Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacak için açılan itirazın iptali davasında, davalı defterlerine ulaşılamaması üzerine davacı defterlerinde bilirkişi incelemesi kararı aldı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan, faturaya dayalı 731.000 TLlik alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını konu almaktadır; davacı, malların geç teslimi nedeniyle kesilen vade farkı faturasına rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederken, davalı faturanın niteliğini ve alacağın ispatını reddetmektedir. Mahkeme, uyuşmazlığı çözmek adına tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi talep etmiş, ancak davalının defterlerine ulaşılamamış, bunun üzerine davacının defterlerinin incelenmesine karar vermiştir.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████HAKİM :KATİP : DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av.DAVALI : ..DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin davalıdan 10.08.2023 tarihli faturadan kaynaklı 731.000 TL alacağı bulunduğunu, söz konusu alacak için Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün █████████ E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı itirazının dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının davacıya mal teslim ettiğini, malların geç teslim edilmiş olması nedeniyle vade farkı faturası kesildiğini, malları teslim almış olmasına rağmen ödeme yapmadığını, tarafların ticari defterleri incelendiğinde davacı alacağının ortaya çıkacağını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davalının takip ettiği alacağın vade farkına dayalı olduğunun belirtildiğini, ancak sunulan faturanın vade farkı faturası olmadığını, davacının ne tür mal teslimi yaptığının anlaşılamadığını, neye istinaden mal tesliminin geç yapıldığının belirtilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan TRF2023…4606 numaralı faturanın açıklama kısmında hiçbir ibare bulunmadığını, davacının alacağını ispatla mükellef olduğunu, vade farkı faturası kesilmesine sebep olacak ve davacı tarafı haklı çıkartacak durumlar ve delillerin dosyada mevcut olmadığını, itirazın iptaline ilişkin açılan davada ispat yükünün davayı açan alacaklıda olduğunu, dava konusu fatura içeriğinde “muhtemel gelirler” açıklaması bulunduğunu, başka bir açıklama olmadığını, faturanın davalı nezdinde kabul görmediğini, faturanın mevcut olmasının alacağı ispatlamayacağını, takibe dayanak yapılan asıl alacağın ispatlanmadığını, vade farkına dair talep olmadığını, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibinde vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir. Kayseri Genel İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Yapı Malzemeleri İnşaat Bilgisayar Elektronik Ve Nakliyat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ... Konut İnşaat Ve Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu toplam alacak tutarının 759.839,45-TL olduğu anlaşılmıştır. Gelir İdaresi Başkanlığının █████/2025 tarihli yazısı ile davacı şirkete ait form BA/BS'lerin gönderildiği görülmüştür. Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının 9 nolu ara kararında; Eskişehir Nöbetçi ATM'ye talimat yazılarak; resen bir mali bilirkişiye dosyanın tevdi ile davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu faturalara konu malların davalı yana teslimine dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; davalı şirketin söz konusu adreste hiç bir faaliyeti olmayıp, fabrika binası kapalıdır. İlgili ve yetkililerle görüşmek mümkün olmadığı, bu nedenle ticari defter ve belgeler incelenemediği bildirilmiştir. Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında; Davacı tarafa ait ticari defter ve belgeler üzerinde resen seçilecek bir mali bilirkişi vasıtasıyla █████/2025 günü, saat 10:45'da bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bu alacağa konu ödemenin davacıya yapılıp yapılmadığı hususunda kayıt bulunup bulunmadığı, dava tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıya alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalıdan 731.000 TL alacak talep edildiğini, takip dayanağı olarak 10.08.2023 tarihli TRF2023…4606 numaralı ve 1.752.000 TL fatura gösterildiğini, davacının takip ve dava konusu yaptığı fatura davacının davalı ile ticari ilişkilerini gösteren muavin defter kaydında davalıdan alacak olarak kaydedildiğini, davalı taraf ticari defterlerini sunmadığı için bu faturanın davalıda kayıtlı olup olmadığına ilişkin tespit yapılamadığını, davacının takip konusu yaptığı fatura içeriğinde muhtelif gelirler açıklaması bulunduğunu ve ayrıntısı sunulmadığını, söz konusu fatura kapsamında davalıya herhangi bir mal ve hizmet teslimine yönelik belge de sunulmadığını, davacının flash bellek içinde sunduğu mali verileri de davacı lehine delil niteliği taşımadığını, ayrıca derdest dava itirazın iptali davasıdır ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılık esas olduğunu, hal böyle olunca davacının takip konusu faturadan alacaklı olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacının dosyaya sunulan taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösteren muavin defter kaydında birçok tahsilat gözüktüğü ve hangi borç için yapıldığının bilinemediğini, ödemenin hangi borç için yapıldığının belli olmadığı durumda TBK Md. 102’ye göre takip konusu faturadan sonraki ödemeler bu faturaya sayılacağını, takip konusu faturadan sonraki davalı ödemeleri toplamı (burada davalının faturası) 4.174.740 TL’dir. Söz konusu tutar takip konusu faturayı söndürdüğünü, bu durumda takip konusu faturadan davacının alacağı hesaplanamadığı bildirilmiştir. Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında; Dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik beyan ve itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve cevaplanması bakımından ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; Davacı taraf takip konusu faturanın vade farkı için düzenlendiğini belirttiğini, dosyaya taraflar arasında akdedilmiş ve malların geç tesliminde vade farkı uygulanacağına yönelik sözleşme sunulmadığını, ayrıca taraflar arasında mutad hale gelmiş bir vade farkı uygulaması olduğunu gösteren kayıt da tespit edilemediğini, dolayısıyla davacının vade farkı alacağı iddiasını ispatlaması gerektiği düşünüldüğünü, derdest dava itirazın iptali davasıdır ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlılık esas olduğunu, takip talebinde de 1.752.000 TL tutarlı tek bir fatura takip konusu yapıldığını, TBK 102 hükmüne göre bu faturadan sonraki ödemeler takip konusu faturaya sayılacağını, kök raporda da belirtildiği üzere takip konusu faturadan sonraki ödemeler bahse konu faturayı söndürdüğünü, netice itibariyle; takip konusu fatura içeriği olarak belirtilen vade farkının henüz ispatlanamadığını, vade farkı içeriği ispatlanmış olsa dahi, yapılan ödemelerin (davalının mal teslimi) bu faturayı söndürdüğü değerlendirildiği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkilinin davalıya mal ve hizmet sağladığını, takip konusu faturaya dair davalı tarafından ödeme yapılmadığını beyan etmiştir. Davalı taraf takibe konu faturayı kabul etmemiştir. Davacının fatura gereğini ispat edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Somut olayda davacının, davalıya karşı, fatura alacağından bahisle icra takibi başlattığı görülmüştür. Davalı takibe itiraz etmiş ve takip durmuştur. Kanuni ihtaratlarla tarafların ticari defterleri incelemeye alınmıştır. Davalının talimat marifetiyle yapılan ihtarata rağmen süresinde defterlerini ibraz etmediği görülmüştür. Davacının defterlerinde yapılan incelemede, muhasebeci bilirkişinin raporuna göre dava konusu faturaların davacı taraf ticari defterinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalının yapmış olduğu ödemelerin de davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, defterlerin usulüne uygun tutularak lehe delil niteliği kazanmasının yolu açıldığı görülmüştür. Davalı defter ibraz etmediğinden HMK 220 vd maddeleri gereğince davacının defterlerindeki kayıtlar lehe de olsa hükümde baz alınmıştır. Neticede defteri ibraz eden davacı taraf tacirin leh ve aleyhlerine olan kayıtlar tetkik edildiğinde, sonrasında yapılan ödemeler nedeniyle borcun itfa olduğu; sonuç itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunmadığı görülmüştür. Söz konusu rapor hükme esas alınmıştır. Neticede davacının faturaya konu hizmet ve buna dayalı alacak vakıalarını HMK 190 maddesi gereğince ispat edememesi nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştirHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 8.684,46-TL harçtan mahsubu ile artan 7.952,46-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır