İthal edilen malların gümrüklü antrepoda istiflenmesi sırasında davalı şirketin kusuruyla oluşan hasardan kaynaklanan tazminat davası.
Özet: Davacı şirket, ithal ettiği mallarının gümrükleme sonrası davalı şirketin antreposuna istiflenirken, davalı çalışanlarının dikkatsizliği sonucu devrilerek hasar görmesi üzerine haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası açmıştır; davalı, hasarın kendi bünyesinde oluştuğunu kabul etse de sigorta kapsamında olmadığını ileri sürerek tazminatı ödemeyi reddederken, davacı, hasarın bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, kendisine zarar tutanağının verilmediğini ve arabuluculuk sürecinin sonuçsuz kaldığını belirterek, hasarlı malların ithalat bedeli, navlun, sigorta ve gümrükleme ücretleri dahil olmak üzere maddi zararlarının tazminini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 05.07.2021 tarihinde mallarının üretiminde kullanacakları, amortisör açıp kapamaya yarayan "..." adlı malın ülkemize ithalatı hususunda ...merkezli ... Ltd. şirketi ile anlaştığını, ... Ltd. Şirketi ile yapılan sözleşmeye göre mil'in alım bedeli 58.620,18 USD, navlun bedeli 12.500,00 USD ve ... (Sigorta ücreti) 139,00 USD şeklinde belirlenerek ... taşıma türü ile deniz yolundan ... Gümrük İdaresi'ne getirildiğini, 160.000 TL gümrükleme bedeli ödendiğini, ... Gümrük Müdürlüğü'ne kasalar ile gelen malların Gümrük İdaresinden geçerek davalı şirket nezdinde bulunan Gümrüklü Antrepo hizmetine bırakıldığını, davalı şirket ile yapılan anlaşmaya göre gümrükten alınan mallar belli bir süre kendilerinde duracak ve ardından müvekkilce görevlendirilen nakliye şirketi araçlarına teslim edilerek müvekkili şirkete ulaştırılacağını, davalı şirket'in ... Gümrük İdaresi'ne bağlı Antrepo'ları "..."da yer almakta olup Gümrük İdaresine oldukça yakın bir konumda bulunduğundan, gelen malları anlaşmaya bağlı olarak antrepo hizmetleri gereği kendi bünyelerine teslim aldığını, söz konusu davalı şirket yükümlülüğünde olan antrepo hizmetinin sağlanması adına müvekkile teslim edilmesi gerekli malların istiflenmesi sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, gümrüklü antrepo'ya giriş tarihinin █████/2021 olduğunu, müvekkilinin nakliye hususunda anlaştığı Hizmet Nakliyat - Remzi Sat adlı şirketin nakliye aracı ise "mil" dolu kasaları Sağlık Antrepo'dan █████/2021 tarihinde teslim alarak aynı gün içerisinde müvekkili şirkete ulaştırdığını, davalı şirket nezdinde meydana gelen "mil" dolu kasaların davalı şirket çalışanları tarafından istifi sırasında devrilmesiyle oluşan hasar sonrasında, dava konusu mallar hiçbir tutanak tutulmaksızın ve müvekkile hiçbir bilgilendirme yapılmaksızın hasarlı bir şekilde nakliye aracına teslim edilerek müvekkili şirkete teslim edildiğini, ...nakliye şirketi tarafından malların teslimi için gönderilen aracın şoförü ...'ın kasaların aldığı hasarı görmesinin davalı şirketçe engellendiğini, davalı taraf ile yapılan mailleşmeler sonucunda hasarlı kasaların incelenmesi adına müvekkili şirkete davalı şirket tarafından eksper gönderildiğini ve eksper tarafından hasara ilişkin tutanak hazırlandığını, işbu tutanağın müvekkilde yer almayıp davalı şirket kayıtlarında bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıdan işbu tutanağın bir örneği istenmişse de davalılar tutanağı müvekkili şirkete göndermediklerini, delillerde sunulan mailleşmelerden anlaşılacağı üzere davalı şirketin