İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, Azerbaycanda Gıyabında Verilen Kredi Borcu Tahsil Kararının Tanınması ve Tenfizi Davasında Adil Yargılanma Hakkı İhlali İddiası.
Özet: Bu dava, bir bankanın, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarının tahsili amacıyla Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü Ticaret Mahkemesi tarafından borçlu ve kefil aleyhine verilen kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararının Türkiyede tanınması ve tenfizini istemektedir; davacı, kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verildiğini ve Türkiyede icra takibi için gerekli olduğunu belirtirken, davalı taraf ise Azerbaycandaki yargılamanın kendi gıyabında yapıldığını, adil yargılanma ve savunma hakkının belgelerin tebliğ edilmemesi ve vekille temsil imkanı tanınmaması nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürerek karara itiraz etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Tanıma ve Tenfiz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ...arasında; 21.01.2019 tarihli ... sayılı kredi sözleşmesine ek 04.04.2019 tarihinde ... no'lu ek sözleşme, 21.01.2019 tarihli ... sayılı kredi sözleşmesine ek 02.05.2019 tarihinde 2 no'lu ek sözleşme, 21.01.2019 tarihli ... sayılı kredi sözleşmesine ek 27.09.2019 tarihinde 4 no'lu ek sözleşme, 31.01.2019 tarihli ... sayılı kredi sözleşmesine ek 04.04.2019 tarihinde .. no'lu ek sözleşme, 31.01.2019 tarihli ... sayılı kredi sözleşmesine ek 02.05.2019 tarihinde 2 no'lu ek sözleşme, 31.01.2019 tarihli ... sayılı kredi sözleşmesine ek 27.096.2019 tarihinde 4 no'lu ek sözleşme, 08.02.2019 tarihli...sayılı kredi sözleşmesine ek 04.04.2019 tarihinde 1 no'lu ek sözleşme, 08.02.2019 tarihli...sayılı kredi sözleşmesine ek 02.05.2019 tarihinde ... no'lu ek sözleşme, 08.02.2019 tarihli...sayılı kredi sözleşmesine ek 27.09.2019 tarihinde ... no'lu ek sözleşme, 19.02.2019 tarihli ... sayılı kredi sözleşmesine ek 04.04.2019 tarihinde 1 no'lu ek sözleşme, 19.02.2019 tarihli ... sayılı kredi sözleşmesine ek 02.05.2019 tarihinde 2 no'lu ek sözleşme, 19.02.2019 tarihli ... sayılı kredi sözleşmesine ek 27.09.2019 tarihinde ... no'lu ek sözleşme, 30.04.2019 tarihli ... sayılı kredi sözleşmesi imzaladıkları, işbu sözleşmelere istinaden müvekkili banka tarafından kredi kullandırıldığını, kredi sözleşmelerine konu borcun teminatı olarak 08.10.2019 tarihli, ... no'lu rehin sözleşmesi ve ... ile 21.01.2019 tarihli, ... sayılı kefalet sözleşmesi imzalandığını, Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü Ticaret Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli, .... no'lu kararı ile dava dışı borçlu ...ve Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı ...'den .... (Azerbaycan Yeni Manatı) borcun davacı lehine müştereken tahsiline karar verildiğini, söz konusu karar 14.06.2022 tarihinde kesinleştiğini ve icra edilebilirlik vasfını haiz olduğunu, uyuşmazlık banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olduğunu, MÖHUK'un 50. maddesine göre, yabancı Mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilerek ve Azerbaycan kanunlarına göre de kesinleştiğini, yine MÖHUK'un 54. maddesine göre alacak davası konusunda verilen mahkeme kararının, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş bir karar olduğundan tenfize engel bir durum bulunmadığını, İşbu kararın icra edilebilirliğini ve14.06.2022 tarihinde kesinleşmiş olduğunu gösteren İcra Belgesi başlıklı belgenin aslı ve apostil şerhi içeren Türkçe tercümesi ile birlikte sunulduğunu ve işbu karar yasa yollarından geçerek kesinleştiğini, davalılar müvekkiline olan borcunu, işbu Mahkeme ilamına rağmen ödemediğini, davalının Türkiye’de ikamet etmesi ve Türkiye’de birçok menkul ve gayrimenkul mallara sahip olması nedeniyle alacaklarının tahsil kabiliyetinin bulunması ve Türkiye’de icra takibi yapabilmek amacıyla Mahkemece dava konusu verilen Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü Ticaret Mahkemesi'nin 05.07.2021 tarihli, e-2-2...... no'lu kararı Mahkeme kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep zarureti hasıl olduğunu belirterek Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü Ticaret Mahkemesi ..... No'lu yabancı mahkeme kararının apostille şerhi içeren aslı ve apostil şerhi içeren Türkçe tercümesi ve söz konusu kararın yasal yaptırım gücüne sahip