Resmi şekil şartına aykırı çekici ve dorse satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve menfi tespit talepli davanın istinaf kararı.
Özet: Taraflar arasında adi yazılı protokolle kararlaştırılan çekici ve dorse satışında, davacının 60.000 TL ödeme yapıp 20.000 TL tutarında çek vermesine rağmen davalıların araçları teslim etmeyerek aleyhine icra takibi başlatması üzerine, davacının ödediği bedellerin iadesini, çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve icra takibinin durdurulmasını talep ettiği davada, davalı tarafın araçların teslim edildiği yönündeki savunmasına karşılık, ilk derece mahkemesi, araç satışına ilişkin protokolün resmi şekil şartına aykırı olması ve bu nedenle mülkiyet devrinin hukuken mümkün olmaması gerekçesiyle davacının mülkiyet devri talebine dayalı istemlerinin reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalılar arasında 07.05.2028 tarihli protokol/sözleşme yapıldığını, davalılardan .... Şti. adına kayıtlı ... plakalı çekici ile ... plakalı dorsenin müvekkile 385.000,00 TL'ye satışı konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma gereği müvekkilin oğlu ...'in 05.07.2018 tarihinde ...hesabından ...'ın hesabına 60.000,00 TL ödeme gönderdiğini, davalılara █████/2018 keşide tarihli ...çek nolu 20.000,00 TL'lik çek keşide ederek verdiğini, Davalıların sözleşme gereği müvekkile teslim etmeleri gereken ... plakalı çekici ile ... plakalı dorseyi müvekkile teslim etmediklerini, bu araçlar için aldıkları █████/2018 keşide tarihli ...çek nolu 20.000,00 TL'lik de çeki İstanbul ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil hakkında icra takibi başlattıklarını, Müvekkilin oğlu ...'in söz konusu sözleşme gereği ödemiş olduğu 60.000,00 TL'nin tahsili için İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ... hakkında ilamsız takip yaptığını, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, borçlunun icra dosyasına vermiş olduğu itiraz dilekçesinde sözleşmeyi, alınan ödemeleri ve çeki kabul ettiğini, geçersiz harici satış sözleşmesine göre müvekkilin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıların sözleşmeye konu çekici ve dorsenin mülkiyetini müvekkile geçirmediklerini, arabuluculuk başvurusunun da sonuçsuz kalması üzerine bu davayı açtıklarını beyan etmiş, İstanbul ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davacının bu dosyada takibe konulan 31.10.2018 keşide tarihli 20.000 TL'lik çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik sözleşme gereği ödenen 60.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; genel yetkili mahkemenin davalının ikametgahı olan Konya Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ...'ın aracın satışını ve fiilen devrini gerçekleştirdiğini, davalının davacıya dorsesini sattığını, karşılığından 20.00 TL'lik çek aldığını, davacının alım satım işlemi gerçekleşmesinden iki yıl sonra iş bu davayı açtığını, davacının bu davada haksız ve kötü niyetli olduğunu, dorse ve çekiciyi aldığını hem de iki yıl geçtikten sonra dorseyi almadığını beyan ettiğini, dorsenin ekte sunulu belgelerden de anlaşılacağı gibi teslim edildiğini, tanıklarının o olduğunu, araçların hopa-sarp sınır kapısından çıkarıldığını, bu konu ile ilgili gerekirse sınır kapısı ilgili birimine müzekkere yazılarak sorulabileceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... Şti. tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Taraflar arasındaki temel ihtilafın incelenmesinde davacı ile davalılar arasında ... plakalı çekici ve ... plakalı dorsenin satımı konusunda anlaşma yapılmış ve bu durum █████/2018 tarihli protokol ile imza altına alınmıştır. Her ne kadar bu yönde adi yazılı bir belge düzenlenmiş ise de mülkiyet devri resmi şekil şartına tabi olan bir işlemin bu yöntemle gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Ancak bu noktada davalı tarafa yapılan ödemelerin ve aracın fiili zilyetliğinin durumu yine de tartışılmalıdır. Bu noktada davacının oğlu tarafından davalı ...'ya 60.000,00 TL havale yapılmış buna ek olarak davacı tarafından 20.000,00 TL bedelli icra takibine de konu edilen çek davalıya verilmiştir. Her ne kadar dava dilekçesinin ekinde sunulan dekontta gönderilen 60.000,00 TL'nin açıklamasında borç para ibaresi bulunsa da mahkememize sunulan dava dilekçesinde işbu paranın borç olarak verilmediği bilakis ihtilafa konu çekici ve dorsenin bedeline mahsuben gönderildiği ikrar olunmuştur. Ancak işbu husustaki çelişki mahkememiz yargılama konusu dışında kalmaktadır. Mahkememizce irdelenen asıl mesele davacının menfi tespit istemine dayanak teşkil eden mülkiyet konusudur. Bu konuda ise davacının mülkiyet devrini talep edebilmesi resmi şekle tabi bir işlemin adi yazılı şekilde yapılmış olması nedeni ile mümkün değildir. Ancak protokol başlıklı belge incelendiğinde aracın mülkiyetinin değil zilyetliğinin devredileceği yönünde anlaşma yapıldığı bu konuda da özellikle aynen "█████/2018 tarihinden sonra .... Şti. üzerine kayıtlı olarak çekici ve dorsenin maliki ...'dir." denilmekle hukuki olarak mülkiyetin değil zilyetliğin devri hususunda anlaşma yapılmıştır. Bu noktada ise araç zilyetliğinin davacıya teslim edilip edilmediği incelendiğinde ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'na müzekkere yazılarak ... plakalı çekici ve ... plakalı dorsenin tüm yurt genelinde sınır kapılarından giriş çıkış yaptığı tarihler ile biliniyorsa araç şoförünün kim olduğu sorulmuş, cevabi yazıda ise aracın █████/2018 tarihinde Sarp Gümrük kapısından ... gümrük kodu ile boş olarak Gürcistan'a çıkış yaptığı şoför adının ... olduğu görülmüştür. Bu bilgi ışığında ise davacının araç zilyetliğinin kendisine devredilmediğine dair iddialarının aksi ispatlanmıştır. Buna bağlı olarak ise araç zilyetliğinin karşılığı olarak verilen çek nedeni ile menfi tespit istemi haksızdır. Diğer talep kalemi olan davacının oğlu tarafından gönderilen 60.000,00 TL'nin iadesi konusunda ise parayı gönderen tarafın davacı şahıs olmaması nedeni ile paranın iadesi talebinin de davacı taraftan gelmesi beklenemeyecektir. Bu nedenle de icra takibinde taraf olması nedeni ile eldeki davada aktif husumeti doğal olarak elinde bulunduran davacının talebinin ancak esastan reddine dair karar verilmesi gerektiğini, izah olunan gerekçeler ile davacının davasının ispatlanamaması nedeni ile reddine, ..." karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çekici ve dorsenin satışına ilişkin harici bir satım sözleşmesi yapıldığını, mahkemenin her iki tarafında zilyetliğin devredilmesinin amaçlandığına ilişkin bir iddiası olmadığı halde █████/2018 tarihli protokolü zilyetlik devri olarak değerlendirip hatalı bir hüküm kurduğunu, taraflar arasında yapılan █████/2018 tarihli protokol adi yazılı bir şekilde yapıldığından geçersiz olduğunu, bu konuda herhangi bir uyuşmazlık olmadığını, ancak resmi şekle tabi bir işlemin adi yazılı şekilde yapıldığı için mülkiyet devrinin mümkün olmaması sebebiyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince tarafların karşılıklı olarak edimleri iade etmesi gerektiğini, geçersiz harici satış sözleşmesine göre davacının edimlerini yerine getirmesine rağmen davalılar sözleşmeye konu çekici ve dorsenin mülkiyetini davacıya geçirmediğini, bu nedenle geçersiz sözleşme gereği edimlerin iadesi gerektiğini, davalının dahi araçların satıldığını ve karşılığında ödemelerin yapıldığını açıkça kabul ve ikrar etmesine rağmen mahkeme hakiminin taraflar arasında yapılan sözleşmenin "ziltyetlik" devrine ilişkin olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar vermesinin kabul edilemeyeceğini, 