Sigorta şirketinin trafik kazası kaynaklı itirazın iptali davasında, halefiyet davasının ticari dava sayılmaması nedeniyle görevsizlik ve asliye hukuk mahkemesine gönderilme kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, zincirleme trafik kazasında sigortalısına ödediği tazminatın kusurlu karşı araç sahibinden rücuen tahsilini hedefleyen icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle dava açmış; ancak mahkeme, Yargıtay içtihadı birleştirme kararı doğrultusunda, sigortacının halefiyet ilkesine dayanan rücu davalarının ticari dava olmadığını, bu nedenle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirterek, yetkisizlik gerekçesiyle davanın usulden reddine ve görevli mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.11.2024 tarihinde ----, sevk ve idaresindeki --- plakalı otomobil ile --- plakalı minibüsün arka kısmına çarpıştığını, çarpmanın etkisiyle ----- plakalı minibüsün savrularak ön tarafıyla önünde park halinde bulunan --- plakalı otomobilin arka kısmına çarptığını, meydana gelen zincirleme kazada üç araçta da maddi hasar oluştuğunu, --- ve ----- plakalı araçların kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin sigortalısına a 791.100,00 TL ödeme gerçekleştirdiğini, kusur durumuna ilişkin kusurlu araçlara rücu ettiğini ancak ----- plakalı aracın ödemesi gereken 140.173,00 TL'lik ödemeyi yapmadığını, bu nedenle davalı hakkında --- İcra Müdürlüğü---- Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Dava; davacı kasko sigortacı şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın kazaya karışan ve kusurlu olduğu iddia edilen diğer araç malikinden rücuen tahsil için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.TTK'nın 4.maddesinde yazılı davalar mutlak ticari davalardır.TTK'nın 5 .maddesinde yazılı davalar ise genel hukuk davalarıdır. Bu davaların ticari dava sayılabilmeleri için her iki tarafında tacir ve davanın, tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir.Bir tarafın tacir olması o işi ticari iş haline getirsede ticari dava haline getirmez.Yargıtay --- Hukuk Dairesi --- esas no ----- karar nolu ilamı gibi birçok Yargıtay kararında Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve ---- sayılı ---- Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve -----sayılı kararına yer verilmiş olup, davaya konu uyuşmazlıkla ilgili husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Dava dışı- davacının kasko sigortalısına ait araca, davalının malik olduğu ve sürücüsünün kusurlu olarak çarpması ile trafik kazasının meydana geldiği, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve ------. sayılı kararında belirtildiği üzere eldeki dava ticari dava olmayıp, dava dışı sigortalının tacir olmayışı da gözetilerek dava dışı sigortalının sorumlu kişi olarak davalıya açacağı davaya ve halef olan davacının açacağı rücu davasına asliye hukuk mahkemesi bakmakla görevlidir. Açıklanan gerekçeler doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM:(Gerekçesi kararda açıklandığı üzere)1) Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2)Davanın HMK 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğince usulden reddine, 3)HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ----- NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4)Aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına,5)HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesineGerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.