İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde banka tarafından kredi kartı borcundan kaynaklanan itirazın iptali davasında, bilirkişi raporuyla belirlenen alacak miktarı farkları ve yargılamadaki görev-yetki hususları.
Özet: Bir bankanın, kredi kartı borçlarını ödemeyen bireysel müşterisine karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açtığı davada, davalının yetki, görev ve faiz oranlarına ilişkin itirazlarının incelendiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın talep ettiği 950.220,71 TL alacağın büyük kısmının haklı bulunmayarak, takip tarihi itibarıyla talep edilebilir alacağın 177.492,84 TL ile sınırlı olduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Bankası A.Ş. tarafından ... aleyhine açılan işbu dava, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka, davalı ile ... Şubesi arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında kredi kullandırıldığını, davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle borcun muaccel hale geldiğini, ... 48. Noterliği’nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür. Bunun üzerine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptali davasının açıldığı belirtilmiştir. Davacı banka, davalının yetkiye, borca, faize ve ferilerine yönelik itirazlarının yerinde olmadığını, sözleşmede İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili kılındığını, faiz oranlarının sözleşmede kararlaştırıldığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dava değeri 950.220,71 TL olarak gösterilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde öncelikle görevsizlik, husumet, yetki, iş bölümü, derdestlik ve zamanaşımı itirazlarında bulunmuştur. Davalının icra takibinde yetkiye süresinde itiraz ettiğini, bu nedenle geçerli bir takip bulunmadığını savunmuştur. Ayrıca dava konusu kredi kartının “belirsiz süreli tüketici kredisi” niteliğinde olduğunu, davalının tüketici sıfatıyla hareket ettiğini ve bu nedenle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür. Davalı adresinin Büyükçekmece’de bulunması nedeniyle ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, gerçek kişi olan davalı bakımından yetki sözleşmesinin geçerli olmayacağını savunmuştur. Ayrıca davacı tarafından uygulanan faiz oranlarının sözleşmedeki oranların üzerinde ve fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına konu 2004 sayılı İİK madde 67'ye göre açılmış itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü... esas sayılı takip dosyası dosya arasına alınmış ve Mahkememizce █████/2026 tarihli ara karar ile dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi ile gerektiğinde banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle tüm dosya kapsamı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir.█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ... Bankası A.Ş. ile ... arasında █████/2022 tarihli Temel Bankacılık Ürün Bilgilendirme ve Talep Formu ile █████/2023 tarihli Bireysel Kredi Kartı Sözleşmesi bulunduğu, davalıya bireysel kredi kartı tahsis edildiği ve kart borçlarının düzenli ödenmediği tespit edilmiştir. Raporda davalının kredi kartı borçlarının █████/2025 tarihinde 826.382,43 TL anapara üzerinden 60 ay vadeli ve aylık %4,043 akdi faiz oranı ile yapılandırıldığı belirtilmiştir. Banka tarafından kredi kartı alacağı nedeniyle █████/2025 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği, ihtarnamenin █████/2025 tarihinde davalıya bizzat tebliğ edildiği ancak ihtarnamede borcun ödenmesi için yalnızca 3 iş günü süre verildiği tespit edilmiştir. Yapılan hesaplama sonucunda davacının dava ve takipte talep ettiği 950.220,71 TL alacağa karşılık, takip tarihi itibarıyla talep edebileceği alacağın 142.340,57 TL asıl alacak, 34.470,91 TL işlemiş faiz ve 681,26 TL BSMV olmak üzere toplam 177.492,84 TL olduğu hesaplanmıştır. Böylece davacı bankanın talebinin büyük bölümünün yerinde olmadığı, takip tarihi itibarıyla talep edilebilir alacağın 177.492,84 TL ile sınırlı bulunduğu yönünde bilirkişi görüşü oluşturulmuştur. Nihai hukuki değerlendirmenin ve kararın Sayın Mahkeme’ye ait olduğu belirtilmiştir.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye ticaret mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine gör e bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir.Tüketici Mahkemelerin görevi ise TKHK belirlenmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun 3/l maddesinde tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" denilmektedir.Aynı Kanunun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.Davacı taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini sunmuştur. Kural olarak genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalarda Asliye Ticaret Mahkemeleri görevlidir. Ancak yine davacının sunduğu delillerden takip konusu yapılan kredinin "Bireysel Tüketici Kredisi" olduğu ödeme planından görülmüştür. Mahkememizce hem alacağın miktarına, hem de kredinin niteliğine yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda kredinin tüketici kredisi olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda, dosya kapsamında alacağın Genel Kredi Sözleşmesinden değil, tüketici kredisinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği ile görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;G.D: Gerekçesi Ekli Kararda Açıklanacağı Üzere1-6100 sayılı HMK m. 114/I-c ve 115'e göre mahkememizin görevsiz olması nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20 maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyanının görevli ve yetkili İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepde bulunulmaması ve süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,4-HMK 331 md gereğince harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ¸ Hakim ¸