385.000,00 TL lik ödeme zilyetlik devrine ilişkin olarak neden verilsin hukuken bunun izahının mümkün olmadığını, satışa konu araçların mülkiyetinin davacıya geçirilmediği sabitken davalı .... Şti tarafından sınır dışına çıkarıldığı şoför olarak davacının olduğu gerekçesi ile zilyetliğin devredildiğinin belirtildiğini, davalı şirket mülkiyetinde olan aracın zilyetlikle mülkiyetinin kazanılamayacağı ortada iken bu şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava, takibe konu kambiyo senedi(çek) nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve satış bedeli olarak ödenen tutarın iadesi istemli alacak davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, satış sözleşmesinin geçerli olup olmadığı ve edimlerin iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.Taraflar arasında ... plakalı çekici ve ... plakalı dorseye ilişkin olarak █████/2018 tarihli protokol imzalanmıştır.Davalı .... Şi. Tarafından davacı ... lehine █████/2018 tarihinde 20.000,00 TL bedelli çek keşide edilmiş ve sırasıyla lehtar ve davalı ... tarafından ciro edilerek █████/2018 tarihinde muhatap bankaya ibraz edilmiştir.Davalı takip alacaklısı ... tarafından, davacı takip borçlusu ... ve davalı takip borçlusu .... Şti. hakkında, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "█████/2018 tanzim tarihli 20.000,00 TL mik. Çek" sebebine dayalı olarak 18.400,00 TL asıl alacağın, 1.840,00 TL tazminat ve 275,24 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle █████/2018 tarihli takip talebi ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafça, geçersiz harici satış sözleşmesine göre davacının edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıların sözleşmeye konu çekici ve dorsenin mülkiyetini devretmedikleri iddiasıyla takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve satış bedeli olarak ödenen dava konusu tutarın iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu(KTK)'nun 20/1-d maddesine göre, tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, gecikme faizi, gecikme zammı, vergi cezası ve trafik idari para cezası borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri kısıtlayıcı herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yapılır. Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir.Taraflar arasında imzalanan █████/2018 tarihli protokolde, ...'ın maliki olduğu çekici ... ile dorse ... ...'e 385.000,00 TL bedelle satıldığı, █████/2018 tarihinden sonra .... Şti.üzerine kayıtlı olan çekici ve dorsenin malikinin ... olduğu ve ...'ın █████/2018 tarihinden sonra çekici ve dorseden herhangi bir talepte bulunmayacağı, bu tarihten sonra çekece ve dorsenin gelir ve giderlerinin ...'e ait olacağı düzenlenmiştir. Söz konusu sözleşme KTK'nın 20/1-d maddesindeki şekle uygun olarak yapılmadığından geçersizdir. Bu halde taraflar aldıklarını iade ile yükümlüdür.Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğünün yazı cevabı ekindeki belgelere göre, ... plakalı çekici ve ... plakalı dorse █████/2018 tarihinde Sarp Sınır Kapısından boş olarak ve ... şoförlüğünde Türkiye'den çıkış yapmıştır. Bu halde dava konusu çekici ve dorse halen davacının zilyetliğinde bulunup iade edilmediğinden bu aşamada, davacının borçlu olmadığının tespitini ve ödediği tutarın iadesinin istenmesi mümkün değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.İlk derece mahkemesince sözleşme gereği ödenen paranın ödenmesine ilişkin davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, söz konusu paranın protokol kapsamında davacı adına oğlu tarafından ödendiği davacı ve davalı ...'ın kabulünde olup, bu haliyle davacının aktif husumeti bulunmaktadır. Ancak bu aşamada yukarıda açıklanan gerekçe ile bunun sonuca etkisi bulunmamaktadır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026