Ticari nitelikteki haksız fiilden kaynaklanan itirazın iptali davası; feshedilen hizmet sözleşmesi sonrası sosyal medya erişim bilgileri ile sehven ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talebi.
Özet: Bu dava, davacı şirketin, hizmetten memnun kalmaması üzerine akdedilen hizmet işbirliği sözleşmesini feshetmesine rağmen davalının davacıya ait sosyal medya hesaplarına erişimi iade etmemesi ve sözleşme feshinden sonra sehven ödenen 88.350 TLyi geri ödemeyi reddetmesi üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu açılan, itirazın iptali ile ödenmeyen bedelin tahsili ve %20 icra tazminatı talebi içeren bir hukuki süreç olup, davalı ise sözleşme feshi ve ödemenin geçerliliğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirket ile davalı arasında 14.03.2022 tarihinde Hizmet İşbirliği Sözleşmesi'nin akdedildiğini, Sözleşme süresi sona erdikten sonra taraflar yeniden bir araya gelmiş ve yeni koşullarla 24.03.2023 tarihli Hizmet İşbirliği Sözleşmesi'nin akdedildiğini, Müvekkili şirketin, yeni dönemde alınan hizmetten memnun kalmaması sebebiyle Sözleşme'nin 13.maddesinde bulunan “Taraflar, sözleşmenin bitiş tarihinden asgari 45 (kırk beş) gün önce herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmenin feshi için diğer tarafa yazılı şekilde bildirimde bulunarak iş bu sözleşmeyi her zaman sona erdirebilirler. Deneme süresi 3 aydır ve 3 ay sonra her iki taraf da sözleşmeyi nedensiz feshedebilir.” hükmü gereği sözleşmeyi feshettiği, ( EK- Fesih İhbarnamesi sureti) Sözleşmenin fesih ihbarında 14.06.2023 tarihi itibariyle sözleşmesinin sona ereceği beyan edilerek “sosyal medya hesaplarının erişim bilgileri ve yönetici yetkilendirmeleri" gereğince iadesi/teslimi istendiği, ancak, sözleşmenin feshinden sonra davalı tarafın (... kullanıcı adıyla bilinen ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait olan İnstegram uygulaması bünyesindeki Bülent Börekçilik İşletme Hesabı erişim bilgilerini iade etmediğini, Davalı tarafla bu konuda şifahen görüşmeler yapıldığını, ancak olumlu bir netice alınmadığını, davalı tarafın hukuka aykırı ve aynı zamanda suç teşkil eden eylemi nedeniyle davalı şirket yetkilisi ve çalışanı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu ve şüpheliler hakkında ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, akabinde şirket muhasebesinden davalıya, fesih sonrası keşide edilen faturaya istinaden sehven 88.350-Türk Lirası tutarında ödeme yapıldığı, hatanın fark edilmesi ile birlikte müvekkili şirket tarafından 20.10.2023 tarihli iade faturası düzenlenerek davalıya gönderildiğini, fatura iade edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça sebepsiz iktisap edilen tutarın davacıya iade edilmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça itiraz edilmesi sebebiyle takibin durdurulduğunu, huzurdaki dava ile ... 34. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep edildiğini, Taraflar arasındaki sözleşmenin 14.06.2023 tarihinde sona erdiğini, davalı tarafın, fesih sonrası kendisine ödenen bedeli iade etmekten imtina ettiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığa yönelik olarak Arabulucu başvurusu yapılmış, yapılan görüşmeler sonucu taraflar arasında uzlaşı sağlanamadığından huzurdaki davanın ikame edilmesi zarureti hasıl olduğunu, itirazın iptali ile birlikte borçlunun İİK 67/2 uyarınca asıl alacağın %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında akdedilen █████/2023 tarihli sözleşmedeki deneme süresinin hükmünün geçersiz olduğunu, taraflar arasındaki işbirliğinin █████/2023'ten sonra da devam ettiğini, davalı tarafın sözleşme yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ile iş ilişkisinin taraflarınca ve haklı sebeple feshedildiğini, davacı tarafın dava konusu faturaya süresi içerisinde itiraz etmediğini, tüm bu nedenlerle, öncelikle davanın görevsiz mahkemede açılması nedeniyle görevsizlik kararı ile usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise taraflarınca ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılmış olan alacak davasının bekletici mesele yapılmasını, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen █████/2022 ve █████/2023 tarihli hizmet iş birliği sözlemesi uyarınca tarafların karşılıklı olarak edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşme feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle fesih edildiğinin kabul edilmesi halinde davacının takip alacağı yönünden haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Mahkememizce celp edilen ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafından, davalı aleyhine sehven yatırılan tutar iadesi dayanak gösterilerek 88.530,00 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafından ödeme emrine süresi içerisinde itiraz edildiği ve takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 sözleşmeler hukuku konusunda uzman nitelikli hesap bilirkişi, 1 mali müşavir ve 1 reklamcılık sektör bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller , taraflara ait ticari defter ve kayıtlar ile .... 19. ATM'nin... Esas sayılı dosyasının da değerlendirilerek davacının davalıdan alacak talebinde haklı olup olmadığı, var ise alacak miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiler ..., ... ve ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Bilirkişi görevlendirmesi uyarınca tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere 6.1 Borçlar mevzuatına yönelik inceleme: Davacı tarafından davalı aleyhine ... 34. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı ve 88.530TL.nin ödenmesini talep ettiği in sebebi” olarak ise “sehven yatırılan tutarın iadesi”nin gösterildiği; taraflar arasında adi yazılı şekilde 14.03.2022 ve 24.03.2023 tarihinde “Hizmet İşbirliği Sözleşmesi”nin akdedildiği; davalının davacının marka tanıtım işlerini üstlendiği; davacı tarafından davalıya ... 55. Noterliği'nden ... tarihinde gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle sözleşmenin 13.2 maddesi (“Taraflar, sözleşmenin bitiş tarihinden asgari 45 (kırk beş) gün önce herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmenin feshi için diğer tarafa yazılı şekilde bildirimde bulunarak iş bu sözleşmeyi her zaman sona erdirebilirler. Deneme süresi 3 aydır ve 3 ay sonra her iki taraf da sözleşmeyi nedensiz feshedebilir. ”) uyarınca 14.06.2023 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğinin beyan edildiği; dava dilekçesinde ise sözleşmenin feshinden sonra davacının sehven davalıya ödeme yaptığının ve bunun iadesinin gerektiğinin iddia edildiği; eğer (sektörel inceleme neticesinde) davalının davacıya hizmet vermeden davacıdan ödeme aldığı kabul edilir ise bu halde sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkileri (TBK m. 77 vd.) kapsamında TBK m. 77/1 hükmü gereğince “gerçekleşmemiş sebebe dayalı” olarak zenginleşmenin (davalıya yapılan ödemenin) geri verilmesinin/iadesinin talep edilebileceği kanaatine varılmakla (ancak davalı tarafından davacıya hizmet verilmişse veya verilmemişse, buna göre davacının iadesini isteyebileceği miktarın tespitinin sektörel yönden yapılabileceği); takdir, elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri uyarınca Sayın Mahkeme'ye aittir. Davacı Ticari Defterlerinin “Usulüne Uygunluk Yönünden” tetkik edilmesi: İncelenen davacı şirkete ait 2023 yılı ticari Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı, bu anlamda davacı şirketin ticari defterlerinin E-DEFTER BERAT usulüne uygun onaylandığı, HMK 222 hükmü de gözetilerek tüm bu hususlarda takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu, Bilirkişi kurulumuzda görevli Teknik Bilirki öre hizmetin davalı tarafından verildiğinin ispatlanamadığı, 05.06.2023 tarihinden itibaren davalı tarafından çok cüzi bir hizmet verildiği ancak bu verilen hizmetin rakamsal olarak hedef kitleye ulaşmadığı, hizmet olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla davalıya ödenen 88.530,00 TL'nin davacıya iade edilebileceği kanaatine varılmış olup takdir tamamen Sayın mahkemenindir." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosyamızın önceki bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan █████/2026 tarihli ek raporda özetle; "Bilirkişi görevlendirmesi uyarınca tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; Davacı Ticari Defterinin "Usulüne Uygunluk Yönünden" tetkik edilmesi; incelenen davacı şirkete ait 2023 yılı ticari Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldı, bu anlamda davacı şirketin ticari defterlerinin E-DEFTER BERAT usulüne uygun onaylandığı, HMK 222 hükmü de gözetilerek tüm bu hususlarda takdir Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davalı Ticari Defterlerinin “Usulüne Uygunluk Yönünden” tetkik edilmesi: Davalı yanın defter ve belgelerinin tarafıma sunulduğu ve yasal tasdiklerinin yasal süreside yapıldığı tespit edilmiştir. Davalı Ticari Defterlerinin " Usulüne Uygunluk Yönünden" tetkik edilmesi; Davalı yanın defter ve belgelerini tarafıma sunulduğu ve yasal tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı tespit edilmiştir. Davacı yanın incelenen 2023 yılına ait ticari defter ve Cari Hesap Muavin kaydında 85.530,00 TL alacaklı görüldüğü, davalı yanın defterlerinde 2023 yılı itibariyle Davacıya borcu tespit edilememiştir. Bilirkişi kurulumuzda görevli Teknik Bilirkişinin görüşüne göre hizmetin davalı tarafından verildiğinin ispatlanamadığı, 05.06.2023 tarihinden itibaren davalı tarafından çok cüz’i bir hizmet verildiği, ancak bu verilen hizmetin rakamsal olarak hedef kitleye ulaşmadığı, hizmet olarak
nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla davalıya ödenen 88.530,00 TL’nin davacıya iade edilebileceği, ancak takdir tamamen Sayın Mahkemenindir.
Borçlar mevzuatına yönelik inceleme: Davacı tarafından davalı aleyhine ... 34. İcra Dairesi’nin ...Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı ve 88.530TL.nin ödenmesini talep ettiği; “borcun sebebi” olarak ise “sehven yatırılan tutarın iadesi”nin gösterildiği; taraflar arasında adi yazılı şekilde 14.03.2022 ve 24.03.2023 tarihinde “Hizmet İşbirliği Sözleşmesi”nin akdedildiği; davalının davacının marka tanıtım işlerini üstlendiği; Davacı tarafından davalıya ... 55. Noterliği’nden ...tarihinde gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle sözleşmenin 13.2 maddesi (“Taraflar, sözleşmenin bitiş tarihinden asgari 45 (kırk beş) gün önce herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmenin feshi için diğer tarafa yazılı şekilde bildirimde bulunarak iş bu sözleşmeyi her zaman sona erdirebilirler. Deneme süresi 3 aydır ve 3 ay sonra her iki taraf da sözleşmeyi nedensiz feshedebilir.”) uyarınca 14.06.2023 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğinin beyan edildiği; davalı tarafından bu süreye riayet edilmeksizin sözleşmenin sonlandırıldığının ileri sürüldüğü; sözleşmenin 13.2 maddesinde “Deneme süresi 3 aydır ve 3 ay sonra her iki taraf da sözleşmeyi nedensiz feshedebilir.” hükmü kararlaştırıldığından göre deneme süresinin 14.06.2023 tarihinde sona ereceği ve bu tarihte sözleşmenin sonlandırıldı kanaatine varılmıştır. Dava dilekçesinde ise sözleşmenin feshinden sonra davacının sehven davalıya ödeme yaptığının ve bunun iadesinin gerektiğinin iddia edildiği; Eğer davalının davacıya hizmet vermeden davacıdan ödeme aldığı kabul edilir ise bu halde sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkileri (TBK m. 77 vd.) kapsamında TBK m. 77/II hükmü gereğince “gerçekleşmemiş sebebe dayalı” olarak zenginleşmenin (davalıya yapılan ödemenin) geri verilmesinin/iadesinin talep edilebileceği kanaatine varılmakla takdir, elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri uyarınca Sayın Mahkeme’ye aittir. Davalı tarafından 24.03.2023 tarihli sözleşmedeki deneme süresi hükmünün TBK m. 21 hükmünce geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü; bu kapsamda değerlendirme yapıldığında buna ilişkin...Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin ...E., ...K. sayılı ilamındaki "Bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığını hangi tarafın ispat etmesi gerektiğine ilişkin TBK da açık bir düzenleme olmamakla birlikte, 6502 sayılı TTK 5/3 maddesinden yola çıkılarak, önceden ve çok sayıda kullanmak amacıyla hazırlanmış belirli bölümleri boş olan ve sonradan doldurulan sözleşme hükümlerinin kural olarak müzakere edilmemiş olduğu, aksinin sözleşmeyi hazırlayan tarafça ispat edilmesi gerektiği kabul edilmeli, gerektiğinde bu konuda ticari ve e-posta yazışmaları, fakslar, sözleşme taslaklı vs. ispat vasıtalarından yararlanılmalıdır." şeklindeki kararı nazara alınırsa, sözleşmenin geçerli olup olmadığı; işbu sözleşmenin müzakere edilip edilmediği, genel işlem şartı içerip içermediği hususunda: TBK m. 20/I,c.1 hükmünün “Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir.”; TBK m. 21/I hükmünün de “Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı
tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.” şeklinde olduğu; buna ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin E...., K. ..., T. 29.5.2017 kararının “…bir sözleşmenin 6098 Sayılı TBK'nın m. 20 vd. uyarınca genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması için Kanunda belirtilen ölçütlerin uygulanması gerekir. 818 Sayılı BK da olduğu gibi 6098 Sayılı TBK'da da sözleşme serbestisi ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 Sayılı TBK'na, sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirilmiştir. Hem
tüketiciler hem de tacirler için geçerli olan genel işlem koşulları denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında korumaktadır. Bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulları sebebiyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığı tespit edilmelidir. Bu anlamda sözleşmenin tipi, türü ve niteliği önem taşımaz. Sözleşme eşya hukukuna, usul hukukuna veya ticari bir alım satıma, sigorta hukukuna, bankacılık hukukuna vs. dair olabilir. Bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu niteliğinde olabilmesi için ise, anılan hükmün genel işlem koşulunu kullanan tarafça, sözleşmenin kurulmasından önce, tek taraflı olarak, sadece o sözleşme için değil, çok sayıdaki benzer sözleşmelerde kullanmak amacıyla hazırlanmış ve karşı tarafın getirilen bu hükmü müzakere etmesine imkân tanımadan sözleşmenin imzalanmış olması gereklidir. Bir sözleşmedeki genel işlem koşulunun niteliğinin, objektif unsurlara göre belirlenmesi gerekmekte olup, bu hususta tarafların icra ettikleri meslekleri ve sıfatları, tacir veya tüketici olup olmadıkları önem taşımaz. Bir sözleşmenin önceden ve çok sayıda kullanım amacıyla oluşturulup oluşturulmadığını tespitte değişik ölçütler kullanılabilir. Söz gelimi ortada matbu bir metin var ve kullanılan ifadeler soyut ve genel ise, birden fazla sözleşmede kullanma niyetiyle önceden oluşturulduğu kabul edilebilecektir. Diğer sözleşme metinleriyle özdeş ifadeler içermemesi tek başına, o sözleşmenin genel işlem koşulu denetimine tabi tutulmasını engellemez. Bu noktada aranılacak en temel unsurlardan birisi de, genel işlem koşulunu kullanan tarafın, karşı tarafa bu hükmü, değiştirilmesini engelleyecek tarzda ve o niyetle sunmuş olmasıdır.
