Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıştan kaynaklanan ayıplı serim makinesi ve ekipmanlarının bedel iadesi ile maddi, manevi ve munzam zarar tazminat talepli alacak davası.
Özet: Davacı şirket, davalıdan satın aldığı tekstil serim makinesi ve ekipmanlarının gizli ayıplı olduğunu, vaat edilen performansı sergilemediğini ve sürekli arızalar verdiğini belirterek, sözleşmeden dönme, ödenen 236.000 TL bedelin ticari faiziyle iadesi, yapılan masraflar, kazanç kayıpları ve maddi zararlar için şimdilik toplam 3.000 TL, oyalanma ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan manevi zarar için 50.000 TL ve munzam zarar için şimdilik 5.000 TL olmak üzere çeşitli alacakların tahsilini talep etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin, tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olan ve alanında önde gelen bir limited şirket olduğu, "... Mah. ... Sok. No:... Kapı No:.... .../..." adresinde kurulu bulunan iş yerinde faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkili şirketin, sektörün önde gelen firmalarından olduğundan, müvekkili şirketin iş hacmini ve üretimini daha da arttırmak adına davalı şirketçe müvekkili şirkete, 08.11.2022 tarihinde teklif formu sunulduğunu, davalı şirketin, teklif formunda belirtilmiş olan 185 cm tam otomatik serim makinesi ile 200 cm serim masasının satın alınması durumunda, günlük yapılacak kot üretiminin çok daha fazla olacağını, iş hacminin büyüyeceğini, birden fazla işçinin yapmış olduğu işlerin sadece bu makineler tarafından yapılacağını ve müvekkili şirketin işçi masraflarının azalarak üretiminin ve kazancının daha da artacağını müvekkili şirkete taahhüt etmiş olduğunu ve vaat edilen özelliklere sahip olduğu düşünülen 2 makine için ödenecek tutarı da teklif formunda belirterek, işbu formu müvekkili şirkete teslim ettiğini, bu durum üzerine müvekkili şirket tarafından davalı şirketin teklifinin kabul edilmiş olduğunu ve müvekkili şirketin, .... (Mersis Numarası: ...) ile akdedilen 08.11.2022 tanzim tarihli sözleşme ile üretim faaliyetlerinde kullanmak üzere serim makinesi, serim masası ve ekipmanlarını teklif formunda belirtilen bedele satın aldıklarını, bu sözleşme ile ....'nin, 02.12.2022 tarihinde 185 cm tam otomatik serim makinesi, 200 cm serim masası ve ekipmanlarını müvekkili şirkete sözleşmeye uygun şekilde teslim etmekle yükümlü olduğunu açıkça belirtilmiş olduğunu, nitekim anlaşılan şekilde de müvekkili şirkete söz konusu makinelerin teslim edildiğini, teslim edilen işbu makinelere ilişkin .... tarafından .. tarihli ... fatura numaralı 236.000,00-TL bedelli fatura düzenlenmiş olduğunu ve teslim karşılığı kararlaştırılan işbu bedel müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalı tarafından serim makinesi, serim masası ve ekipmanlarının müvekkili şirkete tesliminden sonra, müvekkili şirkete teslim edilen serim makinesi ve serim masasında sürekli olarak sorunlar ve arızalar çıktığını, müvekkili şirkete teslim edilen serim makinesi ile serim masası ve ekipmanlarının objektif olarak sahip olması gereken özellikler ile davalı tarafından müvekkili şirkete vaat edilen özellikleri taşımadığının anlaşıldığını ve makinelerin işlevini yerine getirmediğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkili şirket tarafından ....'nden satın alınarak teslim alınan serim makinesi, serim masası ve ekipmanlarının gizli ayıplı olması nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve bedel iadesini içeren sözleşmeden dönme seçimlik hakkı doğrultusunda; serim makinesi, serim masası ve ekipmanlarının davalı şirkete iadesi, sözleşme gereği makineler için davalı şirkete ödenen 236.000,00-TL ürün bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve HMK’nın 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak, müvekkili şirket tarafından serim makinesi, serim masası ve ekipmanları için yapılan tüm masraflar için şimdilik 1.000,00-TL'nin, müvekkili şirketin uğramış olduğu kazanç kayıpları için şimdilik 1.000,00-TL'nin ve müvekkili şirketin uğramış olduğu tüm maddi zarar karşılığında şimdilik 1.