meydana gelen zararın kendi bünyesinden kaynaklandığını kabul ettiğini fakat bu zararın sigorta kapsamı dışında kalması sebebiyle karşılanmayacağını beyan ettiğini,█████/2022 tarihinde davalı şirkete çekilen ihtardan da herhangi bir sonuç alınamadığını, kasaların hasarlı haline ilişkin fotoğrafların mahkemeye dilekçe ekinde sunulduğunu, bahsi geçen sigorta davalı şirketin kendi sigorta şirketi olduğunu, bu şirket ile müvekkilinin herhangi bir anlaşması olmadığını, davalı şirketin kendi sigortacısı ile hangi zararları sigorta kapsamına aldırdığı müvekkili şirketi bağlamayacağını, somut olayda, müvekkiline ait malların bizzat davalı şirketin kusur ve ihmali ile davalı şirketin çalışanları tarafından gerçekleştirildiğini, bu konuda taraflar arasında herhangi bir anlaşmazlık olmadığını, davalının bünyesinde oluşan bu tip zararı sigorta ettirmemesi durumunda işbu zararı müvekkiline ödememekle bizzat şirketi yükümlü olduğunu, zararın tespiti amacıyla ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası ile Bilirkişi incelemesi yapıldığını, 08.03.2022 tarihli bilirkişinin hazırladığı raporda da her ne kadar zararın maddi karşılığının hesaplanmamış olduğu görülse de ''hasarlanmış, kırılmış, delinmiş olan ahşap sandıklar içindeki birçok karton kutunun da yırtılmış, parçalanmış, nemlenmiş olduğu, bazılarından amortisör millerinin sandıklar içine dökülmüş olduğu görülmüştür.'' tespiti yapıldığını, sonrasında dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava haklarını saklı tutarak, belirsiz alacak davasının ve sair tüm taleplerinin kabulü ile bilirkişi marifetiyle tespit edilecek değer üzerinden şimdilik Mal alım bedeli 4.000 Amerikan Doları (4.000 x 16,00 = 64.000,00 TL) (fiili ödeme günündeki kur üzerinden), Navlun bedeli 2.000 Amerikan Doları (2.000 x 16,00 = 32.000,00 TL) (fiili ödeme günündeki kur üzerinden),... (Sigorta ücreti) 50 Amerikan Doları (50 x 16,00 = 800,00 TL) (fiili ödeme günündeki kur üzerinden), Gümrükleme bedeli 20.000 TL olmak üzere şimdilik toplam 116.800,00TL'nin dolar üzerinden talep edilen alacak kalemlerinin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden Türk lirasına çevrilerek tahsilini, Türk Lirası üzerinden talep edilen alacak kalemlerinin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsilini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sözleşmeyi gereği gibi ifa ettiğini, depolamaya konu eşyanın tam teslim edildiğini, herhangi bir istifleme hatası olmadığını, müvekkil şirkete toplam 25 adet kasa bırakıldığını, müvekkili şirketin antrepo olduğundan malın cins, evsaf ve paketlerinden antrepo hizmeti talep edenin sorumlu olduğunu, davacı tarafa yine 25 kasa teslim edildiğini, dolayısı ile malda bir eksiklik söz konusu olmadığını, malların 05.10.2021 tarihinde müvekkili şirket antreposuna geldiğini, kamera kayıtlarına göre 19.10.2021 tarihinde gece 21.20 saatinde devrilme olduğunun gözlemlendiğini, devrilme anında ve öncesinde herhangi bir müdahale, çarpma veya etki edecek herhangi bir müvekkili çalışanı eylemi bulunmadığını, sabah yapılan sayımda toplam 5 adet kasanın devrildiğini, altta yer alan 1 adet kasanın kırılmış olduğu diğerlerinin ise devrilmek sureti ile ufak kırıklar olduğunun görüldüğünü,15 gün sonra üst üste konulmuş kasaların hemen bir buçuk sırasının devrilmiş olması alttaki kasanın esasen vasıfsız ve dayanıksız olduğunu gösterdiğini, kasalar (ürün) deniz yolu ile nakledilmiş olduğundan nemlenerek mukavemetini yitirmiş olma olasılığının yüksek olduğunu, müvekkili şirketten gönderildiği belirtilen e-postada üzüntü dile getirilmiş olup nezaket maili kusurlu olunduğunu değil bir üzüntü paylaşımı ve ifadesi olduğunu gösterdiğini, malların kullanılamaz olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğunu, davacı tarafın zarar beyanı afaki ve belirsiz olduğunu, ikinci olarak bir an için zarar olduğu varsayılsa bile zararın mahiyeti ve derecesi malın ikinci el değeri olup olmadığı şayet ikinci el veya ayıplı mal olarak kullanılmayacak ise bu kez de hurda bedeli dahil olmak üzere hesap yapılması gerektiğini, tüm bu açıklamalar ışığında münhasıran müvekkili şirketi kusurlu kılan beyanları kabul etmediklerini ve davanın reddini talep etmekle birlikte bir an için herhangi bir kabul varsayımda; davacı tarafın faiz talebi hukuka aykırı olup talep edebileceği faizin türünü bilmek zorunda olmasına rağmen ticari faiz yerine azami mevduat faizi istemiş olduğundan; Türk lirası cinsinden alacak kalemlerine yasal faiz dışında faiz uygulanması mümkün olmadığını, Mahkemece talep olmadığında artık ticari faiz işletilebilmesinin mümkün olmadığı kanaatinde olduklarını, İkinci olarak döviz cinsinden alacaklar için de azami faiz oranı değil Yüksek Mahkeme uygulaması doğrultusunda kamu bankalarınca uygulanan faiz oranında faiz işletilebileceğinden davacı yanın faiz talebinin oran yönünden reddine karar verilmesini, davanın ....Anonim Şirketi'ne ihbarını, zamanaşımı nedeni ile davanın reddini, antrepo hizmetinin gereği gibi ifa edilmiş olması, Emtianın müvekkil şirketin müdahalesi, kusuru olmaksızın teslim edilmesi, müvekkili şirketin kasaların direncine yönelik sorumluluğu bulunmaması nedenleri ile hukuka aykırı davanın reddini, yargılama masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava tazminat davasıdır.Davacı taraf, dava dışı ..Ltd. Şirketi ile amortisör yapımında kullanılan millerin ithalatı için anlaşıldığını, millerin davalı şirketin deposuna bırakıldığını ve millerin istiflenmesi sırasında kasaların devrilip millerin zarar gördüğünü belirterek mal alım bedeli 4.000,00 USD, navlun bedeli 2.000,00 USD, sigorta ücreti 50,00 USD ve gümrükleme bedeli 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı taraf ise bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacıya sunduğu depo hizmeti neticesinde davacının ürünlerinin zarar görmesinde davalının bir kusur ve ihmalinin olup olmadığı ve davacının davalıdan ürünlerin zarar görmesi nedeniyle bir tazminat talep edip edemeyeceği noktasındadır.Dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu █████/2023 tarihli raporda; Davacıya ait toplam 25 adet kasada bulunan ve yurtdışında getirilmiş olan değişik ebatlarda, özelliklerde ve adetlerde toplam 179.956 adet milin davalıya ait antrepoda 05.10.2021 tarihinde depolanmış olduğuna, depolanan ürünlerin yaklaşık 17 gün davalıya ait antrepoda kaldığına, davacının ürünleri nakliye aracı ile aldığında, ürünlerin kasalarında hasar olduğunu tespit ettiğine, ve ürünleri davalıya ait antrepoya göndererek eksper incelemesi talep etmiş olduğuna, eksper incelemesinin yapılmış olduğunun davacı tarafça bildirilmesine rağmen dava dosyasında eksper raporunun bulunmadığına, Davaya konu kasaların antrepoda hasarlandığına dair davalı tarafın beyanının bulunduğuna, davalı tarafça 19.05.2021 tarihinde saat 21.20 sıralarında