İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan davada verilen ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi ara kararını hukuka uygun bulup istinaf başvurusunu reddetti.
Özet: Bölge adliye mahkemesi, ticari nitelikli hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davalının ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin ilk derece mahkemesince reddine yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir; zira, teminat karşılığı hacizleri kaldırma yetkisinin icra hukuk mahkemesinde olduğu ve davalı vekilinin itiraz ettiği ihtiyati haciz kararının, daha önce istinaf dairesince verilmiş ve yasal olarak kesinleşmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haczi kaldırma talebini reddeden kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığına hükmedilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:█████/2026
NUMARASI:████████ Esas
DAVANIN KONUSU:İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davalı vekili █████/2026 tarihli dilekçesi ile; müvekkili şirketin ticari hayatını durma noktasına getiren söz konusu ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Mahkemece 31.03.2026 tarihli ara kararı ile; Teminat karşılığında hacizlerin kaldırılmasında görevli Mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olması, istinaf incelemesi sonucu verilen kararın hukuki durumda değişiklik olmadıkça mahkemece değiştirilemeyeceği ve bu aşamada hukuki durumunda değişiklik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.Ara Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece Mahkemesinin 31.03.2026 tarihli ara kararının usul esas ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar Mahkemece hukuki durumda değişiklik bulunmadığı gerekçesi ile taleplerinin reddine karar vverilmiş ise de müvekkilinin mevcut durumu itibariyle ihtiyati haciz kararının verilmesinin baştan itibaren hukuka aykırı olduğunu, somut olayda ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, zira alacağın varlığının kesin olmadığını, ayrıca ölçülülük ilkesinin açıkça ihlal edildiğini, müvekkilinin ticari hayatının durma noktasına geldiğini, Mahkemenin gerekçesinin hukuken isabetsiz olduğunu, burada tartışılması gereken husunun değişiklik değil, mevcut kararın baştan itibaren hukuka aykırı olup olmadığı hususu olduğunu, henüz varlığı ve miktarı kesinlik kazanmamış, yaklaşık ispat koşulunu dahi karşılamayan bir alacak iddiasına dayanılarak tesis edilen ihtiyati haciz kararının ölçülülük ilkesine açıkça aykırı olduğu ve müvekkili şirket aleyhine telafisi imkansız zararlar doğurduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin 31.03.2026 tarihli ara karının kaldırılmasına, ihtiyati haciz kararının öncelikle teminatsız olarak aksi halde teminat karşılığında kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindirMahkemece, 31.03.2026 tarihli ara kararı ile, teminat karşılığında hacizlerin kaldırılmasında görevli Mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olması, istinaf incelemesi sonucu verilen kararın hukuki durumda değişiklik olmadıkça mahkemece değiştirilemeyeceği ve bu aşamada hukuki durumunda değişiklik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin talebinin reddine karar verilmiş, davalı taraf ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İcra ve İflâs Kanunu'nun 265.I hükmüne göre, "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir."Somut olayda borçlu bu hükme göre, ihtiyati hacze konu olan alacağın ve miktarının yaklaşık olarak ispatlanamadığını belirterek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir.Davalı tarafından Dairemizce verilen ihtiyati haciz kararına itiraz edildiği anlaşılmakla, Dairemizce verilen ihtiyati haciz kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 bendi ile aynı kanunun 362/1-f bendi ve İİK'nun 258/son fıkrası gereğince kesin olduğu dikkate alındığında ilk derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer taraftan ihtiyati hacizde, icra takibine başlandıktan sonra icra mahkemesinin görevi, İcra ve İflâs Kanunu'nun 266. maddesinin 2.ci cümlesinde düzenlenmiştir. Bu hüküm ise ihtiyati hacze itirazı değil, teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasını düzenlemektedir. İtiraz eden davalının uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılması talebi yönünden de ilk derece Mahkemesince verilen karar İİK 266 maddesi hükmü gereğince yerindedir. Açıklanan nedenler ile ilk derece Mahkemesinin █████/2026 tarihli ara kararında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen █████/2026 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11.06.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!