Hırsızlık sonucu sigorta şirketinin ödediği tazminatın, hatalı güvenlik sistemi hizmeti nedeniyle rücuen tahsili için açılan itirazın iptali davasında istinaf kararı.
Özet: Sigortalı işyerinde yaşanan hırsızlık olayında, güvenlik sistemi sağlayıcısı olan davalının kusurlu olarak alarm sistemini eksik ve hatalı monte etmesi veya hizmeti sözleşmeye uygun sunmaması nedeniyle oluşan zararı sigortalısına ödeyen davacı sigorta şirketi, halefiyet prensibiyle davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiş, davalı ise zamanaşımı ve üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiği savunmasıyla davanın reddini istemiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2022NUMARASI:████████ Esas, ████████ KararDAVA:İtirazın İptaliKARAR TARİHİ:█████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı .... Şti. ile davalı arasında 25.12.2013 tarihli Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili nezdinde sigortalı işyerinin 25.03.2016-25.03.2017 tarihleri arasında ... Poliçesi ile sigortalandığını, iş yerinde 01.03.2017 tarihinde hırsızlık olayı yaşandığını, olaya dair 20.06.2017 tarihli ekspertiz raporunda, dava dışı şirketin tazmin talebinin 48.441,69 TL'lik kısmının kabul edilebilir olduğu belirtildiğinden müvekkilinin dava dışı şirkete, 04.07.2017 tarihinde 48.441,69 TL ödemek zorunda kaldığını ve böylelikle sigortalının haklarına halef olarak rücu ve talep hakkı doğduğunu, buna dayanılarak davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının bu ihtara rağmen ödememesi yapmaması üzerine davalı hakkında İstanbul 35. İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmışsa da, davalı borçlunun takibe haksız itiraz sebebi ile takibin durduğunu, hırsızlık olayına dair 29.03.2017 tarihli araştırma raporunda "...Olay esnasında alarm cihazının çalmaması nedeniyle bağlı bulunduğu ... firması tarafından incelendiği, neden çalmadığının araştırıldığı, olay yerinde takılı olan pırların insan boyutundan çok yüksekte olduğu ve altından geçme imkanının olması nedeniyle çalmadığının anlaşılması üzerine alarm pırlarının yerlerinin değiştirilmiş olduğu, bu konu ile ilgili faturaların da mevcut olduğu... İş yerinde kamera, ...'e bağlı alarm cihazı ve de gece bekçisinin olduğu, ancak bekçinin binanın ön tarafında bulunduğu ve binaya arka kısımdan girilmesi, alarm sisteminin de yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı çalışmaması nedeniyle bekçinin olayı fark edemediği..." tespitlerinde bulunulduğunu, davaya konu hırsızlığın dava dışı şirketin gece bekçisi tarafından fark edilmemesi ve davalı şirketin dava dışı şirket ile imzaladığı Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi'ne uygun bir şekilde hizmet vermemesinden kaynaklandığını, davalının olaydan sonra, dava dışı şirkete giderek olayın yaşandığı yerdeki pır hareket sensörlerinin sayısının artırılması ve mevcut paneli daha büyük bir panel ile değiştirilmesinin ücretsiz olarak sağlanacağı yönünde 03.03.2017 tarihli servis - montaj formunu hazırladığını, sonrasında formda belirtilen değişikliklerin uygulandığını, davalı şirketin dava dışı sigortalı şirketle aralarında imzalanan sözleşme konusu edimini eksik olarak yerine getirdiğini, dava dışı şirkete ait iş yerine montajı yapılması gereken ekipmanı eksik ve hatalı olarak monte ettiği için zararın meydana geldiğini, hasar dosyasından hazırlatılan 20.06.2017 tarihli ekspertiz raporu uyarınca zararın 48.441,69 TL olduğunu, müvekkilinin bu rapor uyarınca sigortalısına ödeme yaparak sigortalının halefi olduğunu, müvekkili tarafından ödenen tazminatın yeterli olmadığı gerekçesiyle müvekkili ile davalıya karşı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ E. Sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, müvekkili şirketin dava dışı şirkete bu dosyadan kaynaklı olarak ödeme yapması ihtimaline binaen, fazlaya dair haklarını saklı