İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması istinaf incelemesi.
Özet: Birinci derece mahkemesi, tasfiye edilerek sicilden terkin edilen bir şirketin, eski çalışanının işçilik alacakları davasının devamı için taraf teşkilinin sağlanması ve tebligatların geçerli kılınması amacıyla ihyasına, bu ihyanın iş davasının görülmesi ve kararının infazı ile sınırlı olmasına ve ek tasfiye işlemleri için yeni bir tasfiye memuru atanmasına karar vermiş olup, bu karar davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Şirketin İhyası
MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE
TİCARET MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS SAYILI DAVA DOSYASI
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...,'ın Tasfiye Halinde .... Şti.'de çalışmış olup, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla taraflarınca İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi'nin ███████ E. sayılı dosyasında dava açıldığını ancak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre, davalı şirketin 08.07.2014 tarihinde tasfiyesinin tamamlandığı ve ticaret sicilinden terkin edildiği yargılama aşamasında tespit edildiğini, bu nedenle belirtmiş oldukları yargılamada yapılan tebligatlar geçersiz olduğunu ve taraf teşkilatı sağlanamadığını, bu nedenle İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi, yargılamanın devamı için şirketin ihyasını zorunlu kıldığını, bu konuda taraflarına kesin yetki verdiğini, nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca; terkin edilmiş bir şirketin yeniden yargılamaya katılabilmesi, alacak davasının görülebilmesi için ihyasına karar verilmesi gerekmekte olduğunu tüm bu nedenlerle sicil kaydı silinerek sicilden terkin olunan ...Limited Şirketi’nin ihyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddi ile müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın, Tasfiye Halinde .... Şti.'de çalışmış olup, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla tarafımızca İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi'nin ███████ E. sayılı dosyasında dava açıldığını, ancak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre, davalı şirketin 08.07.2014 tarihinde tasfiyesinin tamamlandığı ve ticaret sicilinden terkin edildiği yargılama aşamasında tespit edildiğini, bu nedenle belirtmiş olduğu yargılamada yapılan tebligatlar geçersiz olmuş ve taraf teşkilatının sağlanamadığını, bu nedenle İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesinin yargılamanın devamı için şirketin ihyasını zorunlu kılmış, bu konuda taraflarına kesin yetki verdiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca; terkin edilmiş bir şirketin yeniden yargılamaya katılabilmesi, alacak davasının görülebilmesi için ihyasına karar verilmesi gerektiğini, işbu sebeple taraflarınca kesin yetki süresi içerisinde İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ████████E. Sayılı dosya ile ihya davası açıldığını, ancak İhyasını talep ettikleri şirketten ticaret sicilinden re'sen terkin edilmesinden mütevellit anılan davalarında husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltmiş bulunduklarını, taraflarınca yapılan araştırmalar sonucunda tasfiye memurunun tespit edilemediğini, ancak İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında tasfiye memurunun tespitinin talep edildiğini, mahkeme tarafından tasfiye memurunun tespit edilmiş olmasından mütevellit huzurdaki davayı birleştirme talepli olarak açma zaruretimiz hasıl olduğundan bahisle haklı davalarının kabulü ile Sicil kaydı silinerek sicilden terkin olunan ...Limited Şirketi'nin ihyasını, dosyanın İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve tasfiye memuru ...'in dahili davalı olarak eklenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Davanın ve birleşen dosya davasının ayrı ayrı kabulü ile, TTK'nın 547. maddesi uyarınca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi'nin ticaret sicil kaydının, İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olarak İstanbul Ticaret Sicili'ne yeniden tesciline, 2-)Ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere ... TC kimlik numaralı, birleşen dosya davalısı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, 3-)Kararın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; muhtıra içeriğinde hangi dosya yönünden eksik harç olduğunun bildirilmediğini, bu nedenle verilen sürenin usule uygun olmadığını, █████/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edilmiş olan .... Şti.’nin ihyasına mahkemece karar verildiğini, ancak ihya kurumunun, yalnızca gerçek bir hukuki yarar bulunduğu durumlarda kabul edildiğini, davacı tarafından ileri sürülen gerekçenin bu anlamda yetersiz olduğunu, davacının işçilik alacakları yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, işçi alacaklarına ilişkin zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, şirketin 2014 yılında ticaret sicilinden terkin edildiğini ve üzerinden on bir yıldan fazla süre geçtiğini, bu durumda davacının alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğramış bir alacak için şirketin yeniden ihyasına karar verilmesinin, hem hukuki yarar ilkesine hem de usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu, davalı ...’in davayla hukuki ilgisi bulunmadığını, davalının şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesinden önce yetkilisi olmasına karşın, ihya davasının tarafı olacak nitelikte olmadığını, davada şirketin eski yetkilisine husumet yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, ihya talebinin hukuki yarardan yoksun olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.
Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.
TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.
6100 sayılı HMK da dahili dava. yapmak suretiyle taraf teşkilinin sağlaması usulü bulunmadığından taraf teşkili birleştirme istemli davada verilen birleştirme kararı ile sağlanmaktadır. Somut olayda taraf teşkilinin sağlanması yönünden tasfiye memuruna karşı birleştirme istemiyle açılan dava birleştirilmiş olup, esasında davada tek bir talep mevcut olup tek bir ihya hükmü kurulmuştur. Bu hale göre tasfiye memurunun asıl ve birleşen dava yönünden yönünden ayrı ayrı harç yaptırmasına gerek bulunmamaktadır. ilk derece mahkemesinin tasfiye memurunun birleşen dosya yönünden istinaf başvuru ve karar harcının muhtıra da verilen kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Davalı tasfiye memuru süresinde yapmış olduğu istinaf başvurusu ile birlikte istinaf başvuru ve peşin karar harcını yatırmış olduğundan ilk derece mahkemesinin ek kararı kaldırılarak gerekçeli karar yönünden esastan istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi'nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının █████/2014 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği,s davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dava dosyasının derdest anlaşılmıştır
Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: █████████ -K: ██████████), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası infazı işlemleri ile ilgili şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davalı tasfiye memuru davacı tarafından açılan davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş ise de ileri sürülen bu husular eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olması ve yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.230,80- TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 498,80 TL'nin talep halinde davalı tasfiye memuruna iadesine,
3-Davalı tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında fazladan yatırılan 1.683,10 TL başvuru harcının talep halinde davalı tasfiye memuruna iadesine,
4-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!