İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen tekstil malzemeleri satışına yönelik aracılık sözleşmesinden kaynaklanan komisyon alacağı davasının iddiaları ve savunmaları.
Özet: Davacı, 06.05.2020 tarihli tellallık niteliğindeki yetkili aracılık sözleşmesi uyarınca tekstil ürünleri satışları için bulduğu alıcılar üzerinden elde edilen kar payı alacaklarının davalı tarafından ödenmediğini ve davalının ticari kayıtlarının incelenmesiyle alacağın belirlenmesini talep ederek belirsiz alacak davası açmış; davalı ise sözleşmenin kapsamının sadece önlük satışları olduğunu, davacının tüm komisyon hak edişlerinin 539.508,34 TL olarak ödendiğini, tarafların 19.06.2020 tarihinde karşılıklı ibralaştıklarını ve davacının başka alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 06.05.2020 tarihinde izolasyon önlüğü ve eldiven gibi tekstil malzemelerinin imal, tedarik ve satışına yönelik yetkili aracılık sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilin alıcı bulması ve davalının satışları gerçekleştirmesi neticesinde elde edilecek kârın %50'sinin müvekkile ödenmesinin kararlaştırıldığını, ---------,--------- firmalarının müvekkil tarafından bulunarak satışa hazır hale getirildiğini, sözleşme kapsamında birçok satış ve teslimatın gerçekleştirildiğini, müvekkilin hak edişlerini talep etmesine rağmen davalının ödeme yapmaktan kaçındığını, satışlara ilişkin kayıt ve belgeleri müvekkile sunmadığını, davalının kötü niyetli davranarak müvekkili bilgilendirmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin halen yürürlükte olduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinden olumsuz sonuç alındığını, taraflar arasındaki ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen simsarlık sözleşmesi niteliğinde olduğunu, müvekkilin alacağının miktarının davalının ticari kayıtları incelenmeden belirlenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, davalı şirket kayıtlarının celp edilerek bilirkişi incelemesi yapılmasını, müvekkilin hak ettiği ücretlerin tespit edilmesini, ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla belirlenecek alacağın davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın tacir olması ve ticari işletmelerini ilgilendirmesi nedeniyle ticari dava niteliğinde bulunduğunu, bu sebeple mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davacı ile imzalanan █████/2020 tarihli Yetkili Aracılık Sözleşmesi'nin konusunun sadece önlük ürünü olduğunu, davacının sözleşme kapsamını genişletme çabalarının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin sözleşme konusu ribanalı önlük satışlarından doğan tüm komisyon alacaklarını davacıya tam ve eksiksiz ödediğini, bu kapsamda █████/2020,█████/2020 ve █████/2020 tarihli faturalar karşılığında toplam 539.508,34-TL ödeme yapıldığını, tarafların █████/2020 tarihinde birbirlerini ibra ettiklerini, bu ibranamenin davacının elinde bulunmasına rağmen dosyaya sunulmadığını, davacının tacir sıfatıyla basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğunu, imzaladığı evrakın sonuçlarını bilmesi gerektiğini, davacının ödeme vaadiyle evrak imzalatıldığı yönündeki iddialarının mesnetsiz olduğunu, █████/2020 tarihinden sonra müvekkil tarafından herhangi bir önlük satışı gerçekleştirilmediğini, davacının fatura düzenleyerek tahsil ettiği işlemleri bilmediği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca esastan da davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.SAFAHAT: Huzurdaki dava hakkında ----------- sayılı GÖREVSİZLİK kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak dosyanın gönderildiği ve mahkememize tevzi edilerek yukarıda yer verilen esas numarasına kaydının yapıldığı görülmüştür.DELİLLERBilirkişi raporu, tanık beyanları ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.Davacı tanığı ---------- duruşmada alınan beyanları; "Ben davacının eniştesi olurum, davacının kız kardeşi ile evliyim, aynı zamanda dava dışı ---------- yetkili temsilcisi olmaktayım, davacı ----------- ile olan işimize de aracılık etmiştir, önce maske işi yapmıştık, daha sonra önlük işi almıştık, benim kargolarda aksamalarda işi sonlandırmak istedim ve ben faturaları kestim, ödememi aldım ancak davacı ile olan ilişkileri devam etti, davacıya yapılan ödemelere ilişkin bilgim yok ama ben almadığını biliyorum dedi.Davacı vekilinin talebine üzerine soruldu: --------- tarafından şirketimiz adına yazılan çeki davacı ... Bey bana getirmişti, bankadan bizzat ben tahsil ettim, dedi." şeklindedir.Davacı tanığı --------- duruşmada alınan beyanları; " Ben kendim tekstil işi ile uğraşmaktayım, --------- ve davacı tanığı ---------- benim arkadaşım olur, --------- vasıtası ile davalı firma ile tanıştım, biz de davalı firmaya önlük üretmekteydik, ben 30 - 32 Bin civarında iş ürettim, sürekli olarak çalışmadım, ben davalı firmadan ödemeleri aldım, --------- ile iş ilişkilerinin devam edip etmediğini bilmiyorum dedi.Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: -------- --------- adına benim ürettiğim işi takip etti, bir nevi aracılık yaptı dedi." şeklindedir.Davalı tanığı ---------- duruşmada alınan beyanları; " Ben ---------- muhasebe bölümünde çalıştım, davacı bize --------- bir önlük işi getirdi, biz de işi teslim ederek gerekli ödemeyi aldıktan sonra sözleşme uyarınca yüzde elli elli ödemesini kalan kar üzerinden yaptık, faturasını kestik kendisinden de fatura talep ettik ancak davacı bize fatura kesmedi, fazla vergi ödediğini söyleyerek başka firmalar üzerinden bize fatura getirdi, davacı tarafından getirilen faturalardaki firmaları biz tanımıyoruz dedi.Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Kesilen faturalara karşılık ödemeler firmaya yapıldı, resmi işlemleri resmi olarak yürüttük, kendisi belirttiği firmalarla arasındaki ilişkiyi bilmiyorum, davacı bana ne getirdiyse ona istinaden ödeme yaptım ayrıca ibralaştık, herhangi bir alacağı olmadığını da kabul etti dedi.Davalı vekilinin talebi üzerine soruldu: Davacı ile yapılan sözleşme ------------ satıcı olduğuna ilişkindi, önlüklerin toparlanması için davacının herhangi bir katkısı olup olmadığını bilmiyorum ayrıca hem alınan hem satılan bir malda komisyon olamaz, fatura kesilen firmaların hiçbirini ben tanımıyorum, yetkili temsilcilerini de görmedim dedi." şeklindedir.DELİLLERİN DEĞERLENDİİRLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir.Somut olayda; taraflar arasında 06.05.2020 tarihli Yetkili Aracılık Sözleşmesi akdedildiği, buna göre davalı tarafça üretilecek "Önlük" emtiası için davalı tarafça alım satım sözleşmesine aracılık edilmesi halinde yapılacak olan yurt içi ve yurt dışı satışlarda kâr edilen tutarların %50'sine tekabül eden meblağın davalı tarafça davacı tarafa ödenmesi hususunda tarafların anlaştığı, huzurdaki dava ile davacı tarafın aracılık ettiğini iddia ettiği satışlara ilişkin olarak davalı tarafça ödenmeyen bedelin tahsilinin huzurdaki dava ile talep edildiği görülmüştür.Davalı tarafça davacının, yalnızca -------- şirketine yapılan satış işlemlerine aracılık ettiği, bu aracılık işlemine ilişkin davacı alacağının ödendiği savunmasında bulunulduğu, davacı tarafça da dava dilekçesinin ekinde yalnızca mezkur şirkete ait proforma faturanın dosyaya ibraz edildiği, bununla birlikte davalı tarafça █████/2020 tarihinde, taraflar birbirlerinden herhangi bir hak ve alacakları kalmadığına ilişkin olarak ibraname imzalandığının belirtildiği, davacı tarafça ibranamedeki imzanın inkar edilmediği ancak davacının işbu ibranameyi farkında olmadan imzalamış olabileceğinin beyan edildiği görülmüştür. SMMM bilirkişi ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 27.03.2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmı; "Simsarlık Ücreti Bakımından, dosyaya sunulan belgelere göre davacı simsarın, davalı iş sahibinden 640.357,36 TL talep edebileceği,İbraname Bakımından, niza konusu ibranamenin sözleşme kapsamında aracılık edilen proforma faturalardan sadece 06.05.2020 tarihli sipariş ile ilgili olduğu, sözleşme kapsamındaki 12.05.2020 tarihli proforma faturayı ise kapsamadığı, Bu bakımdan, davacının, kısmi ibraya dahil olmayan, simsarlık sözleşmesi kapsamında bakiye kalan 640.357,36 TL’ yi, dava tarihi itibarıyla ticari faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği,.." şeklindedir. Tarafların kök rapora beyan ve itirazları doğrultusunda alınan 30.08.2025 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmı; "a- Ticari defter ve kayıtlarda tespit edilen giderler ile borçtan mahsup edileceği tespit edilen ödemeler nazara alındığında davacının davalıdan 670.760,70 TL simsarlık alacağını talep edebileceği, ....b- Mahkemenin aksi kanaatte olup; ticari defterlerde tespit edilemeyen giderler ile davalının beyan ettiği bütün ödemelerin de hesaplamalarda nazara alınacağının kabulü halinde simsarlık ücreti bakımından ödenmemiş bakiye bir alacağın kalmayacağı,.." şeklindedir.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafça dosya kapsamından tespit edilen şirketler dışında dava dilekçesi ile tanık beyanlarında belirtilen diğer şirket/şahıslarla davalı şirketin iş yapmasına aracılık edildiğinin somut yazılı delillerle ispat edilemediği, kaldı ki rapora karşı itiraz dilekçelerinde de bu yönde itiraz sunulmadığı, he rne kadar davacı rapora itiraz ederken ödemenin yabancı para üzerinden yapılacağı yöünde tarafların anlaştığı belirtilse de sözleşmede yalnızca elde edilecek kar üzerinden hesaplanacak bedelin davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ödemenin yabancı para birimi üzerinden yapılacağına dair herhangi bir hükme sözleşmede yer verilmediği, bu nedenle davacı tarafın alacağın yabancı para birimi üzerinden hesaplanması gerektiğine ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı tarafça taraflar arasında dava konusu iş dışında da yürütülen ticari faaliyetler bulunduğu, dosyada yer alan mesaj kayıtlarındaki faturaların dava konusu ile ilgisi olmadığı, bilirkişi raporunda dava konusu iş dışındaki işlere ait ödemelerin de hatalı olarak mahsup edildiği itirazında bulunulduğu, bu yönde 29.09.2025 tarihli celsede beyanda bulunmak için davacı tarafa süre verildiği ancak raporlarda taraf defterlerinde dava konusu iş dışında başka bir işe ilişkin kaydın tespit edilmediği, davacı tarafça da itirazlarını destekler mahiyette yazılı somut bir delilin dosyaya ibraz edilemediği görülmüştür. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile 670.760,70 TL nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 45.819,66 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 59,30 TL peşin harç ve 11.454,00 TL ıslah harcından mahsubuyla bakiye 34.306,36 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç ve 11.454,00 TL ıslah harcı toplamı olan 11.572,60 TL ile yargılama gideri olarak yapılan 13.525,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 106.614,11 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026