Mamafih, tek seferlik bir anlaşma için hazırlanan sözleşme metni için genel işlem koşulundan söz etmek mümkün değildir. Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde, sözleşmede yer alan bireysel bir anlaşma hükmünden söz etmek gerekir. Ancak, bir sözleşmede, bütün hükümlerin tartışılarak sözleşmeye konulduğuna dair kayıt konulması, TBK m. 20/3 uyarınca, onları tek başına genel işlem koşulu olmaktan çıkartmayacaktır" şeklinde olduğu anlaşılmakla, dosya kapsamı incelendiğinde TBK m.21 hükmüne göre takdir, HMK ve TMK m.4 hükmü gereğince münhasıran-tamamen Sayın mahkemeye aittir." yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Taraflar arasında adi yazılı şekilde 14.03.2022 ve 24.03.2023 tarihinde “Hizmet İşbirliği Sözleşmesi”nin akdedildiği; davalının davacının marka tanıtım işlerini üstlendiği, Davacı ... A.Ş.'nin davalı ... A.Ş. ile aralarında yapılan sözleşmenin fesih sonrası davacıya keşide edilen faturaya istinaden sehven 88.350 Türk Lirası tutarında ödeme yapıldığı, davacı tarafından 20.10.2023 tarihli iade faturası düzenlenerek davalıya gönderildiği, fatura iade edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça sebepsiz iktisap edilen tutarın davacıya iade edilmediği, alacağın tahsili amacıyla ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğu ve işbu davanın süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı ile davalı arasında 14.03.2022 ve 24.03.2023 tarihli Hizmet İşbirliği Sözleşmesi akdedilmiştir. Bu işbirliği sözleşmesi kapsamında hizmet kalemlerini belirten protokol incelendiğinde, protokolün konusunun “sosyal medya hesapları ve sahip olduğu mecralarla ilgili olarak Ajans'ın her türlü hizmet ve desteği sağlaması olarak belirtilmiştir. Bu kapsamda hizmet kalemlerinin; marka kurumsal kimliğinin oluşturulması amacı ile web sitesinin tasarlanması ve üretilmesi, sosyal medya ve dijital pazarlama, creative ajans hizmeti, reklam yönetimi, görsel dünya ve iletişim hizmetleri ve influenser marketing ve alt çalışmalarının yapılacağı kararlaştırılmıştır.
Davacı tarafça, davalıya ... 55. Noterliği'nden gönderilen ... gün ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile 14.06.2023 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğinin beyan edildiği; dava dilekçesinde ise sözleşmenin feshinden sonra davacının sehven davalıya ödeme yaptığının ve bu tutarın iadesi gerektiği iddia edilmiştir.
Sürekli borç ilişkilerinin sona erme biçimlerini kendiliğinden yahut bir hukuki işleme dayalı olarak sona ermesi şeklinde incelemek mümkündür. Nitekim sürekli borç ilişkileri, bazı sebeplerin gerçekleşmesi ile kendiliğinden sona erebileceği gibi, bazı durumlarda sona ermesi için bir hukuki işleme ihtiyaç duyarlar. Doğrudan (kendiliğinden) sona erme sebeplerinin ortaya çıkması, sözleşme taraflarının herhangi bir davranışına gerek olmaksızın sözleşme ilişkisini sona erdirirken; dolaylı sona erme sebeplerinin sözleşmeyi sona erdirebilmesi için, taraflardan birinin tek taraflı irade beyanına ihtiyaç vardır.
Sözleşmenin kapsamına göre tek taraflı irade beyanının karşı tarafa ulaşması ile feshi mümkündür. Fesih halinde de iş sahibi, sebepsiz zenginleşme hükümlerince ödenenin istirdadını isteyebilir. Davalı yüklenicinin ödemekten kaçınabilmesi için davacı tarafın yararına gerçekleşen ve davacı tarafta kalan hizmetin varlığını veya haksız fesih durumunda menfi zararını usul hükümlerince kanıtlaması zorunludur.
Taraflar arasında son yapılan 24.03.2023 tarihli Hizmet İşbirliği Sözleşmesinin 13. maddesinde “Taraflar, sözleşmenin bitiş tarihinden asgari 45 gün önce herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmenin feshi için diğer tarafa yazılı şekilde bildirimde bulunarak işbu sözleşmeyi her zaman sona erdirebilirler. Deneme süresi 3 aydır ve 3 ay sonra her iki taraf da sözleşmeyi nedensiz feshedebilir.” hükmüne yer verildiği, anılan hüküm uyarınca tarafların üç aylık deneme süresi içinde sözleşmeyi nedensiz feshedebilecekleri açık olup, davalı tarafından gönderilen 05.06.2023 tarihli ihtarnamede; taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesinde taraflar arasındaki işbirliğinin deneme süresine tabi olduğunun, bu süreye göre sözleşme imzalandıktan 3 ay içerisinde taraflardan birinin herhangi bir gerekçeye dayanmadan feshedebileceğinin, dolayısıyla bu süre içerisinde sözleşmenin feshedildiğinin davalıya bildirildiği, yapılan ihtarın sözleşmenin 13. maddesindeki deneme süresine uygun olarak yapıldığı, bu nedenle davacı tarafından sözleşme feshinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşme yenilendiği için artık deneme süresi maddesinin hükümsüz olduğu, taraflar arasındaki işbirliğinin fesih ihtar tarihi olan █████/2023 tarihinden sonra da devam ettiği, davacı tarafından sözleşmenin feshedilmesinden sonra bile davacı tarafından davalıya iş talimatı verildiğini, davalının da verilen talimatları yerine getirdiğini, davalının gerek sosyal medya tanıtımlarını, gerekse sosyal medya hesap yönetimlerinin kusursuz ve eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davacıya gereği gibi hizmetin verildiği savunmasında bulunulmuş ise de, taraflar arasında akdedilen sonraki sözleşmenin ilk sözleşme ile tamamen aynı olmadığı, sonraki sözleşmenin ilk sözleşmenin devamı niteliğinde olmadığı, sunulan mail yazışmaları dikkate alındığında, sözleşmenin üç aylık deneme süresinin dolmasından sonra davacının hizmet talep ettiğine ilişkin bir yazışmaya rastlanılmadığı, mahkememizce alınan █████/2025 tarihli teknik bilirkişi raporunda da, Haziran 2023 ayı için planlanan ve gerçekleşen çalışmaların belirlenmediği, delil olarak sunulan ... ve ... erişimleri incelendiğinde Nisan 2023 tarihinden itibaren erişim sayılarında çok ciddi düşüş olduğu, Haziran ayında ise bu düşüşün en alt seviyelere geldiği, sözleşme kapsamında konusu geçen dijital platformlar başlığı altında, sosyal medya iletişiminin gerçekleşmediği ve mecra bazlı bazı sosyal medya yönetiminde ..., ... ve ... ile ilgili olarak herhangi bir çalışma yapılmadığı dolayısı ile hizmetin davalı tarafından verildiğinin ispatlanamadığı, █████/2023 tarihinden itibaren davalı tarafından çok cüzi bir hizmet verildiği ancak bu verilen hizmetin sektörel değerlendirmeye göre rakamsal olarak hedef kitleye ulaşmadığı, hizmet olarak değerlendirilemeyeceğine dair tespit ve görüşler dikkate alınarak davalının savunması yerinde görülmemiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 77. Maddesi uyarınca: "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. " Ayrıca, Türk Borçlar Kanunu'nun 78. maddesinde: "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir" denilmek suretiyle hüküm altına alınmıştır.
Aynı şekilde, Yargıtay'da yerleşik kararlarında haksız olarak zenginleşen kişinin bu zenginleşmeyi iade etmekle yükümlü olduğuna hükmetmektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09.02.2016 tarih ve ...E. ... K."..TBK'nun 77-82.(BK'nun 61-66.) maddeleri gereğince, Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur. Davada, davalıya haklı bir sebep olmaksızın ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili talep edilmektedir. TBK'nun 78.(BK'nun 62.) maddesinde; Borçlanmadığı edimi kendi isteği ile yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Dosyada bulunan bilirkişi raporuna göre davacının davalıya fazla ödediği bedelin 11.946.60 TL olduğu açıklanmıştır. Sebepsiz zenginleşme kurumunun amacı, haksız değer kaymalarının önlenmesi olup, tam bir eski hale getirme özelliği taşımaktadır." denilmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında toplanan deliller, ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası, alınan bilirkişi raporları, taraflar arasında akdedilen 14.03.2022 ve 24.03.2023 tarihinde Hizmet İşbirliği Sözleşmeleri, ihtarnameler, ticari defter ve kayıtlar ile ... 