Trafik kazası sonrası sigorta şirketi tarafından başlatılan rücu takibine istinaden haciz baskısıyla ödenen meblağın istirdadı talepli davanın incelenmesi.
Özet: Bu dava, davacının çok araçlı bir trafik kazasında kendi aracının diğer araca zarar vermediğini ancak haciz baskısı altında davalı sigorta şirketinin başlattığı icra takibine 327.650 TL ödemek zorunda kaldığını iddia ederek, bu haksız ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte istirdadını talep ettiği bir davadır; davalı sigorta şirketi ise, sigortalısına ödediği hasarın davacının aracının asli kusurundan kaynaklandığını ve rücu işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.06.2025 günü saat:23.15 sıralarında ---- ili ---- ilçesi ---- mahallesi ---- istikametinde meydana gelen çok araçlı ölümlü ve yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında --- Otoyolunda ---- ili istikametinden ----- ili istikametine seyir eden araç sürücüsü dava dışı 3. Kişi ---- yönetimindeki davacı müvekkiline ait ----plakalı otomobil ile aynı istikamette seyir halinde bulunan sürücü --- yönetimindeki ----- plakalı otomobil bir trafik kazasına karışmış, müvekkile ait araç diğer araca sol arka yan kısmından çarptığını ve çarpışmanın etkisiyle ---- plakalı otomobil 4. şeritte bariyere sıkıştığını, kontrolden çıkan müvekkiline ait ----- plakalı otomobil ise bariyelere çarptıktan sonra gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında bulunan banket dışında durduğunu, davalı sigorta şirketinin sigortalısı ----- aracına çarpan ve zarara sebep olan araç müvekkili şirkete ait araç olmadığını, müvekkili şirket, haciz baskısı altında icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı tarafından yapılan tahsilat haksız bir tahsilat olduğunu, müvekkiline ait --- plakalı araç ile ----- plakalı araçlar, maddi hasarlı bir trafik kazası yaşanmasına neden olduğunu ve akabinde ise yüksek hız ile ana yolda seyreden ve kazanın varlığına rağmen hızını azaltmayan ve/veya azaltmakta geciken --- plakalı araç ile ----- plakalı araçların kazaya karışan kazazedelere ve kaza yerindeki araçlara çarpması sonucu, maddi ve ölümlü kaza gerçekleştiğini, müvekkili şirket aleyhine ----. İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyası ile "█████/2025 tarihinde gerçekleşen kazaya istinaden hasar ödemesinin rücuen tazmini" talepli olarak icra takibi ikame edildiğini, davalı tarafından başlatılan icra takibine haciz baskısı altında haksız olarak ödenen tutarın müvekkili şirkete ödenmesi talepli olarak arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve arabuluculuk süreci de anlaşmama ile sonuçlandığını, haciz baskısı altında davalıya haksız olarak ödenen 327.650-TL istirdat alacağımızın ödeme tarihi olan 19.01.2026 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte, tüm yargılama gideri, mahkeme masrafı ve ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından-----. İcra Dairesi ----. Sayılı dosya ile gerçekleştirmiş olduğu rücu işleminin hakka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı yanın mülkiyetinde bulunan araç sürücünün Sigortalı araçta meydana gelen hasarla illiyet bağının bulunmadığını, bu sebeple yapılan ödemenin hukuka aykırı olduğunu beyan ettiğini, ---- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ----- numaralı kasko poliçesi bulunmakta olduğunu, sigortalı araçta meydana gelen hasarda ------ plakalı aracın asli kusuru bulunmakta olduğunu, sigortalının halefi olarak rücu işlemleri başlatılmış ve tahsilat tamamlandığını, şirket tarafından gerçekleştirilen ödemenin rücu etmesi hukuka uygun olup işbu davanın reddi ile, şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı taraftan tahsilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davalı tarafından davacı aleyhine --- İcra Müdürlüğü -----. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibin nedeniyle davacının yapmış olduğu ödemenin istirdadına ilişkin dava olduğu tespit edilmiştir. Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Öte yandan 6335 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Somut uyuşmazlıkta, davalı ---- plakalı aracın KASKO sigortacısı olarak sigortalısına yapmış olduğu ödemenin halefiyet kapsamında davacıdan tahsili için başlatılan ---- İcra Müdürlüğü ---- sayılı dosyası kapsamında davacının yapmış olduğu ödemenin isdirdatını talep ettiği anlaşılmıştır.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih ----sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir. Bu durumda da, görevli mahkeme, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir.Eldeki davada, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472. madddesi uyarınca, sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın kusurlu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili talep edilmektedir. Bu durumda uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde sonuçlandırılması gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca, mahkemenin görevli olmasının dava şartlarından olduğu ve dava şartlarının da davanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden, HMK'nun 4/1-a, 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!