Haksız fiilden kaynaklanan araç zararı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi.
Özet: Bu hukuki metin, park halindeki bir aracın çöp kamyonunun telefon kablolarına çarpması sonucu devrilen direk nedeniyle zarar görmesi üzerine mirasçılar tarafından açılan haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararı vererek dosyayı Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine göndermesine karşı, davalılardan birinin mahkemenin görev, yetki, yargı yolu ve zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin de yetkili olmadığını ileri sürerek yaptığı istinaf başvurusunu konu almaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: █████████ KARAR NO : █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2026NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ..., muris ...'ın mirasçıları olduğunu, ... plakalı aracın daha evvel muris ... adına kayıtlı iken murisin 30.11.2023 tarihinde vefat etmesi ile birlikte araç mirasçılarına intikal ettiğini, müvekkilleri adına kayıtlı ... plakalı, ... marka, 2023 ... model aracın 31.03.2024 tarihinde park halinde bulunduğu sırada ... ... A.Ş'nin sigortalısı, ...şirketi tarafından... adına kiralanan, olay tarihinde ...'un sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı çöp kamyonunun telefon kablolarına çarpması neticesinde ... A.Ş'ye ait direk müvekkillerinin aracının üzerine devrilerek aracın zarar gördüğünü, davalı ... ... A.Ş, kusurlu ... plakalı aracın trafik sigortacısı olduğunu belirterek müvekkillerinin aracını kullanamaması sebebiyle araçta oluşan şimdilik 200,00 TL (belirsiz alacak) araç mahrumiyet bedelinin (zarar bilirkişilerce hesaplanacak olup fazlaya ilişkin dava ve diğer tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılar ..., davalı... ve davalı .. A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunun, telefon direği ile ilgili olmadığını, çöp kamyonun olması gerekenden daha yüksek olduğunu, telefon kablolarının yerden yüksekliği ve genel yapısının her türlü taşıma aracının güvenle geçebileceği ve kablo çekim yönergesine uygun şekilde düzenlendiğini, bu bağlamda kazaya neden olan unsurun çöp kamyonunun sürücüsünün dikkatsizliği ve sürüş hatası olduğunu, yol bakım ve onarım çalışmalarından belediyenin sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin ...'den sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, kolluk tarafından tutulan tutanakta kusurun telefon direk ve kablolarından sorumlu olan kuruluşa verildiğini, davacının değer kaybından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yasal faiz ile sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yargı yolu, görev, yetki, hak düşürücü süre, dava şartı, zamanaşımı ve husumet yönünden davaya itiraz ettiklerini, olayın meydana gelmesinde müvekkili idarenin herhangi bir kusuru bulunmadığını, sarkık halde olan telefon kablolarına aracın üst kısmının çarptığını, davacının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, aracın konumu incelendiğinde park için ayrılmış yerlerden olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya görev, yetki, hak düşürücü süre, dava şartı, zamanaşımı ve husumet yönünden itiraz ettiğini, olayın tamamen kontrolü dışında gerçekleştiğini, kazanın asıl ve belirleyici sebebinin standart yükseklikte bulunmayan yol üzerindeki sarkık halde bulunan telefon kablolarının olduğunu, kaza tespit tutanağında bu durumun ifade edildiğini, kaza sonucu meydana gelen taleplerin teknik incelemeye muhtaç olup, ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca dava konusu aracın trafik kurallarına aykırı bir şekilde park edildiğini ve davacının tam kusurlu olması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Mahkememizin yetkisizliğine, dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, yetkili mahkemenin İstanbul Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde dava dosyasının yetkili İstanbul Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyaya sunulan cevap cevap dilekçesinde davaya görev ve yargı yolu bakımından itiraz ettiğini, mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli ve yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın adli yargıda açılması hukuka aykırı olduğundan davaya yargı yolu bakımından itiraz ettiklerini, davanın hak düşürücü süre geçtikten ve zamanaşımına uğradıktan sonra açıldığını, dava konusu olayın gerçekleşmesinde müvekkil İdarenin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, doğrudan ... A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini, davacının dava konusu taleplerini sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı çöp kamyonunun sigortacısına yöneltmesi gerekmekte olup davanın müvekkil idare yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının değer kaybına ilişkin talepleri hukuka ve gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu aracın hasar kaydının tespiti ve değişen parçalarının tespiti için İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılması gerektiğini, davacı yanın müvekkil İdareden araç mahrumiyet bedeli talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında talep edilen miktarların yüksek olduğunu, aracın değer kaybına ilişkin hesap yapılırken modeli, yılı, kilometresi ve aracın hasar kaydının dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu sebeple aracın tramer kaydının celbini talep ettiğini, davacıya ait aracın hasar kaydının tespiti ve değişen parçaların tespiti için İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube müdürlüğüne müzekkere yazılması gerektiğini, müvekkil İdare kamu kurumu olup davacı tarafından ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunulabileceğinden davacının hukuka aykırı taleplerine itiraz ettiklerini, mahkemece araç sahibinin kesin olarak tespit edilmesi gerekmekte olup davacıların araç maliki olmadığının tespit edilmesi halinde davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davalılardan ... ... A.Ş. aleyhine açılan dava, kazaya karışan diğer aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olmasından kaynaklanmaktadır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası TTK'da düzenlendiğinden, açılan dava TTK'nın 4/1-a ve 5. maddelerine göre mutlak ticari dava niteliğindedir. Mutlak ticari nitelikteki davalara bakma görevi asliye ticaret mahkemelerine ait olduğundan göreve ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. 2918 s. KTK'nın 110. maddesinin gerekçesi, Anayasa Mahkemesinin █████/2013 tarih ve ███████-165 E-K sayılı kararı, Uyuşmazlık Mahkemesinin █████/2016 tarih ve ████████-210 E-K sayılı, █████/2018 tarihli ve ████████-467 E-K ve ████████ E. ████████ K. sayılı kararları ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde, 2918 sayılı Kanun'dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda yapılan değerlendirmeye göre de eldeki uyuşmazlıkta davalı idarenin 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle tazminat talep edilmesine göre uyuşmalığın çözümünde adli yargı görevli olacaktır. 6100 sayılı HMK'nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.Somut olayda, tazminata konu trafik kazasının İstanbul İli Büyükçekmece İlçesi Kumburgaz Mahallesinde meydana gelmiştir. Gerek davacılar ve gerekse davalıların yerleşim yerinin İlk Derece Mahkemesi yetki sınırları içerisinde olmadığı anlaşıldığından seçim hakkı davalı tarafa geçtiğinden, süresinde yapılan yetki itirazı üzerine Mahkemece "... kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın İstanbul İli Büyükçekmece İlçesi Kumburgaz Mahallesinde meydana geldiği, dava konusu olayda, haksız fiilden zarar gören davacıların yerleşim yerinin il dışı olduğu, davacı ...'ın yerleşim yerinin Büyükçekmece/İstanbul, davalı şirketin yerleşim yeri Ankara ve davalı ... şirketinin yerleşim yeri Ümraniye/İstanbul, davalı ...'un Mernis adresinin de Büyükçekmece/ İstanbul olduğu tespit edilmiş, davalı ...'nın işleteni olduğu ... plakalı aracın sebebiyet verdiği zararlardan dolayı adli yargı yerinde dava ikame edildiği belirtilmiş ise de, Büyükçekmece ilçesi yönünden yetkili mahkeme Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan davaya bakma yetkisinin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde olduğu anlaşıldığından, mahkememizin yetkisizliğine, dosyanın yetkili Nöbetçi Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine" karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır. Bu nedenlerle; davalı... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026