olduğunu belirten,05.07.2021 tarihli, ..... no'lu İcra Belgesi başlıklı belgenin apostille şerhi içeren aslı ve apostil şerhi içeren Türkçe tercümesi Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanununun 50 ve devamı maddeleri gereğince tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı vekilince █████/2024 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde ise, Azerbaycan Bakü Ticaret Mahkemesinde davalı müvekkilinin gıyabında yargılama yapılarak hukuka aykırı bir şekilde karar verildiğini, AİHS m.6 uyarınca davalı müvekkilinin adil yargılanma hakkının kısıtlandığını, zira Azerbaycandaki yargılamanın gıyabında yapıldığını, kendisine yargılamaya ilişkin belgeler ve bunların tercüme edilmiş nüshalarının tebliğ edilmediği gibi davaya ilişkin cevap, savunma ve delil sunma, vekille temsil imkanı da verilmediğini, bu suretle müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, yabancı ülkedeki yargılamanın tamamının müvekkilinin yokluğunda cereyan ettiğini, .Söz konusu yargılamanın yapıldığı sırada davalı müvekkil Azerbaycanda değildir. müvekkilinin 28.08.2019 tarihinde Kosovaya gittiğini, bir daha da Azerbaycana geri dönmediğini, bu nedenle davalı müvekkilinin hangi tarihte Azerbaycandan ayrıldığını, bir daha mezkur ülkeye dönüp dönmediği hususlarının Adalet Bakanlığı aracılığıyla Dışişleri Bakanlığınca Azerbaycan Cumhuriyetine sordurulmasını, davalı müvekkilinin yetkilisi ve kefili olduğu ......şirketi üretici firmaya dava açmak zorunda kaldığını, davanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████E. ████████K. Sayılı dosyasıyla görüldüğünü, dava sonucunda red kararı verildiğini, ancak söz konusu dosyanın halen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinde istinaf incelemesinde olduğunu, davalı bankaya ödemenin yapılamamasının nedeninin üretici firmadan zararın giderilmemesi olduğunu, bu nedenle İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████E. ████████K. Sayılı dosyasının da incelenmesi ve gerekli görülürse bekletici mesele yapılmasını,
davalı müvekkilinin gıyabında yapılan yargılama nedeniyle tanınması ve tenfizi talep edilen mahkeme kararının AİHS m.6 ve MÖHUK m.54/ç hükümlerine aykırılığının ortada olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "davacının Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü Ticaret Mahkemesi'nin 05.07.2021 tarihli, e-2-2(113)-█████████ No'lu kararının ve 05.07.2021 tarihli, e-2-2(113)-█████████ No'lu Bakü Ticaret Mahkemesi İcra Belgesi başlıklı belgenin tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ettiği, davalının ise Azerbaycan'daki yargılamanın gıyabında yapıldığını, yargılamaya ilişkin belgelerin kendisine tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını belirterek tanınması ve tenfizi istenen mahkeme kararının AİHS m.6 ve MÖHUK m.54/ç hükümlerine aykırı olduğunu savunduğu, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 1. Maddesinde belirtilen, "Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır.” hükmü gereğince, tenfizi talep edilen Bakü Ticaret Mahkemesi'nce verilmiş kararın tenfiz şartlarının Türkiye ile Azerbaycan arasında imzalanan Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Anlaşması hükümleri çerçevesinde inceleneceği, bu anlaşmanın 20/1. Maddesi gereğince tenfizin talep edildiği akit tarafın hukukunun uygulanması gerektiği, bu nedenle eldeki davada Türk hukukunun tenfiz davaları bakımından öngördüğü usul hükümlerinin uygulanması gerektiği, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki Adli İşbirliği Anlaşmasının 19/b maddesine göre tenfiz başvurusuna “gıyabında karar verilen tarafın usulüne uygun şekilde çağrıldığını tespit eden gerekli belgelerin aslı ve onaylanmış örneklerinin" eklenmesinin gerektiği, buna göre davalının Bakü Ticaret Mahkemesinde görülmüş davaya çağrıldığını gösteren belgelerin davacı tarafça sunulması gerektiği, Adli İşbirliği Anlaşmasının 18/b maddesine göre davalının, kararın verildiği âkit tarafın hukukuna göre, mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmış ve iddialarını ileri sürme imkânının davalıya tanınmış olması gerektiği, ancak dava dosyasına davalının usulüne uygun şekilde çağrıldığına ilişkin belgelerin sunulmadığı, davacı tarafça sunulan belgelerden Bakü Ticaret Mahkemesinin davalı tarafa çıkartığı tebligatların iade döndüğünün anlaşıldığı, bu durumun davalının savunma hakkını kısıtladığı ve ayrıca Adli İşbirliği Anlaşması'nın 18/e maddesi uyarınca tenfizi talep edilen kararın Türk kamu düzenine aykırı olmaması şartının davalının temel savunma haklarına riayet edilmemesi nedeniyle sağlanamadığı anlaşıldığından, davalının Bakü Ticaret Mahkemesinde görülmüş olan davaya çağrıldığının ve davalıya iddia ve savunmalarını ileri sürme hakkının tanındığının ispatlanamadığı kanaatiyle; bu durumun Adli İşbirliği Anlaşmasının 18/b,19/b,18/e maddelerine aykırı olduğu gözetilerek şartları oluşmayan davanın reddine , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Türkiye ile Azerbaycan arasındaki adli işbirliği anlaşması 18/b ve 19/b'ye uygun şekilde mahkemeye çağrılmış ve yargılama gerçekleştirilmiş olup yerel mahkemenin tebliğ koşulunu gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol ederken Türk Hukukuna göre değerlendirme yapamayacağını, bilirkişi raporunda kararın tenfizinin uygun olduğuna karar verildiğini, talep edilen tüm evraklar onaylı örnekleri ile dosyaya sunulmuş,
davalılar davacıya olan borcunu, işbu mahkeme ilamına rağmen ödememiş olup, Davalı ...'in Türkiye’de ikamet etmesi ve Türkiye’de birçok menkul ve gayrimenkul mallara sahip olması nedeniyle alacağının tahsil kabiliyetinin bulunması ve Türkiye’de icra takibi yapabilmek amacıyla sayın bilgileri verilen Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü Ticaret Mahkemesi'nin 05.07.2021 tarihli, e-2-2(113)-█████████ no'lu kararı mahkeme kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi, davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için gerekli koşulların bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Davacı ... A.Ş. tarafından başvurulması üzerine Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü Ticaret Mahkemesi tarafından █████/2021 tarih e-2-2(113)-█████████ sayılı karar verilmiştir.
Davacı tarafça, davaya konu yabancı mahkeme kararının icra edilebilmesi için kararın Türkiyede tenfizine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin olarak 5718 sayıl Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun(MÖHUK) hükümlerinin uygulanması gerekir.
MÖHUK'un 50/1. Maddesi, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır, şeklinde düzenlenmiştir. MÖHUK'un 53. maddesine göre, tanıma ve tenfiz dilekçesine yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi gerekir.
MÖHUK'un 54. maddesine göre de, tenfiz kararı verilebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması; ilâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması; hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması; o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması, gerekir.
İlk derece mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli İşbirliği Anlaşması'nın tanıma ve tenfize ilişkin 19. maddesinde, tenfizi istenen karar giyapta verilmiş ise, gıyabında karar verilen tarafın usulüne uygun şekilde çağrıldığını tespit eden gerekli belgelerin aslı ve onaylanmış örnekleri ile kararın tanınmasının ve tenfizinin talep edildiği âkit tarafın dilinde veya İngilizce onaylanmış çevirisi başvuruya aşağıdaki belgeler eklenecek belgeler arasında sayılmıştır.
Somut olayda davalı, tenfiz istemine karara ilişkin yargılamanı kendisine tebligat yapılmadan ve yokluğunda yapıldığını, bu haliyle tenfiz koşullarının oluşmadığını ileri sürmüştür. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve Bakü Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan tebligatların iade geldiği ve uluslararası istinabe yoluyla yapılan Türkiye Adalet Bakanlığı aracılığıyla yapılan tebligatın ise karardan sonra olduğu anlaşılmaktadır. Davalıya, yabancı mahkemedeki yargılamaya usulüne uygun olarak çağrıldığına ilişkin bir belge dosyada bulunmamaktadır. Davalı, tenfizi istenen karara karşı temyiz dilekçesi sunmuş ise de, bu dilekçenin de şekle aykırılıktan reddedildiği ve esastan incelenmediği nazara alındığında, davalının temyiz dilekçesi sunmuş olması davalı tarafın usulüne uygun şekilde çağrıldığını tespit eden gerekli belgelerin sunulması gerekliliğini ortadan kaldırır nitelikte değildir. Davalının Bakü Ticaret Mahkemesi nezdindeki yargılamaya usulüne uygun olarak davet edildiği ispat edilememiş olup, bu haliyle tenfiz şartları eldeki davada gerçekleşmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!