İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari elma satışından kaynaklanan bakiye alacak için alıcının ayıplı mal iddiasına dayalı itirazının iptali davası.
Özet: Ticari bir elma satışından kaynaklanan itirazın iptali davasında davacı satıcı, davalı alıcıya tonlarca elma sattığını, 6.897.977,88 TL tutarındaki satışın 5.550.000,00 TLlik kısmının ödenmesi sonrası kalan 1.348.184,14 TL bakiye alacağın tahsili için icra takibi başlattığını; alıcının, yaklaşık altı ay sonra gönderdiği ihtarname ile ürünlerin ayıplı olduğunu iddia ederek takibe itiraz ettiğini, bu ayıp iddiasının asılsız, kötüniyetli ve ödemeden kaçınmaya yönelik olduğunu savunarak, itirazın iptalini, bakiye alacak, faiz ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı-karşı davalı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili ve davalı arasındaki alışverişin "..." alışverişi olduğunu, müvekkilinin işbu ticarette satıcı konumunda yer aldığını, davalının ise alıcı konumunda bulunduğunu, müvekkili ve davalı arasındaki ticarette tonlarca elmanın davalı ile müvekkil arasındaki güven dahilinde davalıya gönderildiğini ve cari hesap sistemi üzerinden belirli vadeler halinde müvekkiline peyderpey ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından davalıya 27.09.2023 tarihinden 28.11.2023 tarihine kadar çeşitli zamanlarda ve muhtelif miktarlarda ... satışı gerçekleştirildiğini, müvekkiline yapılan bir kısım ödemeden sonra müvekkilinin 21.10.2023 tarihinden 28.11.2023 tarihine kadar toplam 6.897.977,88-TL fatura bedelli elma satışı yapmış olmasına karşın davalı firma tarafından işbu satın alımların karşılığının tam olarak ödenmediğini, davalının, bu satın alımlara karşılık olarak 25.10.2023 tarihinden 28.11.2023 tarihinde kadar peyderpey toplamda 5.550.000,00-TL ödeme gerçekleştirdiğini, bakiye kısmı ödemediğini, takip konusu alacağın ise; müvekkili tarafından davalıya kesilen faturalar ve davalı tarafından müvekkiline ödenen miktarlar doğrultusunda tarafların arasında tutulan cari hesap kapsamında: 6.898.184,14 TL- 5.550.000,00-TL =1.348.184,14 TL Tutarındaki bakiye alacak, faiz ve ferilerinden ibaret olduğunu, davalı tarafın bakiye ödemesi için müvekkilini uzun bir süre oyaladığını, şirketin ödeme zorluğu çektiğini, kendilerini idare etmelerini, ödemelerin en kısa sürede gerçekleştirileceğini söylediklerini, müvekkilinin de davalı şirket ile sürekli olarak çalıştığı için davalıyı sıkıştırmadığını ve ödemenin gelmesini beklediğini, bu sürecin müvekkili ile Borçlu Firma Üretim Müdürü ...arasındaki mesajlaşmalardan da anlaşıldığını, borçlu firmanın kendisini oyaladığını ve borcu ödemeye niyetlerinin olmadığını anlayan müvekkilinin hukuki çarelere başvurulacağını bildirdiğini, akabinde çok kısa bir süre sonra davalı tarafından ... 7. Noterliği, ... Tarih, ... Yevmiye Sayılı ihtarnamesi ile "... diye gönderilen ürünlerin ... olduğunu, bu ürünlerden yapılan meyve su özlerinin müşterileri tarafından iade edildiğini ve satın alınan ürünlerin ayıplı olmasından kaynaklı olarak ödenen bedellerin iadesini" talep ve ihtar ettiğini, davalı tarafın bu ihtarname ile asılsız bir ayıp iddiası öne sürerek borçlarını ödemekten kaçınmaya çalışıldığını, müvekkilinin de işbu ihtarnameye cevabı ihtar olarak ... 2. Noterliği, ... Tarih ve ... Yevmiye Sayılı ihtarnamesi ve ... 2. Noterliği, ...Tarih ve ... Yevmiye Sayılı ihtarnamesi ile "Davalının kendisine borçlu bulunduğunu, gönderdiği ürünlerin ayıplı olmadığını, gönderilen ürünlerin iddia edildiği gibi ... olması halinde davalı tarafından yapılan olağan inceleme ve ayıklama işlemlerinde fark edileceğini, satıştan 6 ay sonra gönderilen ihtarın hukuken hiçbir hükmü olmadığını ve ödenmeyen bakiyenin tarafına ödenmesini" talep ve ihtar ettiğini, davalının ihtarına konu bu iddianın açıkça maddi gerçeğe aykırı olup iftira niteliğinde olduğunu, müvekkilinin davalıya teslim ettiği ürünlerin tamamının elma olduğunu, aksi yöndeki iddiayı kesinlikle kabul etmediklerini, ardından 15.11.2024 tarihinde müvekkili adına borcun tahsili için icra takibi yoluna başvurulduğunu, ... 