Ticari satıştan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla şirketler arasındaki organik bağ iddiasıyla müşterek ve müteselsil sorumluluk talepli itirazın iptali istinaf davası kararı.
Özet: Davacı şirket, davalı ...konfeksiyona yaptığı ticari satışlardan doğan yüklü miktardaki fatura alacaklarının ödenmemesi üzerine, davalı ...konfeksiyon ile davalı ...mağazacılık arasında organik bağ bulunduğunu, sipariş ve operasyon süreçlerinin davalı ...mağazacılık tarafından yönetildiğini ve asıl borçlunun perdenin arkasındaki bu şirket olduğunu iddia ederek, alacaklarının iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini, icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep etmiş; davalı ...mağazacılık ise kendisi aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak borca itiraz etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ Esas - ███████ KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ambalaj malzemelerinin toptan ticareti, dar dokuma kumaşlarının imalatı gibi alanlarda faaliyet gösterdiğini, davalı şirketi ...Konfeksiyonun poşet satın almak amacıyla davacı şirket ile irtibata geçtiğini, farklı zamanlarda birden fazla kez sipariş oluşturulduğunu, davacı tarafından işbu siparişlere istinaden ... no'lu 849,560-TL tutarlı faturanın █████/2020 tarihinde ve ... no'lu 39.500,03-TL tutarlı faturanın ise █████/2020 tarihinde davalı şirket ... adına düzenlendiğini, ancak müvekkil şirketin işbu faturalardan kaynaklı alacaklarının, davalı borçlular tarafından kötü niyetli olarak ödenmediğini, davalı şirketlerin arasında organik bağ bulunduğundan dolayı müvekkilin fatura alacaklarının davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, dava konusu faturalara ilişkin siparişlerin davalı ...çalışanı ... tarafından mail yoluyla oluşturulduğunu, davalı ...çalışanı ... tarafından işbu siparişlerin miktar ve cinsini, teslimat adreslerini ve teslim durumlarını içerir maillerin müvekkili şirketin e-posta adresine gönderildiğini, ... isimli çalışanın e-posta adresi "...@....com.tr" olduğunu, davalı ... Mağazacılık şirketinin perdenin arkasındaki şirket olduğunu, davalılar arasında orgânik bağ bulunduğunu ve diğer davalı ... şirketi üzerinden işlemlerini gerçekleştirdiğinin açıkça gözükmekte olduğunu, nitekim sipariş verildikten sonra tüm sürecin davalı ... Mağazacılık tarafından yönetildiğini, Davalı ...çalışanlarının dahi, davalı ... personelleri gibi çalışmış olduğunu, davalı ...'a ait işe giriş kartları mail adresleri, yemek kartları kullanıldığını, davalı ...nezdinde çalışan birçok işçinin de işçilik alacaklarının ödenmesi amacıyla davalı ...'a da dava açtığını, müvekkilinin, davalı ...'nın davalı ... firması ile aynı firma olduğunu zannederek ve davalı ...'nın ... ile beraber iş yaptığına güvenerek siparişleri teslim ettiğini, zira davalıların birlikte hareket ettiğini, bütün tekstil piyasasının davalı şirketlerin birlikte hareket ettiğini ve işbirliği içerisinde olduğunu düşünmekte olduğunu, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu, bu hususta davalıların birlikte yer aldığı, birçok dava ve icra dosvası bulunduğunu, davalı ..., davalı ... Mağazacılık'ın... Mah. ... Blok No:.../İstanbul adresinde bulunan ... Blok .... Katında faaliyet gösterdiğini, ancak davalı ...'un, muaccel hale gelen borçlarını ödemediği gibi piyasaya sürdüğü çeklerin tahsil kabiliyetinin de olmadığından dolayı perdenin arkasında yer alan davalı ... Mağazacılık'ın herhangi bir sıkıntı yaşamaması amacıyla şirket adresini 2020 yılı Mayıs ayında “görünürde” taşıdığını, işbu dava ile birlikte müvekkil şirketin ödenmemiş fatura alacaklarının faturaların düzenleme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiğini, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak üzere, müvekkili şirketin alacağını karşılayacak şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalı şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalı borçlu şirketlerin .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasındaki haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesine, borcunu bilerek ve kötü niyetli olarak inkar eden davalı borçluların asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından davalı borçlu ... .... A.Ş.'den olan 2 fatura alacağının tahsili için davalı ... .... A.Ş. ve müvekkili şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden 41.952,70-TL tutarındaki alacağı için icra takibi başlatıldığını, davacı ve davalı ... ... A.