İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin banka tarafından haksız tahsil edilen periyodik hizmet komisyonunun iadesi talepli tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı şirketin, kullandığı ticari krediler karşılığında davalı banka tarafından sözleşmeye ve bankacılık teamüllerine aykırı olarak "periyodik hizmet komisyonu" adı altında haksızca kesilen toplam 12.600 TLnin faiziyle birlikte iadesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi, kesintinin makul olmadığı ve geri ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacı lehine karar vermiş; davalı banka ise, delillerin eksik toplandığı ve bilirkişi raporunun yetersiz olduğu iddialarıyla bu karara istinaf yoluyla itiraz etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin bankanın mudisi olarak 31.05.2018 tarihli Bankacılık Sözleşmesi imzaladığını, 02.07.2018 başlangıç, 01.06.2021 bitiş tarihli ve 11.04.2019 başlangıç, 11.02.2022 bitiş tarihli ticari krediler kullandığını, bu kredi ve bankacılık ilişkisi gereği, sözleşmeye sadık kalarak tüm ödemelerini süresinde yaptığını, kullanmış olduğu kredi ve faizlerini ödemekte olduğunu, ancak müvekkilinin bu yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen, davalı bankanın sözleşme ve bankacılık teamüllerine aykırı olarak ve daha önce yapılmadığı halde, üçer aylık periyotlarla 5.250,00- TL periyodik hizmet komisyonu adı altında borç tahakkuku ile uhdesindeki hesaplarından, rızaları dışında tahsil ettiğini, bu uygulamanın BDDK tavsiyeleri ve diğer tüm bankacılık faaliyetinde bulunan kuruluşların teamüllerine aykırı ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, kredi sözleşmesinin bu şekilde ihlal edilmesine muvafakat etmedikleri ve rızaları hilafına çekilen paraların iadesi için ....Noterliğinden 20.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini ancak davalı bankanın aldığı bedelleri iade etmediği gibi, kesintiye de devam ettiğini, kesintilerin; 28.6.2019 tarihinde 5.250,00.-TL, 01.11.2019 tarihinde 5250,00.-TL ve 07.01.2020 tarihinde 2.100,00.-TL olmak üzere toplam 12.600,00.-TL olduğunu, müvekkili şirketin davalı bankadan kullandığı başka krediler de olduğu için, farklı tarihlerde hesaplarından almış olduğu başkaca paralar da olabileceğini, bu nedenle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası açıldığını iddia ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 12.600,00.-TL'nin paraların çekildiği tarihten itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davalı banka sözleşmenin "Faiz, Masraf, Vergi, Fon ve Masraflar" başlıklı 8.1.maddesinde; "Banka bu sözleşmeye dayanarak açtığı veya açacağı döviz kredisi, teminat mektubu ve aval kabul kredisi, dövize endeksli TL kredi dahil her türlü krediye, yetkili merciler tarafından bildirilen veya ileride bildirilecek en yüksek oranları geçmemek üzere belirleyeceği oranlarda faiz ve her nevi komisyonları ve KKDF gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf ve sair giderleri uygulayacak ve bunları gider vergileri ve sair harçları ile birlikte müşterinin cari hesabına yazacaktır." hükmü bulunduğunu ve TTK.nun 20 ve TBK.nun 26.maddelerine dayanmakta ise de söz konusu "Periyodik Hizmet"in ne olduğu belli değildir. Kredi hizmeti nedeniyle zaten masraf alınmıştır. Bu tür bir uygulamanın bankalarda olmadığı da gözetildiğinde bilirkişi görüşüne iştirak edilmiş ve davacıdan "Periyodik Hizmet Bedeli" adı altında tahsil edilen ücretlerin makul olmadığı ve iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı ....Noterliğinden 20.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alacağını talep etmiş, ihtarname █████/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, buna göre verilen 3 günlük süre de dikkate alındığında davalı bankanın █████/2019 tarihinde temerrüt halinde olduğu kabul edilerek 12.600,00.-TL'nin █████/2019 tarihinden geçerli en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece deliller usulüne uygun olarak toplanmadan, özellikle kredi sözleşmesi ve bankanın uyguladığı ve Merkez Bankası'na bildirilen ücret ve komisyonlara ilişkin liste getirilmeden düzenlenen, hüküm kurmaya elverişsiz ve denetime açık olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı banka tarafından Merkez Bankası'na bildirilen komisyon ve masraflara ilişkin oranlara ait liste dosya içerisine getirdirildikten sonra ve diğer bankalarca periyodik hizmet komisyonu adı altında ticari kredilerden kesinti yapılıp yapılmadığı araştırılarak, gerektiğinde banka kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yapma yetkisi verilecek bilirkişi marifetiyle davacının hesaplarında periyodik bakım ücreti kesilip kesilmediği ve miktarı ile Genel Kredi sözleşmesinde bunun yer alıp almadığı değerlendirildikten sonra Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 gün ████████ Esas, █████████ Karar sayılı hükmü de değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekliliği göz önünde bulundurulmadan davanın kabulüne karar verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında alınan limit tahsis ücretinin istirdatı davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalını davaya konu ücreti almaya hakkı bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Davacı ile davalı banka arasında █████/2018 tarihinde 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır.
Davalı tarafından, 2019 ve 2020 yılında toplam 12.600,00 TL periyodik hizmet bedeli adı altında ücret alınmıştır.
Davacı tarafça, periyodik hizmet bedeli adı altında rızası dışında bankacılık teamüllerine aykırı olarak tahsil edildiğini iddia ettiği tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Somut olayda davalı periyodik hizmet bedeli adı altında davacının hesabından tahsilat yaptığına göre, bu bedeli almaya hakkı olduğun ispat ile yükümlüdür.
Ancak davalı cevap dilekçesi sunmamış, usulüne uygun olarak delil de bildirmemiştir. HMK'nın 128. maddesine göre, süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Bunun dışında davalının başkaca savunma sebeplerine dayanması mümkün değildir. Buna göre, davalı dava konusu ücreti almakta haklı olduğunu ispatlayamadığından ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 216,00 TL harcın, alınması gerekli olan 860,71 TL harçtan mahsubu ile bakiye 644,71 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!