19. ATM'nin ... Esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde, Davacı tarafından davalı aleyhine ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı ve 88.530TL'nin ödenmesini talep ettiği; borcun sebebi olarak ise “sehven yatırılan tutarın iadesi'nin gösterildiği; taraflar arasında adi yazılı şekilde 14.03.2022 ve 24.03.2023 tarihinde “Hizmet İşbirliği Sözleşmesi”nin akdedildiği; davalının davacının marka tanıtım işlerini üstlendiği; davacı tarafından davalıya ... 55. Noterliği'nden ... tarihinde gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede sözleşmenin 13.2 maddesi uyarınca 14.06.2023 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiğinin beyan edildiği; dava dilekçesinde ise sözleşmenin feshinden sonra davacının sehven davalıya ödeme yaptığının ve bunun iadesinin gerektiğinin iddia edildiği,taraflar arasındaki sözleşmenin 13. maddesinde taraflar arasındaki işbirliğinin deneme süresine tabi olduğunun, bu süreye göre sözleşme imzalandıktan 3 ay içerisinde taraflardan birinin herhangi bir gerekçeye dayanmadan feshedebileceğinin, dolayısıyla bu süre içerisinde sözleşmenin feshedildiğinin davalıya bildirildiği, yapılan ihtarın sözleşmenin 13. maddesindeki deneme süresine uygun olarak yapıldığı, bu nedenle davacı tarafından sözleşme feshinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin taraflardan birinin iradesi ile sona erdiği tartışmasız olup, Sözleşmenin ihlal edildiğini veya haksız fesih nedeninin bulunduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu, HMK md. 190 "İddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşır" düzenlemesine havi olup, sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasında bulunan davalının hizmetin gereği gibi verildiğine ilişkin iddialarını ispatla yükümlü olup, yukarıda yapılan açıklamada teknik bilirkişi tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında bu iddiasını ispatlayamadığı, teknik ve sektörel inceleme neticesinde davalının davacıya gereği gibi hizmet vermeden davacıdan ödeme aldığı anlaşıldığından bu halde TBK m. 77 vd. Kapsamında sebepsiz zenginleşmeden doğan davalıya yapılan ödemenin iadesinin talep edilebileceği kanaatine varıldığı ancak teknik bilirkişi raporunda "█████/2023 tarihinden itibaren davalı tarafından çok cüzi bir hizmet verildiği ancak bu verilen hizmetin sektörel değerlendirmeye göre rakamsal olarak hedef kitleye ulaşmadığı, hizmet olarak değerlendirilemeyeceği" hususunda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında iş sahibi olan davacının, kendisine ifa edilen ve kendi mal varlığına giren hizmetin iade edilemeyen kısımlar yönünden de sebepsiz zenginleşmiş sayılacağı muhakkaktır. Hizmetin doğası gereği ifa edilen işlerin aynen iade edilmesinin imkansız olduğu durumlarda iade bedelinin, iş bedeli üzerinden parasal karşılığının tespiti ile mümkün olacağı, alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında bu yönde bir oran belirlenmediğinden, yargılamanın sürüncemede kalmaması adına mahkememizce resen yapılan değerlendirmede iş sahibinin almış olduğu hizmetin o anki objektif değerini, davacı tarafından yapılan ödemeden mahsup edilerek hakkaniyet indirimine gidilmiş, teknik bilirkişi raporunda belirtildiği gibi delil olarak sunulan .... ve ... erişimlerinin, erişim sayılarında çok ciddi düşüş olsa da Nisan 2023 tarihinde gerçekleştirildiği, Haziran ayında ise bu düşüşün en alt seviyelere geldiği, mecra bazlı bazı sosyal medya yönetiminde ..., ... ve ... ile ilgili olarak hiçbir bir çalışma yapılmadığı gözetilerek mahkememizce davalı tarafından yapılan işler bakımından takdiren %20 oranında davacı alacağından tenzilat yapılmak sureti ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalı tarafından ... 34. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 70.824,00-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı tarafından ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 70.824,00-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-)Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 4.837,99-TL karar harcının, peşin yatırılan 1.069,23-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 3.768,76-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.706,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)Davacı tarafından yapılan toplam 19.100,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 15.280,00-TL yargılama giderinin ve 1.069,23-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı toplamı 16.776,83-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 2.880,00-TL'nin davalıdan, 720,00-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
8-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!