İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında fatura alacağının ispat yüküne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının incelenmesi.
Özet: Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi, davacının davalıya yönelik olarak üç adet fatura üzerinden başlattığı takipte, davalı tarafça kabul edilen ve bedeli ödenmiş olan bir faturanın haricinde, davaya konu diğer iki faturanın davalıya tebliğ edildiğini ve karşılığında mal veya hizmet verildiğini ispatlayamadığı, ayrıca bu faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Şti. makine satım, bakım ve tamir işi ile iştizal etmekte olup, davalı ....şti'ne ait bozulan makinasının mekanik bakımını üstlenmiş, bakımları yapmış ve işi noksansız olarak teslim ettiğini, buna ilişkin faturalar keşide edilmiş ve davalı yana verilmiş, davalı taraf ödeme yapmayınca aleyhine İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ...nolu dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı başlatılan takibe itiraz etmiş, itiraz akabinde yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamamış, █████/2019 tarihinde düzenlenen tutanak ile sonlandırıldığını, arz olunan nedenlere binaen davalı yanın icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve faturaya dayalı 22.369,82 TL alacağın ticari faiz, inkar tazminatı, yargılama giderleri ve ücreti vekalet ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ....Şti unvan değişikliği yapmış olup, unvan ....A.ş. olarak değiştiğini, bu nedenle davacı tarafın dilekçesi HMK 119.maddesine aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazı olup dava ayrıca itirazın iptali davası için kanumun düzenlediği hak düşürücü sürede açılmamış, davalı tarafın davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmamakta olup, icra takibine yapılan itiraz haksız olduğu, davalı tarafın borcu olmadığı ticari defter ve kayıtlarında sabit olup, davalı tarafın defterlerinde 29.08.2018 tarihli fatura ve karşılığında 21.09.2018 ve 05.10.2018 tarihlerinde davacı tarafa ödendiğini, 29.08.2018 tarihli fatura dışında davacı tarafından keşide edilen ve fakat davalı tarafından TTK.21/2. Maddesine göre yasal 8 gün içerisinde itiraz edilemeyen ve defterlerine işlenen bir fatura bulunmamakta olduğu, karşılığı ödenen davacı tarafın keşide ettiği 29.08.2018 tarihli faturaya konu mal ve hizmet dışında almış olduğu mal ve hizmet bulunmamakta olduğu, icra takibinde dayanılmayan ve ödeme emri ekinde tebliğ edilmeyen herhangi bir belge veya hukuki sebebe dava aşamasında dayanılması mümkün olmayıp, bu hususta muvafakatimiz bulunmadığı, davacının faiz ve icra inkar tazminatı talebi hukuka aykırı olduğu, davalı tarafın herhangi bir borcu bulunmadığından muacelliyet ve temerrüt gerçekleşmeyeceğinden davacı tarafın faiz talebi ve miktarı haksız olduğunu, davalı tarafa icra inkar tazminatına hükmedilmesi için kanunun aradığı şartlar oluşmadığından talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan rapor incelenmiş olup; icra takibinin 8293,84-TL, 11815,10-TL, 2260,88-TL olmak üzere üç adet fatura ve işlemiş faizlerine yönelik olarak başlatılmış olduğu, davalı taraf cevap dilekçesi ile 8293,84-TL'lik faturayı kabul ettiği ve bedelinin icra takibinden önce ödendiğini beyan ettiği, davalı tarafa başka bir borcu olmadığını beyan ettiği, incelenen ticari defterlerde, davacının ve davalının ticari defterlerinin usulüne göre tutuldukları, davacının ticari defterlerine göre, davaya konu 8293,84-TL'lik faturanın bedelinin davalı tarafından ödendiği, diğer iki faturanın bedelinin ödenmediği ve davacının 14075,98-TL alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerine göre ise, sadece 8293,84-TL'lik faturanın kayıtlı olduğu ve bedelinin ödendiği, davacıya borcunun bulunmadığı, diğer iki faturanın kayıtlı olmadığı görülmüştür.
8293,84-TL'lik fatura her iki taraf defterlerinde kayıtlı ve ödenmiş olarak gözüktüğü, buna ilişkin ayrıca dekontun sunulduğu görülmekle, bu fatura yönünden davalının borcu ödemiş olduğu sabittir. Diğer iki fatura davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davalının BA formlarında da bulunmamaktadır. Davacı taraf diğer iki faturayı davalıya tebliğ ettiği hususunu ispatlayamamıştır. Dosyada mevcut PTT teslim tutanağında teslim alan bilgisinin bulunmadığı, davalı tarafından teslim alındığına dair bir bilgi ve belgenin bulunmadığı görülmüştür. Davacı taraf davaya konu 11815,10-TL ve 2260,88-TL tutarlarındaki faturalara ilişkin davalıya mal ve hizmet verdiği hususunu ispatlayamamıştır. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı tarafın kötü niyetli olarak icra takibini başlattığına dair kanaat oluşturacak bilgi ve belge bulunmadığından, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda her iki tarafın tacir olduğu sunulan ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu ve yapılan incelemede davacının 14.075,98 TL alacaklı olduğu ve davalıdan icra takibinde talep edilebilecek miktarın 14.075,98 TL'nin yıllık yüzdü 49 yasal faiz ve değişen oranlarda faiz ile tahsil olunacağının belirtildiğini, mahkemece icra takibinde talep olunan 3 adet faturadan 8.293,84 TL'lik faturanın ödendiğini diğer iki faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davacının bu 2 faturayı tebliğ ettiği hususunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddedildiğini, bahse konu faturaların davalıya tebliğ olmadığını, davalı ile yapılan mutabakatta bu durumun teyit olunduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, faturalara konu hizmetin verilip verilmediği noktasındadır.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında, "fatura" sebebine dayalı olarak işlemiş faiziyle birlikte 23.302,33 TL alacağın tahsili istemiyle █████/2019 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca 22.369,82 TL yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davacının düzenlediği 8.293,84 TL bedelli faturanın iki tarafın ticari defterinde de ödendiğinin kayıtlı olduğu, 11.815,10 TL ve 2.260,88 TL bedelli faturaların ise davalı ticari defterinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtını oluşturmaz(Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, ███████-915 Esas ve █████████ Karar Sayılı İlamı). Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davacının faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Aynı şekilde akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez.
Alacağın dayanağına ilişkin 11.815,10 TL ve 2.260,88 TL bedelli faturalar sunulmuş ise de bu faturalara konu hizmetin verildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge mevcut değildir. Davacının ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerekir. Dayanağı kanıtlanamayan faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına davacının iddialarını ispata elverişli değildir. Bu nedenle anılan faturalar yönünden davacının ticari defterlerinin lehe delil niteliği bulunmamaktadır. Davaya konu 8.293,84 TL bedelli faturasına ilişkin her iki taraf ticari defterinde banka havalesi ile ödeme kaydı bulunduğu da nazara alındığında davaya konu faturalar yönünden davacı davasını ispatlayamamış olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı tarafça istinaf dilekçesinde bahse konu faturaların davalı yana tebliğ olunduğu ve davalı ile yapılan mutabakat ile bu durumun teyit edildiği iddia edilmiş ise de dosya içerisinde herhangi bir mutabakata rastlanılmamış olup, bu haliyle davacının söz konusu itirazı yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!