Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde, hırsızlık sonrası tazminat ödeyen sigorta şirketinin, güvenlik hizmetinde ihmali olduğu iddia edilen danışmanlık firmasına açtığı rücuen tahsil ve itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısının iş yerinde meydana gelen hırsızlık vakası sonrası ödediği tazminat bedeli nedeniyle, güvenlik hizmetinden sorumlu olduğunu iddia ettiği bir şirkete karşı itirazın iptali davası açmıştır; sigorta şirketi, davalının sözleşmeye aykırı ihmal ve kusurlu davranışları sonucu zararın oluştuğunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu belirtirken, davalı şirket ise ticari faaliyet alanında güvenlik hizmeti bulunmadığını, sadece danışmanlık hizmeti verdiğini ve 5188 sayılı kanun gereği özel güvenlik hizmeti sunma yetkisinin olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete Bileşik Ürün Sigortası Poliçesi ile sigortalı ..... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde 04.07.2022 tarihinde meydana gelen hırsızlık vakası sebebiyle maddi hasar oluştuğunu, söz konusu zarar nedeniyle müvekkili şirket sigortalısına 10.825,45-TL tazminat bedeli ödenmiş olduğunu, işbu dilekçe ekinde sunulmuş olan ekspertiz raporunda görüleceği üzere ..... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait müvekkili şirket sigortalısı iş yerinde 04.07.2022 tarihinde hırsızlık hadisesi meydana geldiği, güvenlik hizmetinin .... Danışmanlık Hizmetleri ve Tic A.Ş. firması tarafından görevlendirilen güvenlik personelleri tarafından gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak koruma ve güvenlik hizmeti için her ay ödeme yapıldığı sabit olup, davalı tarafın güvenlik hizmeti sorumluluğunda olan sigortalı iş yerinde davalının ihmali ve kusurlu davranışlarının sözleşme hükümlerine de açıkça aykırılık teşkil etmekte olduğunu, hasarın ödenmesi ile mukavele şartlarına ve Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesine göre müvekkili şirketin, zarara uğrayan sigortalısı yerine kaim olmuş ve zarara sebebiyet verenler aleyhine mevcut her türlü hakları müvekkili şirkete intikal etmiş olduğunu, davalı tarafın söz konusu alacaklarına ilişkin olarak Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... E. sayılı dosyası ile başlatmış oldukları icra takibine kötü niyetle itiraz etmiş ve itiraz üzerine kendisi adına takibin durmuş olduğunu, davalı borçlunun borca itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmemiş olduğunu, arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı'nda da belirtildiği üzere davalı ile anlaşma sağlanamamış olduğunu, beyanla; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalının Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... E. sayılı dosyasına itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, davalının tüm menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket .....Yönetim Danışmanlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'nin, dava dışı .....Grup Yapı San. ve Tic. A.Ş.'ye, esas sözleşmesinde belirtildiği gibi "DANIŞMANLIK" hizmeti vermiş olduğunu, ancak davacı ..... Sigorta A.Ş.'nin, 25.03.2023 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı şirkete, danışmanlık hizmeti değil de güvenlik hizmeti verdiği iddiası ile huzurdaki davayı ikame etmiş olduğunu, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Kanunun 5. maddesinde; güvenlik şirketlerinin özel güvenlik alanında faaliyette bulunmasının İçişleri Bakanlığının iznine tâbi oldukları, faaliyet izni verilebilmesi için şirket hisselerinin nama yazılı olması ve faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti olması zorunlu olduğu hüküm altına alınmış olduğunu, ilgili kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere; güvenlik hizmeti sunacak şirketlerin münhasıran güvenlik ve koruma hizmetinden başkaca bir hizmet sunmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, ticari faaliyet alanı içinde koruma ve güvenlik hizmeti olmadığının ekte sunmuş oldukları ticaret sicil gazetesindeki esas sözleşmesi ile ispat edilmiş olduğunu, müvekkili şirketin, 5188 sayılı yasa gereği kurulan bir özel güvenlik şirketi olmadığını, işbu beyanlarının doğruluğunun tespiti için Özel Güvenlik Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına ve müvekkili şirketin özel güvenlik hizmeti sunabilmesinin mümkün olup olmadığının sorulmasını talep ediyor olduklarını, davacının iddia ettiği gibi, müvekkili şirketin davacının sigortalısı ..... Grup Yapı San. ve Tic. A.Ş.'ye hiç bir şekilde özel güvenlik hizmeti sunmamış olduğunu, taraflar arasında imzalanan danışmanlık hizmeti sözleşmesinin 2.6 maddesinde; müvekkili şirketin dava dışı olan davacının sigortalısı şirkete "yönlendirme ve gözetmenlik ile sınırlı olarak" danışmanlık hizmeti sunulduğunun sabit olduğunu, güvenlik şirketinin hırsızlık olayının gerçekleştiği esnada dahi güvenlik hizmeti verip vermediğinin tespiti için resmi kayıt ve defterlerin incelenmesi zorunluluğunun, T.C. Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 07.11.2019 tarih .... E., ..... K. sayılı ilamı hüküm altına alınmışken; müvekkili şirketin ticari faaliyet alanının güvenlik hizmeti olmaması ve davacının sigortalısı olan şirkete de müvekkili şirket tarafından güvenlik hizmeti sunmaması dolayısıyla müvekkili şirketin yaşanan adli olay sebebiyle hiç bir sorumluluğu bulunmadığını, huzurdaki davada, davacı ile dava dışı sigortalısı arasındaki sigorta poliçesinin teminat içeriğinin taraflarınca bilinmediğini, taraflar arasında yapılan "İnşaat All Risk sigorta poliçesinde", davacının sigortalı şirketinin riziko kapsamında teminatın karşılanması için "özel güvenlik hizmeti alması hususunda" ilgili sigorta poliçesinde bir hükmün varlığının olup olmadığının tespit edilmesinin mutlak suretle gerekli olduğunu, davacının sigortalı şirketi ..... Grup Yapı San. ve Tic. A.Ş.'nin, güvenlik hizmeti alacağı şirketlerinin maliyetlerinin fazla olması sebebiyle güvenlik hizmeti yerine danışmanlık hizmeti almak için teklifler almış ve müvekkili şirket ile anlaşmış olduğunu, işbu sebeple, davacının sigortalısının İnşaat All Risk sigortasındaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin mutlak suretle bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, öte yandan, şantiye sahasında yaşanan hırsızılık olayında; müvekkili şirketin ve çalışanın hiç bir kusuru bulunmadığını, hırsızlık olayını gerçekleştiren 5 (BEŞ) kişinin, şantiye sahasına silahlı olarak gelmiş, müvekkili şirketin danışman çalışanını "ölüm tehdidi ile" etkisiz hale getirmiş, hırsızlık olayının olduğu dükkanın alarm sistemini sökerek bu hukuka aykırı eylemi gerçekleştirmiş olduklarını (İlgili savcılık dosyasının celbi talep olunur) yaşanan işbu hırsızlık olayının, oluşunda ve devamı süresince müvekkili şirketin ve çalışan personelinin hiç bir şekilde sorumluluğu bulunmadığını, işbu hususun bilirkişi marifetiyle yapılacak keşif ile de ispat edilmiş olacağını, davacının, müvekkili şirket aleyhine başlattığı icra takibine yönelik borca ve tüm ferilerine ilişkin itirazlarını bir kez daha yinelediğini bildiriyor olduklarını beyanla; davacının hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, sigorta ödemesi nedeni ile başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; dava dışı sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumları ve dava dışı sigortalı şirketin zararı, davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin kadri marufunda olup olmadığı, dava dışı sigortalı şirketin davalı şirketten aldığı hizmetin danışmalık veya güvenlik hizmeti niteliğinde olup olmadığı, davacı şirket açısında rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, rücu edilebilecek tutarın tespiti ile işlemiş faiz talep edilebilip edilemeyeceği ve edilebilecek ise miktarı hususlarındadır. Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... E. sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirketi şirketi tarafından davalı şirket aleyhine 10.825,45 TL asıl alacak, 432,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.257,87 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görülmüştür. Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, dava dışı sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumları ve dava dışı sigortalı şirketin zararı, davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin kadri marufunda olup olmadığı, dava dışı sigortalı şirketin davalı şirketten aldığı hizmetin danışmalık veya güvenlik hizmeti niteliğinde olup olmadığı, davacı şirket açısında rücu şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, rücu edilebilecek tutarın tespiti ile işlemiş faiz talep edilebilip edilemeyeceği ve edilebilecek ise miktarı hususlarının tespiti için dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, Tekstil Mühendisi bilirkişi ....., Yangın Uzmanı bilirkişi ..... ve Sigorta Uzmanı bilirkişi ...... █████/2025 tarihli raporlarında özetle; ekspertiz raporunda; Riziko adresinde davalı ...... Güvenlik firması tarafından görevlendirilen güvenlik personelleri tarafından koruma ve güvenlik hizmeti verdiğini, hizmet için her ay ödeme yapıldığının bilgisi aldığından bu bağlamda güvenlik firmasına rücu imkânı bulunduğu yönünde değerlendirme yapıldığını, yukarıda tafsilatıyla arz ve izah edildiği üzere; davalı şirketin özel güvenlik şirketi olmadığı sadece danışmanlık ve özel güvenlik dışında kalan alanlarda hizmet verebileceğianlaşıldığından; hırsızlık olayının gerçekleşmesinde davalı şirket personelinin yakalama, gözetim altında tutma, hırsızlara karşı koyma ve fiziki müdahale etme yetkisinin bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen danışmanlık sözleşmesinde ise; gelen ziyaretçilerin karşılanması, proje yetkilisine, ziyaretçiler ile ilgili bilgi verilmesi ve ziyaretçilerin girişleri için proje yetkilisi ve/veya yönlendireceği ilgilinin onayının alınması, ziyaretçilerin giriş akabinde doğru şekilde yönlendirilmeleri, projeye giriş ve çıkışların kimlik kontrolü ile kayıt altına alınması, acil durumlarda proje yetkilisi ile bağlantı kurularak gecikmeksizin bilgilendirilmesi, proje içi ve çevresinin sürekli olarak gözetlenmesi ve denetlemesi, tüm denetim, eğitim ve faaliyetlerin düzenli olarak elektronik ortamda raporlanması hizmetlerinden ibaret olduğunu, bu itibarla yapılan hizmetin koruma ve güvenlik hizmeti olmadığı, yukarıda belirtilen alanlarda hizmet verebileceği değerlendirilmiş olduğundan, takdirin mahkememize ait olacağını, dolayısıyla da, davacı sigorta şirketinin davalı şirkete rücuen tazminat talebinde bulunamayacağını, hırsızlık hasarı sebebiyle meydana gelen maddi zararın toplam 17.085,80-TL olduğunu, davacı .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile dava dışı ...... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait poliçede belirtilen riziko adresinde bulunan işyeri, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları kapsamında gerçekleşecek rizikoların teminat altına alınması maksadıyla 15.06.2022 başlangıç 15.06.2023 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde .... numaralı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesinin tanzim edildiğini, gerçekleşen zararın, davacı .... Sigorta A.Ş. tarafından sigortacı sıfatı ile dava dışı ...... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait poliçede belirtilen riziko adresinde bulunan işyerinin hırsızlık muhataralarına karşı Hırsızlık Sigortası Genel Şartları kapsamında tanzim edilen ..... numaralı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi hükümleri gereğince, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğunu, 04.07.2022 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiğini, davacı ...... Sigorta A.Ş. tarafından tanzim edilen Bileşik Ürün Sigorta Poliçesinin Emtia Hırsızlık Teminat limitinin 20.000.000,00-TL, Dekorasyon Hırsızlık Teminat limitinin 600.000,00-TL olduğunu, davacı ...... Sigorta A.Ş.'nin, poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğunu; artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, gerçekleşen hasar neticesinde oluşan zararın, davacı ....... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortacı sıfatı ile düzenlenen ....... numaralı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi özel şart, kloz ve hükümleri gereği poliçe limitlerini aşmadığını, poliçe şart ve klozları gereği; hırsızlık hasarı sebebi ile ödenecek tazminat tutarı üzerinden muafiyet, koasürans sebebi ile bir kesintinin uygulanmasını sağlayan hükümlerin bulunmadığını, emtia poliçe teminatı ile gerçek varlık değerleri üzerinde eksik teminatın olduğunu, bu suretle tazminat ödemesinde eksik sigorta hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, bağımsız sigorta eksperi tarafından emtiada tespit edilen 9437,745 oranında eksik sigorta tenzilinin uygulanması suretiyle tazminata konu tutarın 10.825,45-TL olduğu emtiada meydana gelen zarar üzerinden eksik sigorta tenzili kesintisi haricinde herhangi bir kesintinin uygulanmaması gerektiğini, hırsızlık sebebi ile gerçekleşen hasar neticesinde oluşan zararın, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları kapsamında davacı .... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ...... numaralı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi özel şart, kloz ve hükümleri gereği, poliçe primlerinin ödenmiş ve poliçenin hasar tarihinden önce herhangi bir sebeple iptal edilmemiş olması kaydıyla ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığını, davacı ....... Sigorta A.Ş. tarafından dosyada mübrez 06.09.2022 ödeme dekontu ile 10.825,45-TL tutarında tazminatın dava dışı ..... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ödendiğini, bu suretle tazminat yükümlülüğünün yerine getirildiğini, davalı ......Yönetim Danışmanlık Hizm. ve Tic. A.Ş.'nin dava dışı ...... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinde koruma ve güvenlik hizmetinden sorumluluğunun bulunmadığının heyetlerinde görevli güvenlik uzmanı bilirkişi tarafından değerlendirildiğini, bu suretle davacı ...... Sigorta A.Ş.'nin meydana gelen dava konusu olay sebebi ile ödediği 10.825,45-TL tutarındaki tazminatı davalı .... Yönetim Danışmanlık Hizm. ve Tic. A.Ş.'ne karşı rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşmeyeceğini bildirmişlerdir. Dosyanın davacı vekilinin beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi heyeti █████/2026 tarihli ek raporlarında özetle; davacı vekilinin itirazları dikkatle incelenmiş, 22.12.2025 tarihli kök raporda bahse konu itirazların tamamının karşılanmış olduğunu, özellikle güvenlik uzmanı bilirkişinin sözleşme kapsamında değerlendirme yapmasının mümkün olmadığı, hukukçu bir bilirkişiden bu hususta rapor alınması talep edilmiş olup, bahse konu sözleşme kapsamında hukukçu bilirkişi den rapor alınmasının tamamen mahkememiz takdirinde olduğunun değerlendirilmiş olduğunu, ancak sözleşmenin amacı ve kapsamı ve sorumlulukları değerlendirilmeden tarafların kusuru ve kusur oranlarını belirlemenin mümkün olmadığını, zira hırsızlık olayının oluş biçiminin açıklığa kavuşturulabilmesi için olayın tüm yönleriyle birlikte incelenip irdelenmek suretiyle değerlendirilebilmesi bakımından tamamen özel güvenlik uzmanının yetki ve sorumluğunda olacağının bilinmesi gerektiğini, zira özel güvenlik uzmanı olayın oluş biçiminin yanı sıra 5188 sayılı özel güvenlik hizmetlerinin yürütülmesine dair kanun ve uygulanmasına ilişkin yönetmelik kapsamında