin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, İİK'nun 265. maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılması ve ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir.İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında İhtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.İhtiyati hacizde teminat İİK 259. maddede düzenlenmiştir. Maddede, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun veya üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve HMK 96’cı maddesinde yazılı teminatı vermeye mecbur olduğu, ancak, alacağın bir ilama müstenid ise teminatın aranmayacağı, ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkemenin teminata lüzum olup olmadığını takdir edeceğine yer verilmiştir.İhtiyati haciz isteyen vekili alacağın dayanağı olarak faturaları ibraz etmiştir. Sunulan faturalar hizmetin verildiğinin ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez. Yine tarafların açık hesap noktasında mutabık kaldığına dair bir delil de dosyaya sunulmamıştır. İhtiyati haciz talep eden vekili taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi nedeniyle karşı tarafa temin edilen işçilere yapılan ödemeler ilişkin banka dekontlarının da dosyaya sunulduğunu ve bu dekontların borçlu tarafından onaylı olduğunu bu nedenle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini ileri sürmüş ise de, karşı tarafın onayı bulunduğu belirtilen dekontlarda gönderici isminde ihtiyati haciz talep edenden farklı bir ismin yer aldığı görülmüştür. Bu nedenlerle, talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen deliller bu aşamada alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli görülmediğinden mevcut delil durumununa göre yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan, borçlunun mal kaçırma veya gizlenme ihtimalinin mevcut olduğuna yönelik olarak da herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Açıklanan yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, alacak ve miktarının yaklaşık ispat koşulu ile ispatlanması gerektiği ve sunulan delillerin İİK'nın 258. maddesinde yer verilen kanaat getiren delil niteliğinde olmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararında hukuka aykırılık görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ D.İş, ████████ Karar sayılı ve █████/2026 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları ihtiyati haciz talep eden tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!