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, satış sözleşmesindeki yükümlülüklerin, yapılan tüm uyarılara rağmen bilerek ve istenerek yerine getirilmemesi, müvekkili şirketin serim makinesi, serim masası ve ekipmanlarının onarılacağı yönünde uzun bir süre oyalanması nedenleriyle uğranılan manevi zarar karşılığında ise 50.000-TL'nin davalı şirketten tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete gizli ayıplı olarak teslim edilen serim makinesi, serim masası ve ekipmanlarının dava tarihi itibariyle gerçek değerinin ve bu kapsamda müvekkili şirketin uğradığı munzam zararın tespiti ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak müvekkili şirketin uğradığı şimdilik 5.000,00-TL munzam zararın, ifa edildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalı şirketten tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenizce davacıya talep sonucunu açıklamak üzere 1 haftalık kesin süre verilmiş olduğunu ancak bu süre içerisinde davacı tarafından kanunun ön gördüğü şekil ve nitelikte bir açıklamada bulunulmadığını, somutlaştırma yükümü yerine getirilmediğini, buna göre; mahkemenizce verilen sürenin kesin süre olduğu ve bu hususta bir kez daha süre verilemeyeceği de gözetilerek işbu davanın HMK M.119/1-ğ hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, bu davanın ticari dava şartı arabulucuk hükümlerine tabi olduğunu, ancak davacı tarafından dava dilekçesinde her ne kadar munzam zarar talep edilmişse de arabuluculuk anlaşmama tutanağında böyle bir alacak kaleminden bahsedilmediğini, buna göre; hakkında arabuluculuk süreci yürütülmeyen munzam zarar alacak kalemi yönünden dosyanın tefriki ile dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının hiçbir iddia ve talebini kabul anlamına gelmemekle beraber; davacı tarafından süresi içerisinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığından huzurdaki davada hiçbir talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, bilindiği üzere tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapıldığını, buna rağmen davacı tarafın ... üzerinden ayıp ihbarında bulunduğunun kabulünün mümkün olmayacağını, bu kapsamda da huzurdaki davanın davacının tüm talepleri yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu ... görüntülerinin devamlılık arz eder şekilde sunulmaması ve gerçekliğinin de kanıtlanamamış olması sebebiyle kabul edilmediğini beyanla; bu konuşma görüntülerinde dahi dosya konusu makinenin davacı elinde aylarca aktif, yoğun ve hatalı şekilde kullanıldığı, davacı ve personelleri tarafından makineye zarar verildiği görüldüğünü, buna göre; kabul anlamına gelmemekle beraber bu aşamada makinede herhangi bir arıza varsa dahi bu arızanın imalattan kaynaklı olduğu söylenemeyeceğini, açıkça kullanıcı hatasına dayalı arıza nedeniyle davacı tarafın taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekili dava konusu makinenin arızalarında hiçbir kusur ya da ihmali bulunmamasına rağmen iyi niyet çerçevesinde davacıya defalarca kez servis desteği sağladığını, buna göre de davacı tarafın hakkı dahi olmamasına rağmen seçimlik haklardan onarım hakkını kullandığı, bu kapsamda seçimlik hakların kullanılmakla tükenen inşai haklar olması ilkesi uyarınca yeni bir seçimlik hak kullanamayacağı da izahtan vareste olduğunu, ayrıca bu aşamada davacı tarafın iyi niyetle hareket etmediğinin de sabit olduğundan davacı beyanlarına itibar edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından gerek dava dilekçesi gerekse kendisine verilen kesin süre içerisinde sunmuş olduğu beyan dilekçesi içerisinde talep sonucunun net olarak açıklanmadığı, alacak kalemlerinin teker teker ayrıştırılmadığı görüldüğünden huzurdaki davanın açılmamış sayılmasına, mahkeme aksi kanaatteyse sunulan arabuluculuk tutanağında "munzam zarar" ın yer almıyor oluşu ve bu alacak kalemi açısından arabuluculuk sürecinin yürütülmemiş olması sebebiyle işbu alacak kaleminin mahkemeniz dosyasından tefriki ile bu hususta açılan davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, açıklanan tüm sebeplerle haksız ve dayanaksız davanın tüm talepler yönünden esastan reddine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye konu makine satışından kaynaklanan ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme ve bedelin iadesi ile maddi-manevi zararların tazmini talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki serim makinesi, serim masası ve ekipmanlarının gizli ayıplı olduğu iddiasına dayalı serim makinesi, serim masası ve ekipmanlarının ayıplı olup olmadığı, ayıp varsa niteliği, ayıp bildiriminin süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının sözleşmeden dönme ile bedel iadesi, masraf, kazan kaybı, maddi-manevi tazminat ve munzam zarar taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği, davacının zararı olup olmadığının, varsa miktarının tespiti davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
Bakırköy ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... D.iş sayılı dosyanın fiziken mahkememiz dosyasının arasına gönderildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilince Üsküdar ...Noterliği'nin ... tarihli,... yevmiye numaralı ihtarnamesinin muhattaba tebliğ edildiğini gösterir tebliğ mazbatasının sunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı Tanığı ... █████/2025 tarihli duruşmada alınan beyanında; " Ben davacı şirkette serim makinesi operatörü olarak çalışmaktayım. Dava konusu makineyi 4 ay kullanıp tecrübe ettim. Bu kullanım sürecinde bazı problemler yaşadım. Bıçağın kesmesinde, gözde tutarsızlık vardı. Göz dediğimiz husus, kumaşın aynı hizada sermesini sağlayan sensördür. Genelde bıçakla ilgili problemler yaşıyorduk. Makineyi bir ay kullanıyorduk. Bir ay sonrasında veya bir hafta içerisinde bıçak ile ilgili problem oluyordu. Bıçak kesmiyordu. Veya bıçak yarıya gelip takılıyordu. Belirli bir zaman sonra makinenin durmama problemi de vardı. Makine durması gereken yerde durmuyordu. Bu da makineyi aldıktan 6 ay kadar sonra başladı. Bu problemler de bizim iş verimliliğimizin düşmesine neden oluyordu. Bu makineden önce iş yerinde 4 kişi manuel olarak el ile serim ve kesim yapıyorduk. Makinenin amacı sadece serim yapmaktı. Bu makine ile 4 kişinin yapacağı serim işini tek kişiye düşürmeyi planlamıştık. Bu problemler nedeniyle makine beklentimizi karşılamadı. Makine şu an bizim kullanımımızda değildir. Bildiğim kadarıyla depoya götürüldü. Şu an farklı bir markanın farklı bir makinesini kullanıyorduk. O da aynı serim işini yapmaktadır. Yeni makineyi kullanmaya 1- 1,5 sene önce başladık. Bu zamana kadar dava konusu makineyi kullanıyorduk. Dava konusu makinede istediğimiz verimi alamadığımız için depoya kaldırıp yeni bir makine almak durumunda kaldık. Bu makinenin tamiri için düzenli olarak davalı firmada çalışan tamir elemanları geliyordu. Makineyi tamir ediyorlardı ancak aynı problemler yine tekrar ediyordu. Makinenin tamiri ile ilgili masraf yapılıp yapılmadığını bilmiyorum.
Davacı vekili talebi üzerine tanıktan soruldu: Serim masasında da sorun ve tutarsızlık vardı. Bazı yerleri alçaklık ve bazı yerlerinde ise yükseklik vardı. Masa kurulduktan sonra bu durumu söyledik ve ayar yapılmasını istedik. Bazı yerlerine çözüm bulundu ancak bazı yerleri olduğu şekilde kaldı. Zaman içerisinde masada da çökmeler meydana geldi. Bu son zamanlara doğru oldu. Sonrasında da makineyi kaldırma kararı alındı. Dava konusu bu makineyi sıfır olarak satın aldık ve bu şekilde kuruldu. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı Tanığı ... █████/2025 tarihli duruşmada alınan beyanında;" Ben davacı şirkette kesim ustası olarak çalışmaktayım. Ben 5 yıldır davacı şirkette çalışırım. Davalı ... konusu makineyi, masayı ve ekipmanlarını kurdu. Ertesi gün bizlere eğitim verildi. Sonrasında makine ile çalışmaya başladık. Sonrasında makine sürekli arıza vermeye başladı. Örneğin bıçak arızası, düz kenar arızası veriyordu. Bazen boylarda artı olarak gidiyordu. Makinede tuş takımı ile ilgili de birkaç kez sorun yaşadık. Makinenin tamiri için davalı firmadan bazen ... gelirdi. Tamir edilince 2-3 gün düzgün çalışıyordu ancak yeniden sorun çıkarıyordu. Delil tespiti dosyasında mahkeme heyeti gelmeden önce ... gelip makineyi onardı. Aynı gün içerisinde bıçak ile ilgili aynı sıkıntıyı verdi. Makineyi kullanırken ileri geri giderken kendiliğinden makine duruyordu ve sıkıntı yaşıyorduk. Masa da problemler vardı. Örneğin masanın ek yerlerinde problemler vardı. Masanın düz zeminde olması gerekiyordu. Mahkeme heyeti geldiğinde onlara da gösterdim. Masanın bulunduğu yerin zemini düzdü ancak masadan kaynaklı problem olduğu için kesim motoru ileri gitmiyordu. Bu makineyi bu şekilde 1 seneye yakın kullandık. Bir ara masanın altını dolduruyorsunuz dediler, masanın altını boşaltmamıza rağmen aynı sorunları yine yaşadık. Bu makineden dolayı işlerimizden geri kaldık. Makine şu anda depodadır. Makine kullanılmamaktadır. Bu makinenin yerine başka bir firmaya ait başka bir makine kullanıyoruz. Bu yeni makinede ise şu ana kadar hiçbir problem yaşamadık. Yeni makinede ne bir bıçak değişimi ne de bir motor arızası yaşamadık. Dava konusu Makine ileri gitmediği için zorla ileri götürüyorduk sonra manuel çalışmaya başlıyorduk. dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: Ben 20 yıldır kesim işi yaparım. Daha önce başka firmalara ait makineler kullandım. O makinelerde bu tarz sorunlar ve problemler yaşamadım. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir."şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı Tanığı ... 'ın █████/2025 tarihli duruşmada alınan beyanında;" Davalı firmada teknik servis görevlisi olarak çalışmaktayım. Dava konusu ürünün davacı firmaya satışını ben gerçekleştirdim. Davacı firmada modelist olarak çalışan ...'i tanıyordum. ... davacı firmanın serim makinesine ihtiyacı olduğunu söyledi. Davacı firma sahibi ... ile görüşmeye gittim ve ürününün satışını da ben yaptım. Rakam ve fiyatları, ödeme şeklini konuşup anlaştık. Serim makinesini, masasını ve ekipmanlarını teslim ettim. Aynı şekilde kurulumunu da ben yaptım. Çalışanlara makinenin nasıl kullanılacağına ilişkin eğitimini de verdik. Bu makinede mebran isimli tuş takımı denilen bir sistem vardır. Bu tuşlardan makinenin komutları sağlanmaktadır. Biz bu tuşları iki defa değiştirdik. Tuşlara tırnak ile basıldığı için üstündeki kaplama kalktığı için çalışmamaktadır. Davacı taraf da bu tuşlara tırnak ile basım yaptığı için biz bu tuşları iki defa değiştirdik. Makinenin bıçak ve taşları ile ilgili de problem olduğunu beyan ettiler. Bıçak ve taş makineni saf malzemeleridir. Makine kullanıldıkça bunlar da tükenir. Buradaki sorun da fazla ve bilinçsizce yapılan bileyleme nedeniyle bıçak ve taşın bitmesidir. Bir başka sorun da bu makineyi kullanan kişinin sürekli değişmesidir. Biz davacı tarafın .... bir çalışanına eğitim vermiştik. Başka bir kimseye eğitim vermedik. Davacı tarafta makineyi bilmeyen kişiler kullandığı zaman sorun yaşıyorlardı. Biz ürün ile ilgili sadece fiyat konuştuk. Herhangi bir performans taahhüdünde bulunmadık. Böyle bir taahhüt verilmiş ise de davacı firma çalışanı ... vermiş olabilir. ... bu ürünün satışından bizden komisyon ücreti almıştır. Ürünün bıçak kablosu da kesilmişti. Delil tespitinde bilirkişi incelemesinde ben de bulundum. Bıçak kablosu çalışmıştı. Ben ek yaparak kabloyu bağladım. Bıçak ve taşı da değiştirdim. Makineyi çalıştırdım ve serim yaptığını gösterdim. Birden çok kumaş kesimi de yaptık. Biz en son oradan ayrıldığımızda makine çalışır durumdaydı. Şu anda ne durumda bilmiyorum. O günden sonra bizden servis talebinde bulunulmadı. Makine bize teslim edilmedi. Davacı her seferinde benimle iletişime geçiyordu. Servis olarak bazen ben gittim bazen de yönlendirdiğim kişiler gitti. Yönlendirdiğimiz kişiler bizim firma çalışanlarıydı. dedi.
Davalı vekili talebi üzerine tanıktan soruldu: ... dediğim kişi davacı taraftan modelist olarak çalışan kişidir. Sigortalı olup olmadığını bilmiyorum. ... 'in telefon numarası bende mevcuttur. Davacı tanıkları ... ve ...'ı tanımıyorum. Ben sadece davacının Suriyeli çalışanını tanıyorum. ... dediğim kişi .... vatandaşıdır. ..... değildir. Makinenin bıçak kablosu ek yerinden bir cisim yolu ile kesilmiş haldeydi. Ben onu düzelttim ve yerine taktım. dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine Tanıktan soruldu: ... ile görüşmem vardır. Zaten ... firma sahibidir. Davacı şirket sahibi ... ürünü bize iade etmek istedi. Bende bulunan yazışmalar da buna ilişkindir. Biz ürünü sattığımızın daha altında bir fiyata geri satın almayı teklif ettik. ... da bunu kabul etmedi. Ürün satış veya iade işlemi ile ilgili ben davalı firma sahibi Serkan Bey ile görüşerek bu şekilde cevap verdim. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum. "şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin duruşma ara kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, Bakırköy ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyası incelenmek suretiyle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davaya konu makinenin ayıplı olarak teslim edilip edilmediği, davacının ayıp iddiasının yerinde olup olmadığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ihbarın süresinde yapılıp yapılmadığı, davalının savunması kapsamında ayıbın davacının kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıbın tespiti halinde makineden beklenen faydanın ortadan kalkıp kalkmadığı, yine ayıbın tespiti halinde makineden beklenen faydayı azaltıp azaltmadığı, ayıp değerinin ne kadar olduğu, davacı tarafça yapılan ödemenin iadesi gerekip gerekmediği, sözleşmeden dönme şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının makinenin çalışmamasından dolayı zararı olup olmadığı, zararı var ise miktarının ne kadar olduğu konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyeti raporunda özetle; Dava konusu serim makinasının kötü kalite bıçak kullanılması, serim masasında
çıkıntıların olması ve kullanım klavuzunun bulunmaması nedeniyle ayıplı olduğu,
serim makinasında kötü kalite bıçak kullanılması ve serim masasında çıkıntıların olması
ayıplarının kullanımla anlaşılabilecek gizli ayıp olduğu, kullanım klavuzunun
bulunmamasını ise açık ayıp olduğu,
taraflar arasında gerçekleşen ... yazışmalarına göre; makine çalıştırılırken sık
sık arıza oluştuğu, davalıya ihbarda bulunulduğu, davalı tarafından gönderilen ekip
tarafından tamir edildiği, ancak daha sonra tekrar arızalar oluştuğu, davacının satın
aldığı makineyi randımanlı kullanamadığı,
dava tarihinde dava konusu ayıplı serim makinası ve serim masası takdiren %30
tenzilatlı olarak 140.000,00 TL bedelle satılabileceği, ayıp nedeniyle davacının
96.000,00 TL zararının oluştuğu,
davacı tarafından dava konusu serim makinası ve serim masası için oluştuğunu iddia
ettiği masraf, kazanç kaybı ve maddi zararla ilgili herhangi bir delil sunulmadığından;
masraf, kazanç kaybı ve maddi zarar iddiasının ispata muhtaç olduğu,
davacının manevi zarar talebinin sayın mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce duruşma ara kararı ile dosyanın aynı bilirkişiye tevdi edilerek taraf vekillerinin itiraz dilekçesi ve ekinde sunulan belgeler ile davacı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenerek dava konusu makine ve ekipmanlar için davacı tarafça masraf yapılıp yapılmadığı, masraf yapılmış ise bedelinin ne kadar olduğu, davacının kazanç kaybına veya maddi zarara uğrayıp uğramadığı, munzam zararının oluşup oluşmadığı, varsa zarar miktarının tespiti hususunda itirazları karşılar mahiyette ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş olmakla, bilirkişi heyetinin ek raporunda özetle;
Davacı tarafın 2022-2024 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve sahibi
lehine delil niteliği taşıdığı, 2023 yılı ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği taşıyıp
taşımadığının takdirinin sayın mahkemeye bırakıldığı,
davalı tarafın 31.10.2025 tarihli defter inceleme günü geldiği ancak yerinde inceleme talebinde
bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu
husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı,
HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari
defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa,
ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer aldığı, davacı tarafın iddia ettiği dava konusu makine ve ekipmanlar için fatura karşılığı davalı tarafa
toplam 236.000,00 TL tutar ödediği,
dava dışı ....’nin davacı tarafa düzenlediği ve yeni
makine alım bedeli olarak iddia edilen 2024 yılına ait toplam 3 adet ve KDV dahil 1.276.533,48 TL
tutarlı faturanın olduğu ancak davacı tarafın Dava dışı ......’ne düzenlediği 2024 yılına ait toplam 1 adet ve KDV dahil 444.466,74 TL tutarlı iade
faturasının olduğu, bu durumda davacı tarafın iddia ettiği yeni makine alım bedelinin 832.066,74
TL olduğu ve iddia ettiği yeni makine alım bedeli olarak toplam 832.066,75 TL tutar ödediği, Davacı tarafın 2022-2023-2024 yılı ticari defter ve kayıtlarında, mali açıdan herhangi bir zararın
gözükmediği, yıldan yıla artan satış ve kar durumunun raporlandığı,
dava konusu makine çalıştırılırken sık sık arıza oluştuğu, davalıya ihbarda bulunulduğu, davalı
tarafından gönderilen ekip tarafından tamir edildiği, ancak daha sonra tekrar arızalar oluştuğu,
davacının satın aldığı makineyi randımanlı kullanamadığı,
mahkemenin dava konusu ayıplı serim makinası ve serim masasının davalıya iade
edilmesine ve bedelinin davacıya iadesine karar vermesi halinde davalının iade edeceği bedelin
236.000,00 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın taraflar arasındaki sözleşmeye konu serim makinesi, serim masası ve ekipmanlarının ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme ile ödenen bedelin iadesi ve maddi-manevi zararların tazmini istemine ilişkin olduğu, davacı tarafça sözleşmeye konu makinenin ayıplı olduğunu ileri sürerek sözleşmeden dönme ile ödenen bedelin iadesini ve maddi-manevi zararlarının tahsilini talep ettiği anlaşılmış, davada basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Eser sözleşmesinde ayıp, imâl edilen bir eserde veya bir malda sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi uyarınca eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işin yapılıp teslim edildiğini ispat yükü yükleniciye, teslimden sonra ayıbın varlığını ispat yükü ise iş sahibine aittir.
TBK'nın 474/1.maddesi gereğince açık ayıplar bakımından iş sahibi işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve uygun bir süre içerisinde tespit ettiği ayıpları yükleniciye bildirmekle yükümlüdür. TBK'nın 477/son maddesine göre ise "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." hükmü düzenlenmiştir.
Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü deliller ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun .... gün .... E. .... K. sayılı ilamı). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... tarih ve .... E., .... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkündür.
İş sahibinin ayıptan doğan hakları ise TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu haklar; sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim ya da ücretsiz onarım isteme hakları ile genel hükümlere göre tazminat isteme hakkıdır. Bunlardan ilk üçü, yani dönme, bedelden indirim ve ücretsiz onarım isteme hakları seçimlik haktır. Tazminat isteme hakkı ise, iş sahibinin zarar görmesi şartıyla her üç seçimlik hakla birlikte istenebilir. Bu haklar sınırlı olarak sayılmış olduğu için bunlar genişletilemez. Öte yandan TBK'nın 475. maddesinde eser sahibine tanınan haklardan hangisini kullanabileceğinin, mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla eser üzerinde yaptıracağı inceleme sonucu ayıbın derecesi belirlenmek suretiyle takdir olunur.
Taraflar arasında davacının siparişini yaptığı, davalı tarafından imalatı yapılacak olan bir adet serim makinesi, serim masası ve ekipmanlarının satışı, uygun çalışır halde teslim ve garantisi hususunda anlaşıldığı, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu kanaatine varılarak hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda dava konusu seri makinesinde kötü kalite bıçak kullanılması, serim masasında çıkıntıların olması ve kullanım kılavuzunun bulunmaması nedeniyle ayıplı olduğu, makine çalıştırılırken sık sık arıza meydana geldiği, durumun davalıya bildirildiği, davalı tarafça gönderilen ekip tarafından arızanın tamir edildiği, ancak daha sonra tekrar arıza oluştuğu, davacının satın aldığı makineyi randımanlı kullanamadığı, bu hali ile makinenin ayıplı olduğunun kabulü gerekeceği, davacı tarafından, ayıbın ortaya çıkmasından hemen sonra, davalıya gönderilen ihtarname ve mahkemeden tespit talebinde bulunmak suretiyle, davalıya bildiriminin yapılmış olması karşısında, davacının, ayıbı öğrenir öğrenmez satıcı olan davalıya TBK'nun 223/2 maddesinde belirtilen "derhal" ihbar etme yükümlülüğünü yerine getirdiğinin kabulü gerektiği, bu nedenle davacının, TBK'nun 227. Maddesi gereğince ayıp nedenle seçimlik hakkını kullanılabileceği, TBK m.227 uyarınca, sözleşmeden dönme şartları yönünden; makinedeki ayıbın sözleşmenin amacını doğrudan etkileyen nitelikte olduğu, makinenin randımanlı olarak kullanılamadığı, istenilen teknik performansın sağlayamadığı, bu nedenle sözleşmeden dönme hakkının koşulları oluştuğu, taraflar arasındaki sözleşme konusu makinenin ayıplı teslim edildiği, davacının ihbar yükümlülüğünü usulüne uygun yerine getirdiği, sözleşmeden dönme koşullarının oluştuğu, davacının ayıp nedeniyle masraf, kazanç kaybı, maddi zarar ve munzam zarar taleplerine ilişkin olarak 2022-2023-2024 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarında mali açıdan herhangi bir zararının tespit edilemediği, yıldan yıla artan satış ve kar durumunun raporlandığı, bu nedenle zarar iddiasını ispat edemediği, davacının manevi tazminat istemi yönünden ise; davaya konu makinede ortaya çıkan ayıpla ilgili davacının kişilik haklarına ve ticari itibarına saldırıdan bahsedilemeyeceği, dava konu olayda TBK nun 58. maddesi uyarınca manevi tazminat verilmesi için lazım olan şartların oluşmadığı anlaşılmakla; manevi tazminat talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; davacının davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, taraflar arasındaki sözleşmeye konu serim makinesi, serim masası ve ekipmanlarının davacı tarafından davalıya iadesi ile, 236.000,00-TL'nin iade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının masraf, kazanç kaybı, maddi zarar, manevi tazminat ve munzam zarar taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile KISMEN REDDİNE,
1-Taraflar arasındaki sözleşmeye konu serim makinesi, serim masası ve ekipmanlarının davacı tarafından davalıya İADESİ ile, 236.000,00-TL'nin iade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının masraf, kazanç kaybı, maddi zarar, manevi tazminat ve munzam zarar taleplerinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 16.121,16-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 5.020,79-TL harcın ve 10.094,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 1.006,37-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 831,94-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye kalan 2.288,06-TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvurma harcı, 5.020,79-TL peşin harç ve 10.094,00-TL tamamlama harcı toplamı olan 15.572,39-TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından sarf edilen 29.030,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 7.740,75-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4.maddesi uyarınca reddedilen maddi tazminat yönünden tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/3.maddesi uyarınca reddedilen manevi tazminat yönünden tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
10-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,
11-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ( e duruşma yolu ile) yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!