Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari kredi müşterek kefaletinden doğan rücu alacağı için itirazın iptali davasında kefaletin geçerliliği ve eş rızası tartışması.
Özet: Davacı, üçüncü bir şirketin ticari kredi borcunu ortak müteselsil kefil sıfatıyla ödedikten sonra, diğer ortak müteselsil kefil olan davalıdan ödediği miktarın yarısını (219.420 TL) rücuen talep etmek üzere başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açmış; davacı, itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunurken, davalı ise kefalet sözleşmesinin eş rızası alınmadığı için geçersiz olduğunu, ayrıca işçi-işveren ilişkisi nedeniyle zorla kefil yapıldığını ve kredinin davacının kontrolündeki şirketin menfaatine kullanıldığını iddia ederek borcu reddetmektedir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ███████ Esas - ████████
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2019KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların dava dışı ... Ltd Şti.'nin 10.08.2015 tarihinde ...A.Ş. ... Şubesinden kullanmış olduğu ticari kredinin müşterek ve müteselsil kefili olduğunu, kredinin kullanıldığı dönemde müvekkilinin şirketin ortağı, davalının ise şirketin hem ortağı hem de müdürü olduğunu, geri ödeme tarihlerinde kredi borçlusu ... Ltd. Şti.'nin ödeme gücünün olmaması nedeniyle kullanılan kredinin 438.840 TL'sinin müvekkili tarafından ödendiğini, bu ödemelerin 27.01.2017'de 59.690 TL, 19.07.2017'de 75.000 TL, 19.07.2017'de 650 TL, 08.08.2017'de 102.000 TL, 09.08.2017'de 201.500 TL olarak müvekkilinin şahsi banka hesabından yapıldığını, tarafların kredi borcuna müşterek ve müteselsil kefil olmaları nedeniyle müvekkilinin kefalet iç ilişkisinde hissesini aşan kısmının (1/2) davalı tarafından ödenmesi istemiyle ... sayılı dosyası ile 219.420 TL asıl alacak ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyen faizleri için toplam 221.813,53 TL ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun ödeme emrine itirazı sonucunda da icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazda borçlu tarafından hiç bir şekilde borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla esasen takibe alınan alacak alacaklarının kendi ticari ilişkileri sebebiyle çektiği krediler denildiğini, dolayısıyla, çekilen kredinin ne içeriğine ne de müvekkili tarafından yapılan ödeme toplamına bir itiraz bulunulmadığını, tek itirazın çekilen kredinin müvekkilinin ticari ilişkilerinde kullanıldığı iddiası olduğunu, zira çekilen kredinin tamamının davalı borçlunun inisiyatifi ile kullanıldığını, aslında bu detayların uyuşmazlıkta bir önemi de bulunmadığını, zira müşterek müteselsil kefillerin iç ilişkisinde bu tür bahanelerin kabulünün Türk Borçlar Kanunu'nun kefaletine ilişkin hükümlerine göre mümkün olmadığını, Borçlar Kanununun 587. ve devamı maddeleri gereğince kendi payında fazla ödeme yapan müşterek ve müteselsil kefilin, diğer kefile halefiyet yolu ile rücu hakkı bulunduğunu, huzurdaki uyuşmazlıkta da tarafların bankadan alınan ticari kredi nedeniyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil durumundan, müvekkilinin hissesinden fazla ödediği ve davalının hissesine isabet eden borç miktarı kadar davalıya rücu hakkına sahip olduğunu, emsal Yargıtay kararından da açıkça görüldüğü üzere müşterek ve müteselsil kefil olunan kredide müvekkilinin iç ilişkide kendi payını aşan kısmı (438.840 TL / 2 = 219.420 TL) diğer müşterek ve müteselsil kefil olan davalıdan talep etme hakkına sahip olduğunu, bu nedenle davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın tamamen hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, davalının, davanın kabulüne karar verilse bile alacağın tahsilini imkansız hale getirmek için sahibi olduğu