Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davalının eksik asansör montajı nedeniyle eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve müspet zarar talepli dava.
Özet: Davacı şirket, davalı asansör şirketinin 2018 tarihli asansör montaj sözleşmesi uyarınca aldığı ödemeye rağmen işi beş yılı aşkın süre tamamlayamayarak sözleşmeye aykırı davrandığı, arabuluculuk sürecinin başarısız olduğu ve bilirkişi raporuyla tespit edilen eksiklikler nedeniyle ruhsat mağduriyeti yaşayıp asansörü başka bir firmaya ekstra bedelle tamamlatmak zorunda kaldığı iddiasıyla, sözleşmenin haklı feshi sonucu ödediği fazladan 960.000 TL ile şimdilik 100 TL müspet zararın avans faiziyle birlikte tahsilini ve davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz uygulanmasını talep etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 11.04.2018 tarihli Asansör Montaj Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, ilgili sözleşme gereği, davalı şirket tarafından "... Mah. ... Sok., No. ... – ..." adresinde bulunan mevcut kuyu üzerine 800 kilogram ve 10 kişi kapasiteli bir adet asansör ve söz konusu asansörün taşınmazın üç katında kullanılmak üzere üç adet kapısı ile birlikte asansörün montajını gerçekleştirme edimi yüklenildiğini, davacının söz konusu işlem için davalı şirkete toplamda 85.000,00 TL bedel ödediğini, söz konusu taşınmazda bulunan mevcut kuyu üzerine asansör montaj işlemi; taraflar arasında sağlanan anlaşmaya rağmen müvekkili şirket yetkililerinin sürekli takibi, sözle ve yazılı taleplerine rağmen aylarca sürüncemede kaldığını, yapılan ödemeler ve davalı tarafça verilen taahhütlere rağmen ... Asansör şirketi tarafından montaj işlemi tamamlanmayıp yalnızca montajı yapılacak kapı ve raylar söz konusu taşınmaza getirildiğini, sözleşme tarihinden bu yana beş yılı aşkın süre geçmiş olmasına ve söz konusu asansör kuyularının teslimi uzunca bir süre önce gerçekleştirilmiş olmasına rağmen sözleşmeye konu asansör montaj işlemleri sözleşme ve teknik şartnameye uygun, ayıptan ari, tam ve eksiksiz olarak tamamlanamamış olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirket tarafından sürüncemede bırakıldığını, söz konusu hukuki ihtilafın çözümlenmesi ve ... Asansör şirketi ile asansör montaj işleminin tamamlanması hususunda müvekkili şirket yetkililerince davalı şirket yetkilileri ile sürekli iletişim kurulmuşsa da ... Asansör şirketi yetkilileri tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, bu süreçte müvekkili şirketin asansörün montajı yapılacağı taşınmazın ruhsatını tamamlama tarihi gelmiş olmasına rağmen ... Asansör şirketi tarafından asansör montaj işlemleri tamamlanmadığını, yaşanan mağduriyet kaynaklı olarak müvekkili şirket yetkilileri tarafından, ... Asansör şirketinin söz konusu işlemler için bedeli müvekkil şirket tarafından karşılanan malzemelerin taşınmaza teslimi taleplerinin de yanıtsız kalması dolayısıyla müvekkili şirket yetkilileri ruhsat işlemlerinin tamamlanması konusundaki aciliyetleri dolayısıyla mecburen başka bir asansör firması ile anlaşma sağlayarak ekstra 960.000,00 TL tutarlı ücret karşılığında asansörün kapakları taktırmak ve asansör montaj işlemlerini tamamlatmak durumunda kaldığını, bu süreçte 11.04.2018 tarihli Asansör Montaj Sözleşmesinden kaynaklı alacak, tazminat ve ticari kar kaybının tahsiline ilişkin olarak ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da söz konusu arabuluculuk görüşmeleri ile taraflar arasında anlaşmaya varılamadığını, dolayısıyla tarafımızca Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi ... D. İş sayılı dosya ile taraflar arasında akdedilen 11.04.2018 tarihli Asansör Montaj Sözleşmesine ilişkin olarak mevcut eksiklikler, gecikmeler, sözleşme konusu asansörün sözleşmeye uygun hale gelmesi için gereken süre ile maliyeti ve maddi zararın tespitinin talep edilmiş olduğunu, ilgili dosya kapsamında gerçekleştirilen incelemeler sonucunda düzenlenen .... tarihli bilirkişi raporu ile davalı şirket tarafından kabin, kumanda sistemi, kat butonyeri, tahrik sistemi, makine dairesi ile ilgili hususların tamamlanmadığının tespit edildiğini, İhtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerden olan alacaklarının ve sahip oldukları marka haklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması ve müvekkili şirketin söz konusu asansörü üçüncü bir firmaya tamamlattırmış olması nedeniyle doğan 960.000,00 TL'nin tam eda davası olarak kabulü ile temerrüt tarihi olan 18.