İnanç sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, taşınmaz devirleri, kötü niyet iddiaları ve görevli mahkeme çekişmesi içeren hukuki uyuşmazlık.
Özet: Davacı, finansal sıkıntılar nedeniyle borçları ödendikten sonra kendisine iade edilmek üzere akrabası olan davalıya şirket hisseleri ile bazı taşınmazlarını inanç sözleşmesi kapsamında devrettiğini, ancak davalının varlıkları kötü niyetle ve muvazaalı bir şekilde kendi üzerine tescil ettirerek iade etmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil talep etmiştir; davalılar ise, iddia edilen inanç sözleşmesinin yazılı ve imzalı olmaması nedeniyle hukuken geçersiz olduğunu, davanın usulden veya esastan reddedilmesi gerektiğini ve asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████DAVA : Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ----- tek sahibi olarak ticaretini sürdürürken piyasa borçları ve bankalardan muhtelif tarihlerde kullandığı kredileri ödeyemez duruma düştüğünü, davacının borçlarını ödemek ve ticaretini sürdürebilmek amacıyla teyze ve amca çocuğu olan davalı -----, borçlar yapılandırılarak ödendikten sonra ide edilmek üzere kendisine ve kardeşlerine ait mal varlığını devir ve temlik ettiğini, tarafların üzerinde anlaştıkları konuları, hak ve yükümlülükleri içeren yazılı bir anlaşmanın hazırlanıp imzalanması için her iki tarafın da kuzeni olan ----yetki verdiklerini, davalı ----- tarafından █████/2017 tarihinde yazılı anlaşma taslağı hazırlandığını, inanç anlaşmasının e posta ile gönderildiğini, taraflar arasında yalnızca devir senedi düzenlenmiş olmasına rağmen, davalı --/-- karar defterine sahte imza kullanmak suretiyle pay devrinin kabulüne ve ticaret sicilinde tescili yönünde karar aldığını,--- adına kayıtlı %50 payın iptali ile davalı ----- adına tescilini talep ettiklerini, sonuç olarak ----/ mal varlığındayken mal kaçırmak amaç ve saiki ile davalı ----muvazaalı ve kötü niyetle devir ve temlik edilen --- ilçesi, ---- Mah., 95 pafta, 769 ada, 3 parsel sayısında kayıtlı ana taşınmazın-- numaralı bağımsız bölümünün---. adına mevcut tapu kaydının iptali ile ---- adına kayıt ve tesciline,--- mal varlığındayken mal kaçırmak amaç ve sail davalı ---- muvazaalı ve kötü niyetle devir ve temlik edilen ---- ili, ---- ilçesi, 16234 ada, 20 parsel sayısında kayıtlı arsanın -----adına mevcut tapu kaydının iptali ile ----- adına kayıt ve tesciline, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalılar -----/ Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin huzurdaki yargılama bakımından görevli olmayıp davanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacının, huzurdaki davada ileri sürmüş olduğu iddiaların birebir aynıları ile Müvekkiline karşı --- Asliye Hukuk Mahkemesi’nde ----. ile dava ikame etmiş, söz konusu davada, bu dosyada yer almayan 4 adet taşınmazın tapularının iptali ile kendi (ve başka davacılar) adına tescilini talep ve dava ettiğini, huzurdaki davanın, mezkûr davadan tek farkı, farklı taşınmazlara ilişkin olması olduğunu, söz konusu dava ise henüz keşif aşamasında olduğunu, davacının iddialarının temelini teşkil eden inançlı işlem sözleşmesi olarak nitelediği imzasız ve her zaman düzenlenebilecek mahiyetteki evrakta bırakın Müvekkilinin imzasını kendi imzası dahi olmadığını, davacının inançlı temlik sözleşmesi yapıldığı iddiasını ancak yazılı ve Müvekkilinin de imzaladığı bir sözleşme ile ispatı gerekirken sunduğu evrakın yazılı delil başlangıcı kabul edilmesi ve bu hususta tanık dinletilmesi mümkün olmadığını, tanık dinletilmesine muvafakatinin de olmadığını, bu noktada aslında davacının davası daha başlamadan bittiğini, davacının dava harçlarını tamamlamaması da davanın usulen reddini gerektirdiğini, öte yandan huzurdaki davanın, inançlı işleme dayalı tapu iptal talebine ilişkin olduğundan, bir başka deyişle ticari bir işe ilişkin olmadığından görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının iddia ettiği inançlı işlemi yazılı delille ispatlayamadığından davanın reddi gerektiğini beyan ederek mahkeme huzurdaki dava bakımından görevli olmadığından görevsizlik kararı verilmesi ile dosyanın asliye hukuk mahkemelerine tevdiine, davacıya eksik harcın tamamlatılması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın usulden reddine, her halde inançlı işlem iddiası yazılı delil ile ispat edilemediğinden davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı --- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile diğer davalılar arasında dava konusu taşınmazın devir tarihinden önce hiçbir ticari ve sosyal akrabalık ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin 40 yılı aşkındır Türkiye'nin farklı illerinde Otomotiv ve Akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren, köklü ve tanınan bir şirket olup, yine ---- ili içerisinde ayrı ayrı --- ve ---- bayilikleri bulunduğunu, 2021 yılı içerisinde yatırımlık arsa arayışı içerisine giren müvekkili şirkete, ticari çevresi ve emlakçılar tarafından bir çok arsa ve taşınmaz önerilmiş olup, dava konusu arsa da bu öneriler içerisinde yer alan taşınmazlardan birisi olduğunu, diğer yandan davacının iddia etmiş olduğu inançlı işlemin hiçbir hukuki geçerliliği bulunmadığını, zira davacının dayanak göstermiş olduğu inançlı işlem sözleşmesi tarafların imzası dahi bulunmayan alelade bir metin olduğunu, Hal böyle iken söz konusu metne dayanarak inançlı işlem tesis edildiğinin kabulü mümkün olmadığını, yine davacının delil olarak sunmuş olduğu belgelerin bir kısmı resmi iş ve işlemlerden oluşmakta olup, davacının kendi iradesi ile noter veya tapuda gerçekleştirmiş olduğu işlemleri, sonradan tek taraflı mail ve yazışmalardan oluşan metin ile ilişkilendirmesi açıkça kötü niyetli olduğunu ve yine bu metnin yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tanık dinlenmesinin mümkün olmadığını, tanık dinlenilmesine muvafakatinin bulunmadığını, dava her ne kadar "İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak" davası olarak açılsa da davacının dava dilekçesinin talep kısmında "Muvaazaya dayalı tapu iptal ve tescil" talebinde bulunduğu, alacak kısmına yönelik olarak terditli herhangi bir talebinin de bulunmadığı taraflarınca anlaşıldığını, bu nedenle hem davacının netice-i taleplerinin hem de mahkemeniz nezdindeki dava türünün netleştirilmesi gerektiğini beyan ederek müvekkili aleyhine yönetilen yazılı delil ile ispat edilemeyen, haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, taşınmazı T.M.K m. 1023' e uygun olarak iktisap eden durumunda olduğunu, T.M.K m. 1023 metni "Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur." şeklinde olduğunu, dolayısıyla davacının tüm beyanları kabul edilmemekle birlikte müvekkil şirketin gerçeğe aykırı olan iddiaların hiçbir yerinde konumlandırılması mümkün olmadığını, davacı tarafın gerçeğe aykırı beyanları kabulü mümkün olmadığı gibi soyut anlatımlar dışında dosyaya bu iddiaların dayandırılabileceği herhangi bir delil de sunulamadığı görülmekte olduğunu beyan ederek haksız ve kötü niyetli davanın reddine, yargılama giderleri avukatlık ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, inançlı işleme dayalı davaya konu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptal ve tescili ile davalı --- Şirketindeki %50 payının iptali ile davacı --- adına aidiyetinin tespit ve tescili istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı ----- arasında kurulduğu iddia edilen inanç sözleşmesi kapsamında ---- %50 oranındaki payın devri ile birlikte ---- Mahallesi, 769 Ada, 3 Parsel sırasında kayıtlı, ---- nolu bağımsız bölüm ile ---- 16234 Ada, 20 Parsel de kayıtlı arsanın devrilerinin iptali istemine ilişkindir.Davacı vekilinin tedbir talebinin mahkememizin █████/2023 tarihli ara kararıyla "Davacı ---- tarafından davalı --- devir ve temlik edilen ---- Şirketindeki %50 payının ahara devrinin önlenmesine yönelik talebinin reddine; Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; ---- Mahallesi, 95 pafta, 769 ada, 3 parsel sayısında kayıtlı ana taşınmazın---- numaralı bağımsız bağımsız bölümüne davalı----Şirketi adına kayıtlı olması halinde, ve -/--- İlçesi 16234 Ada, 20 parsel sayısında kayıtlı taşınmazın, davalı ----- Şirketi adına kayıtlı olması halinde davacı tarafça takdiren 100.000,00 TL tutarında nakdi veya kesin ve süresiz teminat mektubu sunulması halinde, taşınmazın 3. Kişilere satışının önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, Davacı tarafça 100.000,00 TL tutarında teminat gösterilmesi halinde ara kararın Mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından infazına," kararının verildiği, davacı vekilince kararın istinaf edildiği, --- BAM ----. Hukuk Dairesi ---- Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.Davacı vekilinin adli yardım talebinin mahkememizin █████/2023 tarihli ara kararıyla reddine karar verildiği, davacı vekilince karara itiraz edildiği, talebin --- Asliye Ticaret----Karar sayılı kararıyla "Davacı vekilinin adli yardım kararına itirazının REDDİNE," kararının verildiği, yine mahkememizin █████/2026 tarihli duruşma ara kararıyla "Davacı tarafın adli yardım talebinin kabulü ile HMK'nun 334. ve devamı maddeleri gereğince dava sonuçlanıp kesinleşenleşinceye kadar davacının yargılama harç ve giderlerinden muaf tutularak, davacı tarafından yapılacak yargılama giderlerinin suçüstü ödeneğinden karşılanmasına, alınması gereken harç ve suçüstü ödeneğinden yapılan giderlerin yargılama sonunda haksız çıkacak taraftan tahsiline," karar verildiği görülmüştür.----. Asliye Hukuk Mahkemesinin --/- ve ---- Esas sayılı dosyaları, ----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası, Noter kayıtları, Ticaret Sicil kayıtları, -/-- Ağır Ceza Mahkemesi ----Esas sayılı dosyası, Tapu kayıtları, Banka kayıtları, Belediye kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporları alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Aynı nitelikteki --- Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, Mahkemece "...inançlı temlik sözleşmesi gereği somut olayımızda inanılanın teminat sağlamak ve bir kısım taşınmazların işletilerek inanana ait borçların ödenmesi, inananın ise sözleşmeye konu taşınmazların inanılana devri edimleri karşısında inananın taşınmaz devir edimlerini yerine getirdiği, inanılanın edimlerinin yerine getirilmesi aşamasında ilgili taşınmazlar ve devir bedellerine ilişkin yapılan karşılıklı itfa sözleşmesi gereği inanılanın inanç sözleşmesinden sadır edimlerin hükümsüz kaldığı" gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş olup davacı tarafın istinaf talebi üzerine dosya --- Bölge Adliye Mahkemesi --- Hukuk Dairesi'nin ---sayılı ilamı ile ''...Dosyanın incelenmesinde; davaya konu edilen --- ada 307 parsel bahçeli kargir ev vasıflı taşınmazın ---- adına kayıtlı iken vefatı ile █████/2016 tarihinde 1/5'er hisse ile davacılar adına intikal ettiği, davacılara vekil olarak --- temsili ile █████/2018 tarihinde davalı ----- satıldığı, bu satış esnasında davacı ---- borcu sebebiyle haczin ve davacılar bakımından --- ve --- lehine iki ipotek olduğuna dair şerhin yer aldığı, █████/2020 tarihinde iki ipotek yüklü ve taşınmaz üzerinde ipoteğin paraya çevrilmesine dayalı takip belirtilerek davalı---bankasına satıldığı, ondan █████/2021 tarihinde ---- lehine ipotek yüklü olarak davalı ---- satıldığı, ondan █████/2021 tarihinde üzerinde ipotek kısıtlaması bulunmadan satış ve ipotek(davalı ---- tarafından kullanılan konut kredisi) açıklaması ile davalı ---- satış ile tescilin sağlandığı,---- mah. 1697 ada 29 parsel --- blok -- nolu mesken vasıflı bağımsız bölüm davacı ---- adına kayıtlı iken █████/2017 tarihinde davacı ----- bizzat katılım sağlayarak satış ve ipotek ile dava dışı kişiler adına 1/2'şer hisse ile adlarına tescilin sağlandığı, ---- nolu mesken vasıflı bağımsız bölüm davacı ---- adına kayıtlı iken █████/2018 tarihinde davacı --- vekil olarak --- temsili ile davalı ----, satış esnasında üç farklı ihtiyati haciz, ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik takibin yapıldığına dair şerhlerin bulunduğu, davalı ---- █████/2019 tarihinde önceki haciz ve takibe dayalı şerhlerin bulunmadığı, ancak borçlusu --- alacaklısı ---- olan ve lehien ipotek tesisi yapılarak(█████/2018) satış ile dava dışı ----- adına kayıt ve tescil edildiği,--- ilçesi mah. ---- ada 4 parsel altında olan kargir apartman vasıflı taşınmazda davacıların 1/5'er hisse ile malik iken üzerinde davacı ---- ve --- ait iki farklı haciz ile 2013 ve 2017 yıllarında ---- lehine verilen iki ipotek yüklü olarak █████/2018 tarihinde davacılara vekil olarak ---- temsili ile davalı ---(vekili ----) satıldığı, davalı ---- tarafından satın alındıktan sonra 2018 ve 2019 yıllarında üç faklı ipoteğin tesis edildiği,--- nolu konut vasıflı taşınmaz davacı ---- adına kayıtlı iken █████/2017 tarihinde bizzat davacı ----- katılımıyla satış ile dava dışı kişi adına kayıt ve tescil edildiği,---- mah. 223 ada 4 parsel(yeni 481 ada 5 parsel) 1 ve 2 nolu bağımsız bölümler davacı ---- adına kayıtlı iken, aynı yer 3 ve 4 nolu bağımsız bölümler davacıların 1/5'er hisse ile adlarına kayıtlı iken üzerinde haciz şerhleri ve davacılar bakımından banka lehine ipotek şerhleri ile birlikte davacılara vekil olarak --- temsili ile █████/2018 tarihinde davalı ----) satıldığı, █████/2019 tarihinde üzerinde haciz ve ipotek şerhi bulunmaksızın dava dışı şirkete davalı ----- tarafından vekil ile temsiliyle satıldığı, --- ili --- ilçesi --- - nolu parsel taşınmazlarda davacıların intikalen hisseli malik iken üzerinde birden fazla haciz şerhi ve 2012 ve 2014 yıllarında dava dışı banka lehine ipotek yüklü olarak █████/2018 tarihinde davacılara vekil olarak --- temsili ile davalı ----(vekili --- ) satıldığı, █████/2023 tarihinde cebri icra ile ----- tarafından satın alındığı, akabinde banka tarafından █████/2023 tarihinde dava dışı---- satıldığı anlaşılmaktadır.Dosya içerisinde yer alan evraklardan; -█████/2018 tarihli sözleşme başlıklı evrakta, eldeki dosya davacıları ve dava dışı ---) ile eldeki dosya davalısı ---.(devralan) arasında düzenlendiği, ---- inançlı işleme dayalı devri bakımından düzenlendiği, dava konusu olan--- mah. 524 ada 4 parsel, -- 887 ada 307 parsel, -/-- ilçesi ---- mah. parsel taşınmazlar ile dava konusu yapılmayan dört başkaca taşınmaz bakımından devre konu yapılacağının belirtildiği, taşınmazların inançlı işlem ile davalı -----/işletmelerinin şirkete devredileceği, ancak başkaca kişilere oluru alınmadan devrin sağlanmayacağının belirtildiği, borca mahsuben elde edilen gelirin düşüleceği, borcun ödenmesi halinde otel ve diğer taşınmazların bedelsiz olarak davacılara davalı ---- tarafından devredileceği hususunda düzenlendiği, taraflarca imzalı olmadığı, --- ve --- şahit olarak adlarının geçtiği imzanın bulunmadığı, ---- arası mailler, █████/2020 ve █████/2020 tarihli ---- ihtilaflı konuların çözümlenmesine dayalı yazılı program başlıklarının yer aldığı yazılı metinler, daval---- arasında mailler( Kaynak otomotiv tarafından kullanılan kredilere ilişkin ödeme çizelgesi ve adı geçen şirket hesabına dair banka kayıtlarının gönderildiği), taraflar arasındaki hesaplamalar ve anlaşma çalışmaları doğrultusunda ödemeler, devirler, borçların güncellenmesine dair mail yazışmaları-----yapılan ödemelere ilişkin açıklamasız banka dekontları, -----. Noterliği'nin █████/2021 tarih, ----- yevmiye nolu ihtarnamesinde eldeki dosya davacıları tarafından dosya davalısı ---- şirketi aleyhine davaya konu taşınmazın iadesinin talep edildiği, ilgili olarak bankaların gösterildiği,- Davacı ---- tarafından davalı ---- Şirketinde ---- kendi hisselerinin davalı ----- devrini düzenleyen █████/2017 tarihli noter evrakı, ----. Noterliği'nin █████/2018 tarih, ---- yevmiye nolu düzenleme şeklinde vekaletnamesi ile eldeki dosya davacıları tarafından taşınmaz satış yetkisini içerir şekilde davalı ---- vekil tayin edildiği, ----. Noterliği'nin █████/2019 tarih, ---- yevmiye nolu onaylama sureti ile borcun nakli ve itfa protokolünde davalı ----- arasında imza edildiği, konusunun alacaklının borçluya protokol öncesinde verilen paranın alacaklının muvafakati ile devralanın üstlenmesi, devralana ait taşınmaz hisselerinin alacaklıya devri ve değerlerinin borca mahsubu hususunda olduğu, davaya konu taşınmazların içeriğinde yazılı olduğu, söz konusu taşınmazlardaki hisselerin yazılı borca karşılık olarak alındığı, borçtan mahsubu ile alacaklının alacağının kalmadığı, ilgililerince imza edildiği,----- yazışmaları olduğu anlaşılmaktadır.Mahalinde yapılan keşif neticesinde hazırlanan bilirkişi raporlarında; dava tarihi dikkate alınarak---- nolu mesken vasıflı bağımsız bölüm 3.600.000,00 TL, ---- mesken vasıflı bağımsız bölüm 5.520.000,00 TL, --- mah. 524 ada 4 parsel altında dükkanı olan ---- 72.000.000,00 TL, --- nolu konut vasıflı 5.880.000,00 TL, ---- yer alan 1, 2, 3 ve 4 nolu taşınmazların değerinin 3.050.775,00 TL, ----- yer alan taşınmazların ise 7.437.183,06 TL olduğu belirtilmiş, davaya konu edilen --- ilçesi --- mah. 887 ada 307 parsel bakımından dava tarihinde değerinin tespit edilemediği anlaşılmaktadır.Mahkemece, davacıların adli yardım talebi kabul edilmiştir.Davacı vekilinin █████/2024 tarihli beyan dilekçesinde ---- ilinde davaya konu taşınmazlar bakımından HMK 125. Maddesi gereği taleplerini davalı ---- bakımından tazminata döndürdüklerini belirtmiştir.Mahkemece bildirilen tanıklar dinlenmiştir.Somut olayda; asıl ve birleşen(aslında tek dava ile açılmış iken ----- dışındaki taşınmazlar bakımından tefrik ile görevsizlik kararı verildiği, Dairemiz kararı ile hatalı olduğu gerekçesi ile karar kaldırılmakla tekrar birleştirilmesin karar verilerek) davalarda, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil olmaması halinde bedelin tahsili, devredilen(dava öncesi ve devamında) taşınmazlar bakımından bedelin tahsili isteminde bulunulduğu, davaya konu taşınmazların bir kısmının sadece davacı ---- bir kısmının ise tüm davacılara ait iken----nolu bağımsız bölümlerin davacı ----- bizzat katılımı, diğer taşınmazların davacıları vekil olarak dava dışı --- temsili ile davalı ---- satıldığı, dava dilekçesi ekinde yer alan █████/2018 tarihli sözleşme başlıklı evrakta davaya konu taşınmazların inançlı işlem gereği devrinin ve borcun tamamlanması halinde davacılara dönmesinin öngörüldüğü ancak muhattapları olan davacılar ve davalı ---- tarafından imza edilmediği, davacılar vekilinin sözleşmenin imza edilmediğini belirttiği ve sadece mail ile davalıya gönderildiğinin █████/2022 tarihli duruşmada dile getirildiği nazara alındığında geçerli bir sözleşme olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir.Yukarıda içeriği özetlenen Yargıtay İBKK'da belirtildiği üzere inançlı işlemin ispatının yazılı delille olması gerektiği, bulunmaması halinde tarafların imzasını içerir belgenin bulunması halinde söz konusu evrakın yazılı delil başlangıcı niteliğinde kabul edilmesi gerektiği ve tanık deliline de bu halde başvurulacağının belirtildiği, dosyada yer alan deliller kapsamında bahsi geçen sözleşmede imzanın yer almadığı, maillerin inançlı işlem tarafları dışında yer alan----- tarafından gönderiminin sağlandığı, davalı ---- bakımından gönderilen maillerin ise borcun revize edilmesi yönündeki itirazlarını içerir şekilde olduğu, █████/2018 tarihli sözleşmeye atıf yapılmadığı, şu haliyle söz konusu sözleşme ve maillerin ve bir kısım dekontların dosya tarafları arasında olmadığı gibi açıklamasız olduğu, bu haliyle dayanılan evrakların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığı, davacılar tarafından inançlı işlem iddiasının bu aşamaya kadar ispat edilemediği, mahkemece bu yöndeki değerlendirmenin hatalı olduğu, ancak mahkemece davacılar tarafından açıkça yemin deliline dayanılmış olmasına karşın yemin delilinin hatırlatılmadığı, tüm ispat araçlarının tüketilmeden sonuca ulaşıldığı, bunun yanında her ne kadar adli yardım talebi kabul edilmiş ise de --- ada 307 parsel bakımından dava tarihinde değerinin tespit edilemediği, bu taşınmaz yönünden istinaf/temyize kabil olup olmadığının denetlenemediği, eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.Şu halde; mahkemece öncelikle ---- mah. 887 ada 307 parsel bakımından dava tarihindeki değerinin tespit edilmesi, akabinde yukarıda detayları ile anlatıldığı üzere davacılar tarafından yazılı belge ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge niteliğinde delilin bulunmamasına göre İBK'da belirtildiği üzere kesin delillerden yemin deliline dayanılması halinde hatırlatılması gerektiği, davacıların dava dilekçesinde yemine dayanmış olmasına göre HMK'da yer alan usule riayet edilerek yemin delilinin hatırlatılması ve belirtilen prosedürün eksiksiz tamamlanması halinde oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Kabule göre ise; inançlı işlemin anlatıldığı üzere ispat edilmesi halinde taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinde borcun nakli ve itfa protokolü de dikkate alınarak varsa davacılar tarafından yapılan ödemelerin tespiti ile kalan borcun bulunması halinde söz konusu kalan kısmın depo edilmesi hususunun göz önünde tutulması gerekmektedir.Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olmak üzere aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Taraf vekillerinin İstinaf başvurusunun KABULÜ ile---- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin --- Esas sayılı dosyasında verilen █████/2024 tarih ve----- Karar sayılı ilamının HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereği KALDIRILMASINA, '' karar verilmiştir. Keşfen yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda; "Davaya konu --- parsel, 3.012,63 m² yüzölçümlü, “Arsa” nitelikli taşınmazın ----- adına kayıtlıyken satış ve ipotek işleminden █████/2021 tarihinde davalı ---- adına tescil edildiği, ----- 769 ada, 3 parsel, 5. Kat ----- nolu “mesken” nitelikli taşınmazın ----- adına kayıtlıyken satış işleminden █████/2021 tarihinde davalı ----adına tescil edildiği, davaya konu---- mah. 16234 ada, 20 parselin serbest piyasa rayiç değeri dava tarihi itibarıyla 299.000.000,00-TL olarak, ----. 769 ada, 3 parsel, 5. Kat ----- nolu bağımsız bölümün dava tarihi itibarıyla serbest piyasa rayiç değeri 20.700.000,00-TL olduğu" görüşünün bildirildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda; " Dava konusu taşınmazlar--- ada, 20 parselde bulunan arsa nitelikli taşınmaz ile ---- ili, ---- ilçesi, --- mah. 769 ada, 3 parsel, ----- nolu mesken nitelikli taşınmaz değeri: █████/2017 tarihi itibarıyla (300,18 / 2749,98 x 406.705.050,00-TL = 44.394.767,20-TL) değeri düzeltme ile 44.395.000,00 TL olarak hesap ve takdir edildiği, Devir Tarihi olan █████/2021 tarihi itibari ile 693,54 / 2749,98 x 406.705.050,00-TL =102.570.280,64-TL) değeri düzeltme ile 102.570.000,00 TL olarak hesap ve takdir edildiği, Dava Tarihi olan █████/2022 tarihi itibari ile (2021,19 / 2749,98 x 406.705.050,00-TL =298.921.512,15-TL) değeri düzeltme ile 299.000.000,00 TL olarak hesap ve takdir edildiği,- bağımsız bölüm yönünden yapılan incelemede taşınmazın değeri; █████/2017 tarihi itibari ile (11,42 / 112,98 x 31.000.000,00-TL = 3.133.474,95-TL) düzeltme ile değeri 3.135.000,00-TL olarak hesap ve takdir edildiği, Devir Tarihi olan █████/2021 tarihi itibari ile (21,10 / 112,98 x 31.000.000,00-TL =5.789.520,26-TL) düzeltme ile değeri 5.790.000,00 TL olarak hesap ve takdir edildiği, Dava Tarihi olan █████/2022 tarihi itibari ile (604,80 / 905,80 x 31.000.000,00-TL = 20.698.608,96-TL) düzeltme ile değeri 20.700.000,00 TL olarak hesap ve takdir edildiği, Taraflar arasında pay devrinin bir inançlı işlem neticesinde yapıldığı kanaatine ulaşıldığı, Davacının, hisse devir tarihi █████/2017 itibariyle %50 hisse payına isabet eden tutar 10.248.146,11 TL olarak hesap edildiği, Her ne kadar taraflar arasında yapılan sözleşme alacaklı Banka'ya bildirilmemiş ise de, alacaklının bir çekince ileri sürmeden yapılan ödemeleri kabul etmesiyle birlikte, alacaklının bu sözleşmeyi kabul etmiş olacağı ve BK m. 196/3'e göre artık borcun üstlenilmiş sayılacağı, Borç üstlenme sözleşmesine göre borcu üstlenen ---- alacaklı Banka'da borçlu adına açılmış olan cari hesaba ödeme yapması ve bu ödemelerin de alacaklı Banka tarafından kabul edilmesinin BK m. 196/3 anlamında değerlendirmek gerektiği," kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Bilirkişi heyet tarafından sunulan █████/2026 tarihli ek raporda; "Taraflarca bilirkişi heyet raporuna yöneltilen itirazlar ayrıntılı ve bütüncül biçimde değerlendirilmiş olup, yapılan inceleme sonucunda kök raporda ulaşılan kanaat ve tespitlerini değiştirmeyi gerektirir nitelikte somut ve yeni herhangi bir hususa rastlanmadığından, kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde herhangi bir değişikliğe gidilmediğini," görüşünün bildirildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi heyet tarafından sunulan █████/2026 tarihli ek raporda; "█████/2022 dava tarihi itibariyle rayiç değerlere göre davacının %50 hisse payının değeri 157.862.273,4 TL olarak hesap edildiği" kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından davanın 100.000,00 TL ile açıldığı, bilirkişi raporuyla belirlenen dava değerinin 319.700.000,00 TL olarak belirtildiği, miktar itibariyle davanın heyetçe görülmesi gereken davalardan olması sebebiyle heyete tevdi edildiği, mahkememizin █████/2026 tarihli duruşma ara karayıla davacının adli yardım talebinin kabul edilmesi sebebiyle harçtan davacının yargılama sonuna kadar muaf tutulduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça davaya konu edilen taşınmazların değerinin 319.700.000,00 TL ve iptali talep edilen hisse bedelinin ise 10.248.146,11 TL olduğu, toplam dava değerinin ise 329.948.146,11 TL olduğu anlaşılmıştır.İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder. İnanç sözleşmelerinin tarafları arasında, onların gerçek iradelerini ve akitten amaçladıklarını yansıtması bakımından geçerli olduğu; taraflarına Borçlar Kanunu çerçevesinde nisbi haklarını talep etme olanağını verdiği tartışmasızdır. Taşınmaz mallar ya da şekle bağlı akitlerde inanç sözleşmelerinin ne gibi hukuki sonuç doğuracağı, sözleşmede öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde, taşınmaz mülkiyetinin naklinin sebebini oluşturup oluşturmayacağına ilişkin hususlar uygulamada bu tip 5.2.1947 tarihli ---- sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile ilişkilendirilip, bu karar dayanak yapılmak suretiyle çözüme gidilmektedir. Anılan kararın sonuç bölümünde ifade olunduğu üzere, yazılı delil ile ispatının mümkün olduğuna hükmolunmuştur. İçtihadı Birleştirme Kararının sonuç bölümünde ifade olunduğu üzere, inançlı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatı, şekle bağlı olmayan yazılı delildir. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların imzasını içermesi ve en geç sözleşme konusu işlem tarihinde düzenlenmiş olması gereklidir. Bunun dışındaki bir kabul, hem İçtihadı Birleştirme Kararının kapsamının genişletilmesi, hem de taşınmazların tapu dışı satışlarına olanak sağlamak anlamını taşıyacağından kendine özgü bu sözleşmelerle bağdaştırılamaz. İnançlı muamelelerde taraflar yakın akraba olsalar dahi tescile karar verilebilmesi için aralarında yazılı bir delil veya davalının elinden çıkmış aleyhlerine delil olabilecek yazılı bir belgenin bulunması gerekir. Bu tür davalar tanıkla ispat edilemez. (Yargıtay----Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukusuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge varsa HMK'nın 202.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi "tanık" dahil her türlü delille ispat edilebilir. Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa inanç sözleşmesinin ikrar, yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.İnançlı işlem iddiasının 5.2.1947 tarihli --- sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca mutlak surette yazılı delil ile ispatı zorunludur. Tarafların kardeş olmaları nedeniyle HMK’nın 203. maddesinde yer alan istisnaya dayalı olarak tanıkla ispatı mümkün değildir. Bu tip bir uyuşmazlıkta konuyu düzenleyen ve bağlayıcı olan yukarıda sözü edilen İBK'na göre ancak yazılı delil başlangıcı olması halinde tanık deliline başvurulabilir.Yargıtay İBKK'da belirtildiği üzere inançlı işlemin ispatının yazılı delille olması gerektiği, bulunmaması halinde tarafların imzasını içerir belgenin bulunması halinde söz konusu evrakın yazılı delil başlangıcı niteliğinde kabul edilmesi gerektiği ve tanık deliline de bu halde başvurulacağının belirtildiği, somut dosya kapsamında davacı tarafından inançlı işlem iddiasının ispat edilemediği, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olduğu, bu nedenle celse arasında davacı tarafa yemin delilinin yerine getirilmesine ilişkin ara kararın usulünce tebliğ edilmesine rağmen yerine getirilmediği anlaşılmakla davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 975,75-TL'nin yatıran tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı ----tarafından yapılan 7.200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davalı-----Şirketi tarafından yapılan 8.182,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6- Davalı ----- Şirketi tarafından yapılan 7.650,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 4.355.481,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, davacı vekili, davalı----- vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.