tuttuklarını, davalının kusurlu olmasına rağmen icra takibine itirazının haksız olduğunu belirterek davalının İstanbul 1. İcra Müdürlüğü ... sayılı icra takip dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın Türk Ticaret Kanunu 1420. Madde gereğince zamanaşımına uğradığını, 02.03.2017 tarihinde hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihte alacağın muaccel olduğunu, icra takibinin ise 21.03.2019 tarihinde 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra başlatıldığını, zamanaşımı def’i nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, meydana gelen zararda hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkili ile sigortalı arasında akdedilen Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi kapsamında belirtilen güvenlik teçhizatı ve tüm ürünlerin çalışır vaziyette, eksiksiz ve her türlü fiili ve hukuki ayıptan ari olarak davacıya teslim edildiğini, bu hususun davacının kendi el yazısıyla imzaladığı teslim ve montaj formu ile de sabit olduğunu, bu bakımdan müvekkilinin sözleşme kapsamındaki teslim yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin 5188 Sayılı Kanun, ilgili yasal mevzuat ve sözleşme hükümleri uyarınca yerine getirmesi gereken tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bu sebeple davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkiline kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, sinyal kayıtlarını içeren raporda açıkça görüleceği üzere sinyallerin eksiksiz olarak gönderildiğini, müvekkilinin sözleşmeye ilişkin yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, dava konusu yaşanan olay sonrasında ... tarafından yapılan kontrollerde sistemde yer alan dedektörün çalıştığının tespit edildiğini, davacının adresinde mevcut olan iki adet dedektörin kontrol amaçlı olarak teslim alındıktan sonra şirket merkezinde yapılan incelemede dedektörlerin sorunsuz olarak çalıştığının tespit edildiğini, sözleşme konusu davacının aylık olarak ödemekle yükümlü olduğu abonelik bedeliyle talep ettiği tazminat tutarının açık şekilde nispetsiz ve orantısız olduğunu, müvekkilinin üstlenmiş olduğu hizmet kapsamında hırsızlıkları önleyeceğini taahhüt etmediğini, bu sebeple müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olacağını, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin, sigorta sözleşmesi hükmünde olmadığını ve hırsızlık, yangın vs. olaylar bakımından garanti niteliği taşımadığını, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeden kaynaklı müvekkilinin borcunun, sözleşme hükümleri gereğince güvenlik hizmeti sunmaktan ibaret olduğunu, bunun dışında hizmet kusuru veya herhangi bir nam altındaki kusuru söz konusu olmaksızın meydana gelen zararları garanti etme ya da bu kapsamdaki zararları tazmin edeceğine dair herhangi bir taahhüdünün bulunmadığını, bu hususun taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3.maddesinde açıkça düzenlendiğini, bu sözleşme maddesinin sigorta sözleşmelerinde olduğu gibi kusurun söz konusu olup olmadığına bakılmaksızın garanti yükümlülüğünün mevcut olduğu yönünde yorumlanmaması gerektiğini, sigortalının zararın meydana gelmesinde kusurunun mevcut olması sebebiyle müvekkili ne kusur yükletilemeyeceğini belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde, davacı sigorta şirketi tarafından hırsızlığa karşı sigorta ettirilen iş yerinde 02.03.2017 tarihinde hırsızlık meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından 20.06.2017 tarihinde düzenlenen ekspertiz raporu uyarınca sigortalısına 48.441,69 TL ödeme yapıldığı, davacı sigorta şirketince, hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurlu olduğunu ileri sürdüğü davalı güvenlik şirketinden söz konusu bedeli rücuen tazmin etmek amacıyla icra takibi başlatıldığı, Mahkemece, rücuen tazminat koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti ve hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alındığı, sonuç kısımları özet olarak paylaşılan 22/3/2021 tarihli kök ve █████/2022 tarihli ek raporlarda davalının hırsızlık olayının meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla mevcut bilgiler ışığında davacı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin tamamını davalıdan rücuen talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, alacağın %20'si olan 11.976,11 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; cevap dilekçesinde belirttikleri üzere dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, 02.03.2017 tarihinde hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihte alacağın muaccel olduğunu, icra takibinin ise 21.03.2019 tarihinde 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapıldığını, müvekkili ile sigortalı arasında akdedilen güvenlik sistemi hizmet sözleşmesi kapsamında belirtilen güvenlik teçhizatı ile tüm ürünlerin çalışır vaziyette, eksiksiz ve her türlü fiili ve hukuki ayıptan ari olarak sigortalıya teslim edildiğini, bu hususun teslim ve montaj formu ile de sabit olduğunu, hırsızlık olayında müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin 5188 Sayılı Kanun, ilgili yasal mevzuat ve sözleşme hükümleri uyarınca yerine getirmesi gereken tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bu sebeple davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, sinyal kayıtlarını içeren rapordan görüleceği üzere sinyallerin eksiksiz olarak gönderildiğini, olay sonrasında ... tarafından yapılan kontrollerde sistemde yer alan dedektörün çalıştığının tespit edildiğini, hırsızlık olayında kusurlu olan tarafın dava dışı sigortalı olduğunu, zira sigortalının müvekkili aleyhine açtığı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ Esas sayılı dava dosyasında tanzim edilen raporun 6. sayfasında hırsızların 10 numaralı resimde gözüken havalandırma penceresinden giriş yaptığı, bu havalandırmanın tamamen açık olduğu, pencerenin veya örülmüş bir duvarın mevcut olmadığı, sigortalı tarafından herhangi bir önlemin alınmadığı tespitinin bulunduğunu, giriş yapılan bölümün tek katlı bir binanın üstünde yani çatısında yer aldığını, ciddi bir çaba ve beceri gerektirdiğini, müvekkilinin bu binanın üstüne tırmanılmasını öngörmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun sadece dosya üzerinden yapılan incelemelere dayandığını, yukarıda bahsi geçen hususların ancak hırsızlık mahalinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilebileceğini, bu sebeple tanzim edilen raporun eksik inceleme içerdiğini, hüküm kurmaya ve hukuki denetime elverişli olmadığını, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ Esas sayılı dosyasında tanzim edilen kök bilirkişi raporunda asli kusurlunun hırsız veya hırsızlar olduğu ve müvekkilinin müterafik kusurlu olduğu yönünde değerlendirme yapıldığını, davacıdan çok cüzi tutarda abonelik bedeli talep edildiğini, sözleşme konusu, davacının aylık olarak ödemekle yükümlü olduğu abonelik bedeliyle talep edilen tazminat tutarının açık şekilde nispetsiz ve orantısız olduğunu, bu sebeple müvekkilinin üstlenmiş olduğu hizmet kapsamında hırsızlıkları önleyeceğini taahhüt etmediğini, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin sigorta sözleşmesi hükmünde olmadığını, hırsızlık, yangın vs. olaylar bakımından garanti niteliği taşımadığını, bu hususların sözleşmede açıkça kararlaştırıldığını, hırsızlık olayının vuku bulmasında ...’in kusuru olduğu kabul edilse dahi, müvekkilinin hiçbir şekilde ortaya çıkan maddi zararın tamamından sorumlu tutulamayacağını, somut olayda hırsızların giriş yaptığı tuvalet camına sigortalının demir parmaklık taktırmamış olmasının ve hiçbir önlem almamış olmasının müterafik kusurunu teşkil ettiğini, sigortalının ikame ettiği İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ Esas sayılı dosyada tanzim edilen raporda sigortalının iş yerinde gece bekçisi görevlendirildiğinin belirtildiğini, somut olayda sigortalının personeli olan bekçinin de kusurlu olduğunun açıkça gözüktüğünü, zira bekçinin düzenli olarak devriye attığına dair hiçbir araştırma yapılmadığını, bunların yanı sıra sigortalının, mekanın fiziki özellikleri göz önüne alındığında daha fazla bekçi görevlendirmesi gerektiğini ve hatta fiziki güvenlik görevlisi temin eden 5188 Sayılı Kanun kapsamında hizmet veren kişi veya kurumlardan hizmet alması gerektiğini, müvekkilinin kusurlu olduğunu kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte meydana gelen hırsızlık olayında müvekkilinin kusurlu olduğu bir an için kabul edilse bile sigortalının bahsi geçen müterafik kusurunun, müvekkiline atfedilmeye çalışılan kusurla zarar arasındaki illiyet bağını keseceğini, takip konusu tazminat talebinin kusur ve zarar durumları bir arada değerlendirilerek yargılama gerektirdiğini, bu sebeple likid bir alacaktan söz edilemeyeceğinden mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi ile davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, iş yeri poliçesi gereğince dava dışı sigortalıya ödenen bedelin rücuen tazminine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinafa konu uyuşmazlık; davalının hırsızlık olayında kusurunun veya ortak kusurunun bulunup bulunmadığı ile rücuen tazmin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Dava dışı sigortalı şirkete ait E-5 Karayolu üzerinde ... Fabrikası yanı ... Avcılar/İstanbul adresindeki işyerinin, davalı ... A.Ş. tarafından 25.03.2016-25.03.2017 tarihleri arasında “... Poliçesi” ile sigortalandığı, █████/2017 günü sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde davacı şirketçe 89.240.000 TL bedelindeki zararının giderilmesi için davalı ... A.Ş. ye talepte bulunması üzerine davalı sigorta şirketininin .... A.Ş.’ne yaptırdığı ekspertiz raporu sonucunda sigortalıya 04.07.2017 tarihinde 48.441,69 TL ödeme yaptığı, yapılan ödemenin rücuen tazmini talebi ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine icra dosyasında itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir tebligat parçasına rastlanılmadığından eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücüsü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı sigorta şirketinin sigortasına 04.07.2017 tarihinde 48.441,69 TL ödeme yaptığı ve sigortalısından ibraname aldığı görülmekle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Davalı vekili istinaf başvurusunda, zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, █████/2017 tarihinde gerçekleşen hırsızlık olayı sebebiyle █████/2017 tarihinde sigortalısına ödeme yapan davacı alacağını tahsil etmek için █████/2019 tarihinde giriştiği takibe itiraz üzerine █████/2019 tarihinde eldeki işbu davayı açmış olup tazminat talebi zamanaşımına uğramamıştır.İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ... A.Ş. tarafından, borçlu ... A.Ş., aleyhine 48.441,69 TL asıl alacak ve 11.438,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 59.880,57 TL üzeründen █████/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, daha sonra iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Avcılar Polis Merkezi Amirliği tarafından düzenlenen Olay Yeri İnceleme Raporunda özetle; “... İşyeri giriş kapısında her hangi bir zorlamanın olmadığı, işyeri arka tarafında bulunan personel tuvaleti sabit penceresinin camının kırılmış olduğu, işyeri giriş içerisinde sağ tarafla bulunan PVC ile yapılı ... isimli bölümün giriş kapısının açık olduğu, üzerinde zorlama izlerinin olduğu, kilit dilinin dışarıda olduğu görüldüğü, ... bölümü giriş kapısının üzerinede özellikleri bulgu-delil formunda belirtilen inşaat eldiveni olduğu, yine ... giriş kapısı karşısında bulunan sigara rafının dağıtılmış vaziyette sigara istiflerinin olduğu, raf içerisinde yer yer boşlukların olduğu, ... bölümü önünde bulunan jilet kolilerinin dağıtılmış olduğu, işyeri arka kısmında bulunan personel tuvaletine bakan bahçe tarafında boş sigara kolilerinin olduğu, bahçede bulunan yangın merdiveni demir profillerinin kırılmış olduğu görüldüğü " şeklinde tespitte bulunulmuştur. .... A.Ş. tarafından düzenlenen 07.06.2017 Tarihli Ekspertiz Raporunda özetle; “... sigortalı işyerinde bina dışmda ve içinde kameraların bulunduğu, ... firmasına bağlı alarm cihazının olduğu, işyeri içinde kısımlarda ve ... bölümüne yakın duvar üstünde hareket algılayıcı pır'ın olduğu tespit edilmiş fakat hırsızların hareketini algılayamadığı ve alarmın devreye girmediğinin öğrenildiği.....arka cephe duvar boyunca metal yangın merdiveninin yükseldiği, merdivenin alt kısmında bulunan kapısının kırılmış, merdivenin bitiminin sigortalı işyerinin bulunduğu kata ait teras olduğu, merdiven parmaklıklarının arasında insan geçebilecek şekilde boşluk bulunduğu, buradan sigortalı işyerine yürüyerek ulaşılmasının mümkün olduğu, kapı üzerinde alarm sireninin bulunduğu, aynı cephede bulunan tuvalet camının kırılan parçalarının yerde olduğu, tuvalete camdan girilebildiği, tuvaletten işyeri içerisine girildiğinde bu bölümde kamera ve alarm pir'ının bulunmadığı, sigara ve çalındığı bölüme yakın duvar üzerinde alarm pri'inin bulunduğu, söz konusu pir'in devreye girmediğinin beyan edildiği, sigortalı işyerinde ... kapısı üzerinde zorlama izi bulunduğu, oda içinde bulunan kamera kaydı incelendiğinde, içeriye giren şahısların ... odası kapısını zorlayarak açtıkları, kamerayı yukarı kaldırdıklarının tespit edildiği, sigortalı işyerinin sahasındaki kulübede mesai saatleri dışında bekçi bulunduğunun beyan edildiği.." şeklinde tespit ve görüş belirtilmiştir.22.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda; hırsızlık olayının gerçekleşmesinde dava dışı ... Şirketinin kusursuz olduğu, Davalı... A.Ş. nin dava konusu olayda %100 oranında kusurlu olduğu, bu sebeple davacının, dava dışı sigortalısına 04.07.2017 tarihinde yapmış olduğu 48.411,69 TL tutarlı sigorta tazminatını davalıdan rücuen talep edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.01.02.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; dava konusu somut olayda tüm dosya kapsamının tekrardan incelendiği, bu hususta, kök raporda belirtilen kusur yönünden tespit ve beyanları değiştirecek bir durumun olmadığı, dava dışı ... Şirketinin kusursuz olduğu, davalı... A.Ş. nin dava konusu olayda %100 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Aynı olaya ilişkin sigortalı tarafından bakiye zararın tahsili için sigorta şirketi ile güvenlik şirketine karşı açılan davada, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ Esas - ████████ Karar sayılı ve █████/2020 tarihli kararının istinaf incelemesini yapan İstanbul BAM 45. HD. nin █████/2024 tarihli ████████ E. █████████ K. Sayılı kesin nitelikteki ilamında kusur ve zarar miktarı ile ilgili tespitleri içeren gerekçesinin ilgili bölümleri şu şekildedir; "Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği gibi hırsızların giriş yaptığı WC aydınlatma ve havalandırma penceresinden dışarıdan sızma yapılabileceği öngörülürek buna göre bahse konu WC'ye hareket sensörü entegre edilmemesi ile birlikte yine bu bölümden geçtikten sonraki raporda belirtilen 11 nolu fotoda gösterilen yerde monte edilen pır sensörünün hareketi algılamaması, sistemin alarm merkezine sinyal göndermemesi nedeniyle hırsızlık olayının engellenmesinde yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır.Bu sebeple Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesinin gereği gibi ifa edilememesi nedeniyle davalı güvenlik şirketinin hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusuru bulunduğu, bu itibarla hırsızlık sonucu meydana gelen zarardan hırsızlık olayını gerçekleştiren faillerle ile birlikte davacıya karşı TBK 61. Maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumludur. ... Davacı sigortalının, dışarıdan kolaylıkla sızmanın gerçekleştiği WC penceresinde olay tarihinde yeterli güvenliğin alınmadığı, olay tarihinde sonra büyük boy pencere kasası ve camının bulunduğu bölüm ytong malzeme ile duvar örülerek kapatıldığı sadece havalandırma penceresi yapılmak suretiyle dışarından müdahalenin engellendiği ayrıca davacının görevlendirdiği bekçinin devriye ve gözetleme hizmetini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle davacı sigortalı işyerinin de ihmali nedeniyle müterafik kusuru bulunduğu gözetilerek olayın özelliğine ve hakkaniyete uygun %50 oranında kusur indirimi cihetine gidilmesi hukuka uygun olacaktır. ...Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dayanak yapılan davacının mali müşavirlerinden tutanakla ve imza karşılığı teslim aldığı stok raporlarına göre zararın hesaplanmasında bir isabetsiz görülmediği, stok listeleri ve muhasebe kayıtları incelendiğinde hırsızlığa konu edilen 79.593,72 TL tutarındaki sigara ile 9.653,00 TL tutarındaki jiletin şirket bünyesinde mecut olduğu, stok listeleri ile muhasebe kayıtlarında çelişkinin olmadığı tespit edilmekle bu durumda davacının 79.593,72 TI. Sigara, 9.653,00 TL Jilet olmak üzere toplam; 89.246,72 TL tutarındaki malının hırsızlık sonucu çalındığı tespit edilmiştir. Buna göre davalı sigorta şirketi yönünden; düzenlenen sigorta poliçesinde ... maddeleri emtia sigorta bedeleninin %5 ile sınırlı olmak kaydıyla teminata dahil edildiği, emtelar için 3.000.000,00 TL teminat kararlaştırılmış olmakla ... ürünlerin 150.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketince yapılan 48.441,69 ödeme mahsup edildikten sonra davacının bakiye 40.798,31 TL bakiye zararının sigorta poliçesi kapsamında tazminine, Davalı ... Güvenlik şirketi yönünden; davacının %50 oranında belirlenen müterafik kusuruna tekabül eden kısmın tenzili ile zararın 44.623,36 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, her ne kadar davalı sigorta şirketince kısmi ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin davalı güvenlik şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, zararın tamamı giderilinceye kadar davalı güvenlik şirketinin sorumlu olduğu miktarla sınırlı olmak üzere bakiye 40.798,31 TL zarardan davalı sigorta şirketi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tazmine karar verilmesi gerekirken" şeklindedir. Davacı sigortalısı ile davalı ... arasında, hırsızlık olayın gerçekleştiği sigortalı iş yerinde davacının istekleri doğrultusunda tasarlanmış ve mülkiyeti davalı ...'e ait olan elektronik güvenlik sistemlerinin temini, tesisi ve bu sistemlerin telefon hatları ile ...Merkezi'ne bağlantısının yapılması, abonelik süresi boyunca ... Merkezi'ne gelen sinyallerin 24 saat gözetilmesi, gerektiği takdirde ilgili mercilere, ayrıca müşteri ile müşterinin belirleyeceği kişi ve kuruluşlara haber verilmesi konusunda taraflar arasında Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesi düzenlendiği, davacıya ait işyerinin ... A.Ş. nezdinde 25.03.2016-25.03.2017 tarihleri arasında “... Poliçesi” ile sigortalandığı, 01.03.2017 günü saat 20:00-21:00 sıralarında işyerinin arka cephesinde buluna tuvalet pencere camı kırılarak WC içinden iç mekana sızılarak ... ürünlerin bulunduğu bölüme geçilmek suretiyle hırsızlık olayının gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 5.3. maddesi; "….Bu sözleşme, hırsızlık, yangın gibi olaylara karşı sigorta hükmünde değildir. Elektronik güvenlik sistemlerince korunmuş mekan ve bölgede, ... Merkezi’nin sağladığı izleme hizmetine rağmen meydana gelebilecek hırsızlık, soygun, elektronik güvenlik sisteminden kaynaklanmayan arıza ve problemlerden ve benzeri olaylardan ... sorumlu tutulamaz." şeklindeki hükmün davalı açısından bir sorumsuzluk kaydı olmadığı, davalının koruma ve uyarı borcunu tam ve gereği gibi yerine getirmesi halinde, yaşanacak olumsuzluk halinde davalının sorumluluğunun kalmayacağı şeklinde anlaşılması gerekeceğinden davalı şirketin bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir. (Y. 23. HD 29.05.2014 T. ████████ E. █████████ K.) Somut olayda, hırsızların giriş yaptığı WC aydınlatma ve havalandırma penceresinden dışarıdan sızma yapılabileceği öngörülürek buna göre bahse konu WC'ye hareket sensörü entegre edilmemesi ile birlikte yine bu bölümden geçtikten sonraki yerde monte edilen pır sensörünün hareketi algılamaması, sistemin alarm merkezine sinyal göndermemesi nedeniyle hırsızlık olayının engellenmesinde yetersiz kalındığı, bu sebeple Güvenlik Sistemi Hizmet Sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle davalı güvenlik şirketinin hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu, sigortalı tarafından da, dışarıdan kolaylıkla sızmanın gerçekleştiği WC penceresinde olay tarihinde yeterli güvenliğin alınmadığı, olay tarihinde sonra büyük boy pencere kasası ve camının bulunduğu bölüm ytong malzeme ile duvar örülerek kapatıldığı, sadece havalandırma penceresi yapılmak suretiyle dışarından müdahalenin engellendiği, ayrıca görevlendirdiği bekçinin devriye ve gözetleme hizmetini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle sigortalının ihmali nedeniyle olayda %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmıştır. Bu belirlemelere göre, teminat kapsamında olan ve davacı sigorta şirketince 04.07.2017 tarihinde yapılan 48.441,69 TL ödemenin yarısı olan 24.220,84 TL den davalı şirket sorumlu olacaktır. Ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş faizin 1.682,13 TL olduğu hesaplanmakla davalı takip tarihi itibariyle toplam 25.902,13 TL den sorumlu olacaktır. Öte yandan, davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 24.220,84 TL asıl alacak ve 5.745,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.966,16 TL üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyasında davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 24.220,84 TL asıl alacak ve 5.745,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.966,16 TL üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,b)Alacak likid ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 2.046,98 TL harçtan davacı tarafından başlangıçta peşin olarak yatırılan 723,22 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.323,76 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı ile 723,22 TL peşin harç olmak üzere toplam 767,62 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davacı tarafından yapılan 1.645,50 TL tebligat ve posta masrafı yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 822,04 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,f)Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 28,37 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, g)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT m.13/3 gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 29.966,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, ğ)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 29.966,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, h)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 570,98 TL'sinin davalıdan, 749,02 TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,ı)Kaldırma ilamının mahiyetine göre İİK 36. madde gereğince davalı tarafça yatırılan teminatın iadesine yer olmadığına, İstinaf Giderleri Yönünden3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.025,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 293,00 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,4-Davalı tarafından karşılanan 258,00 TL istinaf yargılama giderleri ile 952,70 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 1.210,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026