Bölge Adliye Mahkemesinin, banka ile şirketler arasındaki maaş ödeme sözleşmesi ihlali ve promosyon bedeli iadesi talepli itirazın iptali davası hakkında istinaf kararı.
Özet: Davacı banka, davalı şirketlerle imzaladığı maaş ödeme sözleşmesinde taahhüt edilen personel sayısının korunmaması sonucu cezai şartın doğduğunu ileri sürerek, şirketlere ödediği 240.000 TL promosyon bedeli ve faizinin iadesi amacıyla başlattığı icra takibine davalıların yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını talep ederken; davalı şirketler ise bankanın sözleşmeyi ihlal ettiğini ve kendilerini mağdur ettiğini, ayrıca bankanın taleplerinin çelişkili olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2024
NUMARASI:████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketler ile müvekkili bankanın Ümraniye Çarşı Şubesi arasında 09.06.2018 tarihinde ... Sözleşmesini akdettiğini, anılan sözleşmenin yürürlüğü süresince davalı şirketlerin, ... Sözleşmesinin 5. maddesinin; "KURUMLAR, bu Sözleşme'nin yürürlüğü süresinde her ay toplam 1000 adet Personelin maaş ödemesinin BANKA aracılığı ile yapılacağını müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere taahhüt ederler. KURUMLAR, toplam Personel sayısını birlikte taahhüt etmekle birlikte aşağıda bildirilen sayılardaki personelin maaş ödemesini BANKA aracılığı ile yapacaklarını beyan ederler. ... Şirketi 953 Personel, ... Şirketi 47 personel, maaş ödemesi yapılan Personel sayıları, bu maddede taahhüt edilen aylık maaş ödemesi yapılacak personel sayısının 1000 kişi %10'una tekabül eden oran kadar düşmesi/azalması halinde KURUMLAR, bu Sözleşme'nin 19. Maddesinde yer alan cezai şart bedelini BANKA'ya ödemeyi taahhüt ederler." hükmü gereğince her ay yukarıda detayları belirtildiği üzere personel maaş ödemesinin müvekkili banka aracılığıyla ödemeyi taahhüt ettiğini, anılan taahhüt karşılığında müvekkili bankanın, sözleşmelerin akdedilmesinin ardından 04.07.2018 tarihinde; ... Sözleşmesinin 18. maddesinde;"KURUMLAR'ın, bu Sözleşme ve eklerindeki taahhütlerini zamanında ve tam olarak yerine getirmesi şartıyla BANKA, ... ŞİRKETİ'ne 240.000.000-TL (İKİ YÜZ KIRK BİN Türk Lirası)'yi KDV dahil fatura karşılığı ödeyeceğini, bu sözleşmeye taraf olan tüm KURUMLAR ilgili ödemenin ... ŞİRKETİ'ne yapılması konusunda mutabık olup, yapılan ödemeye ilişkin BANKA'dan her ne nam altında olursa olsun bir talepte bulunmayacaklarını taahhüt ederler." hükmü gereği 240.000,00TL’nin "...Promosyon Ödemesi" açıklaması ile davalı şirket hesabına ödendiğini, görüleceği üzere müvekkili bankanın sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, buna karşın davalı şirketlerin, ... Sözleşmesinin 13. maddesi; "Bu Sözleşme, Taraflarca 09.06.2018 tarihinde imzalanmış olup Sözleşme, KURUMLAR'ın Personellerinin ilk maaş ödemesinin gerçekleştiği tarihten itibaren 3 (ÜÇ) yıl süre ile yürürlükte kalacağını, sözleşme'nin yürürlük süresinin bitiminden 3 (ÜÇ) ay öncesine kadar Taraflardan herhangi birinin fesih ihbarında bulunmaması halinde Sözleşme'nin yürürlüğü otomatik olarak 1'er yıllık dönemler halinde uzayacaktır." hükmü gereğince sözleşme süresinin 3 yıl olmasına karşın sözleşme gereklerini yerine getirmemeye, dolayısıyla sözleşmeye aykırı davranmaya başladığını, anılan durum nedeni ile müvekkili banka tarafından davalı şirkete Üsküdar .... Noterliğinden 29.11.2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderilerek sözleşmeye aykırılığın neticelerinin ihtar edildiğini, davalıların Sözleşme'nin 19. maddesinde yer alan cezai şart bedelini BANKA'ya ödemeyi taahhüt ettiğini, işbu madde hükmü gereğince davalı