menkul gayrimenkul malları yargılama sürecinde devretme, usulsüz ve muvazaalı olarak elden çıkarma veya üstlerinde gerçeğe aykırı haklar tesis etme ihtimali bulunduğunu, bu nedenle yargılama sürecinde davalının kötü niyetle yapacağı iş ve işlemleri engellemek için mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesi hususlarını belirterek öncelikle takdir edilecek teminat yatırıldığında davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama sonucunda davanın kabulü ile davalının ... sayılı dosyasında ödeme emrine yapmış olduğu itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesine talep ve dava etmiştir.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, karşı tarafın tamamen kendi kontrolünde olan bir şirket için kredi çektiğini, müvekkili arasındaki işçi işverenlik ilişkisini kullanarak kefil olmaya zorladığını, müvekkilinin iş bu kefalet sözleşmesini imzalarken herhangi bir şekilde eşinden muvafakatname alınmadığını, müvekkilinin kefalet akdi sırasında evli olduğunu, kefaletin geçerliliği için eşin rızasının şart olduğunu, ancak dava konusu olayda iş bu razının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin kefilliğinin herhangi bir geçirliliği bulunmadığını, davacı tarafın ...'ın ... Sağlık A.Ş. şirketinin kurucusu ve sahibi olduğunu, müvekkilinin şirkette muhasebe müdürü olarak görev yaptığını, bu durum dışında herhangi bir ortaklığı bulunmadığını, müvekkilinin ticari sicilde görünen ortaklığının ise mülga TTK uyarınca tek kişiyle Anonim Şirket kurulamamasından dolayı oluşturulan bir ortaklığın olduğunu, müvekkilinin ortaklığın payının %5 oranında dahi olmadığını, müvekkilinin kefalet akdinin herhangi bir şekilde bağlayıcı olmadığını, kefili aşan kısım bakımından diğer kefile gidebilmesi için asıl borçlu tarafından tatmin edilmemiş olması gerektiğini, ancak dava konusu olayda ...'ın ... Sağlık A.Ş. şirketinden ... nezdinde, ... Esas sayılı dosya ile alacağını tahsil ettiğini, iş bu dosyanın hala derdest olduğunu, ...'ın şu zamana kadar dosyadan 6.085.634,20 Türk Lirası tahsil ettiği hususları belirterek haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, müştereken ve müteselsilen kefalet nedeniyle ödenmek durumunda kalınan bedelin 1/2 oranının diğer kefilden tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Mahkememizce dosyada verilen .... Sayılı, █████/2020 Tarihli karar, ... Sayılı, █████/2022 Tarihli ilamı ile kaldırılmış, dosya mahkememize geri gönderilmiştir. İstinaf kararında kaldırma gerekçeleri özetle: dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şirketi'nin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması, davacı tarafından yapılan dava konusu ödemenin şirket kayıtlarında yer alıp almadığının, ödeme tarihi itibariyle şirketin kredi borcunu ödeme gücü bulunup bulunmadığının, ödeme tarihi ve öncesinde davacının şirket hesabından çektiği bir para olup olmadığının, şirket hesaplarında ödeme tarihinde nedeni açıklanmayan bir nakit çıkışı bulunup bulunmadığının, tek ortak olan davacının şirket aleyhine tahsilde tekerrür olmamak üzere başlattığı bir takip veya açtığı bir dava bulunup bulunmadığının inceletilmesinin ve işbu incelemenin mali müşavir bilirkişisi olan heyet aracılığı ile yaptırılmasının, sonucuna göre hüküm kurulması yönünde olduğu görülmüştür.Taraflarca ileri sürülen deliller toplanmış; ödemeye ilişkin dekontlar, ilgili icra dosyaları ve iflas dosyası, dava dosyaları, dava dışı şirketin ticari defterleri ve bilirkişi raporları dosya münderecatına kazandırılmıştır. Mezkur istinaf kararındaki eksiklikler giderilmiştir.Mahkememizce, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve ...oluşa bilirkişi heyetinden aldırılan 05.