7. İcra Dairesi 'nin... E. sayılı icra takibinin borçlu firmanın 19.11.2024 tarihli borca itiraz dilekçesi ile durdurulduğunu, borçlu tarafın borca itiraz dilekçesinde ihtarname ile belirtilen sözde ayıp iddialarına dayandığını, müvekkili tarafından işbu davayı açma zaruretinin doğduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu 'nun... Arabuluculuk Dosya Numaralı zorunlu arabuluculuk başvurularında da borçlu tarafla anlaşılamadığını, gelinen aşama itibariyle takibe konu alacak bakımından davalı tarafından müvekkiline ödenmiş herhangi bir bedelin bulunmadığını bildirerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalarının kabulü ile; davalının ... 7. İcra Dairesi 'nin... Esas Sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, davalının icra takibine itirazının haksız ve kötüniyetli olduğu sabit olduğundan davalının takip konusu asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili sunduğu cevap ve karşı dava dilekçesinde; Asıl davaya Cevap: ... ve ... 'nun endüstri için yüksek kalitede gıda üreten önde gelen Türk fabrikalarından ve ihracatçılarından biri olduğunu, İstanbul’daki merkezleri ile şirketin Türkiye’nin güneyi...’da işletmeleri olduğunu, müvekkili ...A.Ş. 'nin ... Yolu 22.km. fabrika adresinde (Şube ... , Merkez ...) 3 ayrı fabrikası ve bu fabrikalardan biri meyva suyu konsantresi, diğeri kurutma ünitesi, üçüncüsüde salça ve püre üretmekte ayrıca ... ili ... ilçesinde 1 mw + 1 mw Lisanssız güneş enerjisi santrali üretim tesisi bulunan, ürettiği konsantre elma sularını yurt dışına ihraç eden, ülkemize döviz kazandıran bir ticari şirket olduğunu, müvekkili ... A.Ş.'nin çok uzun yıllardır çalışmakta olduğu ... şirketinden 02.10.2023 ile 13.11.2023 tarihleri arasında 10 ayrı sevkiyat ile toplam 2.602.680 kg elma suyu konsantresi siparişi verdiğini ve ...'ya bu siparişlerin gönderildiğini, iş bu sevkiyatlardan sonra müşteri... 'nin, 01.12.2023 tarihinde mail ve telefon ile sevk edilen malların bir kısmının ayıplı olduğunu bildirdiğini, müşterinin yaptığı analizlerde sıfır olması gereken armut yani arbudin değeri pozitif olarak tespit edildiği <0 olması gereken arbudin değerinin 3,43 - 24,11 aralığında olduğunu beyan ettiğini, müvekkili şirketin bunun üzerine ....’da ... isimli bağımsız dış laboratuvara analiz için numune gönderdiğini ve 50 konteynerde arbudin tespit edildiğini, yapılan analizlere ilişkin 14.12.2023 tarihli raporda ... Konsantresinin içerisinde % 5-10 armut olduğunun belirtildiğini, müşteri ... 'nin, 50 konteyner yani 1.204.660 kg ürünün derhal geri çekilmesini talep ettiğini, müşterinin açıklaması ve ... bağımsız laloratuvarı analizi baz alındığında 1.204.660 kg elma suyu konsantresinin % 5-10’u, 60-120 ton armut suyu konsantresine, hammadde olarak 390 ton-780 ton yaş armuta tekabül ettiğini, bir başka anlatım ile, içine armut suyu karışan ve iadesi talep edilen 1.204.660 kg elma suyu konsantresinin içinde % 5-10 oranında armut suyu bulunması için hammadde olarak satılan elmaların içinde 390-780 ton arasında yaş armut bulunmasına karşılık geldiğini, armutun, elmadan kilogram olarak 3-TL daha ucuz bir ham madde olduğunu, elma ve armut arasındaki 3 TL/kg fark göz önüne alındığında, 1.170.000 TL ile 2.340.000 TL arası haksız kazanç elde etmek amacı ile böyle bir şey yapıldığının anlaşıldığını, ağır kusur ve kastın olduğunu, zira bu işlemden dolayı müvekkilinin bir milyon euro'dan fazla zarara uğradığını, 2023 sezonunda satıcı/davacı Kardıçlı'dan 1.265,240-TL kg. elma yaklaşık 70 adet araç (kamyon) ile geldiğini, 32 yıllık sektör tecrübesinde ilk defa böyle bir durum ile karşılaşıldığını, hammadde girişlerini kendi içlerinde analiz ederken her zaman elmanın içerisine bir miktar ayva ve/veya armut geldiğini, tespit edildiği anda da üretim bandından toplandığını, gözten kaçan olur ise de bunun çok büyük bir bulaşa sebep olmadığının bilindiğini, seçme bandına gelen hammaddenin hızlı olarak üretime aktığını, yaprak, çöp ve çürüklerin ayıklandığını, armut hammaddesinin elma yüklü kamyonlara karıştırılması sebebiyle ve ham halinde iken elma ile armut'un fiziki olarak benzerlikleri sebebiyle üretim hattına karıştığının tespit edildiğini, takdir olunur ki, milyonlarca kilogram ham maddenin hızlıca su ile aktığı havuzlar ve hızlıca geçtiği bantlarda, esas olarak insan sağlığı açısından, hammaddeye