Ş ile olan ticari ilişkiden kaynaklı bir borç ilişkisi nedeniyle müvekkili şirket aleyhine icra takibinin başlatılmasının taraflarınca anlaşamadığından, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, yapılan itirazın ardından davacı yan tarafından ticari uyuşmazlıklarda dava açmadan evvel zorunlu olarak arabulucuya başvuru şartı sebebiyle İstanbul arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine davacı yan tarafından huzurda görülmekte olan davanın ikame edildiğini, müvekkili şirketin herhangi bir kaçma şüphesi ve dosya borcunu ödememesi ihtimali mevcut olmadığını, bu nedenle davacı tarafın ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin haciz ve muhafaza tehdidi altında itibarını zedelemek amacıyla yapılan usulsüz işlemlere ilişkin tüm maddi ve manevi tazminat talepleri de dahil tüm talep, şikayet ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile, öncelikle davacı yanın müvekkili şirket aleyhine talep etmiş olduğu ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği şekilde ... ... AŞ ile müvekkili şirket merkezinde herhangi bir faaliyeti bulunmadığını, kaldı ki davalı borçlunun müvekkili şirkete de yaklaşık 10.000.000,00-TL borçlu durumda olduğunu, müvekkili şirket tarafından alacağının tahsili için icra takibi başlatılmış olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde farklı icra dosyalarında sunulan bir kısım bilgi ve belgelerden yararlanarak organik bağ iddiasında bulunduğunu, davalı borçlu ... ... AŞ.'nin üretim ve satın alma ilişkisinin müvekkili şirket ile ticari ilişkisi olduğu, ticari ilişki dışında herhangi bir ilişki içerisinde olmadıkları ve tamamen müvekkili şirketten bağımsız hareket ettiği ve taraflar arasında bir organik bağ bulunmadığının ispatlandığını, davacı tarafın müvekkili şirket ile davalı ... ... AŞ arasında olduğu iddia edilen organik bağı bir takım içtihatlarla desteklemeye çalıştığını ancak anılan içtihatların huzurda görülen itirazın iptali davası ve tarafların durumu ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli bir şekilde ikame edilen davanın reddine ve davacı yanın bu davada kötü niyetli olması nedeniyle dava değeri üzerinden %20 den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ....A.Ş.cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Davacı tarafça davalılar aleyhine Şubat 2020 ve Mart 2020 dönemine ait davalılardan ... ...AŞ aleyhine keşide edilen 2 ayrı faturadan kaynaklı alacak için .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra dosyasından icra takibi başlatıldığı, davalılarca borca itiraz edildiği, itiraz ile duran takibe devam için iş bu davanın ikame edildiği, taraflar arasında borç - alacak ilişkisinin tespiti için davaya taraf şirketlerin ticari defterlerinin incelenmesine dair inceleme günü ihdas edildiği, davalı ... ... AŞ'nin inceleme gününde defterlerini sunmadığı, ancak dava dosyasına celp edilen davalı ... ... AŞ'ye ait 2020 yılı BA formlarının incelenmesinden davalı ...'nın davacı şirketten Mart 2020 döneminde 1 adet 33.474,00-TL (KDV hariç) tutarında mal alımı yaptığı, iş bu mal alımı faturalarını bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirdiği, Şubat 2020 dönemine ait faturanın 5.000,00-TL altında olmasından dolayı BA formunda bildirilmesinin zorunlu olmadığı, davacı şirketin 2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde davalı ... ... AŞ'den 31.12.2020 tarihi itibarıyla 40.349,63-TL alacaklı olduğu, davalı ... ...AŞ'nin 2020 yılı ticari defterleri incelendiği, davacı şirket ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, ... Ticaret Odası'ndan celp edilen ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, ... ...AŞ'nin yetkililerinin ... olduğu, ... Mağazacılık ... AŞ'nin yetkililerinin ..., ... .... Olduğu, davalıların şirket merkezlerinin aynı adresteki binada olduğu ancak davalıların ortak ve yetkililerinin farklı olduğu, davalıların organik bağının bulunmadığı, davacı ile davalılar arasında karşılıklı bir anlaşma ve belirlenmiş bir vadeye ilişkin belge veya herhangi bir ihtarın dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla takipten önce faiz hesaplanmadığı, davacı tarafın icra takip tarihinden itibaren değişen oranlarda %10 avans faiz talep edebileceği dolayısıyla davalı ... Mağazacılık ... AŞ yönünden davacının davasının reddine, davalı ... ... AŞ yönünden davalı ... ... A.Ş'nin .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazının iptaline, davacının davasının kısmen kabulüne, .... İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takibinin davalı ... ... A.