şirketlerin, ... Şirketi'ne ödenen 240.000,00 TL promosyon bedelinin sözleşme tarihinden itibaren müvekkili bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyen faizi olan 90.576,00 TL ile birlikte toplam 330.576,00 TL olarak ödemesi gerektiğini, buna karşın davalı şirketlerin, sözleşmeyi ihlal etmesi nedeni müvekkili banka tarafından keşide edilen ihtarnameye karşın edimlerini yerine getirmemeye devam ettiğini, anılan durum akabinde taraflarınca İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketlerin icra takibine de itiraz ettiğini, yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve iptalinin gerektiğini beyan ederek, davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalıların %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın, müvekkili şirketlerin sözleşmenin gereklerini yerine getirmediği iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, esasen davacı tarafın, taraflar arasındaki 09.06.2018 tarihli sözleşmeye aykırı davranarak müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, davacı yanın "hangisi tutarsa" mantığı ile hareket ederek İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün .... numaralı icra takibinde bedel iadesi talep etmesine rağmen, dava dilekçesinde itirazların iptalini isterken müvekkili şirketlerden cezai şartı talep etmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı yanın kendi taahhütlerini yerine getirmemesine rağmen sözleşmeyi müvekkiline karşı kullanarak müvekkilinin tabiri caizse elini kolunu bağladığı düşüncesiyle hareket ederek müvekkilini sürekli olarak baskıladığını, davacı şirketin taleplerinin her iki ihtarname arasında daha da arttığını, müvekkili şirketten haksız kazanç elde etmek amacıyla iddia ve taleplerinin her aşamada değişkenlik göstermeye devam ettiğini, davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketlere tebliğ edilen ödeme emrine alacak kalemi olarak "asıl alacak" yazıldığını, borcun sebebi olarak da "... Sözleşmesi aykırılıktan doğan promosyon ödeme iadesi" ibaresine yer verildiğini, ancak huzurdaki uyuşmazlık konusu İstanbul 34. İcra Müdürlüğü’nün ... numaralı dosyasında bahsedilen sözleşmenin sunulmadığını, müvekkili şirketler gibi ticari işlerliği yoğun olan firmalar tarafından hangi sözleşmeye ilişkin ne şekilde bir aykırılık sonucu icra takibi başlatıldığının öngörülemeyeceğinin aşikar olduğunu, aynı şekilde davacı yanın dahi talep içeriğinin bedel iadesi mi, cezai şart mı olduğunun tespitini ortaya koyamamışken, bu tespitin müvekkili şirketlerden beklenmesinin abesle iştigal olacağını beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderlerinin de davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2024 tarihli ████████ E. - ████████K. sayılı kararıyla; "...Dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi heyet raporu, ihtarnameler, İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası taraflar arasında yapılan sözleşme ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde davanın taraflar arasında imzalanan █████/2018 tarihli ... sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan süre boyunca davalı personel maaşının davacı banka aracılığıyla ödenmemesinden kaynaklı cayma bedeline ilişkin yapılan itirazın iptaline yönelik olduğu, taraflar arasında █████/2018 tarihinde düzenlenen ... Sözleşme uyarınca davalının bu sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca personel maaşlarını davacı banka aracılığıyla ödeyeceğini kabul ettiği ve aynı sözleşmenin 18. Maddesi uyarınca da bu sözleşme ve eklerindeki taahhütlerini zamanında ve tam olarak yerine getirmesi şartıyla