karışan çürük, çöp, yaprak ve benzeri hijyen olmayan emtia ayıklamasının yapıldığını, milyonlarca kilogram içerisinden tek tek elmanın arasına karıştırılan ve görsel olarak da büyük bir benzerlik gösteren armutun el ile ayıklanmasının imkansızlık seviyesinde olduğunu, davacının faaliyet konusunda armut satışı bulunmadığını bu nedenlede elmanın içine armut karıştırmasının mümkün olmadığını beyan ettiğini, bu beyanın kesinlikte doğru olmadığını, hadisenin ve çok büyük bir zararın ortaya çıkması üzerine müvekkili firmaca araştırma yapıldığını, piyasadan, davacı firmanın Eylül, Ekim ve Kasım 2023 (müvekkiline elma sevk ettiği tarihlerde) ... Bölgesindeki depolardan ve kendi kantarı ile ... satın aldığının tespit edildiğini, davacı şirket Kardıçlı firmasının müvekkili...A.Ş.'ye satış yaptığı dönemde ... Bölgesinden ciddi miktarda armut alımı yaptığının tespit edildiğini, hal böyle olunca, davacı-karşı davalı satıcının, sattığı elmaların arasına armut karıştırarak sevkiyat yaptığının izahtan vareste olduğunu bildirerek huzurdaki asıl davanın reddini talep etmek zaruretinin hasıl olduğunu, Karşı Dava Dilekçesi : davacı satıcının hileli ve kasıtlı davranışı ile müvekkiline sattığı elmaların içerisine armut karıştırdığını, üretilen elma suyu konsantresinin ayıplı hale geldiğini, müşteri ...tarafından ayıplı malın iade edildiğini, müvekkili ... A.Ş.'nin bu ayıplı üretim nedeni ile toplamda 1.122.739,49-Euro (34.279.486,74 TL) zararının söz konusu olduğunu, Davacı/karşı davalıya Türk Ticaret Kanunu 23.maddenin atfı ile TBK 223/2 maddesi gereğince ayıp ihbarının uygun süre içerisinde yapıldığını, Davacı/karşı davalının ağır kusuru ve hileli davranışları söz konusu olduğundan TBK 227.madde gereğince ayıp ihbarının süresinde olmadığını savunma ve sorumluluktan kurtulma hakkının bulunmadığını, Davacı/karşı davalının müvekkiline elma satar iken aynı dönemde satın aldığı çok yüklü miktarda armutları ne yaptığını, ticari kayıtları ile nereye sevk ettiğini açıklaması gerektiğini, Davacı/karşı davalının iddia ettiği gibi bu karışıklığın müvekkili ... A.Ş.'de vukubulma ihtimalinin hiç olmadığını, zira ticari kayıtlarında görüleceği üzere belirtilen tarihlerde armut satın alınmadığını, meyve kamyonlarının fabrikaya girdiğinde giriş ağırlığı ve çıkış ağırlığı olarak kantarda ölçüldüğünü bu işlemin kamyonun darası içinden net nekadar meyve geldiği ve havuzlara boşaltıldığının tespit edildiğini, havuzlarda basınçlı su ile yıkandıktan sonra bantlara alındığını ve bu aşamadada insan sağlığı açısından sadece çürük olanlar ve tek tük de olsa karışan başka yabancı maddelerin çok hızlı bir şekilde ayıklandığını, milyonlarca kilogram elma arasından ham armutun gözle ayırt edilemediği için ayıklanamayacağını, ürün kalite kontrol laboratuvarında "Mikrobiolojik Testler" yapıldığını, bu kontrolün ürünün insan sağlığı açısından mikrobiyolojik testlerden ibaret olduğunu, elmanın içinde başka meyva arama prosesi olmadığını, kaldı ki 30 yıllık üretim sürecinde hiç böyle bir şey yaşanmadığını, müvekkili Elma Su A.Ş.'ye 70 kamyon (1.243,346-kg) sevkiyat yapan davacı/karşı davalı ... firmasının bu armutları her bir kamyona belirli oranlarda dağıtırak kilosunda sadece 3 TL haksız kazanç elde etmek için bu hileli davranışı gerçekleştirdiğinin aşikar olduğunu,...'da mukim müşteri firmaya ihraç olunan elma suyu konsantresi içerisinde % (yüzde beş ile on) 5 -10 oranında armut karışmış olduğunun bilimsel analiz laboratuvar raporları ile sabit olduğunu, Davacı/karşı davalının sebebiyet verdiği maddi zarar ve ziyandan dolayı T.B.K. 227/2 atfı ile T.B.K. 112 ve ilgili maddeleri uyarınca karşı dava ikamesinin zaruretinin hasıl olduğunu bildirerek Asıl Dava Yönüyle: haksız ve mesnetsiz takibin iptaline, asıl davanın reddine, takip kötüniyet ile yapıldığından %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı, harçlar, masraflar ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesine, Karşı Dava Yönüyle: fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000-TL zararlarının tazminine, temerrüt tarihi olan 2.5.2024 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, harçlar, vekalet ücreti ve dava masraflarının karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir.Davacı-karşı