Ticari hizmet sözleşmesinin feshi sonrası eksik işler nedeniyle peşin ödenen bedelin ve cezai şartın iadesi talepli alacak davası özeti.
Özet: Taraflar arasında akdedilen anahtar teslim iş sözleşmesi kapsamında, davacı tarafından ödenen 216.000 TL bedelin ardından davalının işi tamamlamaması üzerine sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle ödenen bedelin ticari faiziyle iadesi ve cezai şartın tahsili talepli alacak davasında, davacı, bilirkişi raporu doğrultusunda alacak miktarını 230.400,40 TLye yükseltirken; davalı ise, işin davacının kiracı tahliyesi kaynaklı talebi üzerine ertelendiğini, maliyet artışları nedeniyle ek bedel talep ettiğini ve davacının alacaklı temerrüdüne düştüğünü savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 05.09.2023 tarihinde anahtar teslim iş sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında 5. bağımsız bölüm için malzeme ve işçilik bedeli olarak 1.080.000,00 TL tutarındaki ödemenin müvekkil tarafından peşinen yapıldığını, taşınmazın 30.03.2024 tarihinde kiracı tarafından tahliye edilerek davalı yükleniciye tadilat için bildirildiğini, davalı yüklenicinin şifahi görüşmelere kayıtsız kalması üzerine 25.04.2024, 13.05.2024, 18.05.2024, 28.05.2024 ve 04.06.2024 tarihlerinde yazılı görüşmeler gerçekleştirildiğini, davalının işi tamamlamaktan kaçınması nedeniyle ---------- Noterliğinin 11.06.2024 tarih ve ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile eksik işlerin tamamlanmasının talep edildiğini, ihtara rağmen işin tamamlanmaması ve ödemenin iade edilmemesi üzerine 01.07.2024 tarihinde -------- Noterliğinin -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, 5. bağımsız bölüm için ödenen 216.000,00 TL tutarındaki bedelin temerrüt tarihi olan 11.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte iadesinin gerektiğini, sözleşmenin 10.6. maddesi uyarınca günlük 3.000,00 TL üzerinden hesaplanacak cezai şartın 11.06.2024 ile 01.07.2024 tarihleri arasındaki dönem için ödenmesinin şart olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek HMK 107 uyarınca 216.000,00 TL alacağın faiziyle tahsilini, sözleşme gereği hesaplanan cezai şartın davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında █████/2023 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca 5 bağımsız bölüm için belirlenen işlerin müvekkil şirket tarafından sözleşmeye uygun şekilde yapılmaya başlandığını, tüm malzemelerin eksiksiz temin edildiğini, karşı tarafın binanın küçük bir bölümünde kiracı bulunduğu gerekçesiyle bu kısmın sona bırakılmasını talep ettiğini, müvekkil şirketin işin tamamına yakın kısmını tamamlayıp teslim ettiğini, ancak kiracının tahliyesinin beklendiği alanın Ocak ayında hazır edileceğinin bildirilmesine rağmen teslim edilmediğini, malzemelerin taşınmazda bırakıldığını ve işin faturasının düzenlendiğini, karşı tarafın Mayıs ve Haziran aylarında iletişime geçerek işin hızlıca yapılmasını istediğini, müvekkil şirketin ise iş yoğunluğu nedeniyle Temmuz ayı sonuna kadar tamamlanabileceğini bildirdiğini, aradan geçen süredeki maliyet artışları nedeniyle oluşan gider farkının ödenmesi halinde işin tamamlanacağının---------- Noterliği'nin 27.06.2024 tarihli ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, dava konusu alacağın belirli bir alacak olması nedeniyle belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, müvekkil şirketin işi süresinde tamamlamasına rağmen karşı tarafın ifa için gerekli hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınması sebebiyle Türk Borçlar Kanunu'nun 106. maddesi uyarınca alacaklının temerrüdünün söz konusu olduğunu, fiziki imkansızlık nedeniyle cezai şart talep edilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşme gereği müvekkil şirketin gecikme sebebiyle oluşan olumlu maddi zararını talep etme hakkının bulunduğunu, inşaat maliyet endeksindeki artışlar nedeniyle işçilik ve malzeme maliyetlerinin yükseldiğini, iadesi istenen tutarın hangi esaslara göre belirlendiğinin belli olmadığını, malzemelerin karşı tarafın zilyetliğinde bulunduğunu, hakkaniyete uygun bir hesaplama yapılması gerektiğini belirterek haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 24.04.2026 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; ----------Şti. tarafından -------- Şti. aleyhine açılan davanın 216.000,00 TL üzerinden başlatıldığını, 08.02.2026 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığını, 21.04.2026 tarihli ara karar gereğince dava değerinin 230.400,40 TL tutarına yükseltildiğini, 14.400,40 TL tutarındaki bakiye harcın yatırıldığını, müvekkili lehine 230.400,40 TL tutarının 11.