İşyeri hırsızlık sigortası tazminat davasında, sigorta şirketinin bilgilendirme ve güvenlik şartları yükümlülükleri hakkındaki istinaf kararı.
Özet: Bir işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonrası, davacı sigorta şirketine tazminat davası açarak, poliçe ve bilgilendirme formunun usulüne uygun teslim edilmemesi nedeniyle bilgilendirme yükümlülüğünün ihlal edildiğini ve sigorta şirketinin, poliçedeki güvenlik önlemlerinin eksikliği gerekçesiyle hırsızlık hasarını reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş; davalı sigorta şirketi ise, davacının poliçedeki özel güvenlik şartlarına uymadığını ve gerekli tüm bilgilendirmelerin yapıldığını iddia ederek davanın reddini talep etmiş, davalı acente de husumet itirazında bulunarak sorumluluğun sigorta şirketinde olduğunu ve poliçenin bizzat teslim edildiğini savunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİESAS NO: █████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO: ████████KARAR NO: ████████DAVA TARİHİ : █████/2020KARAR TARİHİ: █████/2022DAVA: TazminatKARAR TARİHİ: █████/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 12.02.2020 başlangıç tarihli, ...poliçe numaralı iş yeri sigorta sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin belirlenen sigorta primini belirlenen tarihte davalı sigorta şirketine ödediğini, poliçe aslının ve bilgilendirme formunun müvekkiline imzalatılmadığını, poliçenin ve bilgilendirme formunun tanzim tarihinde müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin işyerinde 26.03.2020 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiğini ve iş yerinde yer alan farklı markalarda .... adet lastik, ...adet jant ve .. adet bilgisayar kasası çalındığını, müvekkilinin ilk defa sigorta şirketine zararın karşılanması başvurusuyla birlikte poliçenin bilgisayar çıktısını davalı acentadan teslim alabildiğini, davalı sigorta şirketinin 29.06.2020 tarihli yazısı ile riziko adresinde kepengin kanırtılması sonucu meydana gelen hırsızlıkta kapı önünde elektronik kepenk şartının yerine getirilmemesi nedeniyle taleplerinin reddedildiğinin bildirdiği, müvekkilinin alarm sistemi siparişi vermesine rağmen Covid 19 nedeniyle teslimat ve kurulum da gecikme yaşandığı süreçte hırsızlık olayının meydana geldiğini, davalının "...... in contrehendo" sözleşme öncesi dürüst davranma ilkesi ile birlikte sigorta poliçesi verme yükümlülüğü ve karşı tarafı bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davalı acente ve sigorta şirketi ile yapılan sözleşme devam ettiğine ve teminat altına alınan rizikolar gerçekleştiğine göre; sözleşme uyarınca muaccel hale gelen tazminatı davalı sigorta şirketinin ödemesi gerektiğini, davalı acentanın da sözleşmenin kurulmasına ticari mümessil sıfatıyla sigorta şirketi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek HMK'nın 107. maddesi uyarınca talep artırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davalı tarafın iş yeri sigorta poliçesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması nedeniyle müvekkilimizin uğramış olduğu müspet ve menfi her türlü zararlara karşılık şimdilik 49.506,00 TL maddi tazminatın, davalı sigortaya başvurunun yapıldığı tarihten ödeme gününe kadar işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiş; davacı vekili 21.03.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, talebini 20.452,88 TL artırarak talebini 69,958,88 TL olarak ıslah etmiştir.CEVAPDavalı .....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, ...Sigorta Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile davacı adına yangın, sel ve su baskını, deprem, hırsızlık ve sair muhataralara karşı sigortalı olduğunu, poliçede, hırsızlık teminatı için özel güvenlik önlemlerinin alınması şartı ve "açıkta bulunan muhteviyat teminat haricidir" şartı bulunduğunu, poliçede mevcut hırsızlık teminatının geçerli olabilmesi için, alınması gereken güvenlik şartlarının sağlanmamış olması nedeniyle, dava konusu hasarın teminat dışında kaldığının ekspertiz raporu ile tespit edilmesi nedeniyle hasar teminat dışı kabul edilerek reddedildiğini, davacı tarafın bilgilendirilme yükümlülüğüne uygun bir şekilde bilgilendirilmediği iddiasının haksız olup, gerçekle uyumlu bulunmadığını, davacı ile gerekli tüm müzakereler yapılarak açık bir şekilde bilgilendirildiğini ve poliçenin teslim edildiğini, davacı iddialarının hayatın normal akışına da aykırı olduğunu, davacının alarm şartını bilmediği iddiasının dinlenemeyeceğini, davacının işyerinin kapısını dahi kilitlemediği, sadece kepengi indirdiği tespit edildiğini, davacının sigortalı olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacı tarafından talep olunan zarar miktarının da fahiş olup, miktara da ayrıca itiraz ettiklerini, müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... .... Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili acentenin davada taraf sıfatını haiz olmadığını, zira husumet sözleşmeden doğan hak ve borçların sahibi sigorta şirketinde olması nedeniyle müvekkili yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı tarafın poliçenin ve bilgilendirme formunun sigorta ettirene verilmediği iddiasının gerçek olmadığını, müvekkili acentenin pazarlamacılık faaliyetlerini yürüten ... tarafından, sözleşme yapılmadan önce davacının iş yerine gidilmek suretiyle bizzat kendisine teslim edildiğini, bu konuda ...'in tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, bir an için davacının iddialarının doğru kabul edilmesi durumunda dahi TTK'nın 1423. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sigorta ettirenin sözleşmenin yapılmasına ve şartlarına on dört gün içinde yapılmış bir itirazının bulunmaması durumunda, söz konusu sigorta sözleşmesinin poliçede yazılı şartlar ile geçerli olduğu düzenlendiğini, davacının poliçenin ... tarafından kendisine teslim edilmesinden itibaren bu zamana kadar hiçbir itirazda bulunmadığını, davacının tacir olmakla basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğunu, mevcut raporda da belirtildiği üzere hırsızlık olayının yaşandığı esnada işyerinde alarm sisteminin mevcut olmadığını ve işyerinin bulunduğu sitenin ana kapısının açık olduğunu, davacı tarafın zararına yönelik açıklamaları hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 26.03.2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sebebiyle davalı Sompo Sigorta nezdinde sigortalı bulunan davacıya ait iş yeri yönünden herhangi bir zarar meydana gelip gelmediği, geldi ise miktarının ne olduğu, tarafların sigorta poliçesi kapsamında edimlerini yerine getirip getirmediği, poliçenin feshine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ve buna bağlı olarak HMK'nın 107. maddesi uyarınca açılmış maddi tazminat davasında, mahkememizce de hükme esas alınan, denetime elverişli ve gerekçeli bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarına göre meydana gelen hırsızlık olayında zararın, hırsızlık sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı, teminat kapsamında olması için bir arada bulunması gereken şartların varlığının sağlanmadığı, her ne kadar davacı tarafça dosyaya uzman mütalaası sunulmuş ise de yukarıda belirtilen ve ayrıntılı açıklanan bilirkişi kök ve ek raporlarındaki gerekçelere bağlı olarak uzman mütalaasına itibar edilmediği, bu hali ile davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerektiği, öte yandan her ne kadar davalı ......Ltd. Şti. vekili husumet itirazında bulunmuş ise de, ilgili davalının, sigorta yetkili acentesi olması karşısında, davacı tarafça doğru hasımlara dava açıldığı anlaşıldığından, davalı ......Ltd. Şti. vekilinin husumet itirazının reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle Davanın REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrarla dosyaya sunmuş oldukları uzman mütalaasının dikkate alınmadığını, mahkemenin esasa ilişkin değerlendirmelerimim isabetsiz ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEDava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan davacıya ait iş yerinde meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi tarafından, davacı sigortalı ...'a ait ''...Mah. ... Cad. No:.... Daire No:..../ İSTANBUL'' riziko adresindeki işyeri