Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası; yediemin deposu tarafından fahiş ücretle tahsil edilen 90 günlük depolama bedelinin kullanılmayan 83 günlük kısmının iadesi talebi yargılamasıdır.
Özet: Davacı, haczedilen malların davalıya ait yediemin deposunda 90 gün kalması için Adalet Bakanlığı tarifesinin çok üzerinde olan 140.000 TLlik bedeli, malların teslimi zorunluluğu nedeniyle peşinen ödemiş; ancak mallar 7 gün sonra geri alındığında kullanılmayan 83 günlük depo bedeli olan 129.111,12 TLnin iadesi talebiyle davalıya gönderdiği iade faturasına itiraz edilmemesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptalini ve takibin devamını istemektedir; davalı ise taraflar arasında 90 günlük yer tahsisi üzerine anlaşma yapıldığını ve hizmetin ifa edildiğini, kullanım süresinin davacının kendi tasarrufunda olduğunu savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı 3. Kişiler; ...A.Ş, ...ve ...aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi...Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu ...Hizmetleri A.Ş tarafından takibe itiraz edilmemesi üzerine takip kesinleştiğini, 23.07.2025 tarihinde borçlunun Vişnezade Mah. ...Cad. No:.. Beşiktaş/İstanbul adresinde yer alan iş yerine hacze gidildiğini ve malların muhafaza altına alındığını, dava dışı borçlunun haciz mahallindeki malları muhafaza altına alınarak davalıya ait yeminli yediemin deposuna götürüldüğünü, davalının adalet bakanlığına bağlı lisanlı yediemin deposu işlettiğini, muhafaza altına alınan mallar depoya getirildikten sonra davalı muhafaza altına alınan malların depo bedeli olarak 90 gün için 140.000-TL talep ettiğini, davalı tarafından talep edilen yedieminlik ücreti adalet bakanlığı tarafından belirlenen tarifenin çok üstüne kaldığını ve bu hali ile haciz tutanağına işlenmesi mümkün olmadığından başta kabul edilmediğini, davalı yediemin masraflarının haciz tutanağına geçilmesini kabul etmediğini, adalet bakanlığı tarafından belirlenen tarifenin piyasa rakamlarının çok altında kaldığını, talep ettiği ücretin altına muhafaza edilen malların kabul etmeyeceğini, kendisi tarafından kesilen yedieminlik faturasının icra dosyasına ibrazı ile borçludan tahsil edilebileceğini beyan ettiğini, borcun tahsilatı ve muhafaza altına alınan malların teslim edilebilmesi adına 90 günlük 140.000 TL ücretin mecburen kabul edilmek zorunda kalındığını, davalıya 23.07.2025 tarihli ... numaralı 140.000 TL bedelli faturayı düzenlendiğini, ilgili fatura bedeli aynı gün davalıya ödendiğini, dava dışı 3. kişiler 24.07.2025 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...dosya borcunu icra dosyasına yatırdığını ve 29.07.2025 tarihinde muhafaza altına alınan malları yediemin deposundan iade aldıklarını, mallar iade alındıktan sonra malların depoda kaldığı 7 gün ücreti düşürüldüğünü, hizmet verilmeyen 83 günlük depo bedelinin iadesi için ... numaralı 29.07.2025 Tarihli ve 129.111,12 TL bedelli iade fatura düzenlenerek davalının 23.07.2025 tarihli faturasında yer alan mail adresine gönderildiğini, davalının yasal süresi içerisinde iade faturasına itiraz etmediğini ve ödeme yapmadığını, bu nedenle hizmet verilmeyen 83 günlük ücretin iadesi adına İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borca 25.08.2025 tarihinde takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı tarafından talep edilen ücretler, kanun ve tarifede belirtilen ücretlerin çok üstünde olmasına rağmen dava dışı borçlulardan tahsilat yapılabilmesi adına kabul edilmek zorunda kalındığını ve müvekkil şirketi maddi anlamda mağdur edildiğini, davalı hizmet vermediği günleri ücretini hakkaniyete ve hukuka aykırı olarak iade etmediğini ve mağduriyetinin devam ettiğini, bu sebeplerden ötürü davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı takibe kötü niyetli itiraz ettiğinden asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin lisanslı yediemin olmadığını, davacı tarafın alacaklı olduğu icra dosyası kapsamında haczedilen mahcuzlar için müvekkile ait depodan yer temini hizmeti satın almasıyla taraflar arasında bir saklama sözleşmesi kurulduğunu, davacının adalet bakanlığı tarifelerine dayanarak iade talep etmesi bu nedenle hukuken mümkün olmadığını, taraflar haczedilen mahcuzların müvekkile ait depoda 90 gün süreyle saklanması hususunda anlaştıklarını ve bu hizmet bedeli üzerinde mutabık kaldıklarını, müvekkil sözleşmeden kaynaklanan edimini, deposunda ilgili alanı davacıya tahsis ederek ve 90 gün boyunca emrine amade tutarak eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, burada sağlanan hizmetin fiili gün sayısı üzerinden olmadığını, belirli bir süreliğine yer tahsisi e hizmete hazır bulundurma üzerine olduğunu, müvekkilinin 90 gün boyunca ilgili depolama alanını başka bir müşteriye kiralamadığını, davacının kullanımına hazır tuttuğunu, davacıya ait mahcuzların 7. günde depodan alınmış olması müvekkilin edimini ifa ettiği gerçeğini değiştirmediğini, bu durumun davacının kendi tasarrufunda gelişen bir durum olduğunu, müvekkile atfedilebilecek bir kusurun olmadığını, tüm bu nedenlerle, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz iddialarla müvekkilim aleyhine başlattığı icra takibi kötü niyetli olduğunu, öncelikle usule ilişkin görev itirazımızın kabulü ile mahkemenizin görevsizliğine, davanın HMK m. 114/c ve m. 115 uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde, davanın esastan reddi ile haksız ve kötüniyetli olarak açılan dava sebebi ile davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, 90 günlük yediemin ücretine ilişkin davalı tarafça düzenlenen ve davacı tarafça ödenen fatura bedelinden malların yedi gün sonra alındığından bahisle bakiye 83 günlük süreye ilişkin ücret hakkında davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin İstanbul .. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İstanbul ... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının A...Anonim Şirketi, borçlunun ... olduğu, takibin 129.111,12-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, █████/2025 tarihli ödeme emrinin █████/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun █████/2025 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.Mali Müşavir bilirkişi █████/2026 tarihli raporunda özetle; Dosya kapsamında yer alan teslim ve iade tutanakları birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu malların 23.07.2025 tarihinde yediemine teslim edildiği ve 29.07.2025 tarihinde geri alındığı, bu suretle malların yediemin nezdinde fiilen muhafaza edildiği sürenin 7 gün ile sınırlı olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasındaki Uyuşmazlığın, davalının 90 günlük yediemin ücretinin tamamına hak kazanıp kazanamayacağı, diğer bir ifadeyle davalı yedieminin fiili muhafaza süresi dışında kalan 83 günlük süreye ilişkin ücret talebinin hukuken yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı, Yedieminlik hizmeti, niteliği gereği fiili muhafaza ve koruma faaliyetinden ibaret olup, talep edilebilecek ücretin dayanağını sunulan hizmetin oluşturduğunu, Bu çerçevede, hizmetin sona erdiği tarihten sonraki dönem için ücret talep edilmesinin mümkün bulunmadığı, Dosya kapsamında taraflar arasında, süre dolmadan malın geri alınması halinde ücretin iade edilmeyeceğine dair herhangi bir yazılı veya açık sözleşme hükmünün bulunduğuna dair bir belgeye de rastlanmadığından, Bu durumda ücret talebinin tek dayanağı fiilen sunulan hizmet olup, bu hizmetin kapsamı da fiili muhafaza süresi ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir. Somut olayda 7 gün dışında kalan 83 günlük süre boyunca yediemin tarafından herhangi bir hizmet sunulmadığı haciz tutanaklarından açıkça görüldüğü, 83 günlük süreye ilişkin ücret talep edilmesi hizmet karşılığı bulunmayan bir bedelin tahsili anlamına geleceğinden yargıtay uygulamalarına aykırı olduğundan davalının fiili muhafaza süresi dışında kalan 83 günlük ücrete ilişkin talebinin hizmet karşılığı ve sözleşmesel dayanağı bulunmadığından yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda; Sayın Mahkemece davacı tarafın talebinin kabulü halinde; davacının 129.111,12 TL tutarında alacaklı olacağı, söz konusu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanabileceği, Sayın Mahkemece davalı tarafın savunmalarının kabulü halinde ise; taraflar arasında 90 günlük süreye ilişkin bir sözleşme bulunduğunun benimsenmesi halinde de davalının 90 günlük ücrete hak kazanacağının kabul edilmesi gerekeceği, şeklinde kanaat bildirdiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ...Anonim Şirketi, borçlunun ... olduğu, takibin 129.111,12-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, █████/2025 tarihli ödeme emrinin █████/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun █████/2025 tarihinde süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının █████/2025 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.Yapılan incelemede, tarafların ticari defter kayıt ve dayanağı belgeleri ile celp edilen vergi dairesi kayıtlarına göre, davalının davacı adına düzenlediği ve 90 günlük yediemin ücretine ilişkin 140.000,00-TL tutarındaki faturanın ve davacının davalı adına düzenlediği 83 gün için 129.111,12-TL tutarındaki iade faturasının taraflarca karşılıklı olarak Ba Bs bildirimlerinin yapıldığı belirlenmiş, bu hali ile davalının davacı tarafından düzenlenen iade faturasını kabul ettiği anlaşılmış ve dosya kapsamına göre davalının iade faturasına itirazda bulunduğuna dair herhangi bir bilgi belge bulunmadığı belirlenmiştir. Davalı tarafından davacı adına düzenlenen █████/2023 tarihli 140.000,00-TL bedelli faturaya ilişkin davacı tarafından █████/2023 tarihli 129.111,12-TL bedelli iade faturası düzenlemiş olup, fatura tarihleri de dikkate alındığında davacı tarafından 8 günlük itiraz süresi içerisinde iade faturası düzenlendiği ve davalı tarafça da bu iade faturasının vergi dairesine bildiriminin yapıldığı belirlendiğinden davalının takibe itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah olunan nedenlerle;1-Davanın KABULÜNE,İstanbul ... İcra dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının iptaline, takibin aynı koşullar ile devamına,2-Alacağın %20 si oranında 25.822,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.819,58-TL harçtan, peşin alınan 1.559,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.260,24-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 1.559,34-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, 272,50-TL tebligat/ posta gideri, 13.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.534,74-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,Dair, davacı vekili ve davalı vekililinn yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır "Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır"¸"5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."¸