Çalınan ve sahte imzalarla kullanılan çeklerin bedelinin istirdadı davasında faktoring şirketinin iktisaptaki iyi niyeti ve ağır kusurunun 6361 sayılı kanun uyarınca araştırılmasına yönelik yargılama kararı.
Özet: Çalındığı ve üzerindeki imzanın sahte olduğu iddia edilen bir çekin bedelinin iadesi davasında, ilk derece mahkemesinin davalının iyi niyetli hamil olduğuna kanaat getirerek davayı reddetmesi üzerine, üst mahkeme, faktoring şirketi olan davalının çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı, 6361 sayılı kanun kapsamında gerekli araştırmaları yapıp yapmadığı, temel ticari ilişkinin gerçekliği ve davacının hırsızlık bildirimleri ile devam eden savcılık soruşturmasının yeterince değerlendirilmediği gerekçeleriyle kararı bozmuş ve kapsamlı bir yeniden yargılama yapılmasını istemiştir.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ KARAR NO : ████████DAVA : İstirdatDAVA TARİHİ : █████/2014KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkiline ait iş yerinde hırsızlık olayı meydana geldiğini, bu olayda on adet müşteri çeki ve boş çek koçanlarının çalındığının tespit edildiğini, çalınan çeklerin iptali talebi ile ... 4. ATM'nin ... esas sayılı dosyası ile çek iptali davasının açıldığını, bu davada müdahale isteminde bulunan davalı şirketin ödeme yasağı bulunan çalıntı çeklerden dava konusu çekin zayi olmadığını, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu belirterek davanın reddini talep ettiğini, bunun üzerine Mahkemece davalı aleyhine dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, bunun üzerine huzurdaki davanın açıldığını, çekte bulunan müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, çekin hırsızlık sonucu ele geçirilerek sahte imzalarla işlem yapıldığını, davalının çeki iktisap ederken gerekli araştırmaları yapmadığını, çekin kötü niyetli veya ağır kusurlu hamili durumunda olduğunu beyanla davalının çek üzerinde hak sahibi olmadığının ve müvekkilinin çeklerin meşru ve yetkili hamili olduğunun tespitine, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacının çekin çalındığına ilişkin iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin meşru ve iyi niyetli hamil olduğunu, müvekkilinin çeki faktoring ödemesi kapsamında fatura karşılığı aldığını, yasal düzenlemeye aykırı bir işlem yapılmadığını, lehdar veya hamillerin şahsi defileri iyi niyetli hamil olan faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceklerini, davacının çekteki hak sahipliğini ispat etmesi gerektiğini, çekler ile ilgili ödeme yasağı kararını öğrendikten sonra müdahale talebinde bulunduklarını, tedbir kararında taraf olmayan müvekkilinin tedbir kararı olan çeki takibe koymasında bir bahis bulunmayacağını beyanla davanın reddine, davacının tazminata mahkum edilmesine, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TTK'nın 792. maddesi kapsamında çek (bedeli) istirdadı talebine ilişkindir.... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ...Esas - ... karar sayılı numarası ile davanın reddine karar verilmiş olup verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarihli, ...Esas ve... sayılı ilamı ile; ".... her ne kadar Mahkemece davalının, çeki iktisabında kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği ve çekin meşru hamili olduğu kabul edilmiş ise de, davacı tarafından çekin, 09.03.2014 tarihinde çalındığı ve bu tarihte ilgili yerlere bilgi verildiği beyan edilmiş olup Mahkemece, çekin bağlı olduğu bankadan çek iptali davasında verilen ihtiyati tedbir kararından ayrı olarak, davacı tarafından çekin çalındığına dair yapılmış bir bildirimin bulunup bulunmadığı sorulmadığı gibi, davacının, çek iktisabına dayanak yapılan faturanın gerçek bir fatura olmadığı, gerçek bir fatura olması halinde de kapalı fatura olduğu yönündeki iddiaları yönünden de herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Dosyada mübrez araç kiralama sözleşmesi davalı ile davalının savunmasına dayanak faktoring sözleşmesini imzalayan ve çeki temlik aldığı ... Tic. Ltd. Şti. arasında yapılmış bir sözleşme olmayıp önceki cirantalar arasında yapılmış bir sözleşme olduğundan, davalının çeki iktisabında kötü niyetli olup olmadığı hususunda tek başına delil olma özelliği bulunmamaktadır. Bu minvalde Mahkemece, davalının Faktoring Şirketi olması nedeniyle, çeklerin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı araştırılırken 6361 Sayılı Kanunun 9/2. fıkrası da nazara alınarak, davalı şirketin kendi müşterisinin beyanı ile yetinip yetinmediği, çeklere dayanak gösterilen ticari ilişkinin gerçekliği hususunda herhangi bir istihbari araştırma yapıp yapmadığı, maruz kalması muhtemel risklerin önlenmesi için gerekli tedbirleri alıp almadığı hususlarında inceleme yapılması, çekin bağlı olduğu bankadan davacı tarafından yapılan bir bildirim olup olmadığının sorulması, gerekli görülmesi halinde davalı müşterisinin dayanak faturalarına ilişkin BA-BS formları getirtilip davalı şirketin ve müşterisinin ticari defter ve kayıtları da incelerek, faturanın niteliği (kapalı-açık) ile davacının yetkili hamili olduğunu iddia ettiği çeklerin rızası hilafına elinden çıktığı iddiası bakımından devam eden savcılık soruşturması sonucunun TBK’nın 74. maddesi çerçevesinde bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediğinin de değerlendirilmesi ile ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yalnızca dosyaya sunulan faktoring sözleşmesi ve faturaya dayalı olarak sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. ( bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ...Karar Sayılı, ... Esas,...Karar sayılı ilamları)...." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilerek dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kayıt edilmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli ara karar uyarınca dosyanın dosyanın SMM ve Faktoring uzmanı bilirkişiye tevdi ile taraflar ile cirantaların ticari defterlerinin SMM aracılığı ile incelenerek, 6361 sayılı kanun kapsamında davalı faktoring şirketinin gerekli istihbari çalışmaları yapıp yapmadığı, sözleşmesi kapsamındaki faturaların tarafların ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, alacak ve dosya kapsamında rapor düzenlenmesinin istenilmesine, bilirkişilerin celse arasında resen seçilmesine karar verilmiştir. █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ... Şti. ... T.A.Ş.... şubesine ait ... seri nolu 24.05.2014 keşide tarihli 9.500,00 TL. bedelli çeki, aralarında ticari ilişki bulunduğu tespit edilen ... tarafından adına keşide edi - Davacı ....Şt.'nin kendisinden sonra gelen cirantalarla tic: ilişkisinin bulunmadığı, - Davacının Çek üzerinde kaşe üstündeki imzanın yetkilinin el ürünü olmadığının lirkişi tarafından raporunda belirtildi; - Ciranta ...Ltd. Şti. faktoring işlemi ile finansman kullanacağı Davalı ...A.Ş.'ne alacağına dair verdiği 9.558,00 TL. Tutarlı faturanın, davacı tarafından polise bildirilen çek hırsızlığına dair 09.03.2014 tarihli ifadesinden 1 gün sonra 10.03.2014 tarihinde ,...adına düzenlenmiş fatura olduğu, Söz konusu faturanın BA/BS formlarında yer almadığının, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazılarında belirtilmiş olduğu, “Davalı ... A.Ş.'nin 6361 sayılı Faktoring Kanunu yönetmeliği'nin 5. Maddesi gereği, çek ve fatura istihbaratında yetersiz kaldığı kanaat ve görüşü bildirilmiştir.TTK'nın 792. maddesi; ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haiz olup anılan kanunî hüküm bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki ''Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...'' ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın █████/2021, E. ..., K. ... tarih ve sayılı kararı).Bu bilgilere göre davacı, dava konusu edilen çekin yetkili hamili iken hırsızlık olayı sebebiyle rızası dışında elinden çıktığını ve davalı ... A.Ş.'nin çeki iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Öte yandan, 13.12.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre, "Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." düzenlemesi bulunmaktadır. Maddenin 3. Fıkrasında ise, "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi bulunmaktadır.Dava konusu çekteki imzaların imzaların istiklali prensibi uyarınca ciranta imzalarından birinin imzasının sahte olması bu imzadan sonra çeki ciro ile iktisap eden kişinin meşru hamil olmasına halel getirmeyeceği bu nedenle davalının kötü niyeti ya da ağır kusuru ispatlanmadığı sürece çekin istirdatının talep edilemeyeği anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu çek karşılığında finansman sağlayan...şirketi, TTK 801.maddesindeki " Cirosu kabil bir çeki ödeyecek olan muhatap, cirolar arasında düzenli bir teselsülün var olup olmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir." düzenleme uyarınca sadece cirolar arasındaki teselsülü incelemekle yükümlüdür. Yasa temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olarak bir ödeme aracı olan çekin bu kambiyo vasfı sebebiyle çeki ciro ve temlik sözleşmesi ile temlik alana başka araştırma külfeti yüklememiştir. TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun... esas ve ... karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler veya paravan şirketler olması, keşidecinin imzasının ona ait olduğunun tespit edilmesi halinde çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyeceğinden, çek ... usulüne temlik alındığından, yasaların külfet yüklemediği bir konuda araştırma yapılmaması kötü niyet olarak kabul edilemeyeceğinden, bu durum ... Şirketi'nin kötü niyetli olduğunu göstermez. Kötü niyetin varlığını ve bile bile borçlunun zararına hareket edildiğini kanıtlamak davacı tarafa aittir. Çeklerin incelenmesinde şeklen ciro silsilesinin düzgün olduğu anlaşılmıştır. Davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki devraldığı, çeki almasına dayanak gösterdiği █████/2012 faktoring sözleşmesinin dosyaya sunulduğu, sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, yapılan ödemelerin sözleşmenin ve çeklerin tevdinden sonra yapıldığı, çeklerin fatura ile tevsik edildiği, çekin bağlı olduğu banka, Finansal Kurumlar Birliği ve Gelir İdaresi Başkanlığından gelen müzekkere cevabında çekin ve faturanın herhangi bir iptale ve itiraza konu olmaması ve çalıntı ihbarının bulunmaması, aldırılan bilirkişi raporları ile de taraflar ticari ilişki bulunup bulunmadığı ve davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı hususunda tespitler yapılmış olup; davacı yanın takibe konu alacaktan sorumlu olacağı yine davacı tarafça da şikayetçi olunan savcılık dosyasında davalı faktoring şirketi ya da çalışanları hakkında herhangi bir şikayet bulunmayışı göz önüne alınarak ilgili dosyanın sonucunun mahkememiz dosyasını etkilemeyeceği anlaşılmakla kesinleşmesi beklenilmemiştir. Faktoring ilişkisinin kurulduğu tarihte davalı şirkete ulaşmış herhangi bir çek kayıp/çalıntı bildiriminin olmayışı, tevsik edici faturaların faktoring işlem tarihinde geçerli faturalar oluşu, ödeme yasağının faktoring işleminden sonraki tarihlere ilişkin olması birlikte gözetildiğinde davalı faktoring şirketinin kötü niyetin varlığı ve bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanamadığı anlaşılmakla; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00-TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 162,25-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 569,25-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 9.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı toplam 210,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ¸ Hakim ¸