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı şirketten tahsiline, şimdilik 100,00 TL olarak uğranılan müspet zarar alacağının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 11.04.2018 tarihinde “ Asansör Montaj Sözleşmesi “ düzenlendiğini ve sözleşme gereği işin bedeli 65.000-TL. olarak kararlaştırılarak müvekkili şirkete peşinat ve taksitler halinde ödenmesi hususunda mutabık kalındığını, sözleşmenin şartlarına göre müvekkili şirket işin teslimini “Asansör kuyularının teslimini müteakip 10 hafta sonunda tamamlayacağını “ taahhüt ettiğini, ancak asansörün montaj ve yapımı ve işlevi için elzem olan kuyuların davacı tarafça sözleşmeye aykırı olarak sağlanmadığını ve bu durumun davacıya bir çok kereler iletilerek gereken ikaz ve uyarılar yapılmış ise de, davacı şirket adına hareket edecek hiçbir yetkiliye de ulaşılamadığından/bulunamadığından işin sekteye uğratılmış olduğunu ve işin başlaması şartına bağlanmış olan ve müvekkiline ödenmesi taahhüt edilen ödemenin de davacı tarafça bu nedenle yapılmadığını, davacı tarafın müvekkilini ne kanuna uygun olarak temerrüde düşürmüş olduğunu ve ne de seçimlik hakkını kullanması amacı ile müvekkiline edimin ifası amacı ile uygun bir süre vermiş veya uygun süre verilmesini hakimden talep ettiğini, davacı tarafça dava dilekçesi ekleri olarak delil vasfında sunulan bütün belgelerin davacının iddiasını ispat yönünden sayın mahkemece yetersiz bulunduğunu, usule ait başlıklı talebimiz gereğince davacı vekiline beyanda bulunması veya bu hususta mahkemece resen bir ara kararı vermesine, haksız ve mesnetsiz olarak açılan ve ispat edilemeyen davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tazmini isteminden ibarettir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasında eser sözleşmesi kapsamında tarafların sözleşmeye konu yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalının sözleşmeye konu yükümlülüklerini yerine getirmediğinin tespiti halinde davacının yapmış olduğu masrafların ne kadar olduğu, yapılan masrafların makul düzeyde kalıp kalmadığı, davalının itirazlarının yerinde olup olmadığı, davacının sözleşmeye konu yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği iddiası kapsamında zararın tazmini şartlarının oluşup oluşmadığı, yine davacının müspet zarar iddiasının yerinde olup olmadığı tespit edilmiştir.Mahkememizce Silivri Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak davacıya ait inşaatın yapıldığı yerde inşaatın ne zaman başladığı, inşaatın ne zaman tamamlandığı, ruhsatın alınıp alınmadığı, yine inşaat süresince müteahhit değişikliği oldu ise kaç müteahhitin değiştiği, inşaatın durup durmadığı, belirli aralıklar ile inşaat durmuş ise hangi aralıklarla hangi tarihlerde inşaatın durduğuna ilişkin bütün bilgi ve belgelerin dosyamız arasına celp edildiği anlaşılmıştır.Silivri Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak .. ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... parsel sayılı taşınmazın tüm devirleri ve tedavülleri gösterir (aktif-pasif) tapu kaydının, proje örneğinin, yönetim planının, resmi senet suretlerinin, satış akit tablolarının, kat mülkiyeti kurulup kurulmadığının, kurulmuş ise kat irtifakına esas mimari projesine ilişkin cevap yazısının dosyamız arasına kazandırıldığı anlaşılmıştır. Davacı Tanığı ... █████/2024 tarihli duruşmada alınan beyanında; " Davacı şirkette mimar olarak çalışıyordum. Şu anda davacı şirket ile bir iş ilişkim yoktur, dava konusu Silivri'deki villa ile alakalı ilk önce davalı şirket ile ... anlaşmış. Daha sonra ...'in babası vefat edince inşaat bir süre durdu. Daha sonra ben devraldım. ... ile onun işlerini yapan ... ofisimize geldiler. Onlar işin geç yapıldığını söylediler kendileri ile tekrar anlaşma yaptık. 65.000-TL'ye anlaştık. Bu ...'in adına anlaşılan iştir. 25.000-TL ödemeyi imza karşılığında elden verdik. Diğerini de banka yolu ile ödedik. Toplam 45.000-TL ödeme yaptık. 20.000-TL bakiye kaldı. Daha sonra aradığımızda ... kalp krizi geçirdiğini söyledi. Geleceğim dedi. Sonra ...'i aradık. ... yurt dışında olduğunu söyledi. O da bizi bir süre oyaladı. Daha sonra ... " ben ... ile ilişkimi kestim " dedi. Biz de ... ile bu durumu söyledik. Başka bir firma ile anlaşıldı. Anlaşılan diğer firmaya ne kadar ödeme yapıldığını bilmiyorum. Ödemeyi ... yaptı. 25.000-TL ödemeyi ...'e yaptık. ... bizden parayı aldı. Parayı aldığına ilişkin ismini yazıp imza attı. ..., ... çalışanıdır. Bizi ... aradı. "... adamı olan ... parayı alacak" dedi. Bu ödemeyi Galatadaki kendi ofisimde yaptık. Banka hesabına gönderilen paranın kimin hesabına gönderildiğini şu anda hatırlamıyorum ancak banka kayıtlarında vardır. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce duruşma ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile; tarafların ticari defterleri incelenerek; HMK'nun 273. Maddesi gereğince tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle ilgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davacının ve davalının ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile taraflar arasında eser sözleşmesi kapsamında tarafların sözleşmeye konu yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalının sözleşmeye konu yükümlülüklerini yerine getirmediğinin tespiti halinde davacının yapmış olduğu masrafların ne kadar olduğu, yapılan masrafların makul düzeyde kalıp kalmadığı, davalının itirazlarının yerinde olup olmadığı, davacının sözleşmeye konu yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği iddiası kapsamında zararın tazmini şartlarının oluşup oluşmadığı, yine davacının müspet zarar iddiasının yerinde olup olmadığı, varsa davacının talep edebileceği müsper zarar miktarının tespiti hususlarında rapor düzenlenmek üzere tekstil mühendisi bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine dosyanın tevdine karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafça, Davalı Yüklenici firmaya Asansör Sisteminin Montaj işinin yapılabilmesi için gereken Asansör Kuyusu imalatının tamamlanıp teslim edilmemiş olduğu, görüş ve kanaatine varıldığı, her şeyden önce taraflar arasında █████/2018 tarihli bir Asansör Sistemi İmalatı sözleşmesi yapıldığı, buna göre davalının 800 kg – 10 kişi kapasiteli, 3 katlı asansör montaj işini üstlendiği, sözleşme bedelinin sözleşme yapılmasıyla birlikte 20.000-TL’si nakit geri kalan kısmının üç taksitler halinde ve birer ay arayla düzenlenecek çeklerle ödeneceğinin kararlaştırıldığı hususlarında bir ihtilaf bulunmadığı, davacının iddiası, davalının üstlenmiş olduğu montaj işini yerine getirmediği bu bakımdan sözleşmeye konu işin başka firmaya yaptırılmak zorunda kalındığı, dolayısıyla dava konusu menfi zarara uğramış olduğu yönünde olduğu, sözleşmeye aykırılık nedeniyle borçlunun sorumluluğuna ilişkin TBK. m. 112 hükmüne göre: “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür”. Yine TBK. m. 114 hükmüne göre: “Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olduğu, borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirileceği, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır”. Görüldüğü üzere anılan yasa hükümleri gereği, sözleşmenin ihlal edilmesi halinde, oluşan bütün zararların, müsbet ve menfi zarar kapsamında, tahsilinin mümkün olduğunu, menfi zarar, uyulacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifa etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarar olduğu, başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarar olup, menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Y. ... HD.nin E. ..., K. ... sayı ve ... tarihli kararı). Menfi zarar kapsamına; sözleşme yapılmasına güvenilerek başka bir sözleşme fırsatının kaçırılmasından doğan zarar, sözleşme giderleri, sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılık edanın kabulü için yapılan masraflar, sözleşmenin yerine getirilmesi dolayısıyla uğranılan zarar, başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zarar ve dava masrafları girer (Y. ... HD.nin E. ...., K. .... sayı ve ...tarihli kararı) İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Davacının menfi zarar kapsamındaki iddialarının haklı olabilmesi için anılan ispat kuralı gereği, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu geçerli delillerle ispat etmesi gerektiği, davacı taraf, sözleşmenin yapılmasıyla birlikte sözleşme bedelinin 20.000-TL’sini nakit geri kalan kısmını üç taksitler halinde ve birer ay arayla düzenlenecek çeklerle ödediğine ilişkin somut bir delil sunmadığı, yukarıda, teknik inceleme bölümünde, yer alan “davacı tarafça, davalı yüklenici firmaya asansör sisteminin montaj işinin yapılabilmesi için gereken asansör kuyusu imalatının tamamlanıp teslim edilmemiş olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır” yönündeki tespit de dikkate alındığında, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşıldığı, “İfada sıra” başlığını taşıyan TBK. m. 97 hükmüne göre: “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir”. Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının menfi zarardan kaynaklanan alacak iddiasının yerinde olmadığı, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği, dolayısıyla menfi zarar iddiasının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce duruşma ara kararı ile dosyanın davacı vekilinin beyan ve itirazları doğrultusunda itirazları karşılar mahiyette Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporu ile çelişki bulunup bulunmadığı, varsa çelişkinin açıklanarak giderilmek suretiyle ek rapor tanzim edilmesi hususunda aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyeti ... tarihli ek raporunda özetle; Netice itibariyle, kök raporda mali yönden yapılan tespitlerde değişikliğe gidilmesini gerektirecek yeni bir belge sunulmadığından, kök raporda yapılan mali inceleme ve tespitler işbu ek rapor itibariyle de aynen geçerli olduğu, teknik tespitlerde bir değişiklik oluşmadığından kök rapordaki hukuki görüşün aynen korunduğunu, bilirkişi kurulunun kök rapordaki görüş ve kanaatinde bir değişiklik oluşmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın taraflar arasındaki █████/2018 tarihli asansör montaj sözleşmesi uyarınca davalı tarafın edimini gereği gibi yerine getirmediği iddiasına dayalı zararının tazmini istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki █████/2018 tarihli asansör montaj sözleşmesi uyarınca 65.000,00-TL bedel karşılığında asansör montaj işinin yapılması hususunda anlaşıldığı, işin süresinin asansör kuyularının teslimine müteakip 10 hafta olarak belirlendiği, davacı tarafça, sözleşmeye rağmen davalının montaj işlemini sürüncemede bıraktığı, montaj işlemini tamamlamadığı, yalnızca montajı yapılacak kapı ve rayların taşınmaza getirildiği, aradan 5 yıl süre geçmesi nedeniyle başka bir asansör firması ile anlaşma sağlandığı, ekstra 960.000,00-TL ödemek zorunda kalındığını ileri sürerek bu bedel ile uğranılan müspet zarar alacağının tahsili talep ettiği, davalı tarafça asansör kuyularının sözleşmeye aykırı olarak sağlanmadığı, işin başlaması için asansör kuyularının tesliminin şart olduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkememizce toplanan deliller, taraflarca sunulan belgeler, bilirkişi incelemesi ile alınan rapor birlikte incelenip değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen █████/2018 tarihli sözleşmede 800 KG – 10 kişi kapasiteli, 3 katlı asansör montaj işi yapımına ilişkin olduğu, sözleşmede işin süresinin asansör kuyularının tesliminden itibaren 10 hafta olarak belirlendiği, dosya kapsamında asansör kuyusunun davalıya teslimine ilişkin belge bulunmadığı, davalı tarafın asansör montajını, asansör kuyusu ve makine dairesi teslim edilmeden yerine getiremeyeceği, davacı tarafça dava dışı .... arasında düzenlenen █████/2023 tarihli sözleşme ekindeki montaj keşif raporunda makine dairesi ve kuyu dibi imalatına ilişkin işveren-davacı tarafından yapılması gerekenlere ilişkin tespitlere yer verildiği, buna göre davacı tarafça ... tarihi itibariyle davalı taraf ile yapılan █████/2018 tarihli sözleşmedeki davacı tarafça yapılması gereken asansör kuyusu ve makine dairesi işlerinin tamamlanmamış olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafın dava dışı ... Asansör firması ile yaptığı asansör yapım sözleşme tarihi ile fatura tarihi █████/2023 olduğu, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı delil tespiti dosyasında mahallinde yapılan keşif tarihinin █████/2023 olup, rapor tarihinin ise █████/2023 olduğu, bu tarihler itibariyle asansör sistemine ilişkin ray montajı ve 3 kat kapısının yapıldığı şeklinde tespitlere yer verildiği, bu tespitlerde yer alan ray montajı ve kat kapısı montaj işlerinin yüklenici-davalı tarafından yapılmış olduğu, asansör sistemine ilişkin diğer imalatların yapılmamış olduğu, sonuç itibariyle davacı tarafça davalı-yüklenicinin asansör sisteminin montaj işinin yapılabilmesi için gereken asansör kuyusu imalatının tamamlanıp teslim edilmemiş olduğu, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği sonuç ve kanaatine varılarak; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-DAVANIN REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 16.396,11-TL harcının mahsubu ile artan 15.664,11-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde DAVACIYA İADESİNE,3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,5-Davalı tarafça sarf edilen 716,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4.maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin ( e duruşma yolu ile ) yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... ¸e-imza Hakim ...¸e-imza