Ş hakkında 40.349,63-TL üzerinden devamına, 40.349,63-TL asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yıllık %10 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, 40.349,63-TL'nin %20si icra inkar tazminatının davalı ... ... AŞ'den alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine , ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi davalı ... mağazacılık bakımından davanın reddine verilen kararın hatalı olduğunu, zira davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğundan dolayı davacının fatura alacaklarından davalı şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ödenmeyen fatura bedellerinden sadece Davalı ...'nın sorumlu olduğu tespit edilmiş ve bilirkişi raporu ilk derece mahkemesinde hükme esas alındığını, davacının alacağından her iki davalı da müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğunu, zira bilirkişi raporunda taraflarınca sunulan belge ve bilgiler değerlendirmeye alınmadığını, bu şekilde eksik inceleme neticesinde oluşturulan bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığı halde ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca davalılar arasında organik bağ olup olmadığı hususunda bilirkişi tarafından yalnızca şirket yetkililerinin aynı olup olmadığı yönünde inceleme yapıldığını, oysa ki Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere şirketler arasında ornagik bağın varlığına işaret ettiği kabul edilen birçok kriter olduğunu ancak bilirkişi tarafından bu yönde detaylı hiçbir inceleme yapılmamış olup; eksik inceleme sonucu oluşturulan bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığından hükme esas alınamayacağını, taraflarınca davalılar ve 3. kişiler arasında görülen istihkak ve alacak davalarına konu dava ve icra dosyaları tek tek araştırılmak suretiyle ilk derece mahkemesine bildirilmiş ve İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince de bu dosyalar celbedilmiş, bilirkişi tarafından ise sadece şirket adresleri ortak olduğunun belirtilmesi ile yetinilmiş ve celbedilen dosyalar hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, dosyaya celbedilen dava ve icra dosyalarından rapor içeriğinde hiç bahsedilmemesinin de incelemenin eksik yapıldığının bir göstergesi olduğunu, nitekim dosyaya celbedilen dava dosyalarından, davalılar arasındaki organik bağ da çok net bir biçimde anlaşıldığını, yargıtay kararlarına konu edilen organik bağ ve tüzel kişilerde perdenin aralanması konusunun bilirkişi tarafından hiçbir şekilde değerlendirilmemesi davacının haklarına ulaşmasını engellediğini, nitekim organik bağ olan davalı şirketler, birlikte hareket etmiş ve davalı ..., borçlarını ödememek amacıyla tüzel kişiliğini fiilen sona erdirdiğini, ayrıca önemle belirtmek gerekir ki, bilirkişi raporunda davalı şirketler arasında ticari ilişki olduğu da ticari kayıtlarından da açıkça tespit edildiğini, taraflar arasındaki organik bağı gösterir bu kadar delil bulunmasına rağmen mahkemece sadece eksik ve hatalı düzenlenen bilirkişi raporlarının hükme esas alınması hukuka aykırıdır.ayrıca yine icra dosyalarından yapılan haciz tutanaklarında, İstanbul 8. İş Mahkemesi’nin ████████ esas sayılı dosyasında davacı olan davalı ... şirketinin çalışanı ...’e ait kimlik ve sodexo kartının davalı ... mağazacılık nezdinde bulunduğu tespit edildiğini, mahkemece verilen kararda faiz oranı ve faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı tarafından davalı ... ... Anonim Şirketi'ne █████/2020 tarih ve ..... nolu, 39.500,03 TL bedelli ve █████/2020 tarih ve ..... nolu, 849,60 TL bedelli faturaları düzenlemiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "fatura" sebebine dayalı olarak 40.349,63 TL asıl alacağın, 1.603,07 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle █████/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlularının itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca davalılar arasında organik bağ bulunduğu iddiasıyla her iki davalı yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Tüzel kişilerin, kendisini oluşturan gerçek kişilerden ayrı ve bağımsız bir hukuk süjesi olmasına göre, ortakları kısmen veya tamamen aynı olan tüzel kişiler de birbirlerinden bağımsız kişiliklere haizdir. Bu nedenle malvarlıkları da ayrıdır. Dolayısıyla bir tüzel kişi diğerinin borcundan kural olarak sorumlu tutulamaz. Ancak bazı hallerde "tüzel kişilik perdesinin aralanması" yoluyla tüzel kişileri oluşturan gerçek kişilerin veya başkaca bir tüzel kişi arasındaki ayrılık ilkesi bir kenara bırakılarak iki ayrı hukuk süjesi olarak değerlendirilmeyip, bunlara tek bir bütün olarak yaklaşılması mümkündür. Bu husus özdeşlik ilkesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, tüzel kişiler bakımından kabul edilen ayrılık ilkesinin istisnasını teşkil eder. “İstisnalar dar yorumlanır” ilkesi çerçevesinde tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasının da dar yorumlanması gerekir.Şirketlerin faaliyet konuları, ortağı ve yöneticileri kısmen aynı olması, bu alacağın davalıdan talep edilebilmesinin yanı sıra, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalı şirket ile borçlu şirketin malvarlığının birbirine karıştığı, iktisadi bir bütünlüğün olduğu ve tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılarak kötü niyetle, mal kaçırma ya da alacağın tahsilini kısmen veya imkansız hale getirme yönündeki eylemlerinin bulunması gibi bir takım olguların gerçekleşmesi gerekir. Bu olgular ise, yargılamada, tarafların gösterdiği tüm delillerin toplanıp birlikte değerlendirilmesi ile aydınlığa kavuşacak niteliktedir. Ayrıca tüzel kişilik perdesinin aralanması yukarıda belirtildiği gibi istisnai bir kurum olup, iştirak ilişkisinin veya şirketler arasında organik bağın bulunduğu her durumda perdenin aralanarak perde arkasındakilerin sorumlu tutulması mümkün değildir. Keza tüzel kişinin karar verme organlarına hâkim olmak, tüzel kişinin tek ortağı ya da tek yöneticisi olmak da tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için kendi başına yeterli değildir. Başka bir ifadeyle ticari merkez ve faaliyet alanının aynı olması, şirket ortaklarının aynı veya yakın akraba ve/veya eş olmasının ötesinde hakkın kötüye kullanılmasının (suistimal) tüm şartlarının bir arada bulunması gerekir.Şirketler topluluğunda yavru şirketlerin alacaklılarının, bu ilişkinin kötüye kullanılması hâlinde ana şirkete veya ana şirketin hâkimiyetinde olan başka bir yavru şirkete başvurabilmesi ve bu sebeple ana şirketin veya diğer yavru şirketin, asıl borçlu olan yavru şirketle birlikte alacaklılara karşı sorumlu tutulabilmesi tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması şeklinde ifade edilmektedir. Bu durumda genel olarak tüzel kişinin öz kaynak yetersizliği söz konusudur. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına karar verilmesi hâlinde, tüzel kişi ile ona hâkim olanlar sanki aynı kişiymiş gibi değerlendirilir. Yani çapraz kaldırma neticesinde yavru şirketin alacaklarından ana şirketin veya ana şirketin hâkimiyetindeki başka bir yavru şirketin sorumluluğuna gidilebilir. Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda ciddi sayılabilecek nitelikte bir kesişme söz konusu olur. Bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşturulmakta ve ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip olunduğu intiba uyandırılmaktadır. Kardeş şirketler arasında perdenin aralanması teorisine başvurabilmek için tek bir iktisadi işletmenin yürütüldüğü farklı faaliyetler için birbirinden bağımsız tüzel kişiliklerin kurulmuş olması gerektiği gibi, hukuken iki farklı tüzel kişilik taşıyan bu şirketlerin aslında özdeş olması, alacaklılardan mal kaçırmak ya da sorumluluktan kurtulmak amacıyla kötü niyetli olarak iki farklı tüzel kişilik gibi kurulmuş olması gerekir. Ancak TTK'nın 195 vd. hükümlerinde şirketler topluluğuna ilişkin çeşitli düzenlemeler getirildiği ve bu kapsamda hakim-bağlı şirket ilişkisi hukuka aykırı olmayıp kanun koyucu tarafından tanınan bir ilişki olduğu unutulmamalıdır.Somut olayda davacı tarafça, siparişlerin davalı ...çalışanı ... tarafından mail yoluyla oluşturulduğu, adı geçen kişinin ise ... uzantılı mail adresini kullandığını, davalı ...ile davalı ... firmasının aynı firma olduğunu zannederek ve davalı ...'nın ... ile beraber iş yaptığına güvenerek siparişleri teslim ettiği iddia edilmektedir. Ancak, dava dilekçesinde siparişin açıkça davalı ...firmasından geldiğinin belirtildiği de nazara alındığında, davalı ...çalışanlarının ... uzantılı mail adresi kullanmaları, davalı ...'nın faaliyet gösterdiği katta ... ağının bulunması, aynı bina içinde faaliyet göstermeleri nedeniyle yemek masraflarının davalı ... tarafından karşılanıyor olması tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması için yeterli değildir. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının, davalı ... tarafından alacaklıları zarara uğratmak için davalı ...firmasının kullanıldığının somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. Eldeki davada, davalı ...'un davacıyı zararlandırma amacıyla hareket ettiği, davalılar arasında mal varlığının karıştığı ve iktisadi bir bütünlük bulunduğu ispatlanamamış olup, iddia olunan organik bağ ise tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli olmadığından davalı ...firmasının borcundan, davalı ...'un sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. Fatura tebliği veya faturaya tek taraflı olarak vade konulması anılan maddedeki şartları sağlamadığı için borçluyu temerrüte düşürmek için yeterli değildir.Davaya konusu sözleşmenin ifasına ilişkindir. Aksine bir sözleşme olduğu veya taraflarca vade belirlendiği iddia ve ispat edilmemiş olup, ayrıca icra takibinden önce davalı/takip borçlusu temerrüde düşürülmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi yerinde olmayıp, davacı vekilinin takip öncesi işlemiş faize yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026