için ...nolu 12.02.2020-12.02.2021 başlangıç ve bitiş tarihli sompo sigorta özel işyeri paket sigorta poliçesinin düzenlendiğini, teminat limitinin hırsızlık emtea için 100.000,00 TL, hırsızlık demirbaş için 5.000,00 TL, hırsızlık 3. şahıs emtea için 10.000,00 TL, hırsızlık makina tesisat için 50.000,00 TL olduğu, 26.03.2020 tarihli hırsızlık olayı nedeniyle davacı sigortalının davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmıştır.Davacı davalı sigorta şirketince poliçe aslının ve bilgilendirme formunun müvekkiline imzalatılmadığını, poliçenin ve bilgilendirme formunun tanzim tarihinde müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürerek poliçeden yürürlükte olduğu dönemde hırsızlık nedeniyle işyerinde meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalılar ise davacının iddialarını kabul etmeyerek teminat kapsamı dışında hal bulunması nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını savunmuş olup İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı işyerinde 26.03.2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle bir kısım malların çalındığı, poliçede hırsızlık şartı olarak özel güvenliğe veya şirket çalışanının telefonuna bağlı alarm sistemi ya da demir veya elektronik kepenk bulunmasının düzenlendiği, davacı işyerinde hasar tarihinde alarm sistemi veya kepenk bulunmadığı sabit olup istinafa konu uyuşmazlık poliçe aslı ve bilgilendirme formunun davacıya imzalatılarak teslim edilip edilmediği, teslim edilmemiş ise bundan doğan zararlardan davalıların sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı tarafça sunulan .... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. ....tarafından 26.01.2022 tarihli hukuki mütalaa:"...Poliçenin düzenlenip verilmesinin, TTK m. 1423/2'de öngörülen 14 günlük sürenin başlaması için şart olmasının aynı sıra TTK m. 1424/1 uyarınca sigortacının sözleşmesel bir borcunu teşkil ettiği; bu borcu hiç veya gereği gibi yerine getirmeyen sigortacının bundan ileri gelen zararlardan TTK m. 1424/1'e göre sorumlu bulunduğu;TTK m. 1424/1 hükmünde poliçenin zamanında verilip verilmediğine ilişkin ispat yükünün kime ait olduğunun düzenlenmediği; TTK m. 1431/1 hükmünde “sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa ilk taksitin, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerektiği” hususunun öngörüldüğü; bu düzenleme ile prim borcunun muaccel olması için sigortacının poliçeyi düzenleyip sigorta ettirene vermesi gerektiğinin hüküm altına alındığı; poliçenin teslim edildiğinin karine olarak kabul edileceğine dair bir düzenleme getirilmediği; prim borcunun ödenmiş olmasından yola çıkılarak poliçenin teslim edilmiş bulunduğunun kabul edilemeyeceği;HMK m. 190/1 uyarınca poliçenin teslim edilmemiş olduğu hususunda ispat yükünün davacı sigorta ettirene ait olduğu; ancak menfi bir vaktanın ispatının özellik arz ettiği; nitekim menfi vakıanın ispatında ispat imkânsızlığının aşılabilmesi için ispat ölçüsünün yaklaşık ispat olarak kabulü; karşı tarafa açıklama ödevi kapsamında savunmasını somutlaştırma yükü yüklenerek menfi vakıanın belirli hâle getirilmesi; karşı delil ikame yükü yüklenmesi gibi imkânlardan yararlanılmasının usul hukukunda kabul edildiği; bu bağlamda poliçenin zamanında verilmiş olduğunun, e-posta yoluyla gönderilmişse e-posta kayıtları ile; basılı metin olarak verilmişse sigorta ettirenin imzaladığı nüshanın sunulması ile sigortacı tarafından kolaylıkla ortaya konabileceği; davalı sigortacı veya acentesinin, sigorta poliçesinin zamanında düzenlenip sigorta ettirene verildiğini ispatlayan bir belge sunmaması karşısında sigorta poliçesinin TTK m. 1424/1 hükmüne uygun şekilde sigorta ettirene teslim edilmemiş olduğu sonucuna varılması gerektiğiDavalı sigortacının gerek aydınlatma yükümlülüğünün ihlalinden gerekse poliçenin zamanında düzenlenip verilmemesinden doğan zararlardan sorumlu tutulması gerektiği" şeklindedir.