davacı bankanın davalıya 240.000,00 TL ücretin ödeneceğine ilişkin anlaşma sağlandığı, sözleşmenin 13. Maddesi uyarınca sözleşmenin ilk maaş ödemesinin gerçekleştiği tarihten itibaren 3 yıl süreyle yürürlükte olduğu, davacının Üsküdar ... Noterliğinin █████/2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalının sözleşmeye uygun hareket etmesinin ihtar edildiği, sözleşmenin 19.maddesi uyarınca da davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi halinde ödenen 240.000,00 TL'nin iadesini isteyebileceğinin düzenlendiği, Mahkememizce bilirkişi heyetince rapor düzenlettirildiği, mahkememizce benimsenen ve asıl alacak tespitinde göz önünde bulundurulan bilirkişi heyetinin 240.000,00 TL asıl alacak kalemine █████/2018 ile █████/2020 tarihleri arasında %9,75 faiz oranı üzerinden hesaplatılan asıl alacak ve faiz ile ihtarname giderinin doğru olduğu, dolayısıyla 105.738,41 TL fazla talepte bulunduğu Mahkememizce bu oranın reddedildiği, tüketici faiz oranına göre hesaplama yapılamayacağına ilişkin bilirkişi değerlendirmesinin yerinde olduğu her ne kadar davalı sözleşmenin 1 yıl ayakta kaldığını, dolayısıyla ayakta kalınan 1 yıllık sürenin tenzil edilerek 2 yıl üzerinden değerlendirme yapılmasına ilişkin itirazının sözleşmenin bir bütünlük arz etmesi ve anlaşmaları uyarınca sözleşmenin ve dolayısıyla yükümlülüklerin 3 yıl boyunca devam edeceğine ilişkin kabul beyanları dikkate alındığında davalının tenzile ilişkin talebinin yerinde olmadığı, ayrıca davalının kararlaştırılan süre boyunca bilirkişi heyetince de tespit edildiği üzere haklı neden olmaksızın davacı banka aracı kılınarak ödemede bulunmadığı ve sözleşmeye aykırı davrandığı anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabul edildiği, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi, tarafların kusur durumları haklı fesih koşullarının oluşup oluşmadığı gibi durumlar açısından mahkememizce değerlendirme yapıldığı anlaşıldığından davacının icra inkar tazminat talebinin ise reddedildiği görüldüğünden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, Davalının 34.İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında 240.000.00 TL asıl alacak, 59,429,59 TL işlemiş faiz ve 587,50 TL ihtarname giderine ilişkin yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu şekilde aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMLERİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemenin kararının Merkez Bankası faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama kapsamında kurduğu hükmün açık ve gerekçeli olmadığını, Bu durumun HMK'nın 297. maddesine aykırılık oluşturduğunu,Mahkemenin gerekçesinde yalnızca; "Tüketici faiz oranına göre hesaplama yapılamayacağına ilişkin bilirkişi değerlendirmesinin yerinde olduğu, dolayısıyla 105.738,41 TL fazla talepte bulunduğu Mahkememizce bu oranın reddedildiği, tüketici faiz oranına göre hesaplama yapılamayacağına ilişkin bilirkişi değerlendirmesinin yerinde olduğu" şeklinde gerekçe yazıldığını ve TCMB sitesinde yer alan %9,75 avans faizi üzerinden yapılan hesaplama kapsamında karar verildiğini, Ancak bu faiz oranının dikkate alınmasının nedenine dair hiçbir açıklama yapılmadığını, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu ve hukuki dinlenilme hakkına uygun olmadığını,Müvekkili bankanın belirlediği faiz oranı yerine TCMB'nın avans faizinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu,Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 19. maddesinde bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplama yapılacağının davalılar tarafından taahhüt edildiğini, TCMB faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamanın verilen hükmün taraflar arasındaki sözleşmeye de açıkça aykırı olduğunu,Bilirkişilere müvekkili bankanın 12 aya kadar kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranlarının mail ile gönderildiğini, Buna rağmen hükme esas alınan raporda kısa vadeli kredi faizine ilişkin somut örnek sunulmadığına dair değerlendirmenin hatalı olduğunu,Kök raporda, aylık faiz oranı (%2,22) üzerinden günlük faiz hesaplaması yapılmış olduğunu, işbu durumun hatalı hesaplama yapılmasına sebebiyet verdiğini, gün değil, ay üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiklerini,Kök raporda belirlenen 402.379,92 TL alacak tutarının hatalı olduğunu,Buna göre hesaplama yapılması halinde, 405.168,00 TL (asıl alacak ve işlemiş faiz) ile 587,50 TL ihtarname masrafı olmak üzere 405.755,50 TL'nin takibe konu edildiğini, takibin doğru rakam üzerinden başlatıldığını, işbu hatanın düzeltilmesi gerektiğini, İcra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, icra inkar tazminatı şartlarının mevcut olduğunu belirterek, arz ve izah edilen ve Mahkemece re'sen takdir edilecek nedenlerle, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının istinaf talepleri doğrultusunda inceleme yapılarak düzeltilmesine, bankacılık ve bankacılık hesaplama alanında uzman bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına, davanın tüm talepleri yönünden kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep etmiştir.Davalılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacı bankanın sözleşme sonrasında müvekkili şirketlerin ayrıcalıklı müşteri olacaklarını, müvekkili şirketlerin işlemleri için özel bir personel görevlendirileceğini taahhüt etmesine rağmen, bu taahhütlerini yerine getirmediğini ve müvekkillerinin tüm bankacılık işlemlerinin sekteye uğradığını, müvekkillerinin bu duruma yalnızca 11 ay katlanabildiklerini, tüm uyarı ve bildirimlerine rağmen durumun düzeltilmediğini, Sözleşme ile müvekkillerinin elini kolunu bağladığını düşünen davacı bankanın müvekkillerini sürekli olarak baskıladığını, mağdur olanın müvekkilleri olduğunu, Mahkemece tüm bu durumların göz ardı edildiğini, sözleşmeye devam edilmesinin müvekkilleri için çekilmez bir hal aldığını,Müvekkillerinin tüm edimlerini yerine getirmeleri nedeniyle Sözleşme uyarınca kendilerine 240.000,00 TL ödeme yapıldığını, buna rağmen Mahkemece müvekkillerinin Sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,Hükme esas alınan bilirkişi raporunun davacının dava dilekçesindeki haksız ve asılsız iddiaları doğrultusunda hazırlandığını, hatalı değerlendirmeler içerdiğini, bu nedenle hükme esas alınamayacağını,Bilirkişi raporunda, müvekkili lehine olan delillerin değerlendirilmediğini, müvekkillerinin cezalandırılmasının amaçlandığını, raporun eksik ve hatalı incelemeler içerdiğini,Müvekkillerinin Sözleşmeyi 11 ay boyunca sürdürükleri ve hiçbir aksamaya sebebiyet vermedikleri halde, bilirkişilerce yapılan hesaplamada bu süre için davacı Bankaya yapılan ödemelere ilişkin hiçbir miktarın sözleşme bedelinden mahsup edilip düşülmeden, sözleşme bedelinin tamamının hesaplamaya dahil edilmesinin hukuka ve yerleşik Yargıtay kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, bu konuda cevap dilekçesindeki ve yargılama süresince dile getirdikleri taleplerinin dikkate alınmadığını, bu durumun bilirkişilerin tarafsız olmadığını kanıtladığını,Davacı Bankanın tutum ve davranışları ile ilişkinin yürütülmesini müvekkilleri açısından çekilmez bir hale getirmiş olmasına rağmen, müvekkillerinin sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte, Mahkemece en azından Sözleşmenin ayakta kaldığı süre dikkate alınarak, bu süreyle orantılı olarak bedelin tenzil edilmesi ve kalan süre üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği halde, taleplerinin yerinde görülmemesinin hukuka aykırı olduğunu, Davacı Bankanın dahi talep içeriğinin bedel iadesi mi, cezai şart mı olduğunun tespitini ortaya koyamamışken bu tespitin müvekkillerinden beklenmesinin abesle iştigal olacağını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul 34. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının...bank ... Şirketi, borçluların... Şirketi ve ... Şirketi oldukları, 240.000,00 TL asıl alacak, 587,50 TL ihtarname masrafı, 165.168,00 TL █████/2018-█████/2020 arası işlemiş faiz olmak üzere toplam 405.755,50 TL alacak için █████/2020 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, alacağın dayanağının ... Sözleşmesine aykırılıktan doğan promosyon ödemesi iadesi olarak gösterildiği, ödeme emirlerinin ... Şirketi'ne 15 Ocak 2021 tarihinde ve ... Şirketi'ne 07 Ocak 2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların borca ve ferilerine █████/2021 tarihinde itiraz etmeleri üzerine takibin durduğu, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir., tespit edilmiştir.Taraflar arasında █████/2018 tarihinde imzalanan ... Sözleşme incelendiğinde; 5. maddesi uyarınca; davalı şirketlerin sözleşmenin yürürlüğü süresince her ay toplam 1000 personelin maaş ödemesini Banka aracılığıyla yapılacağını taahhüt ettiklerini, ... Şirketi'nin 47 personel, ... Şirketi'nin 953 personel için ödeme yapacağının taahhüt edildiği, maaş ödemesi yapılan personel sayısının taahhüt edilen 1000 kişinin %10'na tekabül eden oran kadar düşmesi/azalması halinde davalıların bu Sözleşmenin 19. maddesinde yer alan cezai şart bedelini bankaya ödemeyi taahhüt ettikleri, Sözleşmenin 13. maddesi uyarınca; sözleşmenin imzalandığı █████/2018 tarihinden sonra kurumların ilk maaş ödemesini gerçekleştirdikleri tarihten itibaren üç yıl süre ile yürürlükte kalacağı, Sözleşmenin yürürlük süresinin bitiminden üç ay öncesine kadar taraflardan herhangi birinin fesih ihbarında bulunmaması halinde Sözleşmenin yürürlüğünün otomatik olarak 1'er yıllık dönemler halinde uzayacağının kararlaştırıldığı,Sözleşmenin 19. maddesi uyarınca; davalı kurumların bu Sözleşme ve bilcümle eklerinde yazılı olan taahhütlerden herhangi birini gününde ve tam olarak yerine getirmemesi veya Sözleşme süresi içinde Sözleşmenin uygulanmasını fiilen durdurması, vazgeçmesi ya da Sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde, davalı kurumların, Bankanın fazlaya dair zararlarını talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla, söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden üç iş günü içerisinde 240.000,00 TL'yi her biri bu bedelin tamamının ödenmesinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile, Sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren Bankanın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, herhangi bir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın ve herhangi bir itiraz ve def'i iddiasında bulunmaksızın derhal Bankaya ödemeyi taahhüt ettikleri tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince mali müşavir hilmi ..., bağımsız denetçi ... ve banka hukukçusu ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; davalı yanların sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onaylarına sahip olduğu, davalıların defterlerinin HMK 222’ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde bulunduğu, taraflar arasında imzalanan 09.06.2018 tarihli