kasaların kendiliğinden devrildiğinin belirtildiğine, tarafımızca yapılan incelemede yaklaşık 10 adet kasada hasar olduğunun tespit edildi hasarlı kasalarda bulunan ürünlerin özellikleri, miktarları ve bedelleri ile ilgili tablonun yukarıda kapsamlı şekilde belirtilmiş olduğuna, bahse konu millerin kullanım alanları hassas yerler olup, araçlarda gücü veya hareketi aktarmak için kullanıldıklarına, teknik olarak hassas malzeme kategorisinde olmaları sebebiyle miller üzerinde, çarpmadan kaynaklanan ve gözle görülemeyen küçük çaplı hasarların meydana gelmiş olabileceğine, bu sebeple millerin kullanım özelliğini kaybedebileceğine, davaya konu millerin kontrollerinin elle ve gözle yapılamaması nedeniyle uygun bir laboratuvarda yapılarak hasarlı mil sayısının net olarak tespit edilmesi gerektiğine, davaya konu millerin hasarlanması olayının davalıya ait antrepoda meydana gelmesinden dolayı davalı tarafın hasarlanma olayında birinci derecede sorumlu olduğuna, davaya konu ürün kasalarının antrepo içerisinde devrilmeleri neticesinde meydana gelen hasarla ilgili olarak davacı yanın herhangi bir kusurunun bulunmadığına, tarafımızdan kasalar üzerinde yapılan incelemede yaklaşık 10 adet kasanın hasarlı olduğu ve bu kasalar içerisinde ki millerin özellikleri, miktarları ve bedelleri liste halinde çıkartılarak yukarıda belirtilmiş olduğuna, Bu ürünlerin toplam bedelinin 398.953,28TL olduğuna, bu bedelin davacı yanın azami zarar miktarı olabileceğine, ancak listede belirtilen millerin hasarlı olup olmadıkları, kullanılabilir olup olmadıkları hususlarının uygun bir laboratuvarda yapılacak test sonucunda tespit edilebileceğine, net zarar miktarının ancak bu testin sonunda belirlenebileceğine, mevcut şartlarda millere tam hasarlı denilemediğinden ve hasarlı mil miktarının sayısı tam olarak tespit edilemediğinden dolayı hasarlı ürünlerin 2. El rayiç bedellerinin tespitinin yapılamadığına dair rapor sunmuştur.Metalürji ve malzeme bilirkişisinin dosyaya sunduğu █████/2024 tarihli raporda; Dava konusu olayda sandıkların zamanla oluşan sürünme hasarı ile istiflemeden bir süre sonra en alttaki sandığın kırıma uğraması ve bu yüzen tüm istiflerin yere devrilmesi ile oluştuğu. Oluşan kazada sandıkları haddinden fazla miktarda üst üste dizen davalının asli kusurlu olduğu emtiada oluşan gizli ayıbın miktarının kesin olarak tespitinin ancak numunelerin %100 muayenesi ile yapılabileceği veya emtianın 3.taraflara satılması ve aradaki farkın tazmini ile oluşan mağduriyetin telafi edilebileceği. emtiada oluşan gizli ayıbın azami miktarının tahmini olarak hesabında ekspertiz raporundaki olası en kötü durum değerlendirilerek yapılan %50 tahmini veya bilirkişinin en kötü durumu değerlendirerek yaptığı %40 hasar oranlarından birinin kullanılabileceği, gerçek hasar miktarının en kötü varsayım değerlerinden az olduğu ve Sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere bilirkişinin yaklaşık %25 oranda hasar olduğu tahmininin kullanılabileceği, hasarlı orandaki emtianın hurda değerinin bulunduğu ve hasar tazmininde bu değerin tazmin edilecek değerden düşülmesi gerektiği. Tam muayene veya 3.taraflara satış işlemleri dışındaki kısmi ve tahmini hasar tahminlerinde, ürünlerin davacıya bırakılacağı düşünülürse davacının her halükarda bir ayıklama yapması gerekeceği ve bu ayıklamanın maliyetinin de hasar tazmininde dikkate alınması gerektiği yönünde rapor ibraz etmiştir.Ek raporda ise Dava konusu olayda sandıkların devrilmesi sonucu 17 sandıkta hasar oluştuğu, 11 sandıkta ise hasar oluşmadığı anlaşılmıştı. Bu nedenle tazminat hesabının, 17 adet sandıkta bulunan ürünler esas alınarak yapılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Hasarlı olduğu değerlendirilen 17 sandıktaki ürünlerin kullanılabilirliğinin belirlenmesi için tamamının doğrusallık (eğilme) açısından muayene edilerek ayıplı ürünlerin ayıklanması gerektiği değerlendirilmiştir.Paket listelerine göre 17 sandıkta yaklaşık 272.000 adet mil bulunduğu ve bu ürünlerin ayıklanmasına yönelik tahmini işçilik maliyetinin yaklaşık 956.700 TL olacağı hesaplanmıştır. %20 ayıplı ürün varsayımı ile ayıplı ürün bedelinin 8.160 USD (356.592 TL) olacağı hesaplanmıştır. Ayıplı ürünlerin yaklaşık 51.000 TL hurda (sovtaj) değeri bulunduğu ve bu tutarın tazminat hesabından düşülmesi gerektiği değerlendirilmiştir.Bu hesaplamalara göre ayıklama yapılması halinde toplam tazminata esas bedelin yaklaşık 1.262.292 TL olduğu hesaplanmıştır. Ayıklama yapılmadan 17 sandığın hurdaya ayrılması halinde tazminata esas bedelin yaklaşık 1.527.960 TL olduğu hesaplanmıştır. Şeklinde rapor ibraz etmiştir.Davacı ile davalının millerin depolanması için anlaştığı ve miller davalının deposundayken kasaların devrilmesi neticesinde millerin hasarlandığı ve dosyaya sunulan birikişi raporu ile de sabit olduğu üzere sandıkların devrilmesi sonucu 17 sandıkta hasar oluştuğu ve ayıklama yapılması halinde toplam tazminata esas bedelin yaklaşık 1.262.292 TL olduğunun anlaşıldığı, oluşan kazada sandıkları haddinden fazla miktarda üst üste dizen davalının asli kusurlu olduğu, davaya konu ürün kasalarının antrepo içerisinde devrilmeleri neticesinde meydana gelen hasarla ilgili olarak davacı yanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın kusurlu olması sebebiyle davacının zararını karşılaması gerektiği kanaatine varılmış, davacı taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kısmen kabül kısmen reddi ile 4.000,00 USD'nin █████/2021 tarihinden işleyecek 6095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacının navlun bedeli,sigorta bedeli ve gümrükleme bedeli yönünden ise davacı taraf bu bedelleri davaya konu kaza meydana gelmeseydi de ödeyecek olduğundan ve kaza neticesinde hasarlanmayan sandıklar için de navlun bedeli,sigorta bedeli ve gümrükleme bedeli ödeneceğinden davacının navlun bedeli,sigorta bedeli ve gümrükleme bedeli yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın kısmen kabül kısmen reddi ile 4.000,00 USD'nin █████/2021 tarihinden işleyecek 6095 sayılı yasa 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine2-Davacının navlun bedeli,sigorta bedeli ve gümrükleme bedeli yönünden davanın reddine3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.371,84 TL karar harcından peşin olarak alınan 1.994,66 TL ve 24.099,25TL tamamlama harcın mahsubu ile fazla yatan 21.722,07-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 1.994,66 TL peşin harç ve 24.099,25TL tamamlama harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Ret edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 15.655,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 8.577,65-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 854,72-TL'nin davalıdan, 705,28-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,10-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır