İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında davacının kolejdeki yatırım harcamalarının kira bedeli yerine geçtiği gerekçesiyle davanın reddedilmesine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının bir kolejle yaptığı hizmet sözleşmesi kapsamında yemekhane, mutfak ve kantinler için yaptığı altyapı yatırımları ile temin ettiği eşyaların bedelinin, sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasıyla tahsilini talep ettiği alacak davasını konu almaktadır; davalı kolej, sözleşmenin 12. maddesi gereği bu yatırımların kira bedeli yerine sayıldığını, davacının kira ödemediğini ve sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini savunmuş, ilk derece mahkemesi ise sözleşmedeki açık düzenleme uyarınca davacının tüm yatırım masraflarının kira bedeline karşılık geldiğini, kira bedeli ödenmediğinden davacının sözleşmedeki yatırımlarını geri isteyemeyeceğini ve bu gerekçeyle davanın reddine karar verdiğini göstermektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:█████████ Esas
KARAR NO:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2022
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVA:ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:█████/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin davalıya ait ... Kolejinin yemekhane hizmetlerini yürüttüğünü, okulun yeniden inşası sırasında yemekhane, mutfak, çay ocakları ve iki adet kantinin bitmemiş olarak müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin kendisine tahsis edilen yerlerin yer döşemeleri, ısıtma sistemi, havalandırma tesisatı, yerlerin ve duvarların kaplanması işlerini yaptığını ve hizmet verilmesi için gerekli olan eşyaları temin ettiğini, tüm bu işlerin müvekkili şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, bununla birlikte davalının 11.06.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haksız olarak tek taraflı feshettiğini, 14.06.2019 tarihinde de mallarını almasına engel olarak müvekkilini işyerinden çıkardığını, sonrasında müvekkiline ait emtianın dava dışı başka firmaya kullandırıldığını, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ D.İş sayılı dosyasında alınan raporda müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı emtianın davalı uhdesinde bulunduğu ve tahsis edilen yerlerde sabit yatırımlar yapıldığının tespit edildiğini, malların ve yapılan rayiç değerinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek müvekkiline ait her türlü mal ve eşya ile bu eşyaların montajının yapıldığı işçilik masrafının rayiç bedelinin belirlenmesi ile şimdilik 10.000,00 TL'nin 14.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile; talebini 918.767,16 TL'ye yükseltmiş, ayrıca 1.299,90 TL tespit masrafının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevabında; davacının alındığını beyan ettiği emtia ile yapıldığını iddia ettiği işler belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının haksız ve mesnetsiz talepleri nedeniyle sözleşmenin 10. maddesi uyarınca 11.06.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiklerini, ihtarnamede 3 gün içerisinde hizmet verilen alanların boşaltılması istenmişse de, boşaltma istemi yerine getirilmeyerek sözleşmeye aykırı davranıldığını, delil tespiti dosyasından yapısal yatırımların ve tadilat işlerinin davacı tarafından yapıldığının anlaşılamadığını, sözleşmenin 12. maddesi gereği davacıya tahsis edilen yerlerin yatırım masrafları karşılığında kira bedeli alınmaksızın davacıya tahsis edildiğini, yıllarca müvekkiline ait yemekhane, kantin vs alanlarını kullanan davacının bu alanlara yaptığı yatırım masraflarını kira bedeline sayması gerektiğini, talep edilen faiz tutarının hukuka aykırı ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davalının sözleşmeyi, davacının kirasın ödenmediğinden haklı nedenle feshettiği, uyuşmazlığın davacının hizmet verdiği alanla ilgili yatırım masraflarını talep edip edemeyeceği hususundan kaynaklandığı, sözleşmenin 12. maddesinde, sözleşme özgürlüğü-irade serbestisi kapsamında; davacının davalı kurumda yapılan yatırım masraflarını karşılaması karşılığında, davalı kurumun kendisinden herhangi bir kira alacağı tahsil etmeyeceği, başka bir deyişle davalı kurumun kira alacağının davacı tarafından yapılacak yatırım masraflarıyla takas edileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme düzenlemesinde “sabit yatırım” ifadesi değil, “yatırım masrafları” ifadesi kullanılmış olup, farklı anlam ve yorum gerektirece bir durumun söz konusu olmadığı, davacının sözleşme ile üstlenilen hizmetin ifası için gerekli olan her neviden ihtiyacın temini için yapılan yatırım masraflarının kira bedeline karşılık olarak kabul edileceği, bilirkişi heyeti raporunda sözleşmedeki düzenleme aksine yorum yapılarak “sabit yatırım” giderlerinin kira bedeli karşılığı olduğu kabul edilmişse de, hukuki yorum mahkemeye ait olduğundan rapora itibar edilmediği, sözleşmenin 12. maddesi uyarınca davacıya kira bedeli alınmaksızın yer tahsis edilmesi karşılığında davacının yaptığı yatırımların davalı uhdesinde kalacağı, davacının kira bedeli ödemediği de dikkate alındığında davacının yatırım kapsamına giren davalı tarafta bulunan her türlü mal eşya alet edavat donatı, demirbaş vesair her türlü mal ve eşyalar ile bu eşyaların montajında yapılan işçilik masraflarının talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekilince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının sözleşmeyi fesih ihtarnamesinde kira ödenmemesi nedeni ile sözleşmeyi feshettiğine dair bir ibare yer almamasına rağmen, davalının ileri sürmediği bu nedene dayanılarak feshin haklı olduğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında kira sözleşmesi olmadığından kira borcu olmasının da mümkün olmadığını, sözleşmenin haklı ya da haksız feshedilmesine bakılmaksızın davalı uhdesinde olduğu tespit edilen müvekkile ait demirbaş bedellerinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, davalı uhdesinde olan her türlü alet ve demirbaşın müvekkiline ait olduğunun ticari defterler, tespit dosyası ve alınan raporlarda tespit edildiğini, sözleşmenin 12 maddesinde yatırım masrafları terimi ile sabit yatırımların kastedildiğini, demirbaşların bu kapsamda olmadığını, davalının kira alacağı varsa bile 6 yıllık kira tutarının sabit yatırım bedeli ve demirbaş bedeli olan 1.200.000,00 TL civarında olması mümkün olmadığından, madde de kastedilenin sadece sabit yatırımlar olduğunu, ayrıca sözleşmenin 12. maddesinde sadece 2013 yılı yatırım masraflarından bahsedildiğini, ancak raporda görüleceği üzere diğer yıllarda alınan malların da mevcut olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, sona eren sözleşme sonucu işin ifası için yapılan yatırım masrafları ile demirbaşların tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece; sözleşmenin 12. maddesi gereği davacıya yatırım masrafları karşılığında kira bedeli alınmaksızın okulda yer tahsis edildiği, yatırım masraflarının sabit yatırımlar yanında demirbaşları da kapsadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; yemekhane hizmetinin ifası için kullanılan alet, edevat, eşya ve demirbaşların sözleşmenin 12. maddesinde belirtilen yatırım masrafı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan 15.03.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; sözleşmenin 12. maddesi uyarınca davacı yüklenicinin kendisine tahsis edilen alanlar için 31.12.2018 tarihinden sonra kira ödemesi yapması gerektiği, ancak bu yönde bir iddia ve delil bulunmadığı, bu nedenle davalı işsahibinin sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığı, sözkonusu hükümle hizmet verilen alanların yatırım masrafları karşılığında kira bedeli alınmaksızın davacıya tahsis edildiği, bu nedenle davacının sabit yatırım bedellerini talep edemeyeceği, ancak bu hükmün kapsamına demirbaşların girmediği, dava tarihi itibariyle yapılan inşaat masraflarının 259.600,00 TL, büyük ve küçük demirbaşların toplam 918.767,16 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti ek raporunda, kök raporundaki görüşünü tekrar etmiştir.TBK'nın 19. maddesi uyarınca bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Aynı Yasanın 26 maddesi uyarınca taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (...) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Gerçekten de sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke, özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. (Yargıtay 13. HD'nin ██████████ ██████████ Karar sayılı kararı)Somut olayda Taraflar arasında davalıya ait eğitim kurumunda yemekhane hizmetlerinin yürütülmesi hususunda sözleşme düzenlenmiştir.Sözleşmenin "..." başlıklı 12. maddesi; "Sözleşme konusu hizmet verilen alanlar 2013 yılında ... Kolejinde yapılan yatırım masrafları karşılığında 31.12.2018 tarihine kadar yüklenici firmaya kira bedeli alınmaksızın tahsis edilmiştir." hükmünü içermektedir.Sözleşmede açık ve yorum gerektirmeyecek bir şekilde, davalı işsahibine ait eğitim kurumunun yemekhane, kantin vs alanlarının, herhangi bir ücret alınmaksızın yatırım masrafları karşılığında davacıya kullandırılacağı kararlaştırılmıştır. Madde de davacıya bedelsiz kullandırılan alanların sadece "sabit masraflar" karşılığı olarak değil "yatırım masrafları karşılığı olacak kullandırılması kararlaştırıldığına göre, demirbaşların da yatırım masraflarına dahil olduğunun kabulü gerekir. Davacı imzalayıp kabul ettiği sözleşme hükümleri ile bağlı olduğundan, kendisine ücretsiz olarak yer tahsis edilmesi karşılığında demirbaş dahil yatırım masraflarını talep etmesi mümkün olmayıp, ilk derece mahkemesinin bu nedenle davayı reddetmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!