Instagram üzerinden balon avize satışında haksız rekabet iddiası ve tasarımın özgünlüğü tartışması ile ilk derece mahkemesi ret kararına istinaf başvurusu.
Özet: Davacı, özel tasarım balon avizelerin satışını yaptığı Instagram sayfasından satın alan davalının, aynı veya benzer ürünleri kopyalayarak kendi sosyal medya hesaplarından satması ve hatta kendisinden aldığı ürünleri başkalarına satmasıyla haksız rekabet yarattığını iddia ederek erişim engeli ve davanın kabulünü talep etmiş; davalı ise ürünlerin özel tasarım olmadığını, birçok tedarikçi tarafından satıldığını ve kendi patent başvurusunun reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiş; ilk derece mahkemesi, balon avizelerin davacıdan önce de piyasada bulunduğunu ve iddia edilen haksız rekabetin oluşmadığını tespit ederek davayı reddetmiş, davacı vekili ise kararı bilirkişi raporunun hatalı olduğu ve tescilli tasarım hakkı olmasa dahi ürün kopyalamanın haksız rekabet oluşturacağı gerekçesiyle istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15.400 takipçiye sahip olan "..." adlı instagram sayfasının sahibi olduğunu ve özel tasarım olan avizelerin satışını yaptığını, davalının █████/2020 tarihinde müvekkilinden özel tasarım avizeleri satın alıp, sonrasında avizelerin aynı ya da benzerlerini üreterek "..." isimli kendi instagram ve facebook hesabından satmaya başladığını, bununla da kalmayıp, müvekkilinden satın aldığı ürünleri de bizzat üçüncü kişilere sattığını, müvekkilinin bu nedenle zarar gördüğünü ve görmeye devam ettiğini beyanla davalı tarafın instagram ve facebook hesaplarına erişimi engellenmesi maksadıyla ihtiyati tedbir ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının "..." isimli instagram hesabının sahibi olduğunu, bu hesap ile çeşitli bebek ürünlerinin satışını yaptığını, davacının "..." notuyla ilk avizesini █████/2019 tarihinde sattığını ve bu tarihten önce de sayfasında herhangi bir balon avize paylaşımının bulunmadığını, müvekkilinin pazar yoklaması yapmak amacıyla balon avize fiyatlarını birkaç farklı tedarikçiden sorduğunu, bu tedarikçilerin aynı ürünü davacıdan çok önce üretip satmaya başlayan tedarikçiler olduğunu, müvekkilinin davacıdan balon avize satın aldığı gibi başkaca tedarikçilerden de satın aldığını, balon avizelerin davacının özel tasarımı olmadığını, aksine birçok farklı tedarikçinin satış yaptığını, davacının █████/2020 tarihli paylaşımı ile Türk Patent ve Marka Kurumu'na tescil talebinde bulunduğunu, talebin kabul edildiğini izlenimi yaratarak diğer tedarikçilerin satış yapmasını engellemeye çalıştığını, ancak başvurusunun reddedildiğini, davacının haksız rekabet iddiasının ve ihtiyati tedbir talebinin haksız ve yersiz olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamında edinilen vicdani kanaat gereğince; alanında uzman bilirkişilerce hazırlanmakla mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği üzere, balon avize konseptli ürünlerin davacıdan önce dava dışı farklı Instagram hesapları üzerinden satılmakta oldukları, davacının satmakta olduğu ürünlerin hali hazırda kendisinden önce de başkaları tarafından satılıyor olmaları nedeniyle davalının da aynı ya da benzer ürünleri satmasında TTK'nun 55/1-a-4. maddesini ihlal ettiğinden bahsedilemeyeceği, davacının davalıya sattığı ürünlerin davalıya aitmiş gibi satıldıkları iddiasının, █████/2020 tarihli dekont tarihinden önce davalıya ait Instagram hesabında söz konusu balon avizelere ilişkin paylaşımların yapıldığı mahkememizce resen tespit edildiğinden dinlenemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler sonucu hazırlandığını, işbu raporun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, dava konusu yapılan balon avize tasarımının özel tasarım olmaması ve piyasada satışa arz edilen bir ürün olması durumu tasarım hakkının belirlenmesi konusunda önem arz ettiğini ancak iddialarının zaten tasarım hakkının ihlal edildiği değil, ürününün birebir kopyalanarak TTK haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiği yönünde olduğunu, davacının dava konusu ürün nezdinde sahip olduğu bir tescilli tasarım hakkı bulunmadığına vurgu yapsa da, bizim zaten böyle bir iddiaları olmadığından yapılan değerlendirmenin mesnetsiz olduğunu, davacının tasarım hakkının bulunmaması, haksız rekabet hükümleri kapsamında hakkının ihlal edilmediği anlamına gelmediğini, haksız rekabet ortamının oluşması için ürünün ilk kim tarafından kamuya sunulmuş olduğunun önemli olmadığını, ürünün kopyalanarak benzerinin ya da kopyasının üretilmesi haksız rekabet ortamının oluştuğunu gösterdiğini, davacının özel tasarımı olan avizelerin dürüstlük kurallarına aykırı ve kötü niyetli şekilde kopyalanarak satılmaya başlanması davacının haklarını ihlal etmekle birlikte iş piyasasında haksız rekabet oluşturabilecek eylem niteliği taşıdığını,
bir eylemin TTK kapsamında haksız rekabet sayılabilmesi için gerekli şartların; iktisadi rekabet, iyi niyet kurallarına aykırılık ve kötüye kullanım olup davalının davacıdan özel tasarım avize satın aldıktan hemen sonra söz konusu ürünü kopyalanarak benzerini ya da kopyasını üretip aynı platform üzerinden, çok benzer bir site içeriği ile satışa çıkardığını, davalının davacıdan önce ürünü piyasada farklı tedarikçilerden de satın alması, davacının ürününü kopyaladığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, öyle ki sitede yer alan bazı fotoğraflar birebir davacının sitesinden kopyalanmış, diğer tedarikçilerce üretilen ürünler ile davacıya ait ürünler arasında lamba yerleri, şekil, kaynak gibi yapım farklılıkları mecvut iken, davalı tarafça üretilen ürünler davacının ürünleri ile şekil, kullanılan plastik ve teller gibi özellikler yönünden aynı olduğunu bu durumda, davalının ürünü davacıdan kopyaladığı açık olup o halde yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hazırlanan raporun gerçeği yansıtmadığı açık olduğundan işbu rapor esas alınarak verilen kararın da hatalı olduğunu, bilirkişilik müessesesinin “adil yargılanma hakkı”nı doğrudan etkileyen bir delil değerlendirme aracı olması ve eksik inceleme ile hazırlanan raporların adillik ilkesini zedeleyecek olması hasebiyle eksik inceleme ile hükmü elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının yargı mercilerince doğru görülmediğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, davacıya ait tescilsiz tasarıma sahip ürünlerin satılması nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve men'i davasıdır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının iddia olunan eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasındadır.
Taraf şirketlerin aynı sektörde faaliyette bulundukları niza konusu değildir.
Davacı taraf, tasarımı kendisine ait olan avizelerin aynı yada benzerlerini üreterek satamaya başlayan davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği iddiasıyla haksız rekabetin tespiti ve menine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
6102 sayılı TTK’nın 54. maddesinde de ‘’Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. ‘’ hükmü düzenlenmiş, aynı Yasa’nın 55/1-a-4 maddesinde haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de ‘‘Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak’’ olarak düzenlenmiştir.
Ayrıca, tescilsiz tasarımlar yönünden, 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 55/4, 56/4-5, 59/2 ve 69/2 maddelerinde getirilen yeni düzenlemeyle, ilk defa Türkiye’de kamuya sunulmuş olması, mutlak anlamda yeni ve ayırt edici olması koşuluyla, sadece üç yıl için koruma getirilmiştir. Söz konusu şartları taşıyan tescilsiz tasarımlara da tescilli tasarımlar gibi SMK hükümlerine göre koruma sağlanacaktır.
Kanun madde gerekçesiyle birlikte yorumlandığında, 6769 sayılı SMK’daki koruma bir yana, tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi ancak ve ancak, mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletmeyle bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökene işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi, öte yandan taklidini üretenlerce, işletmesel kökenleri itibariyle tasarıma konu malların işletmesel kökenlerinin karıştırılmasına yol açacak tedbirlerin alınmaması, diğer bir anlatımla hedef tüketici kitlesinin bakış açısına göre, orijinal ve taklit malların aynı veya aralarında idari, ekonomik ya da işletmesel bağ bulunan işletmelerce üretilmiş olabileceği hususunda karıştırılma ihtimaline yol açılması halinde söz konusu olabilecektir. Bunun dışında, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla yirmi beş yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği kabul edildiği halde, haksız rekabet hükümlerinden ve emeğin korunması ilkesinden hareketle sırf orijinal olmasından dolayı tescilsiz tasarımlara daha fazla hak bahşedildiği de iddia edilemez (Füsun Nomer Ertan, Tasarımların Haksız Rekabet Hükümleri Çerçevesinde Korunması Artık Söz Konusu Değildir, Türkan Rado’ya Armağan, Oniki Levha, İst-2020, s. 313-317).
Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde, herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmesini sağlamak suretiyle bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Dürüst ve bozulmamış rekabetin varlığı, piyasa katılımcılarının (tüketiciler, tacirler, rakipler) yanında, bireysel rekabet düzeninin korunmasını da gerektirir. Tacirlerin korunması ilkesi çerçevesinde koruma unsurlarından biri de emeğin ve yatırımların korunması olmakla birlikte, fikri mülkiyet hakları özelinde, bütün dünyada ve ülkemizde geçerli olan tescile bağlı ve süreyle sınırlı koruma ilkelerinin de göz ardı edilmemesi gerekir. Bu çerçevesinde, haksız rekabet hükümlerine dayanılarak anılan ilkeleri geçersiz kılacak veya zedeleyecek yorumlardan dikkatle kaçınılmalı ve bu noktada haksız rekabet hükümleri dar yorumlanmalı, konuya ilişkin özel hükümlerin ötesinde, mal veya hizmetlerle ilgili olarak tekel yaratılmamalı, ekonominin sağlıklı şeklide işlemesi için serbest rekabet ortamı özenle korunmalıdır(Yargıtay 11. HD'nin 22.04.2021 tarih ve ███████ E.- █████████ K. Sayılı Kararı).
Somut uyuşmazlıkta olduğu gibi, sektördeki diğer firmalarca yurt dışında ve Türkiye'de üretime konu edilmiş ve tescile dayalı koruma tercihinde de bulunulmamış tasarımlar yönünden, tasarıma konu malların bir başkasınca üretilmiş ve piyasaya sunulmuş olması halinde, sadece tasarımın orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması, bu davranışın haksız rekabet olarak nitelendirilmesine yeterli olmayıp, ayrıca onu üreten işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimaline de yol açılması gerekir.
Bu çerçevede, davacı tarafça, davaya konu tescilsiz tasarıma konu ürünlerin davacı ile özdeşleşecek bir ürün haline gelerek, işletmesel kökene işaret eden bir ayırt edici işaret haline dönüştüğü, bunun yanı sıra davalı tarafın üretmiş olduğu avizelerle, davacının sattığı avizeler ile arasında işletmesel köken itibariyle karıştırılma ihtimalini önleyecek tedbirleri almadığı, sonuç itibariyle davacıdan önce █████/2016 tarihinden beri dava dışı "Bebaks1" isimli instagram hesabında satıldığı da nazara alındığında ürünlerin özgün ürünler olduğu hususları ispat edilememiştir. Bu halde davalının iddia edilen eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!