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Dava dışı şirket ....Ltd. Şti.'nin ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, davacı tarafından yapılan ödemelerin; 31.01.2017 tarih ve ... nolu Yevmiye Maddesinde 70.881,00 TL, 21.07.2017 tarih ve ... Nolu Yevmiye Maddesinde 75.650,00 TL ve 10.08.2017 tarih ve ... Nolu Yevmiye Maddesinde 319.800,00 TL davacı tarafından şirket banka hesabına yatırılmış olduğunun, dava dışı şirketin defterlerinde, Davacı tarafından yatırılan tutarların 31.01.2017 tarih ve ... nolu Yevmiye Maddesindeki tutarın 59.685,33 TL, 21.07.2017 tarih ve ... Nolu Yevmiye Maddesinde 75.633,82 TL kredi ile 12,00 TL banka masrafi, 10.08.2017 tarih ve ... Nolu Yevmiye Maddesinde 319.800,00 TL Davacı tarafından şirket banka hesaplarına aktarılmış, şirket banka hesaplarından ise 17.367,45 ve 303.257,44 TL kredi ile 2,27 TL banka masrafı ödendiğinin, kredi ödeme tarihleri itibariyle dava dışı şirketin banka hesaplarında bakiye bulunmadığından kredi ödeme kabiliyetinin bulunmadığının, 2016 yılı sonu itibariyle davacının şirketten olan alacağının 5.106.245,20 TL olduğu 2017 yılında ise davacı tarafından şirketten çekilen herhangi bir bedele rastlanılmadığının, diğer yandan, şirketten olan alacağının 6.822.612,36 TL olduğunun, 2017 yılında davacı tarafından dava dışı şirkete 1.716.367,16 TL tutarında para aktarımında bulunduğunun, tespit edildiğ," bildirilmiştir.Taraf vekillerinin itiraz dilekçeleri doğrultusunda aynı heyetten aldırılan 19.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle: " 20.03.2020 tarihli bilirkişi raporundaki inceleme ve tespitlerin, dosya kapsamı ve istinaf ilamı gerekçesi ile bahsolunan raporda tespiti ile aynı yönde korunduğunun, dosyada mübrez 05.07.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu inceleme ve tespitlerin aynı yönde korunduğunun, davalı itiraz ve talebine konu ... E. sayılı icra takip dosyasının 30.05.2016 tarihinde davacı tarafından dava dışı şirket aleyhine başlatıldığının, icra takip dosyasında ödeme emri ve takip talebi ile takibe dayanak bilgi ve belgelere rastalnılmadığının, icra dosyasında 42 ayrı değişik tutarlı asıl alacak tutarlarının tespit edilebildiğinin, 2016-2018 döneminde takip alacağı tahsilatlarının tespit edildiğinin ve 07.06.2018 tarihli hesap raporu ile 3.110.766,29.-TL toplam tahsilatın görüldüğünün, dava dışı şirket adına kayıtlı ve banka rehin takyidatı olan bir aracın haciz ve satış yoluyla davacı adına ihale ve tescilin gerçekleştiğinin, dava dışı şirketin alacaklı olduğu kurum ve kuruluşların icra takip dosyalarının var olduğunun tespit edilebildiğinin, dava dışı şirketin aleyhine ...nezdinde takiplerin ve iş bu takiplerin infazının sağlandığının tespit edilebildiğinin, dava dışı şirketin alacaklı olduğu kurumlar ve dava dışı sirket banka hesapları nezdinde haciz yoluyla tahsilatlara rastlandığının, dava dışı şirket hakkında 24.77.2022 tarihli ...iflas sayılı dosyası ile iflasın açıldığının ve ... E sayılı dosyasının durdurulduğunun anlaşıldığının" bildirildiği görülmüştür.Tarafların itirazları değerledirilmiş ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosyaya nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişinin eklenmesi marifetiyle dosyadan yeni bir rapor alınmıştır.Mahkememizce seçilen bankacı ..., SMMS ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişisi ...'ten aldırılan █████/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Delillerin değerlendirilmesi ve hukuki takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, somut ihtilafa ilişkin görevlendirme kapsamında yapılan inceleme ve tespitlerle; A) Dava dosyasına mübrez 20.03.2020 tarihli bilirkişi raporundaki inceleme ve tespitlerin, dosya kapsamı ve istinaf ilamı gerekçesi ile iş bu raporda tespiti ile aynı yönde korunduğu, davalının bu aşamadaki beyan ve itirazları hakkında hukuki takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, B) Dava dosyasına mübrez 05.07.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu inceleme ve tespitlerin aynı yönde korunduğu, iş bu rapora karşı davalı tarafın beyan ve itirazları tespit edilmekle söz konusu beyan ve itirazların rapor tanzim zamanında mevcut olmayan bilgi ve belgelere, Sayın Mahkemenin delillerin değerlendirilmesi ve hukuki takdire yönelik olduğu, davalı itiraz ve talebine konu ... E sayılı icra takip dosyasının rapor tanzimi sonrasında dosyada tespit edildiği, davalı tarafın rapora karşı beyan, itiraz ve delil araştırması yönündeki tüm taleplerin değerlendirilmesinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, C) ...E sayılı takip dosyasının 30.05.2016 tarihinde davacı tarafından dava dışı banka kredisi temin eden şirket aleyhine başlatıldığı, icra takip dosyasında ödeme emri ve takip talebi ile takibe dayanak bilgi ve belgelere tesadüf edilmediği, icra takip dosyası hesap raporu denetimiyle 42 ayrı değişen tutarlarla asıl alacak tutarlarının tespit edilebildiği, 2016-2018 döneminde takip alacağı tahsilatlarının tespit edildiği ve 07.06.2018 tarihli hesap raporu ile 3.110.766,29.-TL toplam tahsilatın görüldüğü, dava dışı şirket adına kayıtlı ve banka rehin takyidatı olan bir aracın haciz ve satış yoluyla davacı adına ihale ve tescilin gerçekleştiği, dava dışı şirketin alacaklı olduğu kurum ve kuruluşların, icra takip dosyalarının var olduğunun tespit edilebildiği, dava dışı şirketin aleyhine ... nezdinde takiplerin ve iş bu takiplerin infazının sağlandığının (1 takip dosyası hariç şekilde) tespit edilebildiği, dava dışı şirketin alacaklı olduğu kurum ve kuruluşlar, dava dışı şirket banka hesapları nezdinde haciz yoluyla tahsilatlara tesadüf edildiği, dava dışı şirket hakkında 24.11.2022 tarihli ... iflas sayılı dosyası ile iflasın açıldığı ve ... E sayılı dosyasının durdurulduğunun anlaşıldığı hususları özetle denetlendiği ve heyetimiz raporunda detaylı tespitlere yer verildiği, Çok yoğun ve kapsamlı icra takip dosyasının fiziki olarak dosyaya celbi ile dava dışı şirket iflas müdürlüğü dosyası ile işlemlerinin tespiti ve araştırılması, bilirkişi heyetimiz uzmanlığı alanında olmayan İcra ve İflas Hukuku Mevzuatı nitelikli hesaplama uzmanlığı ile bilirkişi tayini hakkında hukuki takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, D) Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ve ...E sayılı takip dosyası ile davacı tarafından “tahsilde tekerrür olmaması” durumu ile ikame edilmiş takip dosyası ve dava ikamesinin edilemediği, ... E sayılı takip dosyasında da ödeme emri, takip talebi ve dayanak hukuki sebeplere konu belgelerin mevcut olmaması ile iş bu takip dosyasında denetimin olanaklı olmadığı, davacı tarafından dava dışı şirkete karşı yöneltilen icra takip ve dava işlemlerinin araştırılması ve tespiti yönünde hukuki takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, E) Dava dışı şirketin banka kredisinin ödenmesi yönünde ödeme gücünün olup olmadığı ve davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı işlemleri davalı iddiaları kapsamında yeterli bilgi ve belgeye tesadüf edilemediği, dosya kapsamında genel kredi sözleşmesinin akdedildiği 10.08.2015 dönemi, davacı tarafından yapılan ödemeler dönemi sonu olan 09.08.2017 tarihi ve 16.09.2019 dava ikame tarihi dönemi esaslarıyla 2015-2019 dönemini kapsayan denetimi mümkün dava dışı şirketin tüm banka hesap bilgileri, menkul ve g.menkulleri, dava dışı şirket faaliyeti ile alacaklı konumunda bulunduğu kurum ve kuruluşlar, ayrıca davacı tarafın banka hesap bilgileri ile banka hesap hareket kayıtlarına dosyada tesadüf edilmemiş olup bu yöndeki delillerin değerlendirilmesi ve hukuki takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, yönünde tanzim edilen bilirkişi heyeti raporunu on sekiz sayfa halinde e-imzalı olarak Sayın Mahkemenin takdirine saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğe çıkarıldığı, tarafların son bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçeleri verdikleri görüldü ve dosyanın son bilirkişi heyetine ek rapora tevdi edildiği görülmüştür.Mahkememizce seçilen bankacı ..., SMMS ... ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişisi ...'ten aldırılan █████/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Delillerin değerlendirilmesi ve hukuki takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, somut ihtilafa ilişkin görevlendirme kapsamında yapılan inceleme ve tespitlerle; 1) Dava dosyasına mübrez 20.03.2020 tarihli bilirkişi raporundaki inceleme ve tespitlerin, dosya kapsamı ve istinaf ilamı gerekçesi ile iş bu raporda tespiti ile aynı yönde korunduğu, davalının beyan ve itirazları hakkında hukuki takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, 2) Dava dosyasına mübrez 05.07.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu inceleme ve tespitlerin aynı yönde korunduğu, iş bu rapora karşı davalı tarafın beyan ve itirazlarının Sayın Mahkemenin delillerin değerlendirilmesi ve hukuki takdirine yönelik olduğu, 3) davalı itiraz ve talebine konu ... E sayılı icra takip dosyasına ilişkin önceki bilirkişi heyeti raporumuz inceleme ve tespitlerinin bu aşamada dosyaya kazandırılan fiziki dosya kayıtları ile birlikte tekrar denetlendiği ve kısmen korunduğu, önceki raporda tespiti mümkün olmayan ödeme emri ve borcun sebebi ile dayanak kayıtlarının denetlendiği, ödeme emrinde borcun sebebi olarak “ödünç olarak verilen ve ekli liste dökümü yapılmış para (dekont suretleri ektedir) bildirildiğinin görüldüğü, Davacı tarafından dava dışı şirkete yapılan 14.03.2014- 27.05.2016 tarih aralığını kapsayan ödemeler ile kayıtların ibraz edildiği ve borcun sebebi olarak bildirildiği, huzurdaki ihtilaf kapsamıyla davacı tarafından kefaleten ödeme altında yapılan ödemelerin iş bu icra takibine konu edildiğinin tespit edilemediği, önceki raporda tespiti mümkün olmayan bu aşamada dosyaya kazandırılan diğer takip dosyası kayıtlarıyla ... Şirketinin alacaklı sıfatıyla taraf olduğu takip dosyaları kapsamı ve aşaması, tasfiyesi, davacı tarafın bu yöndeki beyan ve belgeleri, ayrıca irtibatlı ... E sayılı dosyası kapsamı, iş bu icra takibi işlemleri takibi ve denetimi, ayrıca iflas dairesi dosya kayıtları ile denetimine yer verilebildiği ve hukuki takdire sunulduğu, önceki rapor inceleme ve tespitlerindeki işlem ve alacak tahsili ile tutarları hakkındaki hususların aynı yönde korunduğu, 4) Uyap vasıtasıyla dosyaya kazandırılan ... İflas dosyasının bu aşamada incelendiği, söz konusu iflas dosyasında Dava Dışı ... Şirketi’nin “doğrudan iflas” talepli 26.04.2022 tarihli dava ikamesi ile yapılan yargılama neticesinde ... Mahkemesi’nin 24.11.2022 tarihli ... sayılı kararı gereğince dava dışı ... Şirket iflasının █████/2022 tarih ve saat 11:08 itibariyle açılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, ... Mahkemesi’nin 24.11.2022 tarihli ... sayılı kararının 08.02.2023 tarihli kesinleşme şerhi ile “tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine” hükmün 06.01.2023 tarihinde kesinleştiği”nin görüldüğü, 5) Taraflar arasında ihtilaf konusu kapsamı ile iddia, savunma ile delillerin değerlendirilmesi ve hukuki takdirin Sayın Mahkemeye bırakıldığı, yönünde tanzim edilen bilirkişi heyeti raporunu on sekiz sayfa halinde e-imzalı olarak Sayın Mahkemenin takdirine saygılarımızla arz ederiz." şeklinde bilirkişi ek raporu sunulmuştur.Taraf vekillerinin itiraz ve beyanları doğrultusunda aldırılan bilirkişi ek raporlarında bilirkişilerin görüşlerinin aynı doğrultuda olduğu görüldü.Türk Borçlar Kanunu’nda kefalet sözleşmesi TBK m.581 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Genel anlamda kefalet, bir borçlunun borcunu ifa etmemesi hâlinde, alacaklının zarar görmemesi için üçüncü bir kişinin – kefilin – bu borcu üstlenmesiyle kurulan bir kişisel teminat ilişkisidir. Müteselsil kefalet ise TBK m.584’te özel olarak düzenlenmiş bir kefalet türüdür. Müteselsil kefil, borçlunun borcunu ödememesi koşulunu beklemeksizin, alacaklının doğrudan kendisine başvurabileceği şekilde borçtan sorumludur. Başka bir ifadeyle, müteselsil kefalette alacaklı, asıl borçluya başvurmadan doğrudan kefilden ödeme talep edebilir. Ancak bu sorumluluğun doğması için de TBK m.583’teki şekil şartlarının yanı sıra, müteselsil kefaletin açıkça belirtilmiş olması gereklidir. Söz konusu düzenleme, kefilin sorumluluk alanını genişlettiği için açık irade beyanını şart koşar. Birden çok müteselsil kefilin bulunduğu olasılıkta, her bir kefil alacaklıya karşı borcun tamamından müteselsilen sorumlu olmakla birlikte, bahsedilen kefiller arasında iç ilişkide sorumluluk paylıdır (TBK m.587). Türk Borçlar Kanunu m.596/2’ye göre, borcun tamamını veya borçlunun ifa etmediği kısmını ödeyen müteselsil kefil, diğer kefillere –onların sorumluluk payları oranında– rücu edebilir. Söz konusu iç ilişki bakımından rücu hakkı, kefillerin eşit paylı sorumluluk üstlendiği kabul edilerek işler; aksi kararlaştırılmışsa, bu oran anlaşmaya göre belirlenir(....).Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasının mümkün olduğu değerlendirilen 07.05.2025 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek: Davacı ve davalının, dava dışı şirket için kullandırılan kredi için müteselsil kefil oldukları, davacının yaptığı; 27.01.2017 tarihinde 59.690,00-TL, 19.07.2017 tarihinde 75.000,00-TL ve 650,00-TL, 08.08.2017 tarihinde 102.000,00-TL ve 09.08.2017 tarihinde 201.500,00-TL ödemelerin müteselsil kefil olarak yapılması göz önüne alınarak başta TBK m.587 ve 596 olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri kapsamında tarafların müteselsil sorumluluklarına karar vermek gerekmiş, davalının sorumluluğunda kalıp da davacını fazladan ödediği 219.420,00-TLnın davalıdan tahsili için açılan icra takibine davalının itirazını kaldırılması, davalı temerrüde düşürülmediğinden faize ilişki talebin reddi , yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davanın KISMEN KABULÜNE,... Esas sayılı dosyada 219.420,00 TL'ye yönelik davalının İTİRAZININ İPTALİNE, Fazlaya ve faize ilişkin talebin reddine,Alacak likit olduğundan 43.884,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,2-Kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 14.988,58 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.678,96 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.309,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından yapılan; 44,40 TL Başvuru Harcı, 2.678,96 TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.723,36 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre belirlenen 1.305,75 TL'sinin davalıdan, 14,25 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 35.107,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.393,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan; 19.600,00 TL Bilirkişi ücreti, 289,60 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 19.889,60 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 19.674,98 TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,10-Dosya kesinleştiğinde icra dosyasının iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı