Taraflardan birinin tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında asliye ticaret mahkemesinin görevsizlik kararı.
Özet: Davacı şirketin, eksik ve ayıplı yapılan ince işçilik nedeniyle başka bir ustaya ödediği 65.000 TLnin tazminini talep ettiği eser sözleşmesi davasında, mahkeme, davalıların ticaret sicil kaydının olmaması ve tacir sıfatı taşımaması sebebiyle uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticari dava niteliğinde olmadığına hükmederek, davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Eser Sözleşmesi
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Eser Sözleşmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından inşa edilen taşınmazın ince işçiliklerinin yapılması hususunda davalılar ile anlaşmaya varıldığını ve iş süreçlerinin başlatıldığını, bu kapsamda zorunlu olmamasına rağmen davalıların SGK kayıtlarının yapıldığını, taraflar arasındaki bu ilişkinin bir eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, eserin teslimi aşamasında ve işin devamı sırasında yapılan incelemelerde davalıların işi eksik ve kusurlu yaptıklarının açıkça tespit edildiğini, iki kat boyanması gereken stoperlerin sadece bir kat boyandığını, duvarlar, duvar dipleri, merdivenler ve koridorlarda alçı kalıntıları bırakıldığını, duvar zımparalarının eksik yapıldığını, daire içi koridorlarının ve asma tavan kenarlarının gereği gibi zımparalanmadığını, saten alçı tekniğine uygun çekilmediğini, söz konusu ayıplı ve eksik işlerin işin yapıldığı sırada davalılara sözlü ve mesaj ile defaten bildirildiğinin ve düzeltilmesinin talep edildiğini ancak tüm uyarılara rağmen eksikliklerin giderilmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalılara noter vasıtası ile ihtarname gönderildiğini, davalıların işi düzeltmemesi üzerine işin tamamlanması ve teslim edilebilir hale getirilmesi için müvekkili şirketin başka bir usta ile anlaşmak zorunda kaldığını ve 65.000,00-TL ödeme yaptığını, zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulüne tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün... sayılı, █████/2026
tarihli ve... sayılı, █████/2026 tarihli yazı cevaplarında davalılar... ve ...'ın gerçek kişi ticari işletme kayıtlarının bulunamadığının bildirildiği görüldü.
HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır. HMK.nun 115/1. maddesi uyarınca"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari ava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
Açıklanan yasal mevzuat çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davalıların ticaret sicilde tacir kaydının bulunmadığı, dolayısıyla davalıların tacir sıfatını haiz olmadığı, taraflardan birinin tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;
1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,
3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2026
Katip ... Hakim ...
e-imza e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!