davalı vekilinin karşı davaya Cevabı : Cevaba Karşı Beyanlar: karşı tarafın mesnetsiz ve soyut iddialarla davalarına konu borcu ertelemeye/çekişmeli hale getirmeye çalıştığını, davalı tarafın cevap dilekçesinde: "...Kamyon kasasından basınçlı su ile elmalar havuzlara boşaltılır. Elmalarda fire var ise (çürük vb) bu esnada belirlenir....Elmalar havuzlardan kapalı sistemle yer altından fabrika içerisine su ile sevk edilir, bantta görsel olarak geçici işçiler tarafından elle seçme , ayıklama yapılır. Yaprak , çöp var ise ayıklanır. Seçilen elmalar preslenmek üzere preslere gönderilir..." cümleleriyle firma tarafından gelen elmaların ne derece dikkatli ve titiz bir şekilde kontrol ve muayeneye tabi tutulduğunun ikrar edildiğini, elmaların işçiler tarafından el ile ayıklandığını belirten ve çürük vs. gibi fireleri bile teslimat sırasından ayırt eden davalı firma tarafından, iddiaya göre, iddia ettiği dönem aralığında, "müvekkilden teslim aldığı elmaların içerisinde %100'ünün armut olduğu iddiası" nın maddi gerçekliğe ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili tarafından açık/dökme şekilde davalıya teslim edilen ürünlerin tamamının elma olduğunu, dosyada aksini gösterir yazılı bir delilin bulunmadığını, süresi içinde yapılmış bir ayıp ihbarının da bulunmadığını, davalının, teslimden yaklaşık olarak 6 ay sonra müvekkiline bildirimde bulunduğunu, davalının iddiasının "Müvekkilin belirttiği tarih aralığında gönderdiği elmaların tamamının armut olduğu" yönünde olduğun, bu iddianın, dışarıdan çıplak gözle çok rahat bir şekilde tespit edilebileceği açık olduğundan ancak ve ancak "AÇIK AYIP" olarak nitelendirileceğinin sabit olduğunu, TTK md. 23/c "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı İKİ GÜN içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir." şeklinde karşımıza çıktığını, davalı tarafın müvekkili firmanın ağır kusurlu olduğunu iddia ederek ihbar külfetinden kurtulmaya çalışmaya yönelik savunmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi maddi gerçekliğe aykırı olduğunu, müvekkili tarafından kamyonlar ile parça parça gönderilen elmaların davalı şirketin mal kabul noktasında; Üretim Şefi, Gıda mühendisi, Ziraat Mühendisi, Kontrol şefi, Saha vardiya amiri ve devamında diğer işçi, çalışanlar tarafından kontrol ve muayene edildiğini, tamamen kendi tespitleri neticesinde firelerin düşüldüğünü, "MAL KABULÜ YAPILDIĞINI", her teslim edilen mal için "ortalama 7 gün sonra müvekkilinden fatura istendiğini", faturalarının kesildiğini, davalı tarafından pey der pey ödemelerin yapıldığını ancak icra takibine konu bakiyenin ödenmediğini, ham madde olarak alınan elmalar işlendikten, konsantre hale getirilip satıldıktan 6 ay sonra teslim edilen elmaların içerisinden armut çıktığına ve bu armutların müvekkili tarafından kendilerine satıldığına yönelik iddianın hukuk düzlemine kabulünün mümkün olmadığını, ayıbı kabul anlamına gelmemek üzere; süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davalının teslim almış olduğu malı kabul edilmiş sayılacağının yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, davalının, icra takibine konu bakiye bedele yönelik herhangi bir itirazının olmadığı, ayıp iddiasının da hukuki dayanaktan yoksun olduğu dosya kapsamından da sabit olduğundan haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Karşı Davaya Cevap: Davalı/karşı davacının Müvekkili firmanın tarafı olmadığı bir satış sözleşmesinden kaynaklı olarak, zarara uğradığını iddia etmişse de iddia edilen zararın ortaya çıkmasında müvekkilinin herhangi bir dahiliyeti ve sorumluluğunun olmadığını, müvekkili firmanın iddia edilen zararlardan sorumlu olması için zararın ispatının yanında "müvekkil firmanın ayıplı mal teslim ettiği" ve" teslim ettiği ayıplı malların bu zarara sebep olduğunun" yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, karşı davacının iddialarına dayanak olarak sunmuş olduğu belgeler incelendiğinde iddiasını ispata yarar yazılı somut hiç bir belge bulunmadığını, ayrıca süresinde bildirilen bir ayıp ihbarı bulunmadığı için karşı tarafın bu ayıp sebebiyle tazminat talep etme hakkının da bulanmadığını, karşı davanın reddine karar vermek