İlk Derece Mahkemesince sigorta uzmanı ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 09.09.2021 tarihli raporda:"...Davacı tarafından davalı sigorta şirketine yaptırılan "Sompo Sigorta Özel İşyeri Paket Poliçesi” özel teminat şartlarına Poliçe tanziminden sonraki 14 gün içinde itiraz ettiğine dair yazılı beyanı, bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, bu nedenle sigorta sözleşmesinin poliçede yazılı şartlarla yapılmış olduğunun kabul edildiği anlaşılmaktadır.Davacı taraf sigorta poliçesi için peşin olarak ödeme yapıldığını ancak poliçenin kendilerine teslim edilmediğini, bu nedenle poliçe üzerindeki özel şartlardan bilgi sahibi olmadıklarını belirtmektedir. TTK m. 1431/1 uyarınca sigorta priminin tamamı ya da taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa jlk prim taksidinin “sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir”. Bu açıdan ödeme zamanı poliçenin de teslimi anıdır. Bu bağlamda, söz konusu poliçede ödenecek prim tutarının 1.094,32 TL olduğu, ödeme planının peşin olarak yapıldığı ve Davacı tarafından, belirlenen prim tutarının tamamının ödendiği tarihte sigorta poliçesini de teslim almış olduğuDavacıya ait işyerinde █████/2020 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucunda ..... numaralı, █████/2020 tarihli ekspertiz raporunda 49.506,38 TL hasar tutarı tespit edilmiştir. Söz konusu hasar “..Sigorta Özel İşyeri Paket Sigorta Poliçesi” özel şartlar kapsamında bulunan “RİZİKODA BULUNAN HİRSİZLİK ÖNLEMLERİ: Özel Güvenliğe veya Şirket Çalışanının Telefonuna Bağlı Alarm Sistemi ve Demir veya Elektronik Kepenk” şartları yerine getirilmesi koşuluyla teminat altında olduğu belirtilmektedir. Davacıya ait hırsızlık olayının meydana geldiği iş yerinde sadece kepenk sisteminin mevcut olduğu, ancak “Özel Güvenliğe veya Şirket Çalışanının Telefonuna Bağlı Alorm Sistemi” olmadığından poliçe özel şartları doğrultusunda hasarın teminat dışında kaldığı," bildirilmiş aynı bilirkişi heyetinden tarafların itirazlarını karşılamak amacıyla aldırılan 31.01.2022 tarihli ek raporda ise kök rapordaki kanaatlerin değişmediği açıklanmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Sigorta Poliçesi Verme Yükümlülüğü" başlıklı 1424. maddesi : "(1) Sigortacı; sigorta sözleşmesi kendisi veya acentesi tarafından yapılmışsa, sözleşmenin yapılmasından itibaren yirmidört saat, diğer hâllerde onbeş gün içinde, yetkililerce imzalanmış bir poliçeyi sigorta ettirene vermekle yükümlüdür. Sigortacı poliçenin geç verilmesinden doğan zarardan sorumludur.(2) Sigorta ettiren poliçesini kaybederse, gideri kendisine ait olmak üzere, yeni bir poliçe verilmesini sigortacıdan isteyebilir.(3) Poliçenin verilmediği hâllerde, sözleşmenin ispatı genel hükümlere tabidir."Sigortacının borç ve yükümlülükleri arasında yer alan Aydınlatma Yükümlülüğünün düzenlendiği TTK'nın 1423. maddesinde; "(1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar.(2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. (3)Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemesini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler" hükmüne yer verilmiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 27.10.2022 tarih ve ██████████ E., ██████████ K. sayılı ilamı:"...Buna göre 14 gün içinde sigorta ettirene itiraz etme hakkı tanınmış olmakla, hak düşürücü süre niteliğindeki bu süre içerisinde itiraz hakkı bulunmadığından sözleşme poliçede yazılır şartlarda yapılmış olur.Somut olayda davacı yanca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; davacı sigortalı ile davalı sigorta şirketi arasında █████/2019-█████/2020 tarihlerini kapsayacak şekilde Üye İşyerim Ziraat Güvencesinde Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, ekinde İşyerim .... Güvencesinde Paket Sigortası Bilgilendirme Formu verildiği, yine poliçenin 12. sayfasında hırsızlık teminatı şartı bölümde “Hırsızlık teminatı verilen işyerinin bodrum, zemin, giriş ya da yüksek giriş katlarında bulunması halinde aşağıdaki hırsızlığa karşı alınmış önlemlerden en az birinin olması şartıyla teminata dahil edilmiştir. a) Tüm cephelerindeki kapı/vitrin/pencerelerinde; kepenk, parmaklık, panjur sistemi ya da poliçe yürürlükte olduğu süre içerisinde herhangi bir güvenlik şirketine bağlı çalışır durumdaki alarm cihazı gibi hırsızlığa karşı alınmış en az bir önlemin mutlaka bulunuyor olması gerekir. b) Diğer katlardaki işyerlerinde ise kilit altında tutuluyor olması gerekir. c)Alışveriş merkezi, İşhanı, Han vb. gece kapısı kapatılıyor olması ve gece bekçisinin bulunuyor olması halinde a maddesindeki şartlar aranmaz Ancak bu tür yerlerin bodrum, zemin, giriş ve yüksek giriş yerlerinde dışarıya bakan cephesinin bulunması halinde de a maddesindeki önlemlerden en az birinin olması şartı aranır.” Şeklinde düzenlenmenin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda; işyerinde alarm sistemi bulunmadığı, sadece arka bahçedeki ızgara odasında kepenk olduğu, bunun dışında iş yerinde kepenk, parmaklık vs. olmadığı, gündüz ve gece bekçisi bulunmadığı yönün de rapor tanzim edilmiştir.Taraflar arasında █████/2019-█████/2020 tarihlerini kapsayacak şekilde Üye İşyerim ...Güvencesinde Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği hususunun sabit olduğu, tarafların poliçeye yönelik itirazlarının bulunmadığı, davaya konu poliçenin 6102 sayılı TTK’nin yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlendiği dikkate alındığında poliçeye 14 günlük süre içinde itiraz edilmediği anlaşılmakla poliçe ve eki olan genel şartların aynen geçerli olduğu kabul edilerek, sonuç itibariyle poliçenin 12. sayfasında ise hırsızlığa karşı teminat dışı hallerin neler olduğunun açıkça belirtildiği, bu hali ile istemin teminat dışı bulunması nedeniyle başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken söz konusu sigorta poliçesinde başvuru sahibinin imzasının bulunmadığı, bu hali ile davalı sigorta şirketinin bilgilendirme yükümünü yerine getirmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir."şeklindedir. Sigortacının TTK’nın 1424/1 maddesi uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini belli bir süre içerisinde sigortalıya vermesi zorunludur. Anılan maddeler birlikte incelendiğinde, sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalıya götürerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almak ve özellikle primi veya ilk taksidi poliçenin teslimi karşılığı tahsil etmekle yükümlü olduğu görülecektir. Somut uyuşmazlıkta, davacının dosyaya ibraz ettiği poliçe aslında davacı sigortalının ve davalı sigorta şirketinin imzası bulunmamaktadır. Poliçenin Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği konusunda sigortalı ve sigorta ettirenin imzalarını içeren bilgilendirme formu da ibraz edilmiş değildir. Bu durumda ispat külfeti kendisine düşen davalı sigorta şirketinin davacının imzasını içeren poliçe aslını veya poliçenin yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğine ilişkin davalının imzasını içeren bilgilendirme formunu ibraz etmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle de dava dilekçesinde bildirilen davacının poliçeyi teslim aldığını belirttiği tarih olan sigorta şirketine başvuru tarihi 26.03.2020 tarihinin esas alınması gerektiği, bu tarihten itibaren de TTK'nın 1424. maddesi uyarınca davacının 14 günlük hak düşürücü süre içerisinde poliçeye ayrıca itiraz etmemesi nedeniyle hırsızlık klozunun geçerli olduğu anlaşılmakla davacı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayındaki oluşan hasarın teminat dışı kaldığından davalı sigorta şirketi yönünden reddinin isabetli olduğu kanaati ile aksi yöndeki davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davada uyuşmazlık konusu zararın poliçe kapsamında talep edildiği nazara alındığında davalı ... .... Şti. yönelik açılan davada, davalıya husumet yöneltilemeyeceği ve iş bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilmesi gerekmektedir. Dosyada verilen red kararının niteliği ve sadece davacı tarafın istinafı nedeniyle davanın esasına etki edecek nitelikte olmaması ve usul ekonomisi nazara alındığında, yapılan hata açıklanarak eleştiri yapmakla yenilmiştir. Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan 80,70 TL'den mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026 Başkan Üye Üye* Katip 38058 122357 153103 291478 ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır