Bankanın ticari kredi ve kredi kartı borçlarını ödemeyen müteselsil kefile karşı açtığı itirazın iptali davasında bilirkişi raporu sonrası davadan feragat kararı.
Özet: Bir bankanın, asıl borçlu şirkete kullandırılan ticari krediler ve kredi kartı borçları nedeniyle, borçlu şirketin müteselsil kefili hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada; davalı taraf, fahiş faiz oranları ve kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşımadığı iddialarıyla borca itiraz etmiştir. Yargılama sürecinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bankanın takip tarihi itibarıyla alacağı ve takip sonrası yapılan ödemeler dikkate alınarak güncel alacak miktarı tespit edilmiş, ancak davacı banka vekili mahkemeye sunduğu dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı borçlunun, dava dışı ---- Şirketi'nin müvekkil bankanın ---- Şubesi ile imzalamış olduğu genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi ile ----- üyelik sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, söz konusu ticari kredi kapsamında davalıya kredi kartı tahsis edilerek kredi kullandırıldığını,--- kullanımından doğan borçların ödenmemesi üzerine ----. Noterliği'nin 18.05.2023 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalıların kredi hesabının kat edilmesine ilişkin ihtarnameye süresinde itiraz etmediğini ve borcunu ödemediğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle ---- Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların borca, faize ve tüm ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı tarafından 24.06.2023 takip tarihinden sonra 14.07.2023 tarihinde 90,60 TL, 19.12.2023 tarihinde 1.742,22 TL, 20.05.2024 tarihinde 50.000 TL, 20.06.2024 tarihinde 100 TL, 21.06.2024 tarihinde 9.000 TL, 23.06.2024 tarihinde 4.490,85 TL ve 22.07.2024 tarihinde 4,72 TL tutarlarında ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğini, davalıların itirazlarının tamamen borcun tahsilini geciktirme amaçlı olduğunu, banka kayıtlarının kesin delil teşkil ettiğini, uyuşmazlık hakkında arabuluculuk bürosuna başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını belirterek davalıların icra takibine yönelik borca, faize ve tüm ferilerine yaptıkları itirazın iptaline, takipten sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce dikkate alınarak mahsubuna, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ---- hakkında ticari krediden kaynaklı başlatılan icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiğini, anılan davanın haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edildiğini, müvekkilinin dosyaya müteselsil kefil sıfatıyla eklendiğini, uygulanan faiz oranlarının fahiş olduğunu, bu durumun müvekkili ödeme güçlüğüne soktuğunu, kredi sözleşmelerinde yer alan faiz oranlarının yasaya aykırı olduğunu, bu oranların yasal düzenlemelere uygun hale getirilmesi gerektiğini, kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uygun şekilde düzenlenmediğini, geçerli bir kefalet ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle müvekkili hakkında icra takibi başlatılmasının hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.Bilirkişi rapor içeriğine göre; dava dışı asıl borçlu -----ile davacı banka arasında 11.09.2020 tarihinde 25.000 TL limitli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme limitinin 12.04.2022 tarihinde 200.000 TL tutarına yükseltildiğini, davalı ----- 11.09.2020 tarihinde 25.000 TL limitli müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, kefalet limitinin 12.04.2022 tarihi itibarıyla 200.000 TL seviyesine çıkarıldığını, banka tarafından asıl borçlu firmaya taksitli ticari kredi, ticari kredili mevduat hesabı ve business kredi kartı tahsis edildiğini, Davacı Bankanın T. C. ---- İcra Dairesi tarafından --- Esas sayılı dosya ile başlatılan takip talebinin incelendiğini, bankanın takip tarihi itibarıyla ----- numaralı taksitli kredi, --- numaralı taksitli kredi ve ----- numaralı kredi kartı borçları üzerinden toplam 119.277,02 TL tutarında alacak talebinde bulunduğunu, bankanın takip talebindeki faiz oranlarının irdelendiğini, ---- numaralı kredi için talep edilen 670,80 tutarındaki temerrüt faizinin uygun bulunmadığını, mahkeme ara kararı gereğince takip sonrası yapılan ödemelerin Türk Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca banka alacağından mahsup edildiğini, yapılan hesaplamalar neticesinde dava tarihi itibarıyla bankanın toplam 101.516,48 TL tutarında alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, tarafların masraf, vekâlet ücreti ve tazminat taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığı tespit etmiştir.Davacı vekilince mahkememize sunulan█████/2026 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.Davalı vekili beyan dilekçesi ile, davacı tarafın açmış olduğu işbu davadan feragat etmesi halinde; davacı taraftan lehlerine hükmedilecek herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığı, davacı tarafın dosyaya feragat dilekçesi sunması akabinde, işbu beyan dikkate alınarak davanın feragat nedeniyle reddine ve taraflar lehine veya aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin vekaletnamesi incelenmiş, davada feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.Davadan feragat HMK mad. 307. uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur.KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL peşin harçtan 427,60TL nin mahsubu ile eksik kalan 304,40 TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Taraflar leh/ aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,7-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.