gerektiğini, Davalı/Karşı Davacının müvekkilinin kendisine satıp parça parça teslim ettiği elmaların içerisinde armut olduğuna dair hiçbir somut delili dosyaya sunamadığını, Davalı/Karşı davacının iddialarını ispata yönelik Bağımsız Denetçi Raporuna dayandığını, ancak Bağımsız Denetçi Raporu incelendiğinde; müvekkilinin yahut herhangi farklı bir satıcının adının dahi geçmediğini, bu rapor ile müvekkilinin davalıya elma yerine armut teslim ettiği ispatı olarak kullanılabilecek bir belge olmadığını, davalının, iddiasına bir diğer dayanak olarak "Davacının satış yaptığı tarihlerde ham armut aldığı tespit edilmiştir." şeklindeki soyut beyanlarla müvekkilinin belirtilen tarihlerde armut satın alımı gerçekleştirdiği iddiasını da ileri sürdüğünü, bu iddiayı kabul etmemekle beraber ispatı için de dosyaya hiç bir yazılı delil sunmadığını, davalının iddiasına dayanak olarak ileri sürdüğü bu durumu kabul anlamına gelmemek üzere; bir an için müvekkilinin armut satın alımı gerçekleştirdiği kabul edilse dahi bunun, müvekkilinin davalıya armut sattığı anlamına gelmeyeceğini, nitekim müvekkilinin bağımsız bir tacir olup bölgede birçok farklı firmayla çalıştığını, müvekkilinin yalnızca davalının simsarı pozisyonunda davalıya mal bulup getiren komisyon alan birisi olmadığını, müvekkilinin, piyasadan armut alıp davalıya yaptığı bir satışın söz konusu olmadığını, davalının da bu yönde bir talebinin olmadığını, kaldı ki, müvekkilinin, bir an için belirtilen dönemde bağımsız olarak piyasadan armut alımı yapmış dahi olsa, soyut bir şekilde, bu armutu davalıya sattığı elmaların içerisine karıştırdığı sonucunu çıkarmanın hukuki düzlemde mümkün olmadığını, asıl uyuşmazlık konusunun bu olmadığını, uyuşmazlık haline getirme çabasının da yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu kabul edilebilir olmadığını, bu sebeple davalı/karşı davacının soyut iddialarının dinlenilebilirliğinin bulunmadığını, Davalı/Karşı Davacının meydana geldiğini iddia ettiği zarar ile müvekkilinin gerçekleştirdiğini iddia ettiği eylem arasında illiyet bağının ispatlanamadığını, Karşı dava davacısının davasını TBK md. 112'ye dayandırdığını, buna göre müvekkilinin davacıya satışında müvekkilinin eksik veya ayıplı teslim gerçekleştirmiş olmasının gerektiğini, buna karşın müvekkilinin davalıya herhangi bir şekilde eksik veya ayıplı mal tesliminin, ayıbın hile ile gizlenmesi yada ağır kusurunun söz konusu olmadığını, davalı taraf her ne kadar ihraç ettiği mallar sebebiyle zarara uğradığından bahsetmişse de iddia ettiği zararın müvekkili ve müvekkilinden teslim aldığı mallardan kaynaklı olduğuna dair hiçbir somut delil ortaya sunamadığını, yalnızca soyut ve iftira niteliğindeki beyanlarla müvekkilini suçladığını, bu iftirayı asla ve asla kabul etmediklerini, ayıbın kimden ve neden kaynaklandığı kesin ve net olarak belirlenmeden müvekkili aleyhine hüküm kurulamayacağının açık olduğunu, Davalı/Karşı Davacının, alıcının, satın alınan malı mamül haline dönüştürmeden önce gıda maddesi olan elmaları muayene etmesi gerektiği sabit olup bu yükümlülüğünü de yerine getirmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; asıl davalarının kabulüne; davalının ... 7. İcra Dairesi ...E. Sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra takibine itirazının haksız ve kötüniyetli olduğu sabit olduğundan davalının takip konusu asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davalı/karşı davacının haksız, mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun ve kötüniyetli davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı/karşı davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; Asıl Dava Yönünden; davacı karşı davalı tarafça davalı karşı davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğu iddiasına dayalı olarak başlatılan ... 7. İcra Dairesinin ... E sayılı icra dosyasına konu edilen alacağa ilişkin olarak davalı karşı davacıdan alacağının bulunup bulunmadığı, Karşı Dava Yönünden ise; davacı karşı davalı tarafça davalı-karşı davacı tarafa ayıplı mal satımında bulunup bulunmadığı, buna ilişkin davalı-karşı davacının herhangi bir zararının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde miktarının tespitine ilişkindir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ..., gıda mühendisi ..., Borçlar ve sözleşmeler alanında uzman akademisyen bilirkişi ... tarafından sunulan 28.07.2025 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; "Yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; ▪ Davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olup; ▪ Davacı şirketin 2023 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı yandan icra takip tarihi itibari ile 1.348.184,14 TL alacağı olduğu, ▪ Davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olup; ▪ Davalı tarafça dava dosyasına sunulan davacı ile olan cari hesap hareketlerinin incelemesi neticesinde; davalı şirketin davacı yana 31.12.2023 tarihi ve icra takip tarihi itibari ile 1.348.184,14 TL bakiye borcu olduğu, ▪ Analiz sonucu Arbudin miktarının yüksek olması elma suyunun içerisinde armut olduğunu kanıtladığını, ▪ Etiketinde sadece elma suyu yazan meyve suyunun içinde armutun olması açıkça tağşiş anlamına geldiği, ▪ Elma üretimi sırasında elmanın içine armutun karışmış olmasının girdi kontrol, ayıklama ve temizleme, üretim ve son kalite kontrol süreçlerinde farkedilebileceği, ▪ Davalının birden fazla firmadan hammadde alımı yaptığını, ▪ İzlenebilirlik yöntemiyle üretici firmanın karışan elma içine karışan armutun hangi parti nolu üründe olduğu ve hangi tedarikçiden alındığının kesin olarak tespit edilebilir olduğu, ancak dosya içeriğinde ayıplı ürünün sadece Davacı firmadan alınan ürünler olduğuna dair kanıtlayıcı belge ve doküman olmadığı, sadece diğer tedarikçilerin beyanlarının olduğu, ▪ Elma içine karışan armutun hangi firmadan temin edildiği dosya içeriğine göre kesin olarak anlaşılmadığı, Sayın Mahkeme tarafından davacı yanın haklı olması yönünde kanaatin oluşması halinde; Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte, ▪ Davacı yanın davalı yanı ... tarihinde ... yevmiye madde numaralı ... 2.Noterliği noter ihtarnamesi ile temerrüde düşürmüş olduğu, ihtarname tarihi olan 22.04.2024 tarihinden icra takip tarihi olan 18.11.2024 tarihine kadar 1.348.184,14 TL asıl alacak, 406.983,09 TL işlemiş faiz ile birlikte TOPLAM 1.755.167,23 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği, ancak İtirazın iptali davaları takiple sıkı sıkıya bağlı olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği davacın davalı yandan 1.731.280,82 TL alacağı olduğu, Sayın Mahkeme tarafından davalı yanın haklı olması yönünde kanaatin oluşması halinde; ▪ Davalı şirketin haklı görülmesi halinde davaya konu olayda uğramış olduğu zarar miktarının Toplam 1.122.739,49 Euro karşılığı 34.279.486,75 TL olduğu, ▪ Davacı tarafından talep edilen icra inkâr tazminatı konusundaki kararın münhasıran Sayın Mahkemenize ait olduğu kanaatine varılmıştır." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ..., gıda mühendisi ..., Borçlar ve sözleşmeler alanında uzman akademisyen bilirkişi ...tarafından sunulan 08.01.2026 havale tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; "Yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı tarafın ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; ▪ Davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olup; ▪ Davacı şirketin 2023 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı yandan icra takip tarihi itibari ile 1.348.184,14 TL alacağı olduğu, ▪ Davalı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olup; ▪ Davalı tarafça dava dosyasına sunulan davacı ile olan cari hesap hareketlerinin incelemesi neticesinde; davalı şirketin davacı yana 31.12.2023 tarihi ve icra takip tarihi itibari ile 1.348.184,14 TL bakiye borcu olduğu, ▪ Yukarıda izah edilen açıklamalar ve yapılan teknik değerlendirmeler neticesinde, gıda mühendisliği ve sektör değerlendirmesi yönünden kök bilirkişi raporunda yer alan tespit ve kanaatlerde değişiklik yapılmasını gerektiren yeni bir teknik bulguya ulaşılamadığı, Sayın Mahkeme tarafından davacı yanın haklı olması yönünde kanaatin oluşması halinde; Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte, ▪ Davacı yanın davalı yanı 22.04.2024 tarihinde ... yevmiye madde numaralı ... 2.Noterliği noter ihtarnamesi ile temerrüde düşürmüş olduğu, ihtarname tarihi olan 22.04.2024 tarihinden icra takip tarihi olan 18.11.2024 tarihine kadar 1.348.184,14 TL asıl alacak, 406.983,09 TL işlemiş faiz ile birlikte TOPLAM 1.755.167,23 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği, ancak İtirazın iptali davaları takiple sıkı sıkıya bağlı olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği davacın davalı yandan 1.731.280,82 TL alacağı olduğu, Sayın Mahkeme tarafından davalı yanın haklı olması yönünde kanaatin oluşması halinde; ▪ Davalı şirketin haklı görülmesi halinde davaya konu olayda uğramış olduğu zarar miktarının Toplam 1.122.739,49 Euro karşılığı 34.279.486,75 TL olduğu, ▪ Davacı tarafından talep edilen icra inkâr tazminatı konusundaki kararın münhasıran Sayın Mahkemenize ait olduğu kanaatine varılmıştır." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişi ..., gıda mühendisi.., Borçlar ve sözleşmeler alanında uzman akademisyen bilirkişi ... tarafından sunulan 28.04.2026 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; "Mali İnceleme Neticesinde: Davacı karşı davalının 2023 yılı içerisinde 108.356,20 kg armut alımı 963.128 kg armut satımı yaptığı, ilk giren ilk çıkar yöntemine göre değerlendirildiğinde satın aldığı armutların satıldığı, dönem sonu stokta 463.914,73 kg armut bulunduğu, Davacı karşı davalı tarafça sunulu alım ve satım faturalarından 7.919.014,65 kg elma alındığı, 8.368.054,80 kg elma satıldığı, dönem sonu 85.867,07 kg elma bulunduğu, Davacı karşı davalı tarafından davalı karşı davacıya 1.243.346,00 kg elma satışı yapıldığı, Teknik İnceleme Neticesinde: Dosya kapsamında mali inceleme ile ortaya konulan envanter ve ticari kayıt verileri dikkate alındığında, söz konusu verilerin davalı tarafa sevk edilen elma emtiası içerisine armut karıştığını ve bu karışımın davacı-karşı davalıdan kaynaklandığını teknik olarak kesin ve doğrudan ortaya koymadığı, mevcut veri ve belgeler çerçevesinde yapılan değerlendirmenin gıda mühendisliği açısından olasılık düzeyinde kaldığı, bu husustaki nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesinde "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." belirtilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, asıl dava yönünden davacı karşı davalı tarafından davalı karşı davacıya karşı ... 7. İcra Müdürlüğü 'nün ...Esas sayılı dosyası ile 1.348.184,14 TL asıl alacak, 383,096,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.731.280,82 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı-karşı davacı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı-karşı davalı tarafça yasal süresi içerisinde asıl davada itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, asıl davada sunulan dava dilekçesinde davacı karşı davalı tarafından davalı karşı davacıya sanayi tipi elma satıldığının, ürünlerin teslim edildiğinin, davacı karşı davalının bakiye alacağının bulunduğunun beyan edildiği, cevap ve karşı dava dilekçesinde davacı karşı davalı tarafça satılan elma ürünlerinin içerisine armut karıştırıldığının, ayıplı ürün satıldığının, bu hususun davacı karşı davalı tarafça satılan ürünlerin de bulunduğu ürünlerden elde edilen elma konsantresinin Avusturya'da bulunan firmaya satılıp, bu firma tarafından yapılan tetkiklerde tespit edildiğinin, Avusturya'da bulunan firmaya satılan 1.204.660 kg ürün konsantresinin içinde %5-10 oranında armut suyu bulunduğunun, bu miktardaki armut suyunun 390.000-780.000 kg arasında yaş armuta denk geldiğinin, davacı karşı davalı tarafça elma ürününün içine armut karıştırılarak ayıplı ürün satıldığının, Avusturya'da bulunan firma tarafından elma konsantresinin iade edildiğinin, davalı karşı davacının zararının bulunduğunun beyan edildiği, asıl dava yönünden davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, karşı dava yönünden davacı karşı davalının ayıplı ürün satıp satmadığı, davalı karşı davacının zararının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde miktarının tespiti yönünden bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alındığı, alınan raporların mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde defterlerdeki kayıtlar arasında çelişki bulunmadığı her iki tarafın defterinde de davacı karşı davalının icra takibinde talep edilen miktar olan 1.348.184,38 TL