sözleşmeye göre, üç yıl süre ile personel maaş ödemelerinin davacı banka aracılığıyla yapılması karşılığı davacı Banka’nın 04.07.2018 tarihinde davalı şirketlere 240.000,00-TL promosyon ödemesinde bulunduğu, davalıların Mayıs 2019 ayından itibaren maaş ödemelerini Banka üzerinden yapmadıkları kabulüne göre, sözleşmenin 19.maddesi uyarınca ödenen miktarı sözleşmenin imza tarihinden itibaren "kısa vadeli kredilere uygulanan faiz oranında faiz ile" birlikte iade yükümlülüğü içinde bulundukları, açılan takipte "standart tüketici kredi faiz oranı" üzerinden hesaplama yapıldığı, Banka’dan sorulan kısa vadeli kredi faiz oranına ilişkin farklı bilgi verilmediği, tüketici kredi faiz oranlarının kısa vadeli kredi faiz oranı kabul edilmemesi seçeneğine göre, alacağın hesaplanmasında "avans faiz oranı" ve "bankanın bildirdiği faiz oranına" göre iki seçenekli hesaplama yapıldığı, avans faiz oranına göre yapılan hesaplamada, davacının 405.755,50-TL talebine karşılık talep edebileceği tutarın 300.017,41-TL olduğu ve buna göre 105.738,41-TL fazla talepte bulunduğu, bildirilen faiz oranına göre yapılan hesaplamada, davacının 405.755,50-TL talebine karşılık talep edebileceği tutarın 402.967,42-TL olduğu ve buna göre 2.788,08-TL fazla talepte bulunduğu, takibe hesaplanan alacak miktarları üzerinden devam edilebileceği, ilk seçeneği kabulü halinde uygulanacak faizin takip tarihinde geçerli olan %9,75 avans faizi, ikinci seçeneğin kabulü halinde ise uygulanacak faizin %26,64 oranında hesaplanması gerekeceği; alacağın likit bulunmasına göre İİK 67.maddeye göre inkar tazminatının mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. İlk derece mahkemesince aynı heyetten alınan bilirkişi ek raporunda özetle; tarafların kök rapora yaptıkları itirazların kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelikte görülemediği, davalı vekilinin, sözleşmenin gereklerinin 11 ay süre ile yerine getirildiği, dolayısıyla 11 ayın karşılığına denk düşen tutarın sözleşmeye göre iadesi gereken tutardan düşülmesinin hakkaniyet gereği olduğu itirazı, davalının tacir olması ve sözleşmenin 19.maddesinin "240.000,00-TL’nin..Sözleşme’nin imzalandığı tarihten itibaren faizi ile iadesini öngörmesi" hükmüne uyar gözükmediğinden Kök Raporda yer alan hesaplamalarda değişiklik gerekmediği, Mahkemenin bu konuda farklı düşünebileceği ihtimalinde ise, kök raporda tamamının iadesi için seçenekli olarak takip tarihi olan 22.12.2020 tarihine göre hesaplanan tutarların anaparası 166.666,67-TL (=240.000:36ayx25ay) olacak ve avans faizine göre davacı alacağının, 208.524,72-TL (166.666,67-TL asıl alacak + 41.270,55-TL faiz + 587,50-TL ihtarname gideri) olacağı ve bu seçenekte, davacının talebine (405.755,50-TL) karşılık talep edebileceği (208.524,72-TL) dikkate alındığında 197.230,78-TL fazla talepte bulunduğunun hesaplandığı, davacı banka tarafından T.C.Merkez Bankası’na bildirilen (tüketici kredisi) faiz oranına göre davacı alacağı, 280.018,01-TL (=166.666,67-TL asıl alacak + 112.763,84-TL faiz + 587,50-TL ihtarname gideri) olacağı ve bu seçenekte davacının talebine (405.755,50-TL) karşılık talep edebileceği (280.018,01-TL) dikkate alındığında 125.737,49-TL fazla talepte bulunduğunun hesaplandığı, takibe hesaplanan alacak miktarları üzerinden devam edilebileceği, ilk seçeneği kabulü halinde uygulanacak faizin takip tarihinde geçerli olan %9,75 avans faizi, ikinci seçeneğin kabulü halinde ise uygulanacak faizin %26,64 oranında hesaplanması gerekeceği, alacağın likit bulunmasına göre İİK 67.maddeye göre inkar tazminatının mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır.
G E R E K Ç E:Dava, İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekilleri de istinaf yargı yoluna başvurmuşlardır.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında █████/2018 tarihinde üç yıl süreli ... Sözleşmesinin imzalandığı, Sözleşme kapsamında davacı banka tarafından davalılara 240.000,00 TL promosyon ödemesi yapıldığı, davalıların sözleşme süresince toplam 1000 personelin maaş ödemelerini davacı Banka aracılığıyla yapmayı taahhüt ettikleri, ancak davalılar tarafından sözleşmenin yalnızca 11 ay devam ettirildiği, daha sonra personel ödemelerinin davacı banka üzerinden yapılmadığı taraflar arasında ihtilaf konusu değildir.Davalılar, davacı tarafın taahhüt ettiği şartlara uymaması nedeniyle Sözleşmeyi devam ettiremediklerini, bu nedenle kendilerinden cezai şart talep edilemeyeceğini, talep edilse dahi 11 aylık süre nedeniyle mahsup yapılması gerektiğini savunmuş, davacı taraf ise Sözleşmenin 19. maddesi uyarınca davalılara ödenen 240.000,00 TL paranın kısa vadeli kredilere ödedikleri avans faizi ile birlikte davacı Bankaya ödenmesi gerektiğini iddia etmişlerdir.Davalılar vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davacının Sözleşmeye aykırı davrandığı ve taahhütlerini yerine getirmediği iddialarını ispatlayacak bir delil sunmadıklarından ve davacı bankaya bu konuda bir ihtarname göndermediklerinden, Mahkemece davalıların sözleşmeye aykırı davrandıklarının kabulü yerindedir.Sözleşmenin 19. maddesinde, davalılara ödenen 240.000,00 TL promosyon bedelinin tamamının davacı bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına göre hesaplanacak faiziyle birlikte davalılar tarafından davacıya ödeneceği konusunda anlaşmaya varılmıştır. Davacı bankanın promosyon ödemesi yaptığı, davalıların da sözleşmeyi ihlal ettikleri ve sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği dosya kapsamı ile sabittir. Belirlenen cezai şart miktarı yapılan promosyon bedeli kadar olup, davalıların ekonomik mahvına neden olacak miktarda değildir. Davacının cezai şart istemi yerinde olup, tacir olan davalıların sözleşme ile bağlı oldukları, bu nedenle sözleşmeye uygun davrandıkları 11 aylık dönem için promosyon bedelinden indirim yapılması gerektiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir. Davacı vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile promosyon bedelinin davacı Bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına göre hesaplanacak faiziyle birlikte davacıya ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu, davacı Bankanın tüketici kredilerine uygulanan faiz oranının aylık % 2,22 olduğuna dair belgeleri dosyaya sunduğu, T.C. Merkez Bankası’na bildirdikleri tüketici faiz oranının %27 olduğu, bankacılık konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından tüketici kredi faizinin kısa vadeli kredi faizinden daha az olmayacağı değerlendirildiği halde, alacağa sözleşmede belirlenen akdi faiz uygulanması gerekirken, yeterli gerekçe gösterilmeksizin, bilirkişi tarafından TCMB’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranına göre yaptığı hesaplamaya göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Her ne kadar davacı vekili bilirkişiler tarafından aylık faiz hesaplaması yapılması gerekirken gecikilen gün sayısına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğu belirtilerek istinaf talebinde bulunmuşsa da, icra takip tarihinden önceki faizin temerrüdün devam ettiği gün sayısına göre hesaplanması gerektiğinden, davacı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Davacı vekilinin icra inkar tazminatıyla ilgili istinaf talebi incelendiğinde; icra takibine konu edilen cezai şart miktarının likit olduğu, davalıların itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmakla, Mahkemece dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.Tüm bu nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarihli ████████ E. - ████████ K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, davalıların 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında 240.000.00 TL asıl alacak, 162.379,92 TL işlemiş faiz ve 587,50 TL ihtarname giderine ilişkin yapmış oldukları itirazların iptali ile takibin bu şekilde aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-240.000,00 TL asıl alacağın %20’si kadar 48.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-İlk derece yargılaması yönünden;
-Alınması gereken 27.526,70 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 4.900,51 TL harçtan mahsubu ile geriye kalan 22.626,10 TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 67,8‬0 TL ile yargılama aşamasında yapılan 4.900,51 TL tebligat, posta, bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.968,31‬ TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.934,17 TL yargılama gideri, peşin yatan harç gideri 4.900,51 TL toplamı olan 9.834,68 TL yargılama giderinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 64.474,78 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hesap ve taktir olunan 2.788,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL'nin davanın kabul-ret oranına göre 9,35 TL'sinin davacıdan, 1.350,65 TL'sini müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-İstinaf yargılaması yönünden;
-Davalı yandan alınması gereken 27.526,70 TL nispi harçtan peşin alınan 5.123,54TL harcın mahsubu ile bakiye 22.403,16 TL eksik harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
-Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 300,00TL (posta-teb-müz) masrafının davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
-Davalılar avansından kullanılan masrafların üzerlerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!