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle tahsilinin gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili bedel arttırımına karşı beyan dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 21.04.2026 tarihli ara karar doğrultusunda dava değerini 230.400,40-TL'ye yükselttiğini, ancak bu bedel artırım talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 08.02.2026 tarihli bilirkişi raporunun taraflar arasındaki yazılı sözleşme hükümlerini yok saydığını, ticari defter kayıtlarının sözleşme bedelinin yerine ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 5. bağımsız bölümün değerinin varsayımsal ve eşit pay esasına göre hatalı hesaplandığını, raporda davalı tarafça temin edilen malzemelerin ve kısmi ifanın ekonomik değerinin mahsup edilmediğini, iade hesabının eksik kurulduğunu, dosyada mevcut önceki bilirkişi raporu ile son rapor arasında açık çelişki bulunduğunu, önceki raporda iş bedelinin götürü bedel olarak belirlendiğini ve davacının ödeme fazlasının en fazla 115.202,14 TL olabileceği görüşünün bildirildiğini, son raporun bu çelişkiyi gidermediğini,--------- yazışmalarına dayalı cezai şart hesaplamasının hukuken mümkün olmadığını, işin teslimi noktasında davacının yer teslimi yapmayarak alacaklı temerrüdüne düştüğünü, Türk Borçlar Kanunu m. 106 uyarınca gecikmeden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ıslah ile artırılan kısım yönünden zamanaşımı def'inde bulunduklarını, bedel artırım talebinin usul ve zamanaşımı yönünden reddini, çelişkili raporun hükme esas alınamayacağını, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdiini, davanın usulden veya esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.--------- Noterliğine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.-------- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.--------- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.Sözleşme yorum ve denetim uzmanı ile mali müşavir bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme sebebiyle tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış fazla ödenen bedel ve cezai şart alacağına ilişkin 216.000,00 TL maddi tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosya, sözleşme yorum ve denetim uzmanı ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 01.06.2025 tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, sözleşme ışığında, taraflar arasında 05.09.2023ntarihli sözleşme ile alüminyum doğrama işleri ile ilgili olarak eser sözleşmesi kurulduğu, davacının iş sahibi, davalının yüklenici sıfatına haiz olduğu, sözleşmenin 10.4. maddesine göre sözleşme kapsamındaki bütün işlerin 1.080.000,00 TL+KDV bedel üzerinden yapılacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 10.6. maddesine göre de işin yer tesliminden itibaren 45 gün içinde tamamlanacağı, gecikilen her iş günü için 7.000.00 TL cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 12. maddesinde de işin süresi içinde tamamlanması halinde iş sahibi tarafından 7 günlük süre verileceği, bu süre içerisinde edimin ifa edilmemesi halinde iş sahibinin sözleşmeyi feshedebileceği, sözleşme kapsamında doğrudan ve dolaylı zararlarını davalıdan talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, dosya içerisindeki ödeme dekontlarına bakıldığında davacı tarafından davalıya 1.152.002,14 TL ödendiği, taraflar arasında sözleşme konusu beş bağımsız bölümden dördünde işin yapıldığına dair ihtilaf olmadığı, son bağımsız bölümdeki işlerin ihtarın tebliğinden 7 iş günü içerisinde tamamlanmasına dair davacı iş sahibi tarafından davalıya 11.06.2024 tarihinde ihtarname gönderildiği, dosya içerisinde davacı iş sahibinin göndermiş olduğu ihtarnamenin tebliğ şerhine rastlanılmadığı, ihtarnamenin aynı gün içerisinde 11 Haziran 2024 Salı günü tebliğ edilmesi halinde verilen sürenin 20 Haziran 2024 Perşembe günü dolacağı, bu süre içerisinde işin yapıldığına dair bir veri olmadığı, davalı tarafından bu ihtara, yoğunluğu bulunması sebebiyle işin ancak Temmuz ayı sonunda tamamlanabileceği, ayrıca geçen sürede işçilik bedelleri arttığından aradaki farkın ödenmesi halinde işe devam edilebileceğine dair 27.06.2024 tarihinde cevap verildiği, bunun üzerine davacı tarafından, 01.07.2024 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğü beyan edilerek beşinci bağımsız bölüm ile ilgili ödenen bedelin iadesinin talep edildiği, sözleşmeden dönme halinde, verilenlerin iadesi esas olduğundan davacının ödemiş olduğu tutardan yapılan kısmın mahsubunun gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre beş bağımsız bölümden dördünün yapıldığına dair ihtilaf olmadığı, bu durumda, her bir bağımsız bölümün aynı olduğunun kabul edilmesi halinde, sözleşmeye göre davalı yüklenicinin yapmış olduğu işin bedelinin 1.036.800,00 TL'ye tekabül ettiği, bu tutar davacı iş sahibinin davalıya ödemiş olduğu 1.152.002,14 TL'den mahsup edildiğinde, davacı iş sahibinin fazla ödemiş olduğu 115.202,14 TL'yi davalıdan talep edebileceği, taraflar arasındaki sözleşmede sözleşme sona erse de, iş sahibinin sözleşme kapsamında talep edebileceği doğrudan ve dolaylı zararları talep etme hakkı saklı tutulduğundan, sözleşmeden dönme halinde de müspet zarar kapsamında olmasına rağmen cezai şart talep edilebileceği, bu kapsamda mahkemece davalı yüklenicinin işin süresi içinde teslim edilmemesi sebebiyle kusurlu olduğuna kanaat edilmesi halinde, davacı iş sahibinin sözleşme sona erene kadar ifaya olan çıkarı devam edeceğinden, 20 Haziran 2024 tarihli teslim süresinden itibaren sözleşmenin feshine kadar geçen 7 iş günü için, davacının davalıdan 49.000,00 TL cezai şart talep edebileceği rapor edilmiş olup, rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, bilirkişi heyetinin ek rapordaki görüş ve kanaatinin kök rapordaki ile aynı olduğu, bununla birlikte 1.152.002,14 TL ödeme tutarının 5 daireye bölünerek iade edilecek tutarın bulunacağının değerlendirilmesi halinde davacının davalıdan 230.400,42 TL alacaklı olacağı, cezai şart yönünden yapılan maddi hatanın düzeltilmesi sonucunda davacının davalıdan 45.000,00 TL cezai şart talep edebileceği rapor edilmiştir. Dosya kapsamı, sunulan raporlar, beyan ve itirazlar dikkate alınarak yeni bir heyetten rapor alınmış, sunulan 08.02.2026 tarihli rapora göre tarafların BA-BS bildiriminde bulunduğu, sözleşme kapsamındaki işin 5 (beş) adet eşit bağımsız bölümden oluştuğu, davalı tarafın 4 adet bölümü tamamladığı, ancak 1 adet (5. bağımsız bölüm) bölümü yapmadığının tarafların kabulünde olduğu, bu durumda, "İfa Edilmeyen Kısım" için iadesi gereken tutarın, Toplam Ödeme/Bölüm Sayısı=Birim İade Tutarı (1.152.002/ 5=230.400 TL) olduğu, davalı tarafından düzenlenen 27.11.2023 tarihli iade faturasının davacı tarafından reddedilmiş olmasının, işin yapılmadığı ve paranın davalı uhdesinde kaldığı gerçeğini değiştirmediği, bu nedenle davacının iade talebinde haklı olduğu, cezai şart konusunda takdir Mahkemeye ait olmak üzere; sözleşmenin 10.6 maddesindeki 45 günlük süre ve 14.06.2024 tarihli ihtarname tebliği esas alındığında; süre dolmadan (01.07.2024) fesih gerçekleştiği için cezai şartın oluşmadığı, ancak Mahkemenin -------- kayıtlarını teslim tarihi (30.03.2024) olarak kabul etmesi halinde davacının cezai şart talep edebileceği rapor edilmiştir.Davacı vekili, 08.02.2026 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 24.04.2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile 230.400,40 TL yönünden talebini ıslah etmiştir.Mahkememizce aldırılan 2. bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, taraflar arasında kurulan geçerli sözleşmeye istinaden, davalının edimini yerine getirmemesine bağlı olarak, davacının eksik ifaya bağlı alacağının gündeme geldiği ve bundan sorumlu tutulması gerektiği kanaatinin Mahkememizde hasıl olduğu, bununla birlikte, sözleşmenin 10.6 maddesindeki 45 günlük süre ve 14.06.2024 tarihli ihtarname tebliği esas alındığında; süre dolmadan (01.07.2024) fesih gerçekleştiği için cezai şartın oluşmadığı, davacının usulüne uygun ıslah yaptığı, taraflar arasındaki işin ticari iş olması sebebiyle 3095 sayılı kanun uyarınca ticari faizin talep edilebileceği, ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 14.06.2024 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği, her ne kadar davalı tarafça bedel artırımına karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına bağlı olarak zaman aşımının dolmadığı tespitiyle beraber, sonuç olarak davanın kabulü ile, toplam 230.400,40 TL'nin 14.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile toplam 230.400,40 TL'nin 14.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 15.738,65 TL harçtan peşin alınan 3.688,74 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 247,62 TL harcın toplamı olan 3.936,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.802,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 3.688,74 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 247,62 TL harcın toplamı olan 3.936,36 TL harç gideri, 27.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 329,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 31.265,86 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi. █████/2026