İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, kredi borcundan kaynaklanan ilamsız icra takibine itirazın iptali davasında temerrüt ve faiz hesaplamalarını inceleyerek istinaf kararı verdi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kredi kuruluşu tarafından kredi borçlarını itiraz eden bir borçlu aleyhine açılan itirazın iptali davasıyla ilgilidir; ilk derece mahkemesi, davalının genel kredi sözleşmesindeki adres bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediği için temerrüde düştüğünü tespit ederek, gönderilen ihtarların geçerli sayıldığına ve asıl ile birleşen davalar için faizleriyle birlikte belirli tutarda alacağın mevcut olduğuna hükmetmiş, davalının icra takibine yaptığı itirazları kısmen iptal etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2021
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı/davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçluların müvekkil nezdinde ... nolu kredi borçlarından kaynaklı alacağının tahsili istemine ilişkin ....İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile 31.958,18 TL ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu iş bu takibe ilişkin borcun tamamına faize, faiz oranlarına ve diğer tüm ferilere itiraz ettiğini, borçlunun itiraza ilişkin iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, takibe ilişkin Genel Kredi Sözleşmesi'nde itiraz eden borçlunun sözleşmede imzası bulunduğunu, kredi borçlarının borçlu tarafça ödenmediğini, müvekkilinin banka alacağının muaccel olduğunu ve icra takibi başlatıldığını, belirtilen arz ve izah dahilinde haksız itirazın reddini, davanın kabulü ile davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı davaya cevap vermemiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ████████ E. SAYILI DOSYASINDA
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçluların müvekkil nezdinde ... nolu kredi borçlarından kaynaklı alacağının tahsili istemine ilişkin ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 33.427,50-TL ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu iş bu takibe ilişkin borcun tamamına faize, faiz oranlarına ve diğer tüm ferilere itiraz ettiğini, borçlunun itiraza ilişkin iddialarının kabulü mümkün olmadığını, takibe ilişkin Genel Kredi Sözleşmesi'nde itiraz eden borçlunun sözleşmede imzası bulunduğunu, kredi borçlarının borçlu tarafça ödenmediğini, müvekkilinin banka alacağının muaccel olduğunu ve icra takibi başlatıldığını, belirtilen arz ve izah dahilinde haksız itirazın reddini, davanın kabulü ile davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kredinin █████/2019 tarihinde kullandırıldığını, ancak ortaklıktan █████/2018 tarihinde resmi yollarla ayrıldığını, 25.000 TL sermaye karşılığı olan 1000 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile ...'a devrettiğini, davacı bankanın kendisinin şirketten tamamen bağı kopup sorumluluğu bittikten 8 ay sonra eski ortağına kredi kullandırtıp kendisinden tahsil etmeye çalıştığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere; .... Noterliği’nin █████/2020 tarih ve ... ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamelerinin davalının sözleşmede yazılı adresine gönderilmesine rağmen tebliğ edilemeden iade edildiği, sözleşmenin 62. maddesinde müşteri ve kefillerin sözleşmedeki adresinin kanuni yerleşim yeri kabul edildiği ve yeni yerleşim yerinin 15 gün içinde noter kanalıyla bankaya bildirilmemesi halinde yapılacak tebligatın geçerli olacağı, davalı yan değişen adresini bankaya bildirmediğinden yapılan tebligatın geçerli olması sebebiyle ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda █████/2020 tarihi itibarıyla davalının temerrüde düştüğü, davalı bankanın sözleşmenin 12. maddesine göre %108,08 oranında akdi faiz ve akdi faizin iki katı oranında temerrüt faizi talep edebileceği ancak davacı banka krediye uygulanan akdi faiz oranının iki katı kadar temerrüt faizi istediğinden, temerrüt faizinin %23,88x2=%47,76 olarak hesaplandığı, her ne kadar bilirkişi raporunda ihtar masrafı da hesaplamaya dahil edilmiş ise de, davacı banka tarafından söz konusu masrafa ilişkin makbuz delilinin usulüne uygun olarak süresinde sunulmaması sebebiyle hesaplamadan bu kalemin çıkarılmasının gerektiği, taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak temerrüt tarihi ve faiz oranına göre hesaplama yapıldığında asıl dava bakımından davacı bankanın 30.400,14 TL, birleşen dava bakımından ise 31.722,04 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı yanın takibe vaki itirazlarının kısmen iptalinin gerektiği, davalı yan her ne kadar, dava dışı asıl borçlu şirketin ortaklığından ayrıldığını, davacı bankaya dava dışı asıl borçlu şirket tarafından gönderilen █████/2018 tarihli e-mail ile bu durumun bildirildiğini, kullandırılan kredilerden sorumluluğunun kalmadığını savunmuş ise de; kredi sözleşmeleri karşılıklı taahhütleri içerdiğinden, tek taraflı irade beyanı ile kefaletten vazgeçilmesi mümkün olmayıp akdin diğer tarafı olan davacı bankanın açıkça kabulü bulunmadığından davalının kefaletinin ve sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, alacak likit olduğundan takibe haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'ın 06.02.2017 tarihinde kurulan şirkette yarı oranda hissedar olduğunu, ortağı ile aralarında çıkan anlaşmazlık sebebi ile 06.07.2018 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını, ortaklığın sonlandığını gösteren resmi evrak mahkeme dosyası içinde mevcut olduğunu, davalının ortaklıktan ayrıldıktan sonra söz konusu noter evrakı 07.07.2018 tarihinde Türkiye Sicil Gazetesinde yayınlandığını, davacı bankanın 20.03.2019 tarihinde davalının ortaklıktan ayrıldıktan ve bu işleme ilişkin resmi evrak Türkiye Sicil gazetesinde yayınlanmış olmasına rağmen şirket tam hissedarı ... kredi kullandırttığını, davalının söz konusu krediden haberi olmadığını, artık bağı kalmadığı şirketin işlerini takip etmediğini, mahkeme hisse devrinin noterden yapılmış olması bu devrin Türkiye Sicil Gazetesinde yayımlanmış olması gerçeğini dikkate almadan davalının kedisinin ortaklığı bittikten sonra doğan borçtan sorumlu tutmuş ve davayı kabul etmiş olup söz konusu davanın reddi gerektiğini, davacının muhatabı krediyi çeken ,kullanan ve ödemeyen şirket ile bu şirketin tam pay hissedarı gerçek kişi, ... olduğunu, söz konu borcun davalı açısından bağlayıcılığı olmaması gerektiğini, mahkeme kararının adil olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, şirket ortaklığından ayrılmış olmanın kefaleti sona erdirip erdirmediği noktasındadır.
Davacı banka ile dava dışı ...ve .... Şti. arasında █████/2017 tarihinde 250.000,00 TL ve 130.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalanmış ve davalı ... ...bu sözleşmelere █████/2017 tarihinde 250.000,00 TL ve 130.000,00 TL limitlerle müteselsil kefil olmuştur.
Davacı banka tarafından, kredi borçlusu ve kefillere çekilen .... Noterliğinin █████/2020 Tarih ve ... ve ... YN'lu ihtarnameleri ile hesabın kat edildiği; muaccel hale gelen ve kredi alacağının ödenmesi gerektiği ihtar edilmiştir.
Asıl dava yönünden, davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında, "... nolu kredi" sebebine dayalı olarak toplam 31.921,51 TL alacağın tahsili istemiyle █████/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.
Birleşen dava yönünden, davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "... nolu kredi" sebebine dayalı olarak toplam 33.387,66 TL alacağın tahsili istemiyle █████/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki asıl ve birleşen dava açılmıştır.
Davalı şirket ortaklığından ayrılması nedeniyle şirketin borcundan sorumlu olmadığını savunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(HMK)'nun 599/1. Maddesinde, gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefilin alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebileceği düzenlenmiştir. Buna göre borç doğduktan sonra kefaletten dönülmesi mümkün değildir.
İlk derece mahkemesince bankacı bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda, ... nolu kredinin █████/2017 tarihinde, ... nolu kredinin █████/2019 tarihinde kullanıldığı tespit edilmiştir. █████/2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre davalı, kredi borçlusu dava dışı şirketteki hissesini Şile Noterliğinin █████/2018 tarih ve ... YN'lu tasdikli █████/2018 tarihli genel kurul kararına göre ...'a devretmiştir. Bilirkişi tarafından da belirtildiği üzere ... nolu kredinin █████/2017 tarihinde hisse devrinden önce tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Buna halde, kredi borcu davalının hisse devrinden önce doğduğuna göre davalı kredi borcundan kefil olarak sorumludur. Kaldı ki, TBK'nın 599/1. Maddesinde sayılan kefaletten dönme sebeplerinin gerçekleştiği yolunda da herhangi bir iddia ve ispat bulunmamaktadır. Anılan Kanun maddesinde kredi borçlusu şirketin hissesinin devredilmesi kefaletten dönme sebepleri arasında sayılmamıştır. Bu haliyle davalının kefaletten dönme beyanı geçerli olmayıp kefalet akdi devam etmekte olduğundan kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan sorumludur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince hükümde yazılı olduğu gibi asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
Asıl dava yönünden;
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 519,15 TL harcın, alınması gerekli olan 2.076,63 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.557,48 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Birleşen dava yönünden;
3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 541,73 TL harcın, alınması gerekli olan 2.166,93 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.625,20 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Asıl ve birleşen davada davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!