İstinaf incelemesinde menfi tespit davasında, eski şirket ortaklarının haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz etmeyip borçsuzluğunu ispat yükünü yerine getirememesi sonucu davanın reddi.
Özet: Eski şirket sahipleri olan davacılar, şirketi devretmelerine rağmen eski şirket borçları nedeniyle kendilerine gönderilen haciz ihbarnameleri üzerine borçlu olmadıklarının tespiti için menfi tespit davası açmış; ilk derece mahkemesi, davacılardan birinin davasını üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edilmediği için hukuki yarar yokluğundan usulden reddederken, diğer davacının birinci ve ikinci ihbarnamelere süresinde itiraz etmeyerek borcun yedinde sayıldığı ve borçsuzluğunu ispatlayacak yeterli yazılı delil veya ticari defter sunamadığı, hatta defterleri ibraz etmediği için başka bir dosyada ceza aldığı tespitiyle davasını esastan reddetmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:█████/2024
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:█████/2026
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı taraf vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili ... ve ...'e dava dışı takip borçlusu ... Rekl. Tic. Ltd. Şti. eski sahipleri olduğunu, müvekkili ...'ın █████/2017 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ilan ile dava dışı borçlu şirketi müvekkili ...'a iş bu şirketi aktif ve pasif ile tüm doğduğunu ve doğabilecek hak ve alacaklardan feragat ile devir ettiğini ve hiç bir alacağı kalmadığını, yine ... ise █████/2018 tarihinden ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ilan ve dava dışı borçlu şirketi ...'e iş bu şirketi aktif ve pasifi ile tüm doğduğu ve doğabilecek hak ve alacaklarından feragat ile devir ettiği hiç bir hak ve alacağı kalmadığını, şirket adına yapılan ve yapılacak hiçbir işten müvekkillerinin sorumlu olmadığını, dava dışı şirket ile hiç bir bağı kalmamalarına rağmen ...'a █████/2022 tarihinde ... haciz ihbarnamesi gönderildiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine █████/2022 tarihinde ikinci ihbarname tebliğ edildiğini, yine dava dışı şirket ile hiç bir bağı kalmamasına rağmen ...'a █████/2022 tarihinde ... haciz ihbarnamesi gönderildiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine █████/2022 tarihinde ikinci ihbarname tebliğ edildiğini, müvekkillerinden ...'ın son ihtara kadar ...'e kadar haberinin olmadığını, diğer müvekkilinin ise taraflarınca haberdar edildiğini, müvekkillerinin devir ettikleri takip borçlusu ... Tic Ltd Şti 'ne hiç bir borcu bulunmadığını beyanla dava dışı takip borçlusu ... Tic Ltd Şti 'ne borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılardan ...’e 3. haciz ihbarnamesi gönderilmemiş olduğundan işbu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı, usulüne uygun olarak yapılan birinci ve ikinci haciz tebliğlerine davacı taraflarca süresi içinde itiraz edilmemiş olup yasa gereği borç zimmetinde sayıldığı, davacılar üzerine düşen ispat yükünü hiçbir surette yerine getirmediğinden soyut beyan dışında hiçbir delil ortaya koyamadığı, ihbarnamelere itiraz etmeyerek borcun zimmetinde sayılmasına sebep olan davacıların üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmediğinden ispatlamayan davanın reddi ile davacıların İİK ... hükmü uyarınca tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Öncelikle usuli şartlar ele alınmış olup, kendisine 3. Haciz ihbarnamesi gönderilmeyen davacının henüz bu ihbarname gönderilmeden borcu ödemeye zorlanamayacağı kanunun lafzından açıkça anlaşılmaktadır. Kanunda da İİK 89/3 uyarınca menfi tespit davası açılması açıkça 3. İhbarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün olarak belirlenmiştir. Davacı ... yönünden davanın mevsimsiz açıldığı ve hukuki yararının bulunmadığı kabul edilerek davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. (aynı yönde yargıtay 11 HD █████████ E. ███████ K.)
Kendisine 3. Haciz ihbarnamesi gönderilen davacı ... yönünden yapılan değerlendirmede, davacı İİK 89 uyarınca gönderilen 1. ve 2. İhbarnameye süresi içinde yanıt vermediğinden borç yedinde sayılmış olup, borçlu olmadığının tespiti davasında ispat yükü davacıdadır. Buna rağmen davacı ispata elverişli delil bildirmemiş olup, deliller kısmında dayandığı tanık delili senetle ispat kuralı uyarınca dikkate alınmamıştır. Yine banka dökümlerinin incelenmesi ile davacının borçludan alacaklı olup olmayacağı hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenemez, bu delil de ispata elverişli görülmemiştir. Son olarak davacının isticvaba dayandığı da anlaşılmış olup, davalının dava dışı şirket ile bu şirketin eski ortak ve yetkilisi olan davacı arasındaki alacak borç ilişkisini bilemeyeceği, dava dışı şirketin ise taraf sıfatı bulunmadığından yetkilisinin isticvap yolu ile beyanlarının alınamayacağı açıktır. Somut olayda borç ilişkisini ortaya koyabilecek ispat vasıtasının yazılı deliller ve ticari defterler olduğu, davacı yanca yazılı delil sunulmadığı gibi, HMK 222/1 uyarınca ticari defterler resen incelenmek istenmiş ise de; davacıların şirket defterlerinin yerini kesin süre içinde bildirmediği , davacı vekili duruşmadaki beyanlarında '' Antalya 37. ASCM ... esas sayılı dosyada her iki müvekkilim de şirkette sorumlu olduğu dönemlere yönelik defterler sunulmadığı için ceza almıştır.'' şeklinde beyanda bulunduğu, defterlerin ortada bulunmamasından bizzat davacının sorumlu tutulduğu, kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağı temel prensibinden hareketle defter yokluğunun davacı lehine değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, davacının borçlu olmadığı hususunu ispatlayamadığı anlaşılmakla..." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı taraf vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, kararın kesin olarak verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin tek ticari defterler üzerinden değerlendirme yaptığını, müvekkilinin banka kayıtlarına delil listesinde dayandıklarını, hakimin olayı aydınlatma yükümlülüğü ve dellileri değerlendirme yükümlülüğünün tam olarak karşılanmadığını ayrıca tüm delileri serbestçe değerlendirmediğini, müvekkillerinin şirketi devir ettikleri takip borçlusu .... Tic. Ltd. Şti. 'ne hiç bir borcu bulunmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince █████/2024 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararında, "... Dosyanın tetkikinde mahkememiz kararının gerekçesinde " Dava değeri ve kesinlik sınırı yönünden yapılan değerlendirmede eldeki davanın İİK.89/3. Maddesi uyarınca maktu harca tabi olduğu; dava değerinin ise Yargıtay 19. HD. ... E. ... K. Sayılı ilamı uyarınca takip çıkış tutarına göre belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla, takip çıkış tutarına göre miktar itibariyle kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekili istinaf dilekçesinde her ne kadar dava değerinin 49.680,90 TL. olduğunu ileri sürmüş ise de takip çıkışı olan 27.668,49 TL. 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL. nın altında kaldığından.." şeklindeki gerekçe ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf vekili iş bu karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, kararın kesin olarak verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin tek ticari defterler üzerinden değerlendirme yaptığını, müvekkilinin banka kayıtlarına delil listesinde dayandıklarını, hakimin olayı aydınlatma yükümlülüğü ve dellileri değerlendirme yükümlülüğünün tam olarak karşılanmadığını ayrıca tüm delileri serbestçe değerlendirmediğini, müvekkillerinin şirketi devir ettikleri takip borçlusu ... Tic Ltd Şti 'ne hiç bir borcu bulunmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, İİK 89/3. Madde uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkeme kararlarının kesinliği kamu düzenindendir.
İlk derece mahkemesince, takip çıkışı olan 27.668,49 TL. 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL. nın altında kaldığından kararın kesin olduğunu belirtmiştir.
Somut uyuşmazlıkta dava değeri 44.033,07 TL olarak gösterilmiştir.
İcra takip dosyasındaki takibe konu edilen toplam miktar 27.668,49 TL'dir.
Davalı ...'e çıkartılan ikinci haciz ihbarnamesinde gösterilen borç miktarı 44.033,07 TL, davalı ...'a çıkartılan üçüncü haciz ihbarnamesinde gösterilen borç miktarı 44.033,07 TL'dir.
Miktar veya değeri istinaf kanun yolu kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca istinaf kanun yoluna götürülemez.
Dosya içeriğine göre; davacılar tarafından kendisine gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olmadığını tespiti istenildiği, haciz ihbarnamelerindeki borç miktarı olan 44.033,07 TL olduğundan, buna göre kabul edilen ve istinaf incelemesine konu edilen 3. Haciz ihbarnamesindeki miktar, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL’nin üstünde kaldığından ilk derece mahkemesinin kararın kesin olduğunu belirtir ek kararı yerinde bulunmayarak, ek kararın kaldırılıp esasa yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesi gerekmiştir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar; ████████ Esas, █████████ Karar; █████████ Esas, ██████████ Karar).
Davaya, Ticaret Mahkemesi tarafından bakılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de 06.11.2023 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı "Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi"ne ilişkin ilamında İİK'nın 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında davacı ile borcun tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığını dolayısıyla asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu açıklamıştır (Aynı yönde; İyilikli, Ahmet Cahit, Haciz İhbarnameleri, Yetkin yayınları, Ankara 2012, s. 93; Kuru, Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Adalet yayınları, 2013, s. 476).
Ancak, görev uyuşmazlığının çıktığı tarih itibariyle, olumsuz görev uyuşmazlığına inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğununa karar verildiği için HMK m. 23/2 de dikkate alınarak, somut olayda görevli mahkeme tarafından davaya bakıldığı anlaşılmıştır.
Dosyaya bakıldığında, davalı ...'e üçüncü haciz ihbarnamesinin çıkartılmadığı anlaşılmaktadır.
İİK'nın 89. maddesine göre, ikinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. On beş günlük bu süre hak düşürücü süre olup taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınır.
İİK m. 89/3 gereği menfi tespit davası ancak, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden sonra açılacaktır (İyilikli, Ahmet Cahit, Haciz İhbarnameleri, Ankara 2012, s. 79 ve orada dipnot 206'da anılan, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı).
Tüm açıklamalar ışığında, HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı ...'e üçüncü haciz ihbarnamesinin çıkartılmadığının anlaşılması karşısında davacı ...'in davada hukuki yararının olmamasına, diğer davacının ise davasını ispat edememesine, davacı tarafa ticari defterlerini bildirme yönünde verilen kesin süreye rağmen şirket ticari defterlerinin sunulmamasına, bu yönüyle ticari defterlerin incelenmediğine ve eksik inceleme yapıldığına yönelik istinaf sebeplerinin yerinde görülmemesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin █████/2024 tarihli tarihli ek karara yaptığı istinaf isteminin kabulü ile █████/2024 TARİHLİ EK KARARIN KALDIRILMASINA,
2-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, davacılar tarafından yapılan ilk istinaf başvurusu nedeniyle yatırılan istinaf kanun yolu başvuru harcının ve istinaf karar harcının davacılara talep halinde karar kesinleştiğinde iadesine,4-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!