Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacının ödenmeyen ticari alacak talebine karşılık, davalının kusurlu geç, ayıplı teslimat ve haksız nakliye bedeli iddialarına dayalı savunması.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, ticari satış ve nakliye hizmetlerinden kaynaklanan ve faturalar ile ticari defterlerle sabit olduğunu iddia ettiği yaklaşık 671.338,11 TL tutarındaki bakiye alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı ise davacının siparişi ayıplı, eksik ve geç teslim etmesi nedeniyle kendisinin ciddi maddi zarara uğradığını, fahiş nakliye bedellerinin davacı kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle alacağın mesnetsiz olduğunu savunarak davanın usulden reddini ve yetki itirazını ileri sürmüştür.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, davalı borçluya karşı toplam 12.404,48 USD (yaklaşık 507.534,26 TL ) ve 66.600 TL nakliye bedeli olmak üzere ≈ 671.338,11 TL Toplam Alacak tutarındaki alacağın tahsili için ---- İcra Dairesi’nin -----. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlu, ödeme emrine süresi içinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, ancak yapılan itiraz tamamen dayanaksız olduğunu, zira alacak, faturalar ve ticari defterlerle sabit olduğunu, davalı, kötü niyetle alacağı ödemekten kaçınmakta ve takibi sürüncemede bıraktığını, toplamda USD Bazlı Faturalar: 115.204,15 USD (≈ 4.395.489,86 TL), TL Bazlı Nakliye Faturası: 66.600 TL, Genel Toplam: ≈ 4.462.089,86 TL, davalı, bakiye borç olan 12.404,48 USD + 66.600 TL için yapılan icra takibine haksız yere itiraz etmiştir. Davalının itirazı tamamen haksızdır. İİK m.67 uyarınca itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalı kötü niyetli olarak haksız itiraz ettiğinden, borcun %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava şartı arabuluculuk şartını yerine getirmediğinden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, davacı taraf dilekçesinde, davacı şirketin 12.404,48 USD (yaklaşık 507.534,26 TL ) ve 66.600 TL nakliye bedeli olmak üzere ≈ 671.338,11 TL Toplam Alacağı olduğu iddiasıyla takip başlatıldığını beyan ettiğini, dava konusu olaya ilişkin sunulan dayanak ve iddialar tamamen asılsız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında sac ham maddesine ilişkin düzenlenen █████/2025 tarihli sipariş formunda siparişe ilişkin şartlar belirlendiğini, söz konusu siparişe ilişkin ödeme şekli %20'si sipariş onayında geri kalan kısmı sipariş teslimatında olacak şekilde belirtilmiş bunun yanında termin süresi de mart ayının 3. Haftası olacak şekilde belirlendiğini, müvekkil sipariş formu gereğince anlaşılan şartlar doğrultusunda teslim edilen mallar için gerekli tüm ödemeleri yaptığını, müvekkil taraflar arasındaki sipariş doğrultusunda üstlendiği edimi eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen davacı taraf söz konusu siparişten doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi müvekkili zarara uğrattığını, davacı taraf anlaşılan malzemeleri zamanında teslim etmemiş, teslim ettiği malzemeleri de hatalı ve defolu olarak gönderdiğini, bu hususlar taraflar arasındaki mail ve mesaj kayıtlarının sunulmasıyla ispatlanacağını, davacı taraf, anlaşılan termin süresini fazlasıyla aştığını, siparişte anlaşılan malzemeler vaktinde ve olması gerektiği teslim edilmediğinden müvekkil diğer tedarikçi ile olan işlerini geç teslim etmek zorunda kalmış, tüm siparişleri aksamış ve bundan dolayı müvekkil kendi alacağını elde edemediğini, bundan dolayı müvekkil ciddi anlamda zarara uğradığını, müvekkil şirketin kendi üretimlerinin aksaması ile birlikte telafisi güç zarar ortaya çıktığını, davacı, işin bitim tarihinde işi süresinde ve eksiksiz olarak tamamlayamadığını, davacı, kendisine verilen işi, ayıptan arî ve zamanında bitiremediğini, davacı, müvekkil şirkete fayda sağlamanın aksine maddi ve ticari zarara neden olduğunu, buna rağmen tamamlanmayan iş karşılığı bedel müvekkil şirkete fatura edildiğini, tüm bunların yanında davalı taraf müvekkilden haksız olarak nakliye bedeli de talep ettiğini, davalı taraf siparişleri aksatmasından ve termin süresini fazlasıyla aşmasından dolayı bu konuda kusurunu müvekkil şirkete yıkmaya çalıştığını, anlaşılan nakliye gönderimlerine aykırı olarak toplu olarak gönderilmesi gereken malzemeler gereksiz bir şekilde parça parça nakliyeye verilmiş bundan dolayı fahiş miktarda nakliye bedeli ortaya çıktığını, bu noktada müvekkilin hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmazken söz konusu gereksiz masrafların müvekkile ödetilmeye çalışması hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirket, dava konusu haksız takipte talep edilen alacak miktarının çok üzerine zarara uğradığını, davacı şirket, sipariş konusu malzemeleri defolu ve hasarlı olarak geç teslim ettiğinden kaynaklı müvekkili zarara uğrattığını, söz konusu siparişlerin davacı şirketin kusuruyla geç ve gereği gibi teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilin diğer siparişleri ve anlaşmaları aksadığını, müvekkil şirket bundan dolayı 7.774.000 TL alacağını 2 aydan fazla geç elde etmek zorunda kaldığını, bu miktara uygulanacak aylık %4,55 banka mevduat faiz oranı dikkate alındığında müvekkilin malın geç tesliminden dolayı 750.000 TL'den fazla zararı olduğu ortada olduğunu, aynı zamanda davacı şirket sipariş konusu malları en geç mart ayının 3. Haftası teslim etmesi gerekirken teslim süreci haziran ayının sonuna kadar uzadığını, sipariş onay formunda da görüleceği üzere dolar kuru üzerinden ödenecek olan bedelin %80'inin malın teslimatı sırasında ödeneceği kararlaştırıldığını, Mart ayında teslimi gerçekleştirilmesi gereken siparişlerin haziran ayının sonuna kadar uzaması nedeniyle ortaya çıkan dolar kuru farkına da müvekkil maruz kaldığını, davacı şirketin kusuru ile birden fazla noktada müvekkil maddi açıdan ağır zarara uğradığını, bu nedenle haksız ve usule aykırı olarak açılmış işbu davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı uyarınca davacı vekiline dava açılmadan önce arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucuk tarafından onaylanmış bir örneğini sunmak üzere kesin süre verildiği, ara kararın davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk hususunda bir beyan dilekçesi sunulmadığı, mahkememiz █████/2026 tarihli celsesinde davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunması için verilen kesin sürenin dolduğu, yargılamanın bu şekilde sürüncemede kalacağı ve mazeretinin belgelendirilmemiş olduğu dikkate alınarak mazeretinin reddine karar verilerek davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.HMK'nun 150/5. maddesi gereğince davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizin bu dosyası işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açılanan nedenlerle:1-Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 7.376,09-TL'nin yatıran tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden AAÜT uyarınca 8.108,09-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.