davalı şirketin amaç, kapsam ve sorumluluklarının tayinini belirlemek zorunda olduğunu, bu itibarla 22.12.2025 tarihli kök raporda davacı vekilinin tüm taleplerinin karşılandığı bu bakımdan kök raporda olayın tüm yönleriyle açıklanmış olduğunu, dava konusu olay ile ilgili kök raporda belirtilen hususların, tarafların itirazları ve beyanları kapsamında tekrar titizlikle incelenmiş olduğunu, dosya münderecatına kök rapordaki görüşlerin değişmesini sağlayacak mahiyette yeni bilgi ve belge sunulmamış olduğunu, mevcut bilgi ve belgelerin detaylıca irdelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle bu bilgi ve belgeler ışığında hazırlanan kök raporda detaylı olarak açıklanan hususlar kapsamında belirtilen görüş ve kanaatlerde herhangi bir değişikliğe gidilmemiş, kök raporda verilen görüşlerde mutabık kalınmış olduğunu bildirmişlerdir. Somut olayda davacı tarafın dava dışı sigortalısına Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi kapsamında yapmış olduğu, sigortalı iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı sebebi ile sigortalının zararının doğduğu, hırsızlık olayının meydana geldiği iş yerinde davalının güvenlik hizmeti verdiği anlaşılmakla uyuşmazlık davalının meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Dosyada mevcut ödeme yapan davacının sigortalıdan aldığı hasar tazminat makbuzu ve ibranameyle sigortalının dava haklarını temlik alması karşısında TBK'nın 183 ve devamı maddeleri kapsamında, yazılı temlik sözleşmesi gereğince davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre davacı sigorta şirketi, sigortalısının uğradığı zararı karşılamış olmakla, halefiyet ilkesine göre, (TTK. m.1472) maddesi kapsamında, ödediği tazminat dolayısıyla sigortalının haklarına sahip olur ve zarardan sorumlu olan üçüncü kişilere karşı kusuru ölçüsünde doğrudan doğruya dava açarak rücu hakkını kullanabilir. Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.Somut olay bakımından yapılan incelemede davacının rücu talebinin zararın meydana geldiği iş yerinde davalının güvenlik görevini gereğince yerinde getirmediği iddiasına dayanmakta ise de, dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davalı şirketin özel güvenlik şirketi olmadığı, sadece danışmanlık ve özel güvenlik dışında kalan alanlarda hizmet verebileceği, hırsızlık olayının gerçekleşmesinde davalı şirket personelinin yakalama, gözetim altında tutma, hırsızlara karşı koyma ve fiziki müdahale etme yetkisinin bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen danışmanlık sözleşmesinde de gelen ziyaretçilerin karşılanması, proje yetkilisine, ziyaretçiler ile ilgili bilgi verilmesi ve ziyaretçilerin girişleri için proje yetkilisi ve/veya yönlendireceği ilgilinin onayının alınması, ziyaretçilerin giriş akabinde doğru şekilde yönlendirilmeleri, projeye giriş ve çıkışların kimlik kontrolü ile kayıt altına alınması, acil durumlarda proje yetkilisi ile bağlantı kurularak gecikmeksizin bilgilendirilmesi, proje içi ve çevresinin sürekli olarak gözetlenmesi ve denetlemesi, tüm denetim, eğitim ve faaliyetlerin düzenli olarak elektronik ortamda raporlanması hizmetlerinden ibaret olduğu, bu itibarla yapılan hizmetin koruma ve güvenlik hizmeti olmadığı, bu nedenle meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı vekilince Mahkememiz ..... E: sayılı dosyasında alınan raporun ve verilen kararın dayanak olarak gösterilerek yeniden rapor alınması talep edilmiş ise de, işbu dosyada alınan raporun gerekçeli ve uyuşmazlığın niteliğine uygun, bilimsel esaslara dayalı olduğu anlaşılmakla talep yerinde görülmemiştir. Davalının vermiş olduğu danışmanlık hizmeti nedeni ile meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN REDDİNE;1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 11.257,87 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip..... Hakim .....