alacağının bulunduğunun kayıtlı olduğu, asıl dava yönünden 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında davacı karşı davalı tarafça faturalara konu ürünlerin teslim edildiğinin ve davaya konu alacak miktarında alacağının bulunduğunun ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, davacı karşı davalı tarafça davalı karşı davacıya bakiye alacağın 7 gün içerisinde ödenmesi hususunda ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin █████/2024 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davacı karşı davalının 7 günlük süre sonunda █████/2024 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, mahkememizce bu hususta yapılan hesaplama neticesinde icra takibinde talep edilen işlemiş faiz miktarının uygun olduğu, karşı davadaki davalı karşı davacının ayıp iddiası yönünden son alınan ek raporda davacı karşı davalının dönem sonu stoğunda armut ürünü bulunduğu tespit edilmiş ise de bu tespitin davacı karşı davalı tarafça elmanın içine armut karıştırılarak ayıplı ürün satıldığı iddiası yönünden tek başına yeterli delil olmayacağı, son ek raporda da tespit edildiği üzere davalı karşı davacı tarafça ayıplı ürün satıldığının somut ve yeterli delillerle ispat edilemediği, ayrıca son ek raporda davacı karşı davalı tarafından davalı karşı davacıya 1.243.346,00 kg elma satıldığının tespit edildiği, davalı karşı davacı tarafça karıştırılan toplam armut miktarının 390.000-780.000 kg arasında olduğunun belirtildiği, oranlama yapıldığında karıştırıldığı iddia edilen armut miktarının gözden kaçırılmayacak, fark edilebilecek miktarda olduğu, davalı karşı davacının elma suyu üretiminde faaliyette bulunduğu bu hususu tespit edebilecek durumda olduğu, raporlarda ve cevap-karşı dava dilekçesinde üretim aşamasında, işçiler tarafından yıkama ve seçme aşamasının bulunduğu belirtilmiş olmakla bu aşamada davalı karşı davacı tarafça iddia edilen armut miktarının tespit edilebileceği, ayıp iddiası yönünden gizli ayıp olarak değerlendirilemeyeceği, davacı karşı davalı tarafça son ürün satımının █████/2023 tarihinde yapıldığı, davalı karşı davacı tarafça ayıp ihbarının █████/2024 tarihinde bulunduğu, 6102 sayılı TTK'nun 23.maddesinde belirtilen sürede ihbarda da bulunulmadığı anlaşılmakla yukarıda açıklanan tüm nedenlerle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;Asıl dava yönünden,1-Davanın kabulü ile davalının ... 7. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a)-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 118.263,79 TL karar harcından peşin olarak alınan 20.909,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 97.354,24 TL'nin Davalı-Karşı Davacıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, b)-Davacı-Karşı Davalı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcının 20.909,55 TL peşin harcın Davalı-Karşı Davacıdan alınarak Davacı-Karşı Davalıya verilmesine, c)-Davacı-Karşı Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 260.379,31-TL vekalet ücretinin Davalı-Karşı Davacıdan tahsil edilerek Davacı-Karşı Davalıya verilmesine, d)-Davacı-Karşı Davalı tarafından sarf edilen toplam 11.150,00 TL yargılama giderinin Davalı-Karşı Davacıdan tahsili ile Davacı-Karşı Davalıya verilmesine, e)-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, f)-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, g)-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin Davalı-Karşı Davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Karşı dava yönünden,2-Karşı davanın reddine, a)-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 853,87-TL harçtan mahsubu ile bakiye 121,87-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Davalı-Karşı davacıya iadesineb)-Davalı-Karşı Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c)-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre 45.000,00-TL vekalet ücretinin Davalı-Karşı Davacıdan tahsili ile Davacı-Karşı Davalıya verilmesine, d)-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin Davalı-Karşı Davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, e)-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair Davacı-Karşı Davalı vekili ile Davalı-Karşı Davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır